Biz Osmanlıyız

Biz Osmanlıyız
Kitabın Yazarı:Yavuz Bahadıroğlu Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Nesil Yayınları Yayınlandığı Yıl:2006 Sayfa Sayısı:208 ISBN:9789752691452 Kitap Puanı:7.9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:14,40 TL D&R:18,75 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Biz Osmanlıyız - Yavuz Bahadıroğlu

Kitap Türü:Yerli Romanlar, Tarihi

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Biz Osmanlıyız Özet

Hey Gidi Günler Hey

Osmanlı zamanında, hırsızlıkların ne kadar az olduğu, esnafın kibarlığı, cömertliği, tüm cihana yayılmış, tüm Avrupa Türklerin temizliğinden, dürüstlüğünden bahsedermiş. Yazar bu hikâyede o günlere duyduğu özlemi anlatır.

Osmanlı İnsanı Kıble Yürekliydi

Osmanlı zamanında, evlerin yönü kıbleye dönük olur, eve gelen yabancılar evin geniş yerinin kıble olduğunu bilir, kimseye sorma ihtiyacı duymazmış. Kapı da iki tane tokmak bulunurmuş gelen misafir erkekse kalın olanı, kadın ise ince olan tokmağı çalar, ev sahibi ona göre hazırlığını yaparmış. Her evin önünde bir çatı bulunur, yağmurlu zamanlarda sokaklardaki insanlar oralara sığınır, bazen ev sahipleri bu kişileri tanrı misafiri sayar, karnını doyurur, evine alırmış.

Vakıf İnsan, Vakıf Devlet ve Vakıf kültürü

Osmanlı İnsanı, yardımlaşmaya o kadar önem ve değer verirmiş ki devlette halkını örnek alarak vakıflar açar, halkını aç açık, bırakmaz ihtiyaçlarını giderirmiş. İlk vakıf Orhan Bey zamanında yapılmış ardı sıra gelen padişahlar ise bu geleneği devam ettirmiştir.

Muhabbet Geleneğini İhya Hasreti

Osmanlı aile yapısında sohbetin değerini, kıymeti anlatılır. Küçük olan çocuklar, büyüklere kendi kuşaklarından haber verir, büyükler ise onlara tecrübelerini aktarır, yaşamadan öğrenmesine yardımcı olmaya çalışırlar. Böylece kuşaklar birbirini anlar, saygı ve sevgi duyarak sohbet ederlermiş. Yazarımız, günümüzde sohbetin kalmadığından sohbetin yerini teknolojinin aldığından yakınmaktadır.

Osmanlı Sofrası ve Sofra Adabı

Özellikle Ramazan ayında aileler yemeklerini ya zeytin ya da su ile açarlarmış. Aile reisinin tüm ev ahalisine hatırlatmak için yüksek sesle besmele çekmesi ile yemek başlar, ardından ailece bir namaz kılınır ve yemeğe devam edilirmiş. Yemeğe su ya da zeytin ile başlanır, güllaç ile bitirilirmiş. Sahurdan sonra ise uyunmaz, zikir ile Kur'an ile sabah edilirmiş

Osmanlı'da eğlence kültürü

Osmanlı'da insanlar dine ve Allah'a çok bağlı oldukları için yaptıkları ibadetten zevk alır en büyük eğlenceleri de çok zevk aldıkları ibadetleri olmuştur. Padişahların tahta çıkış törenleri, dini bayramlar, padişah kızlarının evlilikleri gibi törenlerde de eğlenceler düzenlenirmiş.

Osmanlı'yı Osmanlı Yapan Tarihi Vasiyetler

Bu kısımda, öncelikle Ertuğrul Gazi'nin, Şeyh Edebali hakkında Osman Gazi'ye olan vasiyetleri, ardından da Şeyh Edebali' nin Osman Gazi'ye olan vasiyeti verilir.

