Babamın Bavulu

Babamın Bavulu
Kitabın Yazarı:Orhan Pamuk Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları Yayınlandığı Yıl:2016 Sayfa Sayısı:88 ISBN:9789750837586 Kitap Puanı:7.6 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:9,60 TL KitapYurdu:10,22 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.6
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Babamın Bavulu - Orhan Pamuk

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Babamın Bavulu Özet

Orhan Pamuk’a babası ölümünden iki yıl önce küçük bir bavul verir. Ölümünden sonra da içindekileri okumasını ister ve bu bunaltıcı konu ikilinin arasında kapanır. Bavul Orhan Pamuk’a yabancı değildir çünkü bu bavul babasının her uzaklaşmak istediğinde içine defter ve kitaplarını doldurup Paris’e yanında götürdüğü bavuldur. Orhan Pamuk asıl korkusunun bilmek, öğrenmek bile istemediği asıl şeyin babasının iyi bir yazar olma ihtimalinin olmasıdır. Çünkü babasının diğer yüzüyle karşılaşmaya hazır değildir, babasının içinden bambaşka bir adam çıkma ihtimaliyle. Pamuk’a göre yazar olmak insanın içinde gizli ikinci kişiyi, o kişiyi yapan alemi sabırla yıllarca uğraşarak keşfetmesidir. Kendi içine dönen ve bu sayede kelimelerle yeni bir alem kuran insan demektir, yazı.

Pamuk, üst orta sınıf bir ailede iyi şartlarda İstanbul’da büyüdüğünü ifade eder. Kitaplarla çok küçük yaşta tanışmıştır. Babasının gerek yurtdışından gerek Türkiye’den topladığı kitaplarla dolu bir kütüphanesi mevcuttur. Pamuk, genç yaşlara kadar resimle uğraşmış ve ressam olmayı istemiştir. Batı konusunda ilginç söylemleri mevcuttur yazarın. Kitapların Batı’ya yönelik hissedilen kültürel eksiklik duygularını gidermek için başvuruldukları şeyler olduğunu söyler. Türkiye’de yazar olmanın kendini bir odaya kapatıp içinden geldiği gibi yazabilmek için toplumdan, devletten, milletten gizlice yapılması gereken bir iş olduğunu ifade etmektedir. Yazar kimi kitaplarında da birtakım yaralarının üzerinde durduğunu, keşfettiğini ve bilinçle kimliğinin bir parçası olarak sahiplendiğini ifade etmektedir. Kendisine dair en büyük keşiflerinin ise: “Taşrada olma duygusu ve hakiki olabilme endişesi” olarak ifade eder.

Edebiyatın artık geçmişten farklı bir içeriğe büründüğünü belirtir. İnsanların birinci derdi mülksüzlük, yiyeceksizlik vb. temel ihtiyaçlardır fakat artık tv tüm bunları edebiyattan çok ve kolay bir şekilde aktarabilmektedir. Şimdi edebiyatın aktarması gereken ise dışarıda kalmak, değersizlik, öfkeler, alınganlıklar, milli övünmeler vb. içeriklerdir.

Pamuk, “Neden yazıyorsunuz?” sorusuna ise “İçimden geldiği için yazıyorum!” der. Yazarın edebiyata bağımlılığı kendi deyimiyle onu bir nevi “yarı ölü” duruma getirmiştir. Edebiyatı hayatını kurtarmak için değil, yaşamakta olduğu zor günü kurtarmak için ister yalnızca. Günler de her zaman zordur. Yazmadığınız için zordur. Yazamadığınız için de zordur. Yazdığınız için de zordur çünkü yazmak çok zordur. Bütün bu zorluk içinde mesele günü geçirebilecek umudu bulmaktır. “Roman sanatının tarihi, kendimizi bir başkasının yerine koyup, hayal gücümüzü kendimizi değiştirmenin, özgürleştirmenin tarihi olarak da yazılabilir.” diyor, Pamuk.

Pamuk, hakkında açılan bir dava ve içinde bulunduğu siyasi durum kendisini olduğundan ve olmak istediğinden çok daha “siyasi” “ciddi” ve “sorumlu” yaptığını belirtir. Bu yüzden de o dönemde roman yazmak için gerekli çocuksu saflığı bulamamıştır. Yani “ima edilen yazar” olamamıştır. İma edilen yazar olmak zordur. Kitap hayal etmek zor değildir. Yazılmamış ama hayal edilmiş, tasarlanmış her kitabın ima ettiği bir yazar vardır. Her kitabı ancak o ima edilen yazar olabilirsek bitirebiliriz.

Sonning Ödülü konuşmasında Pamuk, Avrupa ile ilgili fikirlerini en belirgin şekliyle dile getiriyor. Roman ve denemelerinin Avrupa fikri ile ilgili kayda değer bir şey söylemeyi başardıysa, bunun sebebinin kendisini bildi bileli Avrupa’nın kıyısında yaşamak olduğunu belirtiyor. Avrupa’yı, Batı dışında yaşayanlar için bir örnek haline dinin değil bir dizi sosyo-ekonomik dönüşüm ve bu dönüşümlerin yıllar içinde ürettiği fikirler getirmiştir. Avrupa’nın göçmenler yüzünden kendi sınırlarına duvarlar diktiğini ve dünyaya zamanla sırt çevirdiğini ifade ediyor. Avrupa’nın kültürel sermayesi dünya çapında yaygınlaşırken Avrupa siyaseti göçmen korkusuna kapılarak muhafazakarlaşıyor ve dünyaya sırt çeviriyor diye belirtiyor, yazar.

Bu eser Pamuk’un aldığı dört önemli ödülde yaptığı konuşmaların içeriğinden oluşmaktadır. Siyasi kimliği ve Türkiye’nin dünyadaki yeri hakkındaki görüşleri, yazar olmanın yazmanın onun için anlamı, neden yazdığı ve yazarlığa nasıl başladığıyla birlikte yaşamından önemli anekdotları barındıran bir eser ortaya çıkmıştır. Orhan Pamuk’u daha yakından tanımak ve fikirlerini kendi ağzından inceleyebilmek için önemli bir kitap olduğu görüşündeyim.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Babamın Bavulu Yorumları

okurken sıkıldım tam birşey anlamadım sorun bende mı diye kendimi sorguladım çok anlamsız bir kitap gibi geldi bana

14-10-2021 21:18