Buhara Yanıyor

Buhara Yanıyor
Kitabın Yazarı:Yavuz Bahadıroğlu Kitap Türü:Tarihi Yayınevi:Nesil Yayınları Yayınlandığı Yıl:2005 Sayfa Sayısı:224 ISBN:9789754081602 Kitap Puanı:7.4 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:16,80 TL D&R:21,85 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Buhara Yanıyor - Yavuz Bahadıroğlu

Kitap Türü:Tarihi, Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Buhara Yanıyor Özet

Harzemşahlar Devleti’nin Sultanı Alaüddin Muhammed’dir ve annesi Türkan Hatundur. Sultan Alaüddin Muhammed’in iki oğlu vardır: Celaleddin Harzemşah ve Kutbüddin Ozlak Şah.

Harzem ülkesinin kumandanlarından Temür Melik ava çıkmıştır. Köpeği Baydar ulumaya başlayınca bir tehlikenin yaklaştığını fark eder. Üç kişi yarım saattir atını ve çizmelerini almak için onu takip ediyordur. Bunlar eşkıya Sarı Lagod, Baytu ve Kurtça idiler. Temür Melik ve Sarı Lagod bir çarpışmaya girerler. Bu çetin çarpışma Sarı Lagod’un Temür Melik’in kim olduğunu anlamasıyla sona erer. Sarı Lagod boynunu büker ve isterse kendini öldürebileceğini söyler. Ancak Temür Melik birlikte yol almayı teklif eder ve geceyi Sar Lagod’un mağarasında geçirirler.

Temür Melik’ten hiç haz etmeyen Türkan Hatun, Kıpçak soyundandır. Kıpçakların öncesinde esirleri olduğunu ancak şimdi tamamıyla dostları olduğunu ve onları korumak gerektiğini oğluna hatırlatır. Veliahtı Celaleddin’in Türkmenlerle birleşerek fesat ocağı kaynatacağını, ülkelerini kendisinden sonra idare edecek doğru kişi olmadığını söyler. Celaleddin’i uzak illerden birine vali tayin edip, Ozlak Şah’ı veliahtı ilan etmesini öğütler. Annesinin zoruyla bu kararı veren Sultan Muhammed pişman olsa da kararından dönemez. Bunu duyan Temür Melik, Celaleddin’e haber vermeye gider. Yolda Sarı Lagod’la karşılaşır ve birlikte yola düşerler. Üç asker ve bir tüccarın tartışmasına şahit olup dururlar. Temür Melik, tüccardan fazla vergi isteyen askere karşı gelir. Bir askerle bir kumandanın halk içinde dövüşmesini uygun bulmadığından askeri oradan uzaklaştırır. Ardından Sarı Lagod’la birlikte Celaleddin’in yanına varıp haberi verirler. Temür Melik, Ozlak Şah’ın yaşının çok küçük olduğunu, bu yüzden de ülkeyi yönetecek kişinin aslında Türkan Hatun olacağını açıklar. Celaleddin ise bu karara saygı duyar.

Temür Melik, Sultan’ın huzuruna çağrılır. Vergilerin çok ağır olduğundan, çoktandır halk arasına çıkmadığından, uzun süredir cihada çıkılmadığından ve diğer devlet sorunlarından bahseder. Sultan Alaüddin Muhammed ona hak verir. Halk ikiye bölünmüştür: Türkan Hatun ve Kıpçaklar, Celaleddin ve Türkmenler… Çin’in amansız düşmanı, şimdiye kadar tanımadıkları küçük atlı askerlerin kimliği de belli olmuştur. Asıl ismi Timuçin olan Cengiz Han’dır o küçük atlı askerlerin başı.