Ufuklu İnsan Olmak

Bu bölümde tarihimizden çeşitli örneklerle, kardeş olmalarına rağmen bazılarının ufuklarının daha geniş olması nedeniyle tarihin değiştiğini anlatır. Ertuğrul Gazi kardeşleri Gündoğdu ve Sungurtekin'e uysaydı belki de Osmanlı Devleti kurulamayacak, yok olup gidecekti kayı beyliği. Ya da Fetret devrinde eğer Mehmet Çelebi kardeşlerine uysaydı, Osmanlı devleti büyüyemeyecek, bölünecekti. Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahlar yok olacaktı. Ufukları geniş olan insanlar tarihi değiştirdiler. Diğerlerini ise tarih silerek yok etti.

Ahilik ışığında yeni insan projesi

Ahilik ekolünün en önem verdiği şey "Kamil insan" yetiştirmektir. Bunu yetiştirme yolları ise bu bölümde verilerek geçmişin insanının temel özellikleri verilmiştir.

"Adam gibi Adam Yetiştirmek"

Geçmişimizde Cevher insanın çok olduğu ancak günümüzde çok az bulunduğundan yakınan yazarımız, bazı yabancı yazarların Osmanlı toplumunu gördüğü gözü göstermek amacıyla onların kitaplarında bazı sözler paylaşır.

Bir Fatih Nasıl Yetişir

Fatih Sultan Mehmet'in annesini yani Hüma hatun'u, onu nasıl yetiştirdiğini, tüm bildiklerini aktardığını, Şehzadeye olabilecek her şey olmuş, oğlunu hem korumuş, merhamet etmiş, yeri geldiğinde ise sertliğini göstermiş arada bulunan dengeyi çok iyi korumuştur.

Mükemmel bir Baba ve Fatihleşen Bir Evlat

Padişah 2. Murad'ın, nasıl bir baba olduğunu, sırf oğlu deneyim kazanabilsin diye tahttan kendi isteğiyle feragat eden ilk ve tek padişah oluşunu, oğluna bildiklerini öğretmesi, hocaları ile olan sohbetini, oğlu ile nasıl ilgilendiği anlatılır.

Fatih'i Yetiştiren Çevre

Fatih'in yetiştiği evde herkes iyilikten, güzellikten, ilimden, bilgiden söz edermiş. Helal para kazanır, haklarından başkasını kabul etmez bir çevresi varmış. Çocuklara büyük adam muammelesi edilir, selam alınır, selam verilirmiş.

Fatih'in Hocaları

Ebe Hatun Fatih'in ebesidir. , Hând Hatun, Fatih'in dadısıdır. Kazandığı mal varlığını hayır etmek için harcar, camii, mescit yaptırır, Fatih'e örnek olurmuş. Lalası, vezir Zağanos Paşa Fatih'e devlet idaresinin inceliklerini öğretip, karakterine Padişahlık kıvamını veren kişidir. Molla yegan, Molla Gürani, Molla Akşemsettin den bolca bahsedilir.

Hedef ya da Menzil

Yazarımız bu kısımda insanın hedefinin uzun, büyük olması gerektiğini ve bu hedeften şaşmamak gerektiğini Fatih Sultan Mehmet'in bir fetihinden örneklerle anlatır.

İnsan+ Hedef+ Gayret= Zafer

Fatih yedi yaşından itibaren, İstanbul'un fethini hedefine koymuş, gayreti ve askerleri de tam olunca İstanbul'u fethetmemesi için hiçbir sebep kalmamış zaferi elde etmiştir. Bu hedefi koyması için kendisini teşvik eden kişi ise molla Ak Şemsettin' dir.

Kalıcı Hedef Belirleme ve Fatih Örneği

Yazarımız bu kısımda kalıcı hedefin belirlenebilmesi için gerekli olan adımları anlatmış, ardından da Fatih'in İstanbul'u fethetmek için yeri gelip kazı yaptığı yeri geldiğinde savaştığı, yani hedefine ulaşmak için denediği her yolu anlatır.

Karada Yüzen Donanma

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u almasının tek yolu olan donanmayı karadan yürütmek olayını önce tüm komutanlarına danışmıştır. Ancak bunun pek mümkün olmadığını söyleseler de hedefinden vaz geçmemiş gerekirse uçururuz diyerek gemileri karadan yürütmüş ve İstanbul'u almıştır.

Rum Efsaneleri ve Fatih'in Amacı

Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettikten sonra Bizans imparatorunun hasta kızını ziyaret etmiş, halka dinlerini açık açık yaşayabileceğinin garantisini vermiş, patriklerine yüksek rütbe vermiş ve halkın rahat etmesi için elinden geleni yapmıştır. Ancak Rumlar, İstanbul'un kendi ellerinde olması gerektiğini savunmuş ve türlü türlü efsaneler uydurarak bir gün İstanbul'u fethetmeyi çocuklarına aşılamaya çalışmıştır.

Bizans Neden Yıkıldı

Bu kısımda Bizans imparatorluğunun yıkılış nedenlerini veren yazarımız, Osmanlı Devleti'nin yıkılış nedenleriyle olan benzerliğine dikkat çekmeye çalışır ve günümüz şartlarına da dikkat çeker.

"İyi yöneticiye" sahip olmanın yolu

Yazarımız iyi yöneticiye sahip olmanın yolunun iyi yönetilmeyi hak etmekten geçtiğini savunur. Fatih bir gün tebdili kıyafet içinde çarşıya iner ve bir bakkaldan türlü türlü şeyler alır. Ancak bakkal aldıklarının hepsini vermeyerek bugünlük bu para bana yeter yan dükkan daha siftah etmediğini söylüyordu gerisini de ondan alınız der. Fatih bundan çok etkilenerek ne kadar yüce bir millete yöneticilik ettiğini bir kez daha anlar.

Avrupa Rönesans'ı Fatih'in Bizans'ı Fethiyle Başlar

İstanbul alındıktan sonra bazı sanatçılar İtalya'ya kaçmıştır. Ve Fatih'in diğer ülkeleri de fethedeceği korkusuyla Osmanlıyı taklit etmeye, onlardaki gelişmelere bakmaya başlarlar. Hem sanatları gelişir, hem okumayı öğrenirler hem de bilimin ışığında ilerlemeye başlarlar. Bir gün Osmanlı Devleti tarafından yenilecek olma korkusu yüzünden de coğrafi keşifler başlayacaktır.

Fransa Bize Hayranlık Duyardı

Osmanlı Devleti kimseye elçi yollamaz, kimseyle çift taraflı anlaşma imzalamazmış. İlk elçiliğini Paris'e yolladığında yollanan Elçi, padişah gibi karşılanmış, onun giyim tarzı moda ikonu haline gelmiş, herkes o elçiyi görmek için sıraya dizilmiştir.

Hedef Sahibi İnsan Olmak

Yavuz Sultan Selim'in Mısır'a fethe doğru giderken başında giden kişi olarak Hz. Muhammet' i gördüğü söylenir. Ve sonunda da Yavuz: "Meşru, hedefe yürüyen padişahın önderi peygamberdir." Diyerek hedef Sahibi olmanın önemini vurgular.

Başarıya Ulaşmada Mimar Sinan Örneği

Mimar Sinan, fakir bir ailenin oğlu olarak doğmuş, sonradan devşirme sistemi ile orduya mimari bakımdan çok yararlar sağlayarak dikkat çekmiş ardından da Osmanlı Devleti'nin Mimarbaşısı olmuş, 4 Padişah devri görmüş ve 350 yi aşkın eser bırakarak vefat etmiştir.

Şeyhülislam Ebussuud Efendi

Şeyhülislam Ebussuud Efendi, Kanuni Sultan Süleyman'ın cenaze namazını kıldırmış gömülecekken olan bir olaydan bahsedilerek, dönemin en iyilerinin olduğu döneme vurgu yapılır.

İbret Aynasında Zaman

Yıldırım Beyazıt zamanında adalet terazisinin nasıl işlendiği anlatılır. Padişah, sebepsiz, ülkeye zararı olacak şekilde kimseyi öldürme hakkı bulunmamaktadır. Osmanlı'nın adaleti Yıldırım Beyazıt zamanında olan bir olayla anlatılarak adalet sisteminin iyiliğine dikkat çekilir.

