Yer Demir Gök Bakır

Yer Demir Gök Bakır
Kitabın Yazarı:Yaşar Kemal Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları Yayınlandığı Yıl:1963 Sayfa Sayısı:383 ISBN:9789750807251 Kitap Puanı:7.8 / 10 | Yorum: 6

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:24,24 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.8
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Yer Demir Gök Bakır - Yaşar Kemal

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Yer Demir Gök Bakır Özet

Yer Demir Gök Bakır romanı, Yalak köylülerinin sıkıntılarını, çaresiz durumlarını, kendi aralarında uydurdukları hikâyelerle hayata tutunma çabalarını konu alırken, Mehmet Taşbaş adındaki adamın ermişliğe uzanan yolunu Ve Muhtar Sefer’in köylüye yaptığı eziyeti de anlatır. Yer Demir Gök Bakır’da birçok karakter olsa da özellikle son bölüme doğru Taşbaş ve Sefer’in arasındaki olaylara ağırlık verilir.

Yer Demir Gök Bakır romanının aynı zamanda yazarı Yaşar Kemal ile birlikte Zülfü Livaneli’nin senaryolaştırdığı ve Zülfü Livaneli’nin çektiği 1988 yapımı filmi de mevcuttur.

Yalak köylüsü yıllardır pamukla uğraşır. O yıl yine Adil Efendi köylüye borç vermiştir. Ancak Muhtar Sefer ve Koca Halil yüzünden köylü istediği hasadı toplayamamış ve Adil Efendi’ye borçlanmıştır. Adil Efendi’nin korkusu tüm köyü sarmıştır, Azrail bekler gibi beklemeye koyulurlar.

Koca Halil bu durumdan sadece kendini suçlamış, köylünün karşısına çıkacak yüzü bulamamış hem de köylüden korktuğu için oğluna öldüğünün haberini yaydırmıştır. Hatta kendi için mevlüt bile okutturmuştur. Onun öldüğüne inanmayan tek kişi Meryemce Ana’dır. Koca Halil gibi bir dinsize mevlüt okutan tüm köylüye kızar ve bir daha asla konuşmayacağına yemin eder. Dediği gibi Meryemce Ana kendi evlatları dahil bir daha tek kelime bile konuşmaz.

Koca Halil kendini bir ambara kitler, hemen hemen ışık yüzü görmez. Oğlu her ne kadar köylüye ne yaptıysa muhtar yaptı, köylüden korkma çık ortaya dese de bir türlü ikna edemez. Düşürdüğü durum yüzünden köylünün onu öldüreceğine inanmıştır. Oysa köylünün onu düşündüğü bile yoktur. Gelini Fatma artık onu bu dertten kurtarmaya karar verir. Tüm köylüyü çoluk çocuk toplar getirir. Koca Halil utanır korkar ama tüm köylü ona dualar edip döner. Bu durum bile onu rahatlatmaz. Oyun oynadıklarını, alay ettiklerini kesin öldüreceklerini düşünmekten başka bir şey edemez. Bozkırda boranın delice estiği bir gün Koca Halil kaçıp kendini yollara vurur ve köylü bir daha haber alamaz.

Yalak köylüleri için artık tek dert Adil’in tepelerine çöküp her şeylerini almasıdır. Onlar borçlarını ödeyememiştir ve bir köy için borcunu ödeyememek; onursuzluğun en büyüğüdür, gelenekleri yıkmaktır, tüm köylere, kasabalara rezil olmaktır.

Muhtar Sefer tüm köylüyü kapısına toplar, Adil Efendi’ye karşı herkesin arpasından buğdayına, atını, eşeğini, neleri var neleri yoksa saklamalarını söyler. Böylece Adil geldiğinde köyün halini perişan bulacak geri gidecekti. Köylü muhtarın dediği gibi nesi var nesi yoksa her şeylerini saklamaya koyulur. Çukurlar, kuyular kazıp her bir şeylerini ortadan kaldırır. Köy ıpıssız kalır, köylüler üstü başı yırtık, yalın ayak dolaşmaya başlarlar. Kılık değiştirmeyen iki isim ise Muhtar Seferle, Taşbaşoğludur. Artık herkes Adil’i beklemeye geçer ama bir türlü gelmez.

