Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca
Kitabın Yazarı:Yaşar Kemal Kitap Türü:Çocuk Kitapları Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları Yayınlandığı Yıl:1977 Sayfa Sayısı:208 ISBN:9789750806735 Kitap Puanı:8.3 / 10 | Yorum: 5

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:11,60 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.3
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca - Yaşar Kemal

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Özeti

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, kocaman cüsseli filler ve çalışkanlıklarıyla nam salmış karıncalar arasındaki savaştan bahsetmektedir. Filler karıncalar ülkesine savaş açar ve güzelim karınca şehirlerini koca ayaklarıyla yerle bir edip milyonlarca karıncayı da telef ederler. Filler karıncalara savaş sizin yüzünüzden başladı, sizin canınızı bağışlamam için bana köle olmak zorundasınız der. Kırmızı sakallı topal karınca köleliği kabul etmeyip küçücük cüssesine bakmadan karşı gelir filler sultanına ve Ulukepez’in sırtından atlar karışır dağları. Kalan karıncalar canları pahasına bir mecbur kabul ederler köleliği. Başlarlar fil sultanın istediklerini yapmaya; önce sırçadan saray yapmaya başlarlar, yerin yedi kat dibinden mavi taştan taht yaparlar filler sultanına layık, ambarları ağzına kadar yemeklerle; çiçek özleriyle doldururlar. Filler sultanının gözü doymaz hep daha fazlasını ister. Ulukepez de baş danışmanı olmuştur filler sultanının. Hem fil dili hem karınca dili bilir. Gece gündüz demeden uçar karınca kentlerinin üzerinde sultana haber getirir. Yine de sultana yetmez bu tutsaklık, karıncalar karıncalıklarını unutsun kendilerini fil saysın ki öyle canla başla çalışsın fil ırkı için ister. İlkin karınca dilini yasaklar tüm karıncalara fil dili öğrenmelerini emreder. Fil olma okulları açar ve yeni doğan karıncaları bu okullarda fil gibi yetiştirir. Karıncalar bütün yaz filler sultanı için çalışıp çabalamış ne varsa ambarlarına yığmışlardır. Oysa kendilerinin aç kalacaklarının farkında değillerdir. Ormana yerleşirler aynı filler gibi kıçlarını ağaçlara sürterler. Sürterler de aç kalacaklarını bir türlü akıl edemezler. Sultan çok kızar, “büsbütün fil sayıyor bunlar kendilerini bütün gün ormanda kıç kaşımak da ne demek yasaklıyorum” der. Soğuklar bastırıp da etrafta yiyecek kalmayınca karıncalar kentlerine dönerler, orası da tamtakırdır ya. Filler sultanı kızdığından yemek vermez karıncalara, Ulukepez karıncaların açlıktan kırıldığını görünce bir fikir sunar filler sultanına; isyancı kırmızı sakallı karıncaların kellesi karşılığında yemek vereceğini söylemesini ister. Karıncalar da casus sarıca karıncaları bir bir öldürüp sakallarını kırmızıya boyayıp kandırırlar filler sultanını da açlıktan ölmekten kurtulurlar. Sarıca karıncalar tembeldirler, çalışmaktan hoşlanmazlar. Filler sultanına casusluk yapmaları da bu yüzdendir. Filler sultanı karıncaların düşünmelerine engel olmanın yollarını arar. Yine baş danışman Ulukepez, yardımına koşar filler sultanının. Ülkenin dört bir yanına fillerin barışçıl olduğunu karıncalar ülkesine eşitlik ve adalet getirdiğini karıncalara özgürlüğü getirdiğini karıncaların ezelden beridir cezalandırılmış filler olduğunu fil ulusu için çalışıp tekrar gerçek bir fil olabileceklerini bas bas bağıran borazanlar koyarlar. Diziler, filmler, dergiler ve gazeteler yayınlarlar. Karıncalar adeta düşünemez hale gelir. Sadece çalışırlar daha çok çalışırlar filler sultanı için. Bir gün yine çalıştıkları bir sırada bir türkü duyarlar karıncaların özgürlük türküsüdür bu. Özgürlüğe çağrıdır, içten ve acıklıdır. Kulak verir karıncalar bu türküye. “Bizler birer karıncayız.” diye bağırmaya başlar. Baş kaldırır karıncalar, filler sultanına; bunu duyan bazı kırmızı karıncalar dağlardan kentlere inmeye karar verir. Topal demirci karınca, inmeyin hepiniz telef olacaksınız der de dinletemez karıncalarına. Amansız bir savaş başlar tekrar, filler sultanı en acımasız fillerini yollar kentlerin üzerine karıncalar ne yol denediyse üstesinden gelir filler. Yine yüzlerce binlerce karınca telef olur. Karıncalar bin beter esir düşmüştür bu sefer. Yeni bir saray yaparlar, yeni bir de taht daha görkemli daha büyük. Filler sultanı tüm bu rahatı bırakıp ölüp gitmekten çok korkar. Yaşam suyunu aratır karıncalara cennetin ta derinliklerinden. Doymaz olmuştur sultan her şeyin yüz katını bin katını ister yine de yetmez... Kırmızı sakallı demirci topal karınca düşünür, kitaplar okur araştırır bu esaretten kurtulmanın yollarını. Kulak verir yine o türküye, sonunda bulmuştur esaretten kurtulmanın fil ırkını yerin dibine boylatmanın yolunu. Baştan başa kazarlar yerin dibini, tüneller açar çukurlar kazarlar. Filler sultanının sarayının altını da bir güzel kazarlar ki saray da taht da sultan da yerin dibini boylasın. Demirci karınca güvercinin sırtında gider baş kaldırır filler sultanına. Sultan çok sinirlenir, köpürür sinirden. En güçlü fil askerlerini salar karıncaların üstlerine. Fillerin harekete geçmesiyle beraber yer yerinden oynar. Fillerin kenti yerin dibine gömülür. Saray da taht da sultan da kalmaz yer yüzünde. Yalnız karıncalar, karıncaların kentleri huzur ve barış kalır yeryüzünde…

