Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı

Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı
Kitabın Yazarı:Ahmet Şerif İzgören Kitap Türü:Kişisel Gelişim Yayınevi:Elma Yayınevi Yayınlandığı Yıl:2019 Sayfa Sayısı:184 ISBN:9789756093627 Kitap Puanı:8.7 / 10 | Yorum: 2

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:16,25 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı - Ahmet Şerif İzgören

Kitap Türü:Kişisel Gelişim

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı Özeti

Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı, önsöz ve sonsöz dışında beş bölümden oluşuyor. Anlatılanlar girişimcilik, iş kalitesi, dürüstlük, yurt sevgisi ve hoşgörü olarak beş bölüme ayrılsa da aslında her bir konuda beş kavram birbiriyle iç içe bulunuyor. Kitabın sonunda ise aslında tüm bölümlerin çıkış noktası olan Türkiye Uğur Böcekleri Projesi ile ilgili bilgiler yer alıyor. Okurlara ise bu kitabı okuyup daha çok kişiye ulaştırmak kalıyor.

Girişimcilik

Rasim Pehlivanoğlu... Bu satırları okuyan kişilerin çoğunun henüz doğmadığı zamanlarda bir köyde öğretmenlik yapıyor. Ama sadece görevlendirildiği okuldaki öğrencilere değil tüm köye faydalı oluyor. Köye kurulmasına öncülük ettiği kütüphane bir ilk oluyor. Onun arkasından da köylülerden biri olan Hacı Bekir Koca, başka köylere nasıl kitap ulaştırabileceğini düşünüyor. Böylece eşeğine yüklediği sandıklara kitaplar doldurup eldeki kısıtlı imkanlarla başkalarına yeni imkanlar sunuyor.

Akif Aktuğ ise Antalya'nın Güneydoğu'dan en çok göç alan bölgesinde Emniyet Müdürü Yardımcısı... Bir gün çocuklarının elinde bazı kartlar görüyor ve bu kartlar ona bir fikir veriyor. Böylece, eskiden Nevruz'da karakola taş atan çocukların polislerle dost olmasına vesile olan bir projeye ortaya çıkıyor.

Ve hemen hemen herkesin tanıdığı Aşık Veysel... Gözleri görmese de gönlü gören Aşık Veysel uzun yıllar boyunca birçok insanın yaşadığı köyüne ilk meyve ağacını diken kişi oluyor.

Tüm bunlar ve daha fazlası ise okurlara şunu fısıldıyor: Henüz gerçekleşmemiş iyi bir fikir varsa, o fikir gerçekleşmek için belki de seni bekliyor.

İş Kalitesi

Günümüzdeki en büyük sorunlardan biri, yapılan işlerin kalitesizliği... İşte bu bölümde yazar kimi zaman anılarından kimi zamansa başka hayatlardan örneklerle bu konu üzerinde duruyor

Bir gün dolmuşa binen yazar, en arkaya oturup önündeki kişiye dolmuş parasını uzatıyor. Parayı alan kişi önce paranın sahte olup olmadığını kontrol ediyor. Paranın gerçek olduğunu onaylayınca bir öndekine uzatıyor ve para böylece şoföre ulaşıyor. Ama birkaç dakika geçmesine rağmen para üstü gelmeyince parayı ilk uzatan kişi, şoföre para üstünü göndermesini söylüyor. Şoför para üstünü hazırlayıp gönderince para üstü elden ele ilk kişiye ulaşıyor. O kişi para üstünü alınca sayıyor ve para üstünün tam olduğunu söyleyerek yazara veriyor.

Bir de yazarın İzmir'deki bir turşucuda yaşadığı anısı var ki, bu da iş kalitesi bağlamında okura çok şey söylüyor. Yazar, İzmir'de bir arkadaşıyla turşucuya gidiyor ve iki tane turşu istiyorlar. Turşucu, turşuları hazırlıyor, peçeteye sarıp kenarlarına limon dilimi takarak sunumunu tamamlıyor. Ama iş bununla da bitmiyor. Turşucu, yazar ile arkadaşına tezgahın biraz ilerisindeki eski koltukları işaret ediyor ve oturmalarını sağlıyor. Son olarak da gevrekçi arkadaşından, yazar ile arkadaşı için iki gevrek alıp getiriyor.

Bölümün sonunda kulaklarınıza şu fısıltı geliyor: İster turşucu ol, ister öğretmen. Ne olursan ol işini en iyi şekilde yapman gerekiyor. Ve bunu başaran da önünde sonunda kazanıyor.

Dürüstlük

Bu bölümde de dürüstlük ile ilgili kimi kısa kimi uzun birçok hikaye yer alıyor. Böylece okurlar dürüstlüğün ne olduğunu, Kayserili güreş hakemi Alim Gerçel'den yazarın büyük dayısı kaymakam Nuri Tanrıseven'e kadar pek çok isimden öğreniyor.

Yurt Sevgisi

Bu bölümde yazar güzel yurdumuzla ilgili güzel şeyler anlatıyor. Tüm anlattıkları da okurun yurt sevgisini arttırıyor.

Hoşgörü

Son bölüm ise toplum olarak kaybettiğimiz en önemli ilkeye dikkat çekiyor. Yüzyıllar boyunca farklı kültür ve inançlardan insanların nasıl kardeş gibi yaşadıklarını anlatıyor. Böylece bugün toplumumuzdaki en büyük eksiğin hoşgörü olduğunu hatırlatıyor.

Editör: Firdevs AÇAR

Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı Yorumları

kitap fikri anlamda bildiğimiz ama her fırsatta vurgulanması gereken şeyleri konu edinmiş. hikayeler güzel ama çok büyük bir eksklik var o da anlatış tarzı. sanki hıphızlı yazılmak istenmiş, bir çırpıda her şey okuyucuya aktarılmış gibi. bu gerçekten hızlandırılmış film etkisi yarattı bende. sürekli ileri sarıyormuş hissi gibi bir şey. bunun yanı sıra ifade hataları da göze çarpıyor. her ne kadar daha sonra düzeltilmiş olsa da. yurt sevgisi kavramı her zaman işlenmeli ama bu ırkçılık olmamalı. bu ülkede yer alan ve bu ülkenin bir gerçeği olan bir siyasi oluşumu yok saymak yerine, bilmem ne kökenli diyerek insanları özünden koparmaya çalışmak yerine bence olanı kabul eden bir dil benimsenmeliydi. kitap 2010 yılında yazıldığı için 2019'da okumak bazı şeyleri anlamayı zorlaştırıyor çünkü o güne ait referanslar içeriyor. yine de ülkenin en zengin belediye başkanı derken, o kişinin oğlundan bahsedilirken kimden bahsedildiğini kolaylıkla anlayabiliyoruz ve okurken o kişiye bir kez daha lanet ediyoruz. kitabı konu içeriği olarak tavsiye ediyorum ancak okuma keyfi veren bir kitap değil. yazar bence kitap yazma işini, işin ehlilerine bıraksa daha iyi olur.

25-10-2019 09:55

kitabın adı dikkatimi çekti editör de yüksek puan vermiş merak ettim

28-10-2019 11:20