Köylü öfkelenmeye başlar. Muhtar, bu öfkeyi Taşbaşoğlu’nun üstüne yöneltmek ister ama beceremez. Bu arada bütün yakın köylerin, kasabanın köylülerin her şeylerini sakladığını öğrendikleri haberi yayılır. Tüm Yalak köyü rezil olmuştur. Beklemek köylüyü zıvanadan çıkarıyor, gittikçe dayanılmaz bir hal alıyordur.Muhtar yeni bir karar verir tekrar köylüyü toplar. Hiçbir şey saklamadıklarını hatta her şeylerini gidip Adil’in kapısına yığmayı önerir. Yeter ki adları aklansındır. Adil gelmek bilmez, gelmedikçe köylünün öfkesi artar. Muhtar Sefer çaresizlik içinde kıvranır. Taşbaşoğlu ise köylünün muhtardan yana oluşunu bir türlü hazmedemez. Sefer’in hilelerini gözlerine sokmasına rağmen ondan ayrılmayışlarına deli olur. Gelir gider köylüye ve Sefer’e belalar yağdırır. Hele de karısı kavgada yaralandıktan sonra Taşbaş’ın dili hiç durmaz. Köylüler ne söylerse söylesin, Taşbaşa hak verir, onu boğmak, öldürmek isterler ama bir o kadar da ürkerler. O bela okudukça sanki ne dese olacak diye irkilip, saygıları artar, Taşbaşı nerde görseler kaçarlar. Artık Adil’den çok köylünün derdi Taşbaş’ın dedikleri olur.

Adil gelmiyordu, gelmeyecekti de. Köylü gittikçe muhtardan uzaklaşıyordu. Bir de Taşbaşoğlu’nu gün geçtikçe ermişliğe itiyorlardı. Sefer köylüye öfkelenirken bir çare aramaya başlamıştı. Günler geçtikçe Taşbaş hakkında hikâyeler uyduruluyordu. Eğer muhtar bunun önüne geçmezse, Taşbaş’ın yerine geçeceğini kendisini öldürteceğini düşünüyordu. Köy kurulu yeni bir kararla toplanıp Adil’e gider. Adil Efendi, köylünün borcunu bağışladığını hatta köylüye borç vereceğini ama köye gelmeyeceğini söyler. Neden gelmeyeceğini ise korktuğu bir şeylerden dolayı açıklamaz.

Ermişlik hikâyeleri çığ gibi yayılır. Sefer gittikçe nefret ettiği Taşbaş’ın bunları kendisinin uydurduğunu düşünür. Köylünün aklını uzaklaştırmak için kendine üçüncü karısını alır ve köye bir ziyafet verir. Ancak yine tüm köylü Taşbaşoğlu ve onun soyu üzerine muhabbet etmiştir. Muhtar Adil’i köye getirmenin yollarını düşünüp kuruldaki adamlarını Adil’e yollarken, adamlarının biri ile de Taşbaş’ı öldürmeye karar verir ama başaramazlar.

Zamanla Sefer’in de dikkatini çeken Taşbaş da değişik haller vardır, cümle alem onun kerametlerini görüyordu artık onu da hem bir şüphe hem de korku alır. Taşbaş ise köylünün çıkardığı ermişlik hikâyesinden artık yorulmuştur. Herkes ona tuhaf bakıyordur, kendi karısı ve çocukları bile. Böyle oldukça Taşbaş çıkış yolu arıyor ama hakkında gözlemlenen rivayetlerden kendiside kendinden şüphe duymaya başlar. ‘’Ben ermiş değilim,’’dedikçe köylü onu yüceltir. Öyle ki zaman içinde ünü diğer köylere de yayılmaya başlar. Hastalar evine akın eder, şifa diler. İlginç olansa kötü olan herkes iyi olup gider. Artık Taşbaş da ermiş olduğunu düşünmeye başlar.

Sefer türlü oyunlarla Taşbaş’ı öldürmeye kalkmış, köylüyü üstüne salmaya çalışsa da başarı sağlayamamıştır. Son çare jandarmaya gidip şikayet eder. Yüzbaşı ilkinde Taşbaş’ın durumuna üzülüp salar ancak ermişlik yapmayacağına söz alır. Muhtar’ın tekrar şikayeti üzerine üç jandarma hasta kılığında Taşbaş’a gider ve üfürükçülük yaptığı ortaya çıkar. Jandarma bu sefer Taşbaş’ı alıp götürecektir. Taşbaş köylüyle son kez helalleşirken; ölünceye kadar köyün karıncasının, köpeğinin dahi muhtarla konuşmamasını, onu muhtar olarak asla kabul etmemelerini yoksa başlarına lanetler geleceğini söyler ve yola düşerler.

Jandarmayla giden Taşbaş daha ormandan çıkamadan gökyüzünü kara bulutlar kaplar, yeni bir boran başlar. Sığınmak için bir mağaraya girerler. Hepsi uyuduktan sonra Taşbaş durumu kabullenemez, kararını verir; karakolda dayak yemektense kendini karlı yollara teslim eder. Bütün yönlerini şaşırır, adım atamayacak hale gelir. Yeni bir mağara bulur, sürüne sürüne varmaya çalışır.

Artık bahar gelmiştir. Köylünün içinde yine Adil korkusu, un derdi, bulgur derdi vardır. Duyduklarına göre Koca Halil ölmemiş, başka bir köye sığınmıştır. Hatta Adil Efendi’den köylüyü o kurtarmıştır. Taşbaşoğlundansa o gün bugündür bir haber alınamaz. Ne ölüsü bulunmuştur ne de hakkında Koca Halil gibi rivayetler çıkmıştır.

