Çalınan Taç

Mark Twain Çalınan Taç
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Çocuk Kitapları
Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1881
Sayfa Sayısı:64
ISBN:9754940142
Kitap Puanı:
6.1 / 10 | Oy: 27 | Yorum: 1
Editör Puanı:9
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:2,80 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.1
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Çocuk Kitapları
Orjinal Adı:Prince and the Pauper
Çeviren:Elif Dinçer

Arka Kapak Bilgisi

Çalınan Taç Özeti

Mark Twain Çalınan Taç


Yazar, takma adı Mark Twain adıyla öyküler yazmaktadır. En ünlü kitabı ise Tom Sawyer'ın Maceraları kitabıdır. Herkes yazarı bu kitabı ile tanır. Çalınan Taç kitabı ise birbirine benzeyen ama bir o kadar da zıt hayatları olan iki çocuğun öyküsüdür.

On altıncı yüzyılın sonlarına doğru Londra'da iki bebek dünyaya gelir. Fakat birbirlerinden çok daha farklı dünyaya gözlerini açarlar. Bir bebek saray da doğarken; diğer bebek Londra Köprüsü yakınlarında yoksul bir mahallede doğar. Sarayda doğan bebek, Kral sevgili oğlu olan bebeğin adını, Edward koyar. Saray da ve tüm ülkede onun adına kutlamalar yapılır. Yoksul mahallede doğan bebek ise Canty ailesinin bir üyesi olarak dünyaya gelir. Doğar doğmaz yırtık ve kirli paçavralara sarılır. Bu bebeğin adını ise Tom koyarlar.

Canty ailesi, Süprüntü Avlusu adı verilen yerde, ayakta zor duran eski ahşap binanın, alt katında bir odada yaşamaktadır. Annesi ve babası eski bir sedirde, ablaları Bet ve Nan ile büyükannesi için bir yer belirlenmemiştir. O yüzden yerde çuvalın üstünde yatarlar. Bet ve Nan on beş yaşında olsalar da; okuma yazma bilmezler. Fakat anneleri gibi iyi kalplidirler. Hırsız olan babaları ve dilenci olan büyükannesinin acıma duygusu yoktur. Ikiz kızları ve Tom'u zorla dilenci yapmışlardır.

Tom yoksul hayatına ve her gün dayak yemesine rağmen mutsuz bir çocuk değildir. O da orada ki her çocuk gibi bu yaşamın normal olduğunu sanmaktadır. Aynı binada oturan herkes bu şekilde yaşamlarını devam ettirmektedir. Binada farklı olan tek kişi, tek başına yaşayan Andrew'dir. Bilge bir kişiliğesahip olan, iyi kalpli adam, çocuklara masallar anlatır. Bilge Andrew, Tom'a diğerlerinden farklı davranarak; ona okuma yazma bile öğretir. Tom tam bir kitap kurdudur. Tom hayalleri ile yaşamaktan öylesine mutludur ki. En büyük hayali ise gerçek bir prens görmektir.

Bir sabah uyandığında karnı açlıktan zil çalmaktadır. Çıkıp dilenerek karnını doyurması gerekir. Rüyasında prens olduğunu gören Tom, hala rüyasının etkisindeyken saraya gitmeye karar verir. Tom gibi başka meraklılar da sarayın önünde beklemektedir. Kapının önüne gelir ve o sırada bahçe kapısına yürümeye başlayan mücevherle bezeli, ipek kumaştan giysiler içinde ki çocuğu görür ve onun prens olduğunu anlar. Tom çocuğu daha iyi görebilmek için öne atılır ve parmaklığa yaklaşır. Kapıda duran askerler onu tutarak yere atar. Çevrede ki kalabalık onunla alay etmeye başlar. Bu sıra da Prens ise askere kızmaktadır. Sonra Prens Edward, Tom'a acıyarak onu içeri alır. Içeride Prens Edward nerede oturduğunu sorunca; Süprüntü Avlusu'nda ki hayatından bahseder. Prens Edward ise herkesin güzel bir hayat sürdüğünü sanmaktadır. Edward'ın da, Elizabeth adında bir ablası vardır. Tom arkadaşlarından bahsedince Edward'da ona kuzeni Jane Gray'den bahseder. Tom bir kerecik olsun prensin kıyafetini giymek ister. Prens de bunu seve seve kabul eder. Kıyafetlerini değiştirince aynaya bakarlar ve birbirlerine çok benzediklerini fark ederler. Prens, Tom'un elindeki morluğa askerin sebep olduğunu fark edince; üstünde ki dilenci kıyafetleri ile askerlere kızmaya gider. Fakat asker, onu dilenci Tom sanarak saraydan atar. Dışarı da ne yapacağını düşünürken Tom'un babası onu bulur ve eve götürür. Tom, Prens Edward'ın odasında dururken; Edward'ın gelmediğini fark eder. O sırada kapı çalarak Leydi Elizabeth ve Leydi Jane Gray gelir. Tom onlara Prens Edward olmadığını anlatmaya çalışır. Fakat kimse ona inanmaz. Krala kadar giden olayın sonunda doktor Galler Prensi Edward Tudor'un geçici akıl karışıklığı yaşadığını söyler. Yoğun eğitim çalışmalarından böyle olduğunu düşünürler. Tom, Prens Edward olmadığını söylemenin bir yararı olmayacağını anlayınca, şimdilik onun gibi davranmaya karar verir. Tom saray yaşamına gittikce uyum sağlar. Kızların payları ise çok büyüktür. Taç giyme töreninde de yanında olacaklarını söylerler. Tom'un bir yandan aklı da gerçek Prenstedir. Geri dönmediği için ona ne olduğunu merak etmektedir. Kime ne derse desin, aklını yitirmiş bir çocuğa kimse inanmaz. Akşam yemeğinde ise hiç çatal bıçak görmemiş Tom, yemekleri eli ile yemektedir. Herkes ona acıyan gözlerle bakar. Zavallı çocuk nasıl da aklını kaçırmıştır. Ertesi sabah Kral, gece gördüğü rüyanın etkisinden çıkamaz. Ölümün yaklaştığını hissetmektedir. Sabah ilk iş Lord Hertford'u çağırır. Mareşal Norfolk'un hemen idamını onaylamasını ister. Mührünün ise Edward'da olduğunu söyler. Aynı gün Lord Prensin mührün yerini hatırlamadığını söyler. Böylece hazineden yedek mühür kullanılır ve Mareşal Norfolk'un idam kararı çıkar. O gün bunlar yaşanırken Prens Edward'ın taç giyme töreni için hazırlıklar da bitmek üzeredir. Akşam saat dokuz olduğunda sarayın Thames cephesine bakan geniş cephesi ışıl ışıl olur. Nehir irili ufaklı tekneler ile süslenir. Teknelerin bazısında müzisyenler vardır. Büyük giriş kapısından nehre kadar uzanan merdivenlere kırmızı halılar serilir. Askerler iki yana dizilir. Halk ise büyük coşkuyla tezahürat yapmaktadır. Prens Edward ise halkın arasında; aslında kendi taç giyme törenine bakmaktadır. Prens Edward, Tom'u görünce kıskançlık duyar. Dilenci Tom'un yerini almak için fırsatı kaçırmadığını düşünür. Prens Edward ise Tom'un babasının elinden kaçmıştır. Onu eve götürdüğü günün, ertesi günü işlediği cinayet yüzünden aranmaktadır. Adam kaçınca; Prens Edward'da kaçmıştır. Prens Edward, belediye sarayının kapısına dikilerek; kendisinin gerçek prens olduğunu söyler ama kimse ona inanmaz ve alay ederler. Miles Hendon adında bir adam prense yardm eder. Birlikte kalabalıktan ayrılırlar. Kralın ölmesi ile Edward kral olmuştur. Tom artık zulmün kalktığını söyler. Kralın öldüğü kulaktan kulağa yayılır. Gerçek prens ise babasının öldüğüne üzülür. Hendon ise çocuğun aklının bulandığını düşünmektedir. Artık bir kral olan Edward ve Hendon yürürken, John Canty karşılarına çıkar. Çocuğu götürmek ister. Hendon buna müsaade etmez. Birlikte yemek yerken Hendon çocuğun çok görgülü yemek yediğini düşünür. Çocuk kendini kral sanıyorken; Hendon'da ona o şekilde davranmaya başlar. Hendon kardeşi Hugh'un oyununa gelmiştir. Aşık olduğu kızı elinden alarak onun sürgün edilmesine sebep olur. Senelerin ardından yeni dönmüştür ülkeye. Edward'da başından geçenleri anlatır. Hendon çocuğun böyle güzel hikaye uyduramayacağını düşünür. Sabah Hendon uyandığında çocuğu uyandırmadan alışverişe gider. Geldiğinde çocuk yoktur. Hendon çocuğu bulmek için hemen harekete geçer.

