Gazi Paşa

Gazi Paşa
Kitabın Yazarı:Attila İlhan Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları Yayınlandığı Yıl:2005 Sayfa Sayısı:468 ISBN:9789754586732 Kitap Puanı:8.3 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:28,80 TL KitapYurdu:34,32 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.3
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Gazi Paşa - Attila İlhan

Kitap Türü:Yerli Romanlar, Tarihi

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Gazi Paşa Özet

1921 yılının ilk günü Anadolu’daki Millî Mücadeleye katılmak için, İstanbul’dan Yeni Dünya adlı vapurla İnebolu’ya giden Nazım Hikmet, Vâlâ Nureddin, Yusuf Ziya ve Faruk Nafiz mürur tezkeresi ve harcırah için 15 gün boyunca İnebolu’da bekler. Bu bekleyiş sırasında sık sık gittikleri Yüksek Kahve’de, günlerdir Anadolu’ya geçmek için onlar gibi izin bekleyen, Almanya’dan gelmiş Sadık Ahi, Nafi Atuf gibi Spartakistlerle tanışırlar. Nazım Hikmet boynundan çıkarmadığı kırmızı atkısıyla Vâlâ Nûreddin’den oldukça etkilenir. Bu tanışma genç şairin ileride komünizm düşüncesine yönelmesine önemli rol oynayacaktır. Uzun bekleyişin ardından karakola çağrılan Yusuf Ziya’ya Alemdar’da yazı yazdığı için, Faruk Nafiz’e de Damat Ferit’ten nişan aldığı için izin çıkmaz. 28 Ocak günü Ankara’ya ulaşan iki genç şair görevlendirilmek için beklerken Matbuat Umum Müdürü Muhiddin (Birgen) Bey onlardan gençleri Millî Mücadeleye çağıran bir şiir yazmalarını ister. “İstanbul’un Temiz Evlatlarına: Siz de mi Satıldınız?” adlı uzun şiir yirmi bin adet çoğaltılıp halka dağıtılır. Ancak Sultan’ın “satılmış” diye nitelendirilmesi Mecliste yoğun tartışmalara neden olur. Bu tartışmaların ardından Maarif Vekaletine devredilen Nazım Hikmet ve Vâlâ Nureddin Bolu’ya Fransızca ve Türkçe öğretmeni olarak atanırlar. Bolu tayini Hikmet’i oldukça üzer. Çünkü Muhiddin Beyin baldızı Nüzhet Hanımdan yeniden ayrı düşecektir. Ancak daha sonra öğreneceği bir şey vardır: Mecliste adeta sorguya çekilmesinin ardından Muhiddin Bey istifa ederek ticaret hayatına atılmak üzere ailesiyle birlikte Tiflis’e gidecektir. Ankara’da olduğu süre içinde Mustafa Kemal ile konuşmayı arzulayan Nazım Hikmet, İsmet Fazıl Paşa sayesinde Atatürk’le kısa bir görüşme de yapar.

Tüm bunlar olurken TBMM’nin kabul ettiği ilk anayasa olan Teskilat-ı Esasiye ile egemenlik ulusa verilmiş ve Londra Konferansı’na İstanbul Hükümeti’nin yanında Ankara Hükümeti de davet edilmiştir. Londra Konferansı, sonuç alınamamasına rağmen, İtilaf Devletlerinin TBMM'yi tanımaları açısından diplomatik bir başarıdır. Hemen ardından da İstanbul’un işgalinden tam bir sene sonra imzalanan Moskova Antlaşması yürürlüğe girer. 23 Mart’ta başlayan II. İnönü Muharebesi de Türklerin kesin zaferiyle sonuçlanır.

Hilal-i Ahmer Cemiyetinin Ankara Kadınlar Kolunun Darülmuallimin Müsamere Salonunda yaptığı toplantıya başkanlık yapan Halide Edip, I. İnönü Savaşı akabinde cephedeki askerler için maddi ve manevi yardım seferberliği düzenlerken Fikriye Hanım da hemen yanı başındadır. Ameliyatının ardından Eskişehir’deki Hilal-i Ahmer Hastahanesinde fahri hemşirelik yapan Halide Edip, Kütahya-Eskişehir Muharebelerinin kaybedilmesiyle Batı Cephesinde onbaşı olarak görev alır.

Türk ordusunun Sakarya’nın doğusuna çekilmesi sonucunda Gazi Paşaya üç aylığına başkomutanlık yetkisi verilir. Mustafa Kemal, yasanın kendine tanıdığı yetkiye dayanarak 10 maddelik Tekalif-i Milliye Emirlerini yayımlar.

