Bağışlanan Terapi

Bağışlanan Terapi
Kitabın Yazarı:Irvin D. Yalom Kitap Türü:Psikoloji Yayınevi:Pegasus Yayınları Yayınlandığı Yıl:2017 Sayfa Sayısı:312 ISBN:9786052992883 Kitap Puanı:8.6 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:21,85 TL KitapYurdu:24,75 TL D&R:27,08 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.6
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Bağışlanan Terapi - Irvin D. Yalom

Kitap Türü:Psikoloji Orjinal Adı:The Gift of TherapyÇeviren:Zeliha Babayiğit

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Bağışlanan Terapi Özet

Yalom, meslektaşlarına ve kendisinden sonra gelecek olanlara deneyimlerinden yola çıkarak altın öğütler içeren bir eser bırakıyor. Kitap yazma isteğinin sebebini ise şu sözlerle açıklıyor: “Erik Erikson, yaşam döngüsü incelemesinde hayatın bu son dönemini üretkenlik olarak tanımlıyor. Dikkatin insanın kendisinden sonra gelen kuşaklar için duyulan ilgi ve endişeye yöneldiği narsisizm sonrası bir çağ bu. Artık yetmişime ulaştığıma göre ben de öğrendiklerimi benden sonraki nesillere aktarmak istiyorum. Hem de olabildiğince çabuk.”

Yalom, psikoloji alanının gidişatından endişe duyduğunu belirtiyor. Globalleşen dünya ile psikoterapi hizmetleri de son derece hızlı, yüzeysel ve kısa oluyor. Bu durum yeni gelişen ekollerle de destekleniyor. Uzun çalışmalar, yeterince gözetilen eğitimlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilemiyor olması ise bir endişe konusu. Yalom, kitabında hizipçiliği önermiyor ve terapötik çoğulculuğun önemini ısrarla belirtiyor. Hem eserinde hem de terapilerinde bireylerarası ve varoluşçu terapiyi daha etkin kullandığını da belirtiyor.

Terapistin ilk olarak yapması gerekenin engelleri kaldırmak olduğunu ifade ediyor, Yalom. Gerisi hastanın içindeki kendini gerçekleştirme güçleriyle körüklenerek kendiliğinden gelecektir. Tanı koymak ise kaçınılması gereken bir durumdur. Hastayı bütüncül görmeyi önler ve ilişki kurma yeteneğini azaltır. O tanıya uymayan yönlerine dikkat etmeme ve ilk tanımızı doğrular nitelikte görünen gizli özelliklerle aşırı ilgilenme eğilimi gösterebiliriz. Yani kendini gerçekleştiren bir kehanet olarak işlev görebilir.

Destekleyici olmanın ve olumlu ifadelerin ise yıllar sonra terapi sürecinden daha çok hatırlandığını ifade etmiştir. Hastaların en mahremlerini ve fantezilerini bilmekten kaynaklanan bir güce sahip olduğumuzu ve bu olağanüstü gücü ise hastayı desteklemek için kullanabileceğimizi söyler. Eğer terapist hastanın dünyasına doğru bir biçimde girerse terapi güçlenir. Hastalar yalnızca tamamen görüldüklerini ve tamamen anlaşıldıklarını hissetmekten inanılmaz derecede yarar görürler. Yalom, Terentius’un: “Ben bir insanım ve insani hiçbir şeyin bana yabancı kalmasına izin vermem.” Cümlesini ısrarla dikkate alır. Böylece de hastanın terapist için önemli olabilmesine izin verilmiş olur. Bir insan için uzun süre birlikte olup onlar tarafından etkilenip değiştirilmenize yetecek kadar önem taşımalarına izin vermemek çok üzücüdür. Unutulmamalıdır ki terapistin bir sürü hastası vardır ama hastanın bir tane terapisti. Hatanızı kabul edin ve iyi bir örnek olun. Belki terapistin kör noktasını bulmasına hastaların hatalara yaptığı geri dönütle çözüm bulunabilir.

Terapötik eylemin ise hastalar için oldukça önemli olduğunu, kontrat, küçük anlaşmalar gibi yöntemle danışanla ilişkiyi güçlendirmenin yollarını örneklemiştir.

Yalom, bir psikoterapi yaklaşımını öğrenmenin en iyi yolunun hasta olarak o terapiye girmek olduğuna inanmaktadır. Kimse kaygıdan hoşlanmaz bu yüzden de terapiden kaçınabilir, bir terapist bile ama bu fırsat içsel bölgeyi keşif için hoş bir fırsat yaratır.

