Gökyüzü

Gökyüzü
Kitabın Yazarı:Reşat Nuri Güntekin Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:İnkılap Kitapevi Yayınlandığı Yıl:1935 Sayfa Sayısı:240 ISBN:9789751003294 Kitap Puanı:8.4 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al BKM:56,00 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Gökyüzü - Reşat Nuri Güntekin

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Gökyüzü Özet

Gökyüzü Reşat Nuri Güntekin’in yaşlılığı ve hastalığı konu alan romanlarından bir tanesidir. 1930lu yıllarda geçen roman altmışlı yaşlarda, geçmişe dair elde tutulası pek bir deneyim yaşamamış yaşlı bir adam ağzından anlatılır ve daha çok Sevim adlı, yaşlı adamın evlatlığı olan bir kızın hastalığı etrafında gelişir.

Kısaca özetleyecek olursak; ana karakter eski bir tıbbiye öğrencisidir ancak Abdülhamid’in hükümdarlık dönemine denk düşen zamanda ağzını tutmayıp her yerde rahatça siyaset konuştuğu için sürgüne yollanır ve eğitimi sona erer. Sürgünde ittihatçıların yenilik arzusundan etkilenerek onları destekler ve politikacı olmaya karar verir. Ancak burada da rahat durmaz, sonrasında da Jön Türklerin yanına Paris’e kaçar. Paris’te yeni yönetim sisteminin önemli adamlarından birisi olduğuna kendini inandırır. Daima diğerlerinden farklı, önemli ve tabiri caizse toplumu bir adım ileriye götürecek birisi olduğuna inanan bir zihniyete sahip olduğu için girdiği işler onu memnun etmez. Paris’ten İstanbul’a döndükten sonra giriştiği gazetecilik işini de arkadaş tavsiyesiyle başladığı memuriyet işini de böylece bırakır. Darülfünun hocası olması için teklif geldiğinde aynı şekilde bu teklifi de hangi alanda iyi olduğunu bilmediği için reddeder ve ne işi ne de yakın bir akraba çevresi olmadan yaşamaya başlar. Bir gün büyük halasının torunu olan Sevim’i okula ziyarete gittikten sonra kızla ilgilenip onu kollamayı uğraş edinir ve okul bittikten sonra Sevim’in tamamen onun evinde yaşamasına olanak sağlar. Bu iki karakterin yaşadığı muhite yaşlı adamın çeşitli arkadaşları gelir. Bunlardan birisi de ispritizmacı Mükerrem’dir. Mükerrem içinde ruh olduğuna inanılan bir evi görmek için Bursa’ya gideceğini söyler. Ne ana karakter ne de Sevim böyle şeylere inanmadığı halde sırf meraktan onunla birlikte Bursa’ya gitmeye karar verir. Sevim gittikleri evden ve ritüellerden biraz ürkmüş gibi olur ama bunu belli etmez. Daha sonrasında ruh çağırma ritüeli esnasında birden rahatsızlanır ve elden ayaktan düşer. Yaşlı adam Sevim’in iyileşmesi için türlü doktorlara başvurur, onların görüşlerini dinler ancak hiçbir çözüm bulamazlar. Günler böyle arayış içinde geçerken bir gün akrabalarından birisi ona hurafe yöntemi sayılabilecek bir yöntem anlatarak Sevim’i öyle iyileştirmeyi teklif eder. Adam bu tarz şeylere inanmadığı için başta teklifi reddeder, ancak daha sonra Sevim giderek kötüleşince dedikleri şeyi yapmalarını söyler. Sevim düzenlenen ritüelin ardından yavaşça iyi olmaya başlar. Roman da çocukken inanılan hurafeler, hayal ve masallara yaşlandıkça yeniden inanıldığının ifade edilmesiyle biter.

Reşat Nuri’nin diğer romanlarına nazaran çok farklı bir tarza sahip olan bu romanda aslında hem mistik ögeler göze çarpar hem de anlatı merak uyandırır. Sevim’in hastalıktan kurtulup kurtulamayacağı ve kurtulursa nasıl kurtulacağı meselesi okuyucunun merakını arttırır. Şahsen ben de bu yönünden dolayı romanı sıkılmadan, nasıl sonlanacağını merak ederek okudum ve sunacakları konusunda heyecanlandım. Öte yandan, romanın hurafeler ve bunlar için yapılan ritüelleri neredeyse normalleştirilmesi gözüme garip geldi. Anlatıya genel bir şekilde bakacak olursak; doktorlar Sevim’in hastalığına hiçbir çare bulamazken, “ruhla evlilik” denilebilecek bir ritüelin çare olmasıyla karakterin nasıl kurtulacağına dair beklenti son buldu. Ayrıca Sevim’in hastalığı üzerinden kadın ve histeri haline çok fazla gönderme yapıldı. Açıkçası bu iki durum romanın farklı ve heyecan verici olan mistik yönünü biraz basitleştirdi ve klasik bir dönem romanı okuyormuşum gibi hissettirdi. Kişinin zorda kalınca savunduğu düşüncelerden vazgeçmesi tezi dışında yaşlılık ve geçip giden ömrün verdiği burukluk hissini de almak isterdim ancak romanın başında hissettirilen bu his, anlatı hastalığın üzerinde durdukça kayboldu sanki.

Editör: Rumeysa Nur Yıldırım

Gökyüzü Soruları ve Cevapları

Gökyüzü kimin eseri?

Reşat Nuri Güntekin

Gökyüzü türü nedir?

Yerli Romanlar

Gökyüzü kaç sayfa?

240

Gökyüzü Yorumları

Değirmen Tanrı Misafiri Sönmüş Yıldızlar Gizli El Anadolu Notları Damga Acımak Eski Ahbap Ateş Gecesi Dudaktan Kalbe Kızılcık Dalları Kavak Yelleri Harabelerin Çiçeği Miskinler Tekkesi Eski Hastalık Bir Kadın Düşmanı Son Sığınak Akşam Güneşi Kan Davası Yeşil Gece Yaprak Dökümü Çalıkuşu Gökyüzü en iyi kitaplar yeni çıkan kitaplar en çok satan kitaplar okunması gereken kitaplar en çok okunan kitaplar 100 temel eser bedava kitap editör ol kitap bağışı Gün Olur Asra Bedel Tutunamayanlar Acımak Camdaki Kız 1984 Hayvan Çiftliği Sokrates'in Savunması Uzun Hikaye Alice Harikalar Diyarında Haritada Kaybolmak Kraliçeyi Kurtarmak İçimdeki Müzik Çalıkuşu Çocuk Kalbi Küçük Kara Balık İntibah Bülbülü Öldürmek Beyaz Zambaklar Ülkesinde Don Kişot Sineklerin Tanrısı Toprak Ana Satranç İki Şehrin Hikayesi Vadideki Zambak İçimizdeki Şeytan Sergüzeşt Beyaz Gemi Araba Sevdası Yaban İnsan Ne İle Yaşar Küçük Prens Dönüşüm Beyaz Diş Saatleri Ayarlama Enstitüsü Fareler ve İnsanlar Sol Ayağım Suç ve Ceza Sefiller Simyacı Şeker Portakalı Kürk Mantolu Madonna Madalyonun İçi Esir Şehrin İnsanları Üç Anadolu Efsanesi Köroğlu, Karacaoğlan, Alageyik Leyla ile Mecnun Yeraltından Notlar Sait Faik Seçme Hikayeler Rüzgarı Dizginleyen Çocuk Sabahattin Ali Bütün Öyküleri Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu