Son Av

Son Av
Kitabın Yazarı:Jean-Chritophe Grange Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Doğan Kitapçılık Yayınlandığı Yıl:2020 (22-02-2020) Sayfa Sayısı:304 ISBN:9786050970760 Kitap Puanı:7.5 / 10 | Yorum: 3

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:23,40 TL D&R:27,30 TL KitapYurdu:27,81 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Son Av - Jean-Chritophe Grange

Kitap Türü:Yabancı Romanlar, Gerilim, Polisiye Çeviren:Tankut Gökçe

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Son Av Özet

Komiser Niemans yakalamaya çalıştığı katil tarafından saldırıya uğramış ve ciddi yaralar almıştır. Tedavisi sonrasında mesleği öğretmenlik olarak değiştirilmiş ve sahalardan uzaklaştırılmıştır. Öğretmenlikte başarılı olamayacağı anlaşılması üzerine bir cinayet vakasına uzaktan destek olması amacıyla Alsace bölgesine gönderilmiştir. Zamanında öğretmenlik yaptığı öğrencisi, polis Ivana ile Alsace'ye varırlar. Orada bir cinayet vakası üzerinde Alman polis Kleinert ile çalışıp davayı sonuçlandırmaya çalışacaklardır.

Jürgen von Geyersberg Kara Orman'da vahşice öldürülmüş olarak bulunur. Organları dışarı çıkarılmış ve çırılçıplak olarak o bölgede bırakılmıştır. Bölgede adını duyurmuş Geyersberg ailesinin kökenleri çok eski yıllara dayanmakta ve şaibeli olaylarla anılmaktadır. Niemans, Ivana ve Kleinert bu ölümün ardındaki sır perdesini aralamaya çalışırken Jürgen'in kardeşi Laura, amcası Franz ve kuzenleri Max ve Udo ile görüşürler.

Sırlarla dolu bir geçmişe sahip aileden gelen Laura, Niemans ve Ivana'yı evinde ağırlar. Kardeşinin katilini bulmak amacıyla polislere bilgi verecek ve ekibin kuzenleri ile görüşmelerini sağlayacaktır. Polisler sarhoş olan Udo ve Max'ten yararlı bilgiler alamazlar. Laura da bir şeyler biliyor gibi görünmesine rağmen fazla bilgi vermemektedir.

O garip geçen gecenin ardından bir ceset daha bulunur. Bu sefer Max öldürülmüştür. Jürgen ile aynı şekilde öldürülen Geyersberg ailesinin ferdi bir gerçeği açığa çıkarır. Ailenin otuzlu yaşlardaki bireylerinin hedef alındığı gerçeği. Soruşturmayı ilerletmeye çalışan polisler, ailenin düşmanlarına ve Laura'da konakladıkları gece Laura'ya saldıran röetken köpek ve gizemli adama odaklanırlar.

Röetken Naziler tarafından zamanında yetiştirilmeye başlamış ve saldırı amacıyla kullanılmış köpeklerdir. Yetiştirilmesi yasak olan bu ırk soruşturmayı genişletme konusunda bir kapı açmış olur. Çevrede bu ırk ile ilgili bilgi sahibi olabilecek kişi sayısı çok azdır. Bir ırk uzmanına gittikten sonra Laura'nın amcası Franz'ın derneğinde çevre koruyuculuğu görevi yapan köpeklere ve Nazilere ilgisiyle tanınan adamın yanına giderler. Oldukça saldırgan tavırlar sergileyen bu adamın evinde röetkenlerin bulunduğu öğrenilir.

Geyersberg ailesinin yıllardır Nazi Kara Avcılar'ı yanlarında barındırdıkları ve onlara destek verdiklerini öğrenen Niemans ve ekibi bu konu üzerine yoğunlaşmaya karar verir. Röetkenlerin yetiştiriciliğini de üstlenmiş olan Kara Avcılar yaşadıkları zamanlarda korkunç işler yapmış, Nazi katliamlarında etkin rol üstlenmişlerdir.

Kara Avcılar ve röetken köpeklerle olayın seyrinin değiştiği noktada ırk uzmanı cinayetlerin sebebi olabilecek bir sır keşfeder ancak ekip onun yanına gidene kadar öldürülür. İşyerinin tamamen sırlardan arınmış olması sayesinde uzmanın birlikte çalıştığı arkadaşından gerçek öğrenilir. Laura ve Jürgen kardeş değillerdir. Geyersberg ailesi yıllardır evlatlık almıştır. Her ailede bir tane evlatlık çocuk bulunmaktadır. Bu garip olay ve yıllardır evlatlık olan çocukların öldürülmüş olması bir soy temizleme olayı gibi algılanmasına sebep olur. Bu konu üzerinde yoğunlaşan ekip ormanda bir saldırıya uğrarlar. Jürgen ve Max'in hatta Geyersberg soyundaki tüm evlatlık çocukların ölüm sebebi olan Pirsch avının kurbanı olmak üzeredirler.

Avcılıkla uğraşan aile Pirsch avı ile avlarını savunmasız bırakıp onları öldürmektedir. Ekibin başına da tam olarak bu gelmek üzereyken ailenin korkunç sırrı da ortaya çıkar. Saldırıya uğrayan ekip dağılmış ve Niemans katilin peşine düşmüştür. Karşısında Laura'yı gören Niemans için gerçekler bir bir ortaya dökülür. Ailenin en korkunç sırrı, yıllardır soylarının en güçlü soy olduğunu kendilerine ispat etmek için başvurduğu yöntemdir. Her aile bir evlatlık alıp, onu en iyi şekilde yetiştirir ve otuzlu yaşlara geldiğinde de ailenin öz evladı ile evlatlık alınanın av/avcı durumuna düşmesi sağlanır. Yıllar boyu öz evlatlar bu avdan sağ kurtulmuş ve evlatlık alınanlar bir bir öldürülmüştür. Geleneği bozmayan Laura Jürgen'i, Udo da Max'i öldürmüştür. Yıllardır saklamayı başarmış oldukları bu gelenek Laura'nın başarısını duyurmak istemesi sebebiyle ortaya çıkmıştır. Kara Avcılar'ı bünyesinde barındıran aile, onlara yer ve iş verirken, onlardan da güvenlik gücü olarak yararlanmaktadır. Yıllarca kitlelere korku salmış Kara Avcılar, Geyersberg ailesini canları pahasına korumak ve Pirsch avının kusursuz işlemesini sağlamak üzere çalışmışlardır.

Laura'yı oyalamak ve aklındaki tüm soruları yanıtlamak isteyen Niemans'ın imdadına Ivana yetişir. Onurunu korumak isteyen Laura oracıkta kendini öldürür. Böylece katillerden Laura ölürken, Udo da hapse gider. Olay halka tam olarak asla açıklanmaz ve Niemans ile Ivana tekrar Fransa'ya dönerler. Geleneğin en garip tarafı ise yıllardan beri ilk kez evlatlık alınan çocuğun ve bir kadının avı kazanmasıdır. Aile yıllardır tüm çocuklara diğer çocuğun evlatlık olduğunu söylemiştir. Jürgen'in evlatlık olduğunu sanan Laura bunu öğrenemeden vefat eder.

Grange'ın kitaplarını her okuduğunuzda bambaşka dünyalara giriyorsunuz. Her kitabı için detaylı araştırmalara girdiğini ve titizlikle konuları işlediğini söyleyen yazar, en korktuğu şeyleri kitaplarına yansıttığından bahseder. Nazilerin dünyasındaki acımasızlığı romanlarından birine taşımış ve bunu korkunç bir aile geleneğiyle süslemiş. Yazarın söyleşine katılana kadar hikayelerinin basitleştiğini düşünürdüm ancak amacının korkutmak değil de korktuklarını anlatmak olduğunu öğrendim ve bu tüm kitaplarına farklı bir bakış açısıyla bakmamı sağladı. Bu bağlamda düşünüldüğünde roman diğer kitaplarından daha sade ancak yine de oldukça başarılı. Hikayenin şekillenmesi, en başından beri Laura'dan şüphelenmenize sebep olurken, cinayet sebebine gelince ters köşe yapması yazarın tarzını oldukça güzel özetliyor. Bir Kızıl Nehirler ya da Kurtlar İmparatorluğu değil ancak yine de oldukça başarılı ve damağınızda hoşnutluk hissi bırakacak bir eser. Sadece Grange'dan beklenen o korkunç cinayetler, seri katiller yok ancak korkunç bir gelenek var. E bu da tam Grange'lık hareket! Keyifli okumalar dilerim.

Editör: Ebru S. Bektaş

Son Av Yorumları

diğer kitaplarına gore kıyaslarsak çok başarılı değil ama şu söyleşi detayı hoşuma gitti. korktuğu şeyleri yazdığını hiç bilmiyordum. bir baska kitabini okurken bir de bu bilgiyi anımsayarak okuyacağım.

06-04-2020 12:25

ben çok başarılı bulmadım

16-04-2020 22:05

alıp giden güzel bir kitaptı

18-06-2020 09:22