Sokrates'in Savunması

Sokrates'in Savunması
Kitabın Yazarı:Platon Kitap Türü:Kişisel Gelişim Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları Yayınlandığı Yıl:347 Sayfa Sayısı:200 ISBN:9786053607021 Kitap Puanı:8.5 / 10 | Yorum: 9

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:18,00 TL KitapYurdu:19,50 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Sokrates'in Savunması - Platon

Kitap Türü:Kişisel Gelişim, Felsefe

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Sokrates'in Savunması Özet

“Kentimiz uyanıp kendine gelmesi için bir at sineğine ihtiyaç duyan, soylu ama iri ve hantal bir ata benziyor. Bana öyle geliyor ki, tanrı beni hiç ara vermeden peşinizden koşarak her birinizi uyandıracak, hasihat edecek ve azarlayacak bir at sineği olarak kentin başına sarmış.”

Sokrates’in adı ile anılan ve onun hayatından parçaları içeren hiçbir kitap onun tarafından yazılmamıştır. Sokrates’in öğrencisi Platon tarafından yazılan bu kitapta Sokrates’in ölüm cezası almadan hemen yaptığı savunma metni üzerine yazılmıştır. Üç bölümden oluşur. İlk bölüm savunma, ikinci bölüm yargı üçüncü bölüm ise ölüme yürüyüşü içerir. Kitabın çoğu kısmında olan olaylar aynen aktarılır. Olayların doğruluğu tarafsız bir bakış açısıyla ele alınmaya çalışılsa da Sokrates, Platon’un öğrencisi olduğu için çok tarafsız olduğu söylenemez.

Sokrates düşüncelerini yaydığı ve toplumdaki gençleri kötü yönlendirdiği, devlete karşı kişiler yetiştirdiği gerekçesiyle suçlanmıştır. Aynı zamanda Sokrates’in Tanrı’ya inanmadığı ve çevresindeki insanları da türlü yalanlarla yoldan çıkardığı düşüncesi suçlamalar arasındadır. Suçlamaları kimin yaptığı tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı isimler verilmektedir. Bunlar Meletos,Anytos ve Lycon’dır. Sokrates, kendine yöneltilen suçlamalara bir açıklama yaparak başlar konuşmasına. Kendisinin alakalı olduğunu sanmadığını ve suçlamaların saptırılma sonucunda ona yöneltildiğini söyler. Sokrates alakalı değildir çünkü düşüncelerini yayması için bir bilgiye sahip olması gerekir fakat o, bu bilgiye sahip değildir.

Suçlamaların aksine Sokrates, tek tanrıcılık inancına sahiptir. Yani istediği şey gençleri yoldan çıkarmak değildir. Suçlamaların aksine o, Tanrı’ya inanmaktadır. Ona göre Tanrı her şeyi bilen ve tüm bilgilere sahip olan varlıktır. Tanrı, doğruyu ve yanlışı bilir ve bizim yapmamızı istediği şeyleri ona göre belirler. Fakat Sokrates, bu bilgileri birine sunamaz çünkü o da bu bilgileri savunacak bilgiye sahip değildir. Dolayısıyla da etrafındaki insanlara bilgi dağıtamaz.

Bilgiyi arama sürecinde, bilgiyi aradığı kişileri sorgular. Şairlerin şiirleri gösteriş için yazdığını ve bir bilgiye sahip olmadıklarını söyler. Devlet adamları da aynı şekilde bilgisizdir. Bu yüzden de halka bilgi dağıtamazlar, bilgisizlik dağıtırlar. Bilgisizlik cahiliyete sürükler. Peki bilgiye sahip olan kişi kimdir? Tüm bilgilere sahip olan tek bir kişi, tek bir varlık olabilir düşüncesinden hareket eder. Bu varlık Tanrı’dır.

Sokrates’e verecekleri ceza belli bile olsa onu mahkemeye çıkarırlar. Halka açık bir yerde Sokrates’e sorular sorarlar ve savunmasını dinlerler. Sokrates düşüncelerinden vazgeçmek yerine ölmeyi yeğler. Bu yüzden af dilemek yerine savunma yapar. Sonucu baştan belli olan mahkemede suçlu bulunur. Ona verilecek ceza için bir süre düşünürler. Başka bir ülkede düşüncelerini yayacağı gerekçesiyle onu başka bir ülkeye sürgüne yollamazlar. Parası olmadığı için para cezası da veremezler. Onlara göre Sokrates’in düşüncelerini yok etmenin tek yolu onu yok etmekten geçmektedir. Bu yüzden ona ölüm cezası verirler. Ölümü baldıran zehri ile zehirlenmesiyle gerçekleşecektir.