Tom Canty sabah uyandığında annesini ve kardeşlerini özlemiştir. Tahtına geçtiğinde yanına bir çocuk getirilir. Bu çocuk; o hata yaptığında ceza alan biridir. Kral yerinde ki Tom bu durumu yasaklayarak, çocuk ile konuşmaya başlar. Tom artık kral olmaya alışmıştır. İşler oldukça düzgün gitmektedir. Bir ara pencereden baktığında polisin üç kişiyi götürdüğünü görür. Suçlarını merak eder ve huzuruna çağırır. Tom bu insanların bir suçu olmadığına karar verir. Lord Hertford hayranlık ile onu takdir eder. Hendon ise kral Edward'ı köprünün orada bulamaz. Kral edward ise John Canty tarafından yakalanmıştır. John Canty bir adam öldürdüğü için ismini değiştirdiğini, onun ismini de Jack yaptığını söyler. Kral Edward ise mecburen kabul eder. Kral Edward yine ellerinden kaçar ve yola devam eder. Kral Edward kaçık bir rahibin eline düşer. Onu ordan john Canty kurtarır. Bir gün dilenecekleri yerde Hendon ile karşılaşır. Sonunda Hendon'un şatosuna giderler. Fakat Hugh onu tanımaz. Ağabeyinin ve babasının öldüğünü, Hendon'un ise savaşta öldüğünü söyler. Sonunda Hugh onu ve Kral Edward'ı tutuklayarak götürürler. Kral Edward bu hayata düştüğü için pişman değildir. Süslü sarayda kalsaydı bu kadar insanı görüp, hayatlarını bilmeyecektir. Hendon ve Kral Edward, Londra'ya geldiğinde bu kez de taç giyme töreni vardır. Taç takınacağı sırada Edward gerçek kral olduğunu söyler. Tom'da onu destekler. Gerçek mührün yerini de söyleyince; kral olduğu ortaya çıkar. Tom'u zindana atmak istediklerinde ise engel olur. Kral onun taca sahip olmak istediğini ama şimdi neden itiraf ettiğini anlayamaz. Lord Hentford ise aslında onun itiraf ettiğini ama kimsenin inanmadığını anlatır. Sonunda taç asıl sahibine ulaşmıştır. Hendon ise Edward'ı aramaktadır. Askerler, cebinden Edward'ın yazdığı mektubu bulur. Tekrar hapse atılır. Sonunda bir subay onu alarak Edward'ın yanına götürür. Hendon onu tahta görünce gözlerine inanmaz. Hendon'u kontluk ile ödüllendirir. O sırada krala bağlılıklarını sunmaya gelen Hugh ve Leydi Edith duyduklarına inanamaz. Hugh hemen zindana atılır. Tom ise kralın danışmanı olur. Hendon ise koruyucu şövalye. Hendon ve Leydi Edith sonunda kavuşurlar. Tom'da annesi ve kardeşlerini getirir. Kral dostlarıyla bir arada çok mutludur.

Çalınan Taç çocuk kitabı olsa da, her yaşta bireyin okuması gereken bir kitap. İçinde oldukça eğitici bir hikaye var. Kesinlikle her yaşta bireyin okuyup bir anlam çıkaracağı bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ederim.

Yazar: Nilay Alakuş

Çalınan Taç Yorumları

Yorum Yaz

:: Mark Twain ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.