Sputnik Sevgilim

Sputnik Sevgilim
Kitabın Yazarı:Haruki Murakami Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Doğan Kitapçılık Yayınlandığı Yıl:1999 (20-07-2016) Sayfa Sayısı:224 ISBN:9786050935721 Kitap Puanı:7.2 / 10 | Yorum: 3

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:20,09 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.2
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Sputnik Sevgilim - Haruki Murakami

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:Sputnik SweetheartÇeviren:Ali Volkan Erdemir

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Sputnik Sevgilim Özeti

Haruki Murakami’nin Sputnik Sevgilim kitabı soyut bir varoluş yolculuğuna sizleri Roma, İsviçre ve Yunanistan’a davet ediyor. Myu, Sumire ve anlatıcı arasında geçen diyaloglar Haruki Murakami’nin leziz varoluş resmedişi ve sembolik anlatımında kendinize mutlaka bir yer bulmalısınız.

Sputnik Sevgilim kitabı Myu, Sumire ve anlatıcı arasında zaman akışını kırarak geçmiş ve gelecek arasında bir seyahat kitabı gibi gözüküyor.Yazarokur.com sitesine özgü çok farklı bir yorumla kitabın incelemesini okuyabileceksiniz.

Haruki Murakami kedileri, akıcı ve sade anlatımıyla, okuyucuyu saran bir çeviriyle okurun karşısına çıkıyor. İlk başlarda Myu, Sumire ve anlatıcı, üniversite hayatları ve Sputnik’in anlamıyla okuyucuyu karşılıyor. Tam anlamıyla okurun son sayfalarda ulaştığı Sputnik bilinmezliğe seyahat eden bir Rus kozmonot. Okuduğunuzda bu hikayeden etkilenmemeniz mümkün değil.

Myu, Sumire ve anlatıcı başlangıçta bir aşk üçgeni gibi resmediliyor. Okurken Myu’nun kendini sorguladığını ve geçmişe sürekli döndüğünü görüyorsunuz. Başlarda Myu ve Sumire arasında olan ilişkiyi bir trans’ın öncesi ve sonrası olarak yorumlamıştım. Roman ilerledikçe karakterler kendilerini eşcinsel olarak tanımlıyorlar. Kitabın sonuna doğru Sumire’nin kaybolduktan sonra anlatıcının Myu’yu boş bir kabuk olarak görmesi bazı noktalarda fikrimi değiştirdi.

Roman içerisinde ‘’Gerçekle suyun yansımasındaki illüzyon hiç ayrılabilir mi?’’ tarzı imalar bu yolculuğun hiçbir yere varmamasını anlamlı kılıyor. Myu bu hikâyenin Sumire’nin olduğunu söylese de bir travmadan sonra yarattığı bir diğer kişilik. Kitapta çok kısa rolü olan bir kişi var. Bence romanın gerçek kritik noktası Ferdinando. İsviçre’de Myu’nun yaşadığı bir deneyimin kahramanı. Myu ve Sumire’nin rüyalarında gördükleri dönerek çıkılan merdiven ve lunapark sonrası yaşadıkları bir cinsel çocukluk travmasını ve karakterlerin duman gibi buharlaşan insanlara verdikleri umursamaz tepkiyi mantık çerçevesine sokuyor. Kapak tasarımına baktığımızda da bir insanın içerisinde iki farklı göz görüyorsunuz. Bu da iki farklı yaşantının bir kabuğu olarak bir kadın resmedilmiş. Aslında yazarın ne demek istediğini bilmemiz çok zor ama bir okurun deneyimleri paylaşılabilir. Benim okurken karşılaştıklarımın bir kısmı bunlar.

Varoluş ve kendini arayan bir kitapta kurgudan da az da olsa bahsedelim. Kitap yazarlık konusunda saplantılı Sumire’nin iki arkadaşını sürüklediği bir yolculukla ilgili. Bu yolculukta anlatıcının bağlanma konusunda sorunlu ve şıpsevdi olmasına rağmen hemen kabul etmesi, bu yolculuğun fiziksel bir yolculuktan ötede geçmişle gelecek arasında olduğunu gösteriyor. Bu yolculuğun tamamen yaz tatilinin bitmesiyle sona ermesi de bir diğer ilginç nokta. Çünkü o kaybolduktan sonra karakterler biraz daha Güneş’in tadını çıkarmışa benziyor.

Üniversite ortamında başlayan bu dostluk Sumire’nin yazarlık için okulu bırakması ardından Myu’nun yanında çalışması ve birden kendini Roma’da bulmasıyla devam ediyor. Myu bu kayboluş esnası arasında haber alamadığı Sumire’den bir mektup alır ve Yunan adalarına arkadaşını bulmaya gider. Acaba Myu arkadaşını bulabilecek midir? Yoksa aradıkları sahip oldukları mıdır? Yoksa gerçekten var olmak için kaybolmak gerekli midir? Bütün bu soruların cevabını bulmak pek mümkün değil. Ama kitabı okuduğunuzda Sumire’nin yazı geleneğiyle kitabın yazımı arasında büyük benzerlikler görüyoruz. Sumire acaba yazar olabilir mi? Bu kitabın sonunun açıklığı ve soyutluğu bir başlangıçtan ve pek çok şeyden ibaret olabilir. Tek bildiğimiz şey tek bir sonun olmadığı.

Son söz Haruki Murakami’nin Sputnik Sevgilim kitabından:

Şöyle yazmıştı – aklımda kaldığı kadarıyla: ’’İnsan(…) çarpışmadan kaçınmak için ne yapsa iyi olur? Teorik olarak söylersem, bu basit bir şeydir. Yanıt, rüya görmek. Rüya görmeye devam etmek. Rüya alemine girip oradan çıkmamak. Sonsuza dek rüya aleminde yaşamak.’’(sy.178)

Yazan: Şeyhzade Bilgin

Sputnik Sevgilim Yorumları

adam kitapları çok güzel yazıyor çok beğeniyorum

24-09-2016 19:17

kitap mükemmeldi tavsiye edeceğim mutlaka okuyun

28-09-2016 18:24

en son 1q84 kitabını okudum çok beğendim şimdi bunu da okudum bunu da çok beğendim güzel yazıyor diğer kitaplarını merak ediyorum

19-11-2016 22:35