DEĞERLENDİRME

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca çocuk kitabı olarak anılsa da alegorik yapısından dolayı büyüklere de ince mesajlar yollamaktadır. Yaşar Kemal filler ve karıncalar üzerinden tüm insanlığa seslenir. İnsanlık var olduğu ilk andan itibaren her yerde her toplumda hep vardır; filler ve karıncalar bir de hüthüt kuşları. Umut etmenin, sevginin birlik ve beraberlik duygusunun önemine değinmiştir Yaşar Kemal. Bireyciliğin ateşine kapılıp sevginin yok edilebileceğini; radyolar, televizyonlar ve gazetelerin aslında hiç de sahip olmadığımız şartlara sahip olduğumuza bizleri inandırabileceğini; korkunun tanrı korkusunun, gelecek korkusunun vb. her türlü korkunun insanı esir edeceğini bir kere içine düştü mü insanın sersemleyeceğini; insanların kellerini kesmektense dillerini kesmenin daha etkili olduğunu; umutsuzluğun tutsaklığın gıdası olduğunu; okullarda verilen eğitimle filliğe fillerden daha bağlı olup sistemi düzeni hatta kapanı en çok yine o okullarda eğitilenlerin sürdüreceğini; başını kaldırmadan çalışıp karın tokluğuna çalışıp düşünmenin nasıl da geri planda kalabildiğini filler ve karıncalar üzerinden çok da güzel aktarmıştır, Yaşar Kemal. Toplumsal ve sistemsel bir eleştiridir her şeyden öte kitap. Dili oldukça anlaşılır ve akıcıdır. Bana göre sürükleyici bir yanı da vardır kitabın.

Yaşar Kemal filleri kitabında alegori unsuru olarak kullanmanın rahatsızlığında olduğunu naif kişiliğinin de etkisiyle şu sözlerle aktarmış ve seslenmiştir çocuklara: “Neye üzülüyorum biliyor musunuz? Bu kitabı okuduktan sonra, özellikle de çocuklar, filleri belki hiç sevmeyecekler. Bu bana çok dokunuyor... ne yapabilirdim ki? Oysa filler, bugünkü sömürücüler kadar ne korkunçtur ne zalimdir ne özgünlük düşmanıdır ne işkencecidirler... Çocuklar yine de fillerin kişiliklerine düşman olmayacaklardır bence. Filleri bu çağdaş canavarların simgesi yaptım diye filleri gerçek birer canavar olarak görmeyeceklerdir. Benim burada attığım taş, dediğim kuşu mutlaka vuracak gibime geliyor. Çocuklar, neyin değişmesi, kimlerin ortadan kaldırılması gerektiğini açık seçik bilecekler ve sonunda fillere haksızlık ettiğimi anlayacaklardır. Bu konuda çocuklara çok güveniyorum.”

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Konusu

Yaşar Kemal'in Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca kitabında dünya da yaşayan canlıların doyumsuzluğu filler ve karıncalar üzerinden anlatılmıştır.

