Dalgalar Dedikoduyu Sever

Dalgalar Dedikoduyu Sever
Kitabın Yazarı:Sevim Ak Kitap Türü:Çocuk Kitapları Yayınevi:Can Çocuk Yayınları Yayınlandığı Yıl:2003 Sayfa Sayısı:100 ISBN:9789750702853 Kitap Puanı:7.4 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:9,23 TL D&R:11,10 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Dalgalar Dedikoduyu Sever - Sevim Ak

Kitap Türü:Çocuk Kitapları

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Dalgalar Dedikoduyu Sever Özet

Dalgalar Dedikoduyu Sever, dokuz hikayeden oluşuyor. Her hikaye hem çocuklara hem büyüklere hayatından içinden dersler veriyor.

Dalgalar Dedikoduyu Sever

Bütün halkı balıkçılıkla geçinen bir köyde deniz gözlü bir çocuk varmış. Babasıyla balığa gitmek istermiş hep ama yaşı küçük diye babası izin vermezmiş. O da çok ağlayıp gözyaşlarını çoğaltır yaşım çok, dermiş. Gün gelmiş denizden balık çıkmaz olmuş. Köy halkı yokluk içine düşmüş. Bir gün adamlar yine balığa çıkmış. Aileleri de onları umutla kıyıda beklemiş. Deniz gözlü çocuk da oradaymış. Bir gözyaşını alıp dalgalara emanet etmiş. Bize çok balık gönder, diye de fısıldamış. Dalgalar bu isteği yunuslara ulaştırmış. Yunuslar da büyük bir balık sürüsünü çocuğun köyüne kadar kovalamış. Adamlar balıktan dönmüş, bütün köy neşeyle dolmuş.

Dokumacı Kuşu ve Martı

Bir gün bir dokumacı kuşu, ormandaki malzemelerle bir şapka yapmış. Bu şapkayı öyle beğenmiş ki kaybetmemek için defne ağacına saklamış. Sonra bir tane daha, bir tane daha derken onlarca şapka yapmış. Bir yandan da her gün yeni malzemeler aramış. Malzeme bulup geldiği her seferinde de şapkalarını saymış. Bir gün yine dönüp gelmiş, bir de bakmış ki bir şapka eksik. Martının, şapkasını çaldığını öğrenince çok sinirlenmiş. Martı ise güzel şapkasıyla çok mutluymuş. Ama rüzgar çıkınca her şey alt üst olmuş. Şapka uçmuş, martı uçmuş... Şapkayı yakalamaya çalışırken hayalini kurduğu şeyleri yapma fırsatı bulmuş. Sonunda anlamış ki neyin hayalini kursa ona çok güzel gelmiş. Ama ne zaman hayali gerçekleşmişse önemini yitirmiş.

Denizatları Nereye

Albatros'u Gördünüz mü?

Ting, ıssız bir adada diğer albatroslarla yaşayan bir albatrostur. Ama hayatı onlar gibi yaşamaz. Gündüzleri güneşteki, geceleri aydaki albatros arkadaşlarına dans gösterileri yapar. Çünkü dans etmeyi ve şarkı söylemeyi her şeyden çok sever. Bir gün yaşlı bir albatros onu uyarır. Hayatını yaşıtları gibi sürdürmesi gerektiğini söyler. Ama Ting ona aldırmaz, eskisi gibi yaşamaya devam eder. Bir gün balıkçıların ağlarındaki balıklardan yemek isteyince ağa takılıp yaralanır. Yaşlı albatros onu kurtarır ve iyileşene kadar ona yardımcı olur. Ting yaralıyken dans edemediği için günlerini diğer albatrosları izleyerek geçirir. Ama onların hayatlarını çok sıkıcı bulur ve böyle bir hayatın kendisine hiç uygun olmadığını düşünür. Bir gece daha fazla dayanamaz ve aya doğru uçar. O günden beri tüm albatroslar Ting'in hala aya doğru uçtuğunu söylerler.

Heey! Güzele Bak!

Denizde Tül adında pembe bir denizanası varmış. Herkes Tül'ün güzelliğine hayranmış. Tül de bunu bildiği için hiçbir iş yapmaz kendisine hayran olanları kullanırmış. Bir gün yalnız başınayken bir balıkçıya yakalanmış. Balıkçı Tül'ü çocuklarına hediye etmiş. Tül'ün yeni yuvası bahçedeki havuz olmuş. İlk zamanlar çocukların övgüsüyle geçirmiş günlerini ama havalar soğuyunca çocuklar da gelmez olmuş. Tül de yalnızlıktan yakınıp durmuş. Bir gün bir su kaplumbağası çıkmış karşısına, o gün yalnız olmadığını fark etmiş. Kendi güzelliğinden başka bir şey görmediği için kendisini yalnız sandığını anlamış.

Bir Yalnız Deniz Feneri

Sombalıkları da Sever

Çin, akarsuda dünyaya gelen ürkek bir balıkmış. Bir gün denize gideceklerini öğrenmiş. Yol zorluklarla doluymuş ama Çin denize ulaşmayı başarmış. Denizde Çinçin ile tanışmış, onu çok sevmiş. Gün gelmiş yeniden akarsuya dönmeleri gerekmiş. Çin kendi akarsuyuna Çinçin kendi akarsuyuna dönecekmiş. Denize yeniden döndüklerinde buluşacaklarına söz vermişler. Çin de Çinçin de yoldaki zorlukları birbirlerine verdikleri sözle atlatmışlar. Sonra Çinçin, Çin'e yetişmiş Çin'in akarsuyuna gitmişler. Böylece birbirlerine verdikleri sözü tutmanın mutluluğuna ulaşmışlar.

Kırlangıç Mio'nun Şaşkınlığı

Şaşkın Leylek

Tamtum şarkı söylemeyi çok seven bir leylekmiş. İlk göç ettiği yerde yaban kazlarının vurulmasına çok üzülürmüş. Bu yüzden küçük bir yaban kazını korumayı kendine görev edinmiş. Günler böylece geçerken göç zamanı gelmiş ama Tamtum bunun farkında değilmiş. Tüm leylekler gidince Tamtum yalnız kalmış. Bir martıyla tanışıp martılarla yaşamaya başlamış. Göç zamanları çok leylek sürüleri gelip gitmiş ama Tamtum martılarla yaşamaya devam etmiş. Çünkü şartlara alışmak için çabalamanın kolaya kaçmaktan daha önemli olduğunu anlamış.

Dalgalar Dedikoduyu Sever Yorumları

dedikoduyu anlatan bir çocuk kitabı ilk kez görüyorum türk kültürüne yakışmış

02-11-2021 20:17