İşte Hâk işte Salâhiyet

Yazarımız dış diploması de her zaman yumuşak değil de bazı zamanlar sert tarafın gösterilmesi gerektiğini savunur. Bu savunmaya ise tarihten, Yıldırım Beyazıt döneminden bir örnek vererek fikrini destekler.

İnebahtı Yenilgisinden Güncel Dersler

Osmanlı Devleti Kıbrıs'ı alınca Hristiyanlar birleşerek inebahtı donanmasını yakar. Bunun üzerine Sokollu sadrazam ise yeni bir donanma yapılmasını istediğini söyler ancak malzeme ve para olmadığı cevabı alınır. Bunun üzerine gelen düşman elçisi, inebahtı yenilgisini hatırlatınca, olmaz diyen komutan Uluç Paşa'nın yanında Elçi'ye: " Biz, Kıbrıs'ı alarak sizin kolunuzu kestik, siz inebahtı'yı yakarak sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez, fakat kesilen sakal eskisinden daha gür çıkar." Diyerek devletin gücünü göstermiş olur.

Haram yiyen Haramî olur

Sultan 2. Murad sefer için ülkenin zenginlerinden borç para istenmesini emreder bunun üzerine bir başkası gelerek halktan vergi niyetine toplayalım diye bir fikir atar. Bunun haram para olacağı inancında olan 2. Murad Haram yiyen Haramî olur şeklinde cevap vererek asla haram yemeyeceğini bildirir.

Sultan İbrahim Deli Miydi?

Yazarımız bu bölümde cumhuriyet döneminde bazı kişilerin tarihleri ile yarıştığını söyleyerek bu tezini sağlamlaştırmak için deli olmayan Sultan İbrahim'e nasıl deli dendiğini anlatır.

Osmanlı padişahları Diktatör Müydü?

Osmanlı zamanında hukuka başta padişahlar olmak üzere herkes uymak zorundaydı. Bunu desteklemek için ise Kanuni Sultan Süleyman devrinden bir örnekle bu fikir desteklenir.

"Eşitlik" kavramı ve padişahın yetkileri

Eşitlik ile ilgili önce Avrupa'dan bazı örnekler verilir ve ondan çok önce bir zaman olan 4. Mehmet'in zamanından padişah'a sorulmadan alınan bir sefer kararına, padişahın bir şey yapamaması örneği verilerek herkesin eşit olduğu vurgusu yapılır.

Osmanlı'da Kuvvetler Ayrılığı Prensibi

Kanuni Sultan Süleyman döneminde bir su borusunun tamir edilmesini ister. Ancak Kanuni'nin görevi o olmadığı için emir yerine getirilmediği bir hikâye anlatılır.

Osmanlı Demokrasisi

Yıldırım Beyazıt döneminden bir örnek ile demokrasinin sağlamlığı anlatılırken hikâyenin sonuna doğru Cumhuriyet döneminde hazırlatılan bir kitaptaki yalan yanlış bilgilerin olduğu söylenerek eleştirilir.

"Adalet Mülkün Temelidir"

Kanuni Sultan Süleyman ve Fatih Sultan Mehmet döneminden örnekler verilerek adalete, insanların dinini özgürce yaşamalarına verilen önem anlatılır.

Osmanlı'da Sivil Otoriteyi Tesis Örneği

Genç Osman'ı şehit eden yeniçeriler, 4. Murad devrinde henüz murat küçük yaştayken durmamış ancak 4. Murat büyüdükten sonra halkı ve bazı yeniçeri ağalarını arkasına alarak yeniçerileri kendisine getirip düzenlemiş ve Bağdat'ı fethetmiştir.

İşçi Hakları, Grevler ve Osmanlı Örneği

Osmanlı zamanında işçiler haklarını arar, maaşları düşük olduğu zaman grevler yaparmış. Eğer padişah lüzum görürse maaşı yükseltir, maaşın yeterli olduğunu görürse, acaba maaşlarından çalan mı var diye başları denetlemeye görevli yollayarak haklarını vermeye çalışırmış.

Ne idik Ne olduk Nereden Nereye geldik?