Burada ve şimdinin üzerinde de oldukça fazla durmuştur, Yalom. Burada ve şimdinin iki önemli anlamı vardır: Bireylerarası ilişkinin önemi ve toplumsal mikrokozmos fikri. Her terapi saatinin sıradan olayları bile zengin veri kaynaklarıdır: Hastanın nasıl oturduğu, sizi nasıl selamladığı, seansa nasıl başladığı ve nasıl sonlandırdığı vb. durumlar zengin veri kaynakları sayılabilir. Davranışlar aynı olabilir fakat içsel anlam ve tepkileri farklı olabilir. Bağlam içinde değerlendirilmesi gereken işaretler terapi süreci için mühimdir. Bu yorumları yaparken de hastanın ne yaptığı değil, sizin ne hissettiğiniz hakkında konuşmaya özen gösterin. Terapistin kendini açması da farklı açılardan terapi sürecine yarar sağlar: güveni geliştirir, ilişkiyi kuvvetlendirir ve hastaya rol model olunabilir. Fakat terapist olarak herkesin bilmesini istemediğimiz bir şeyimiz varsa bunu terapi de paylaşmamalıyız.

Johari penceresi terapi süreci için iyi bir somutlaştırmadır. Benlik dört parçaya ayrılmıştır. Hem bireysel hem de grup terapisinin temel amacı ikinci hücre yani kör benliktir. Amaç gerçeklik testini arttırmak ve bireylerin başkalarının kendilerini gördüğü gibi görmesine olanak vermektir. Bunun en etkili yolu da hastaya verilen geribildirimlerdir. Geribildirimin etkili ve yumuşak olması ise en mühim noktadır.

Terapistler kristal küreye sahip değildir ve hastanın verdiği güvenilmez bilgi ile çalışır. Bu yüzden hemen hemen asla hasta adına karar verilemez. Çünkü elimizdeki bilgiler çarpıtılmış olmakla birlikte zaman içinde terapistle ilişki değiştikçe değişebilir.

Rüyalar ise detaylı değinilen başka bir konudur. Rüyaların klasik psikanalizde olduğu gibi detaylı ve tam yorumuna gerek olmadığını söyler, Yalom. Önemli olan rüyayı yerinde yeteri kadar ve pragmatik kullanabilmektir.

Terapi seansı dışında yapılması gerekenler de mevcuttur: terapiden hemen sonra not alınmalı ve hastalar arasında bu notu alabilecek ve önceki terapinin etkisini azaltıp sonraki terapiye hazırlanabilecek zaman bırakılmalıdır.

Yukarıda değindiklerim Bağışlanan Terapi’de Yalom’un paylaştığı deneyimlerin sadece küçük bir kısmıdır. Kitapta ilk olarak seksen beş adet başlığa değinilmiştir. Yalom’un yaptığı güncelleme ile kitabın sonuna bir kısım daha eklenmiş ve gelişen süreçte Yalom’un eklemek istedikleri, değişen fikirleri vb. yer verilmiştir. Ayrıca Dr. Yalom ile yapılan kısa bir röportaj da kitabın sonuna eklenmiştir. Kitap içerisinde de terapilerden kesitler, diyaloglar mevcuttur, durumu daha da somutlaştırmakta oldukça etkili olduğunu düşünüyorum. Yalom, gerçekten de psikoloji dünyası için bir cevherdir. Fikirleri, önerileri, tavsiyeleri terapistler için hayat kurtarıcıdır. Kitabın her kısmını didik didik inceledim ve sürekli olarak “Bunu kullanmalıyım, bunu asla unutmamalıyım!” dedim, durdum kendi kendime. Her terapistin en az bir kere okuduğu takdirde kendine pay çıkarabileceği birçok nokta olduğunu düşünmekteyim.

Bana göre; Bağışlanan Terapi, alandan olmayan ya da alana ilgisi olmayanlar için pek de çekici olmayabilir. Tabi ki kitap, herkesin günlük hayatında bile kullanabileceği insanları anlamak ve etkili iletişim kurmak için gerekli temel bilgileri de barındırmaktadır. Yine de ağırlıklı olarak alana eğildiğini ifade edebiliriz.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Bağışlanan Terapi Yorumları