Pembe Kuşa Ne Oldu

Pembe Kuşa Ne Oldu
Kitabın Yazarı:Sevim Ak Kitap Türü:Çocuk Kitapları Yayınevi:Can Yayınları Yayınlandığı Yıl:2014 Sayfa Sayısı:91 ISBN:9789750702972 Kitap Puanı:8 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:8,32 TL e-kitap,pdf,epub: *

8
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Pembe Kuşa Ne Oldu - Sevim Ak

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Pembe Kuşa Ne Oldu Özeti

Adını ilk öyküsünden alan Pembe Kuşa Ne Oldu kitabında on öykü bulunmaktadır. Sekiz yaş ve üzeri okurlara hitap eden kitabın her öyküsü farklı bir konuya dikkat çekmektedir. Her biri birbirinden renkli öyküler Behiç Ak'ın eğlenceli çizimleriyle süslenmektedir.

Mufo ve arkadaşları sokakta oynarken yağmur yağmaya başlar. Çocuklar korunaklı yerlere gidip yağmurun dinmesini beklerler. Mufo da göğsünde taşıdığı pembe kuşla birlikte bir yere sığınır. Yağmur dinince gökkuşağı çıkar. Bütün çocuklar gibi Mufo da gökkuşağına hayran kalır. Bütün çocuklar gökkuşağı hakkında biraz konuşup oyunlarına devam ederler. Ama Mufo orada kalır ve bir piyano sesi duyar. Piyano sesinin gökyüzünden geldiğini düşünür ve herkese bu sesi duyup duymadığını sorar. Sonunda dayanamayarak sesin nereden geldiğini öğrenmesi için pembe kuşu gökyüzüne salar. Pembe kuş gider, Mufo günlerce bekler...

Hep Aynı Şarkı

O sabah Musto çok mutludur. Flütünü alıp keyifle çalmaya başlar. Ama kahvaltı eden anne-babası Musto'ya flütünü dışarıda çalmasını söyler. Musto flütünü alıp sokağa çıkar, çok geçmeden oradan da kovulur. Böylece koruluğa gidip orada ağaçlara "Bahar" şarkısını çalar. Kucağına gelen küçük bir böcek hep aynı şarkıyı çalmamasını söyler. Ama Musto başka şarkı bilmediği için balıkçıların yanına gider. Balıkçılar Musto'yu almadan denize açılırlar. Musto öylece yürür ve kendini bir düğünde bulur. Düğündeki insanlar şarkısını çok beğenir tekrar tekrar çalmasını isterler. Ama Musto aynı şarkıyı çalmak istemez. Yakınındaki bir tabureyi alıp darbuka gibi çalarak bilinen türküleri söyler.

Benim Adım Titi

Eski Bir Çin Kuklası

Bir gün Titi ile annesi, komodin almak için antikacıya giderler. Annesi antikacının gösterdiği modellere bakarken Titi de dükkanı gezer, türlü türlü şeyler görür. Dikkatini çeken asıl şey ise bir Çin kuklası olur. Antikacı kuklanın satılık olmadığını ama istediği zaman gelip kukla ile oynayabileceğini söyler. Titi kuklayı çok sevdiği için her gün antikacının önünden geçerek vitrindeki kuklayı izler. Matematik sınavının olduğu gün şans getirsin diye antikacının önünden geçip kuklayı görmeye karar verir. Ama kukla vitrinde değildir. Bu yüzden Titi antikacıya kuklayı sorar. Antikacı ise kuklayla birlikte eski bir Japon şemsiyesinin de kaybolduğunu söyler. Titi uzun zaman kuklanın geri dönmesini bekler. Ama büyüyüp genç kız olana kadar kukladan hiç haber alamaz. Bir gün bir kitapçıya girdiğinde ise kayıp kukla ile Japon şemsiyesinin öyküsü olan bir kitap görür.

Kerpeten Sokağı'nın Derdi

O sabah Toto çok erken uyanır. Sokağın bomboş olduğunu düşünerek pencereye yaklaşır. Ama sokağın kedilerle dolu olduğunu görerek şaşırır ve bu kadar çok kedinin sokakta ne yaptığını anlamaya çalışır. Sonunda çöpleri karıştıran kediler sayesinde tüm komşuların önceki gün neler yaptığını öğrenir ve komşulardan birine bir not bırakır. Daha sonraki günler diğer komşular için de notlar bırakır. Böylece komşular kendilerini gözetleyen biri olduğunu anlar ve bu kişiyi bulmaya çalışırlar. Kendilerini gözetleyen kişinin Toto olduğunu anladıklarında ise eskiden birbirini tanımayan insanlar beraber hoşça vakit geçirmeye başlarlar ve komşuluk ilişkileri gelişir.

Mavi Ada'da Bir Gün

Canı sıkılan Serap kağıt dosyasından bir kağıt alır. Ama biraz sonra çıkan rüzgar kağıdı alıp uzun bir yolculuğa çıkarır. Kağıt yaşadığı eğlenceli anları dosyadaki arkadaşlarına anlatmak için heyecanla geri döner. Serap, kağıdının geri dönmesine şaşırır ve dışarıda yaşadıklarıyla değişen kağıdını inceler.

Kum Kaleler

Serap pencereden dışarı bakar, kumsalda kimsenin kalmadığını görünce üzülür. Az sonra ise kırmızı kasketli bir çocuk görerek heyecanlanır ve çocuğun yanına gider. Çocukla birkaç kez konuşur ama çocuk hiç cevap vermez, sadece dil çıkarır. Bir süre sonra Serap tekrar kumsala gittiğinde çocuğun kocaman bir kent inşa ettiğini görür. Ertesi gün Asu'nun yanına gidince de çocuğun dilsiz olduğunu öğrenir. Bunu fark edemediği için çok pişman olup Asu'yla kumsala gider. Gece kumdan kentin büyük kısmının yıkıldığını görür. Ama sapasağlam duran küçük bir kız heykelini kendisine benzeterek sevinir.

Şakacı Güneş
Melodi Adası
Güneş Saçlı Kız

Editör: Firdevs AÇAR

Pembe Kuşa Ne Oldu Yorumları