Gericiliğin hâkim olduğu Bolu’da Ağır Ceza Mahkemesi Vekil Reisi Birinci Üye Ziya Hilmi Beyle tanışan Nazım Hikmet ve Vâlâ Nureddin Sovyetler Birliğine gitmeye karar verir.

Kütahya-Eskişehir Muharebelerindeki yenilgiden sonra cepheye gelerek durumu yerinde gören ve komutayı eline alan TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 22 gün-22 gece süren ve zaferle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesinin ardından gazilik unvanı ve mareşallik rütbesi alır. Güney cephesindeki savaşı resmen sona erdiren Ankara Anlaşması ile vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını amaçlayan Türk milletinin haklılığı ilk kez İtilaf devletlerinden birisi tarafından resmen onaylanmış olur. Başkomutanlığı meclisin verdiği kararla süresiz uzatılan Gazi Paşa, son hamlesini Büyük Taarruzla yapar ve 15 Mayıs 1919’dan beri Yunan işgali altında ezilen İzmir’i Türk milletine geri verir.

Kordonboyu’nda Başkomutanlık Karargâhı olarak seçilen bir yalıda yabancı devlet adamlarını, gazetecileri kabul eden Atatürk, Paris’ten kendisini görmek için dönen Uşakizade Muammer Beyin kızı Latife Hanımla tanışır. Basmane’de başlayıp İzmir şehir merkezini geniş ölçüde tahrip eden Büyük İzmir Yangınının Başkomutanlık Umumi Karargâhına sıçraması üzerine Gazi, Latife Hanımın davetiyle Göztepe’deki Uşakizade Köşküne yerleşir.

Büyük bir hevesle 30 Eylül 1921’de Batum’a ulaşan Nazım Hikmet ve Vâlâ Nureddin gördükleri karşısında sükût-u hayale uğrarlar. Batum’daki Türklerden Muhiddin Beyin Tiflis’teki Hotel d’Orient’da kaldığını öğrenen şairler oraya ulaştıklarında Muhiddin Beyin eşi Melahat Hanım ve kayınvalidesiyle yemeğe giderler. Yemekte Melahat Hanım onları Ahmet Cevat Bey, İsmail Hakkı, Zinetullah Nûşirevân gibi Türk komünistlerle tanıştırır. Moskova’daki Şarkiyat Enstitüsüne profesör olarak atanan Ahmet Cevat Bey, Sergo Orconikidze’nin de onayıyla tahsile muhtaç iki genç olarak Nazım Hikmet ve Vâlâ Nureddin’i yanında götürür. Burada Doğu Emekçileri Komünist Partisine (KUTV) yazılan şairler arkadaşları Si-ya-u (Siao San) ve Benerci’den İzmir’in düşman işgalinden kurtulduğunu öğrenirler.

Latife Hanımın Mustafa Kemal’e aşkını ilan ettiği gece Halide Edip de Yakup Kadri, Falih Rıfkı ve Asım Uz’la birlikte Tetkik-i Mezalim Heyeti olarak Bursa’ya intikal etmek üzere Atatürk’le vedalaşır. Atatürk, Halide Hanıma Ziraat Mektebinde sık sık giydiği pelerinini hediye eder.

2 Ekim 1922’de Ankara’ya dönen Atatürk büyük bir törenle karşılanır. 4 Ekim’de de TBMM’de Büyük Taarruzu anlattığı uzun konuşmasını yapar. Konuşmasının ardından Direksiyon Binasındaki evine gittiğinde onu İstanbul’dan çağırttırdığı annesi Zübeyde Hanım ve Fikriye Hanım karşılar. Türkiye’nin Birleşik Krallık, Fransa, İtalya ve Yunanistan’ın imzaladığı Mondros Mütarekesinin ardından Fikriye Hanımın vereminin ilerlemesi nedeniyle Münih’teki bir sanatoryumda tedavi görmesine karar verilir. 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırıldığının ilan edilmesinin, 17 Kasım’da da Sultan Vahdeddin’in HMS Malaya adlı İngiliz zırhlısı ile Malta'ya kaçmasının ve Lozan Görüşmelerinin başlamasının ardından ise Gazi Paşa, Azerbaycan Büyükelçisi İbrahim Abilof'un verdiği davette etrafındakilere Latife Hanımla evleneceği haberini verir.

Allahın Süngüleri “Reis Paşa” kitabının devamı sayılan Aynanın İçindekiler serisinin yedinci ve son kitabı olan Gazi Paşa’da da Mustafa Kemal başkişidir. Dolayısıyla diğer 5 kitaptan farklı olarak kurgudan çok tarih anlatımı şeklindedir. Kitabın okurla buluşması usta yazarın vefatından üç ay sonra gerçekleşir.

Editör: Pınar Tufanlı

Gazi Paşa Yorumları