Sultan Alaüddin Muhammed’in damadı, Semerkant valisi Osman Han isyan çıkartır. Bu sırada Sultan’ın yaptıklarını doğru bulmayan Temür Melik onu eleştirir. Sultan Alaüddin Muhammed uyarılarına kulak asmayan Temür Melik’in kendini zindana kapattırmasını söyler. Temür Melik kendi ayaklarıyla zindana gider. Zindanda tanıştığı Deli Derviş ona Cengiz Han’ın büyük bir tehlike olduğunu anlatır. Temür Melik Sultanın emriyle zindandan çıkarıldığında duyduklarını ona anlatsa da Sultan Alaüddin Muhammed, bir delinin sözlerine itimat etmeyeceğini söyleyerek anlattıklarına kulak asmaz.

Duyulana göre Cengiz Han merhametin zerresini taşımayan, acımasız, ilim düşmanı, kitapları yaktıran ve çokça askeri olan biriymiş. Oğlu Cuci Han ise ondan betermiş. Sultan Alaüddin Muhammed, annesi Türkan Hatun’un da tesiriyle ordusunu toplayıp sefere çıkma kararı alır. Sefer sırasında görülür ki Merkitler Cengiz Han tarafından yok edilmiştir. Temür Melik ve Celaleddin keşfe çıkmayı teklif etse de Sultan onları dinlemez ve Harp kararı alır.

Moğolistan hakimi Cengiz Han Harzemlilere bir elçi gönderir ve muharebe istemediklerini söyler. Harzem ordusu bunu kabul etmez ve düşman ordugahına hücum eder. Ancak ordugah terk edilmiştir. Sultan düşmanı takip etme emrini bildirir. Temür Melik bu kararın yanlış olduğunu düşünür ama Sultan dinlemez. Bir grup Moğol askeriyle savaştıktan sonra zafer kazandığını zanneder. Temür Melik ısrarla bunun yalnızca bir başlangıç olduğunu belirtir. Ama Sultan Alaüddin Muhammed için muharebe bitmiştir.

Bu sırada Cengiz Han, Harzemlilere savaş açmak istiyordur. Ancak Şaman yıldızların buna müsaade etmediğini söyleyerek onu oyalar ve Alaüddin Muhammed’in dostluğunu kazanması gerektiğini söyler. Moğollar tekrar bir elçi göndererek barış dileği sunar ve ticaret izni ister. Sultan Alaüddin Muhammed bunu kabul eder ve mühürlü bir kağıt verir.

Yıllar geçer. Cengiz Han, Şaman’ın onu oyaladığını anlar. Kumandanlarından Kurt Cebe askerin aç kalmaya başladığını, bulundukları yerin kısırlaştığını söyler. Cengiz Han sefer kararı alır ve bunu askerlerine bildirir. Askerler ilk olarak Sultan Alaüddin Muhammed’e saldırırlar. Fakat Temür Melik ve Celaleddin gelip onu kurtarır. Halk teslim olmak isteyen ve savaşanlar olarak ikiye bölünmüştür. Fakat Cengiz Han’ın zulmü kaçınılmazdır. Teslim olanları bile kılıçtan geçirmeyeceğine söz verip onları diri diri gömmüştür. Buhara ve Semerkant yerle bir edilir. Harzemşahlar tarihe gömülür.

DEĞERLENDİRME:

Tarihi sevdiren adam olarak anılan Yavuz Bahadıroğlu’ndan okuduğum ikinci kitap Buhara Yanıyor. Tarihi kurgu kitaplarına alışmak için başlangıç kitapları olarak tercih edilebilirler. Akıcı bir üslupla tarih bilgilerinizi güncelleyebilirsiniz. Buhara Yanıyor, savaştan çok saraydaki entrikalara değinen bir kitap olmuş. Savaşın kaybedilmesinin ya da kazanılmasının perde arkasını okuyabildiğimiz keyifli bir kurguydu. Ancak kadının çok fazla küçük düşürüldüğü bölümler vardı. Bunlar beni fazlasıyla rahatsız etti. Ek olarak, kitapta çok fazla imla hatası ile karşılaştım. Onun dışında bu tür kitapları okumayı sevenler için, akıcı, okuyucuyu yormayan ve tavsiye edebileceğim bir kitap oldu.

Yazan: Ceren Kurban

Buhara Yanıyor Yorumları