“İyice bilin ki, bir değil bin kez ölmem gerekse de, doğru bildiğimi yapmaktan vazgeçmeyeceğim.”

Sokrates, ölüme yürürken öğrencileri ve ailesi yanındadır. Baldıran zehri içerek ölen Sokrates ölene kadar asla başını eğmemiş, cezasından dolayı özür dilememiştir. Platon, onun ölüme yürürken aslında gerçekten ölüp ölmediğini yalnızca Tanrı’nın bileceğini söyler. Platon’a göre Sokrates, düşünceleri ile içimizde yaşamaya devam eder.

Baldıran zehri içen Sokrates, bir süre odada dolanır. Odanın içinde biraz dolanan Sokrates’in ayakları uyuşmaya başlayınca öğrencileri onu yatağa yatırır. Bir süre sonra da ölür. Ölümüne korkarak gitmemiştir. Yaşamı boyunca fikirlerinin arkasında durmuştur ve fikirlerini savunmaktan vazgeçmeği içinde ölüme mahkum edilmiştir.

“Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar. Birinin bilmediği bir şeyi bildiğini sanması cehaletin en utanç verici türü değil midir?”

Yazan: Sena AKSOY

Sokrates'in Savunması Kitap Özeti

Sokrates, Platon 'un (eflatun) öğretmenidir. Öğretme faaliyetinin neredeyse tamamını insanlarla, öğrencileriyle konuşarak, tartışarak, söyleşi tarzında geçirdiği ve bunların hiçbirini yazıya geçirmediği için Sokrates hakkında birinci dereceden kaynak elimizde bulunmamaktadır. Bu kitap ise Sokrates'in öğrencisi Platon tarafından Sokrates'e açılan bir davada Sokrates'in kendisini savunmasını kaleme alınmış bir eserdir. Sokrates, ölüme gitmeden önce son sözlerini ve tanrı tanır oluşunu bu sözlerle ifade etmiş, Atina halkına inandırmaya çalışmıştır. Sokrates, görünüş olarak çok çirkin biriydi. Bir filozof değil de bir işçiye benziyordu. Çarşıda, pazarda, yolda gözünü birini kestirdiği zaman gidip onunla konuşur, onu doğru yola, erdeme çağırır bunun hakkında ona ayaküstü bir ders vermeye çalışarak öğrenci kazanırdı. Bu çalışmalardan, ders verişlerden de hiç para almazdı. Tek bir derdi vardı ki o da ilmi ve bilimi yaymaktı. Üstelik de çok alçak gönüllü biriydi. Bir bilge olmasına rağmen kendisini asla öyle görmezdi. "Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir." Sözleriyle de bu durumu dile getirmiştir.

Sokrates'e göre bilge insan neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilen bir kişidir. Hiç kimsenin bilerek ve isteyerek kötülük yapmayacağını savunur. Bilge bir insanın öz denetimli olmanın, öz denetimsiz olmaktan, haklı olmanın haksız olmaktan, yürekli olmanın yüreksiz olmaktan daha iyi olduğunu muhakkak bilir ve ona göre davranışlarını şekillendiren insandır. Bilge insan alçakgönüllüdür. Hiçbir şeyi bilmediğini düşünür, her zaman bilgiye açtır. Devlet yönetimi konusuna gelinecek olursa, ülkeyi bir gemi olarak düşünür. Geminin dümenini nasıl ki yol bilmeyen, bu bilgiden yoksun birini veremeyiz, ülke yönetmekten anlamayan, devlet için iyi olanı bilmeyen bir kişiyi de devlet yönetimine getirmemeliyiz. Yoksa nereye gittiğini bilmeden ilerler bir noktada da batmak kaçınılmaz hale gelir. Her konu işinin ehline verilmelidir anlamını buradan çıkarabiliriz.