Filler sultanı ak güvercinden daha ak, iri, görkemli bir fildir. Tahtına oturmuş, ulağı Ulukepezi bekler. Bu kuş, hüdhüdlerin başıdır. Geniş ak, kara kanatları; başında, boynunda ki kepezi ise turuncudur. Ulukepez, filler sultanına karıncalar diyarından haber getirmiştir. Karıncaların hünerlerini anlatmaya başlar. Uzak diyarlarda ki karıncalar çalışkandır. Yılın on iki ayı yetecek yiyecek dolu ambarları, uygar kentleri vardır. Ulukepez anlattıkça filler sultanı kararını verir. Tüm filleri toplayarak karıncalar diyarına sefere çıkarlar. Üç günlük bir yürüyüşten sonra karıncalar diyarına gelirler. Beş yüz fili karıncaların üstüne salarak ülkelerini yerle bir etmeye başlar. Filler sultanı, çalışkan karıncaları görememektedir. Çalışkan karıncalar, çok küçük olduğu için onları görememektedir. Bunun üzerine Ulukepez, karıncaların en ulularını toplayarak kanadında filler sultanının huzuruna getirir. Karıncaların dillerinden anlamayınca Ulukepez aralarında tercümanlık yapar. Bu karıncaların en uluları demirci kırmızı sakallı karınca konuşur. Neden onlara saldırdığını sorar. Sultan da ilk onların savaş açtığını söyler. Kırmızı Sakallı karınca, karşı çıkınca sultan daha da hiddetlenir. Diğer karıncalar da titreyerek kabul eder. Bunun üzerine kırmızı sakallı, Ulukepezin kanadından aşağı atlar. Bu kadar yüksekten atlayan karıncanın sağ çıkamayacağını düşünürler. Diğer karıncalar, sultana savaşın durmasını yoksa ona hizmet edecek kimsenin kalmayacağını söyler. Bunun üstüne filler sultanı fillerini geri çeker ve karıncalardan bir senede sırça sarayı isteyerek içini balla, yağla, her türlü yiyecek ile doldurmalarını ister. Karıncalar, toplanıp karar vermeye çalışırlar. Sonunda filler sultanını isteğini kabul etmek zorunda kalırlar. Bir yandan şehirlerini onarırken, bir yandan da nasıl kurtulacaklarını düşünürler. Ama bir çare bulamazlar. Filler sultanı ise böyle bir duruma karşı önlem almak için Ulukepezi görevlendirir. Karıncaları gruplara böler. Onlara karıncalıklarını unutturmak için aslında sizde fildiniz diyerek onları kandırmaktadır. Bir yandan da kırmızı sakalı aramaktadır. Ölüsü ya da dirisi bulunmalıdır. Bir süre sonra her karıncanın ağzından; her karınca bir fildir sözleri yankılanır. Filler sultanı, tüm hüdhüd kuşlarının ve karıncaların filce konuşmasını ister. Artık hepsi birer fildir.

Karıncaların içinde, sarıca karıncalar ise filler sultanının askerleridir. Sultan sırça sarayı bir de dünyanın merkezinde bulunan mavi elmastan bir taht istemiştir. Ulukepez, bunların bir yıl içinde bitmesi için diğer karınca ülkelerine de sefer düzenlemeyi önerir. Filler sultanı bu fikri beğenerek kabul eder. Ulukepez, önce kara karıncalara gider. Sonra da kırmızı ve yeşil... Tüm karıncaları filler sultanının buyruğuna bağlanmıştır. Bir yılın sonunda filler sultanının sarayı da tahtı da bitmiştir. Mavi elmastan taht, her yeri mavi ışıkla boyamıştır. Sultan ise bu durumdan oldukça memnundur. Yorgun karıncalar kıvanç içinde ülkelerine döner. Fakat büyük sorun vardır; hepsi kendini bir fil sanmaktadır. Ulukepez, hemen filler sultanına gider. Sultan başta sevinse de filler gibi yemeye başlamaları sonra da kıçlarını ağaca dayayıp kaşımaları telaşlandırır. Yasak koysa da karıncalar ve hüdhüd kuşları bir fil oldukları için böyle yaptıklarını söylerler. Sonunda kış gelmesi sonucu aç kalınca ne yaptıklarının farkına varırlar. Hüdhüd kuşları, yuvalarına giderek depoda ki yiyeceklerden yerler. Fakat karıncalar açtır. Başta sultana kızsalar da sonunda ondan yardım isterler. Onları doyurmayı kabul eden sultan, sadece onlardan kırmızı sakallı karınca getirmelerini ister. Sarıca karıncalar ise, sakallarını boyayarak kırmızı sakallıların ülkesine gider. Kırmızı sakallı topal karınca, onlardan şüphe etse de tüm kırmızı karıncalar, onların birer kırmızı karınca olduğuna inanmaya devam ederler. O anda bir yağmur yağması ile boyaları aksa dahi aynı şeyi savunmaya devam etmektedirler. Kırmızı sakallı topal karınca ise bir süre susmaya karar verir. Sabaha karşı toplanan sarıcalar, kırmızıların içlerine sızıp onları bölmeyi planlarlar. Sarıcaların başbuğu, bir kırmızı sakallı karıncanın sakalını kesip kendine takar. Diğerlerine de aynı şeyi yapmasını söyler. Başbuğ, kırmızı sakallı topal karıncanın yanına giderek; dağın öbür tarafında ki ülkeden geldiğini fillerin tüm karıncaları öldürdüğünü söyler. Topal karınca da ona inanır. Topal karınca ile başbuğ karınca çok iyi anlaşır. Bir süre sonra kırmızı karıncalar içinde ayrılıklar oluşur. Kırmızı sakallı topal karınca, böylece başbuğun sarıcaların başı olduğunu anlar.