Tiryaki Hasan Paşa, Kanije Beylerbeyi iken kale saldırıya uğrar. Uzun zaman savunmada kalınca yiyecekleri ve kurşunları tükenir ancak elinde bulunan esirlere sanki malzemeleri çokmuş gibi göstererek düşmana psikolojik şiddet uygulamaya başlar. Uzun zaman sonra savaşı kazanan, kaleyi koruyan Hasan Paşa'ya padişahtan bir mektup gelir. Bunun üzerine Hasan paşa: "eskiden bu kadar küçük şeylere padişahtan mektup gelmezdi." diyerek hüzünlenir.

Yürekler Tutuşmadan Denizler Tutuşmaz

İbrâhim Ağa isminde fakir bir adam yaşarmış. Bu adam fakir olmasına rağmen bir camii yaptırmayı çok istermiş. Bir gün rüyasına bir ermiş girmiş ve Bağdat'a gitmesi gerektiğini söylemiş, rüyasına uyarak Bağdat'a giden İbrahim Ağa, orada bir adamla karşılaşmış ve evinin ahırında altın gömülü olduğunu öğrenmiş koşarak evine gelen İbrahim Ağa, hayalindeki camii'yi yaptırmış.

Beşikten Mezara Kadar" Sanat"

Bu bölümde Osmanlı Devletin de neden Roman ve Heykel sanatının bulunmadığı bu ikisi yerine hangi sanatlar kullanıldığından bahsedilir.

Baltacı Mehmet Paşa Ve Katerina Olayı

Baltacı, ilime, bilime çok düşkün bir devlet adamıdır. Enderun da eğitim görmüş bir sadrazamdır. Prut Savaşı'nın kazanılmasına yol açmıştır. Ancak rakiplerinin Rus Çariçesi Katerina ile arasında bir münasebet olduğunu söylemeleri üzerine gözden düşmüştür. Yazarımız bu bölümde Baltacı Mehmet Paşa'nın günahsız olduğunu deliller ile anlatır.

Bir "Günah" ın Anatomisi

Kardeş katlinin nedenleri, eğer kardeş katli olmasaydı başa gelecek felaketler anlatılır.

Padişahlar Neden Yabancı Kadınlarla Evlenirlerdi?

Kadınlar esirlerden seçilir, sarayda eğitim görerek müslüman olan kişilerdir. Büyük padişahların anneleri de yabancılardır. Dolayısıyla, böyle bir ayrım yapmanın kötü olduğu anlatılır.

Osmanlılar Alevileri Ezdi mi?

Herkes dinini yaşamakta ne kadar özgürse Aleviler de özgürdü. Devlete karşı gelenlere elbette baskı uygulanmış, emir altına alınmıştır ancak tüm Alevilere aynı şey yapılmamıştır.

Osmanlı Amerika'dan Vergi Alırdı

Amerika henüz yeni bir devlet iken iki devlet arasında çıkan küçük bir savaş sonrası Amerika biraz vergi vermiş ancak Osmanlı Devleti gücünü kaybedince vergi vermeyi kesmiştir.

Dün Bugündür!

Dördüncü Murad zamanında Bağdat savaşı olacağı sırada Genç Osman adında bir genç bıyığında tarak durmamasına rağmen savaşa katılmıştır. Bu çocuğun çok genç olduğunu fark eden komutan sadrazamın yanına getirir. Genç Osman savaşta kalabilmek için tarağı dudağına batırarak geçtiğini söyler. Savaşta da şehit düşmüştür.

Sultan Vahdettin

Saltanat kaldırıldıktan sonra Vahdettin'in nereye gittiği, neler yaptığı, kaçarken halkın parasına karışmadığı, İtalya'dan gelen yardımları reddettiği ve vefatı anlatılır.

Değerlendirme:

Günümüz ile geçmiş karşılaştırılarak tarih güzel bir şekilde anlatılmış, Osmanlı Devleti hakkında bilinmeyenler, yanlış bilinenler göz önüne serilmiştir. Tarihi sevdiren adam olarak anılan Yavuz Bahadıroğlu, yine harika bir eser yazmıştır.

Editör: Senanur KARAKUZULU

Biz Osmanlıyız Yorumları