Editör: Pınar Çağlayan

Yer Demir Gök Bakır Konusu

Yaşar Kemal’in beğenilen romanlarından bir tanesi olan Yer Demiz Gök Bakır eseri çaresizliğin ve korkunun köylüler üzerindeki etkisini mükemmel ele almıştır.

Kitabın hikayesi Yalak köyünde geçer. Adil Efendi’den yüklüce borçlanan köylüler muhtarın ve Koca Halil’in yüzünden beklenilen hasadı toplayamaz ve Adil Efendi’nin köye gelip ellerinde her şeyi borçlarına karşı alacağından korkar. Koca Halil köylünün korkusundan akla gelmeyecek şeyler yapmaya başlar. Köylü ise Adil Efendi’nin korkusundan denemediği saçmalık kalmaz. Bunu fırsat bilen Taşbaş da kendini ermiş gibi gösterip korku içindeki köylüyü sömürmektedir.

Yer Demir Gök Bakır Soru Cevap

yer demir gök bakır kimin eseri?

Yer Demir Gök Bakır Yaşar Kemal'in bir eseridir.

yer demir gök bakır türü nedir?

Yer Demir Gök Bakır türü yerli romandır.

Yer Demir Gök Bakır Yorumları

çok güzel bir kitap yaşar kemalin tüm kitaplarını seviyorum

22-04-2016 12:34

mükemmel bir eserdi teşekkürler yaşar kemal en sevdiğim yazarlardan bir tanesisin

11-05-2016 23:03

bu kitap çooooooooook güzel kitap bende var ben yaşar kemal in yazdığı bütün kitapları okudum bence sizde okuyun ne kadar güzel olduğunu anlayacaksınız ve bana hak vereceksiniz

25-01-2018 20:05

yer demir gök bakır olay örgüsü nedir acaba özetten okudum ama emin olamadım siz yazabilir misiniz?

21-12-2019 13:59

buradaki roman incelemesi harika olmuş okuyarak yazıldığı belli yapana teşekkür ederim büyük bir dertten kurtardı beni

14-01-2020 15:01

yer demir gök bakır kahramanları kimlerdir tek cümle ile karakterleri anlatabilir misiniz

18-02-2020 23:57

Sarı Sıcak Kale Kapısı Yusufçuk Yusuf Deniz Küstü Demirciler Çarşısı Cinayeti Ölmez Otu Ortadirek Üç Anadolu Efsanesi Köroğlu, Karacaoğlan, Alageyik Binboğalar Efsanesi Bir Ada Hikayesi 4 - Çıplak Deniz Çıplak Ada Tanyeri Horozları Karıncanın Su İçtiği Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Ağrıdağı Efsanesi Ağıtlar Yer Demir Gök Bakır Teneke Tek Kanatlı Bir Kuş Kuşlar Da Gitti Yılanı Öldürseler İnce Memed en iyi kitaplar yeni çıkan kitaplar en çok satan kitaplar okunması gereken kitaplar en çok okunan kitaplar 100 temel eser bedava kitap editör ol kitap bağışı Gün Olur Asra Bedel Tutunamayanlar Sofie'nin Dünyası Oz Büyücüsü Antikacı On Dakika Otuz Sekiz Saniye Kalbimin Can Mayası Başka Bir Şey Pia Mater Gelirken Ekmek Al Aşkımız Eski Bir Roman Bir Ömür Nasıl Yaşanır Kendine Hoş Geldin Camdaki Kız Abartma Tozu Seninle Başlamadı Üç Kız Kardeş 1984 Hayvan Çiftliği Kırlangıç Çığlığı Sen On Yedi Yaşımsın Momo Nutuk Huzursuzluk Kraliçeyi Kurtarmak İçimdeki Müzik Olağanüstü Bir Gece Ölüme Fısıldayan Adam Sodom ve Gomore Çalıkuşu Genç Werther'in Acıları Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Bülbülü Öldürmek Beyaz Zambaklar Ülkesinde Sineklerin Tanrısı Satranç İçimizdeki Şeytan Küçük Ağa Kırmızı Pazartesi Fi Beyaz Gemi Yüzyıllık Yalnızlık Yaban Anayurt Oteli İnsan Ne İle Yaşar Küçük Prens Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Martı Jonathan Livingston Beyaz Diş Fareler ve İnsanlar Sol Ayağım Suç ve Ceza Sefiller Yüreğim Seni Çok Sevdi Serenad Böğürtlen Kışı Senden Önce Ben Simyacı Uçurtma Avcısı Şeker Portakalı Kürk Mantolu Madonna Ahmet Ümit Ahmet Batman Ayşe Kulin İskender Pala Canan Tan Dostoyevski Elif Şafak Jojo Moyes Kahraman Tazeoğlu Memduh Şevket Esendal Orhan Kemal Peyami Safa Sabahattin Ali Sarah Jio Tarık Buğra Victor Hugo Zülfü Livaneli