O kışı atlatan diğer karıncalar, sonunda bahara çıkarlar. Filler sultanı bu sarayın iki katı büyüklüğünde, daha görkemli bir saray daha ister. Pembe sırçadan saray ve pembe taht istemektedir. Sonra bir de dünya da bulanan yaşam suyundan ister. Tüm isteklerini kabul eden karıncalardan şüphelenmeye başlar. Kış geldiğinde filler sultanının sarayı hazırdır. Fakat kış geldiğinde karıncalar, yine kendilerini fil zannetmeye başlarlar. Üstelik bu kez yiyeceği de filler sultanından isterler. Onları başta öldürmeye karar verse de sonra Ulukepezin ikna etmesiyle vazgeçer.

O gece değişik bir şey olur. Her yerden bir türkü sesi duyulmaktadır. Bu türkü ile karıncalar karanlık bir karabasanın düşünden uyanır. Türkü, onlara birer karınca olduklarını; önceden ülkeleri olduğunu anlatır. Tüm karıncalar ülkelerine dönmeye başlar. Filler, karıncalara saldırır. Ülkelerine dönüp hendek kazanlar bile kurtulamamıştır. Kurtulan karıncalar ise kırmızı sakallı topal karıncanın yanına gitmektedir. Bir gece tekrar bir türkü duyulur. Kırmızı sakallı topal karınca, herkese yanındakinin sakalını çekmesini söyler. Sakalı düşen sarıcaların hepsini öldürürler. Diğer karıncalar ortak olarak fillerin olduğu toprakları alttan kazar. Altı aydan sonra, kırmızı sakallı topal karınca, ak güvercin ile sultanın yanına gider ve sarıca karıncaların ölüsünü ona atar. Asker filler, karınca ülkelerine varamadan toprağın içine girerler. Bunu duyan filler sultanı, sinirlenerek olduğu yerde zıplar. Zıplaması ile yer çöker, içinde kalır.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca; bana iyiyle kötüyü ayırmayı, vicdanı, adaletin nasıl olması gerektiğini göstermektedir. Yaşar Kemal, öyküsüyle dünyanın düzenini başarılı bir şekilde anlatmıştır.

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Yorumları

çok güzel bir öykü kitabı çok beğendim

13-02-2018 09:12

ana fikrini söylermisiniz

08-03-2018 07:56

burada kısaca özet geçilmiş ama mükemmel bir kitap çocuklar için çok faydalı çocukların okumayı sevmesini sağlayan bir kitap okuyun derim çocukların analiz yeteneğini geliştiriyor ben çok beğendim ve sevdim

31-05-2019 17:25

teşekkür ederim googlea filler sultanı ile kırmızı sakallı topal karınca özet yazdım burası çıktı artık bu sayfaya direk gelirim tüm kitapların özetleri eklenmiş yapanın eline sağlık

19-06-2019 17:59

uzun zaman önce okumuştum adı ilginç gelmişti ve meraktan alıp okumuştum çok beğenmiştim burada görünce de aklıma geldi kitap analizi yapan kişi de güzel yazmış konusu güzeldir zaten yaşar kemalin kitabı tavsiye ederim

22-08-2019 12:36