Savunmasına geldiğimiz zaman, onu tanrı tanımazlık, çocukları, gençleri yoldan çıkarmak için faaliyetlerde bulunmak ile suçluyorlardı. Bu suçlamaların temel nedeni ise kendini bilgin sanan devlet adamlarının, devlete sırtını dayamış olanların bilgisizliğini ortaya çıkarmasından kaynaklı düşmanlar edinmişti. O düşmanların şikayetleri yüzünden şu an da burada kendisini savunmak zorunda kalmış hatta ölüme mahkum edilmişti. Halk tarafından bilgin sayılan kişileri sorgulamaya başlamış olmasının bir sebebi vardı. Bu sebep, bir gün tanrının Sokrates'in yaşayan insanların en bilgilisi olduğunu söylemiş olmasıydı. Sokrates de bunun böyle olmadığını ispatlamak amacıyla halk tarafından bilgin sayılan kişilerin yanlarına gitmeye başladı. Ancak bu kişiler çok böbürleniyor ancak Sokrates'in sorularına cevap veremiyorlardı. Ancak her şeyi bildiklerini sanıyordu. Kime gitse böyle oluyor, kendisi de karşısındaki kişilere neden bilgin olmadıklarını açıklarken herkesle arası bozuluyor, bol bol düşman ediniyordu. Bir gün zanaat sahibi kişilere gitti. Bu kişiler kendini bilgin sayanlardan daha bilgiliydi. Hepsi kendi alanında uzmanlar ve harikalar yapıyorlardı. Sokrates bir an için doğru kişileri bulduğunu düşünse de biraz sohbet edince onların da tüm zanaatları bildiğini sandıklarını, bilmedikleri konular hakkında bile rahatça yorum yapıp, kendilerini bilgili göstermeye çalışmalarını görünce onlara da neden bilgin olmadıklarını açıklamaya çalıştı ancak yine kendisine düşman edinmeye devam etti.

Bu sürecin sonunda artık buradaydı. Zehirle ölmesine karar vermişti Atina halkı. Kendisinden geriye bildikleri, fikirleri ve öğrencileri kalacak, miras bıraktığı bilgileri onlar yaşatacaktı. Sokrates'in üç oğlu vardı. Platon'dan son isteği ise kendisi öğrencilerini nasıl yetiştirdiyse oğullarını da onun öyle yetiştirmesiydi. Erdemli ve bilgin kişiler olmalarını istiyordu.

Değerlendirme: Felsefenin başlarından sayılan Sokrates'in, ölmeden önce son sözlerini bize aktaran bu kitap, eski zamanlardan beri bilime, bilene, doğruya ne kadar karşı olunduğunu doğru söyleyeni değil dokuz köyden tüm dünyadan kovarak yerle bir edilişlerinin ispatını bir kez daha sunuyor. Çevirmenin de oldukça sadeleştirmesiyle kitap çok okunur bir hale gelmiş. Öylece akıp gidiyor. Sanki Sokrates karşında savunuyor kendisini. Öyle bir hayalin içinde bulduruyor kitap insanı.

Editör: Senanur KARAKUZULU

Sokrates'in Savunması Soruları ve Cevapları

Sokrates'in Savunması kimin eseri?

Platon

Sokrates'in Savunması türü nedir?

Kişisel Gelişim, Felsefe

Sokrates'in Savunması kaç sayfa?

200

Sokrates'in Savunması Yorumları

ödev yüzünden okudum ama zor okudum

01-11-2018 18:59

fena kitap değilmiş bazı yerleri güzel bazı yerleri gereksiz uzatılmış

30-11-2018 16:58

ikinci paragrafta bilgi yanlışlığı var: sokrates platon'un değil, platon sokrates'in öğrencisidir.

16-03-2019 21:39

sokratesin savunması özeti için teşekkür ederim böyle sıkıcı ve saçma bir kitabı okuma derdinden bizi kurtardınız çokta güzel bir özet olmuş

18-03-2020 22:15

mükemmel bir kitap ve mükemmel bir özet..

21-11-2020 20:58

oradaki sözler sokrates'in kendi sözleri mi?

18-12-2020 09:01

özeti buradan kopyalamıştım ufak tefek değişiklikler yapıp verdim 100 almışım allah sizden razı olsun hayatımda ilk kez bir ödevden 100 aldım çok mutluyum

25-04-2022 11:09

kitap analizi gerekli özeti yazsak olur mu

10-08-2022 16:01

bu kadar harika bir kitap beklemiyordum isimler çok eski olunca insan güncelliğini yitirmiş sadece tarih dersleri için sanıyor ama okuduktan sonra etkisini hala hissediyorum o kadar yıl önce yazılmış ve hala etkisini sürdüren bir eser mutlaka okunması gerekiyor

16-11-2022 19:39