Arapların Gözünden Haçlı Seferleri

Arapların Gözünden Haçlı Seferleri
Kitabın Yazarı:Amin Maalouf Kitap Türü:Tarihi Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları Yayınlandığı Yıl:1983 Sayfa Sayısı:266 ISBN:9789750811210 Kitap Puanı:7.5 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:19,02 TL KitapYurdu:21,51 TL D&R:23,80 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Arapların Gözünden Haçlı Seferleri - Amin Maalouf

Kitap Türü:Tarihi Orjinal Adı:Les Croisades vues par les ArabesÇeviren:Ali Berktay

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Arapların Gözünden Haçlı Seferleri Özet

Amin Maalouf 1983 yılında yazdığı bu ilk kitabında Doğu ve Batı dünyasını etkilemiş bir olay olan Haçlı Seferlerini, bir Batılı olarak diğerinin gözünden, yani Müslüman Arapların gözünden yeniden yazmayı amaçlamakta, böylece söz konusu tarihi olayı başka bir açıdan görüp anlamaya çalışmaktadır. Yazarın çabası akademik bir çalışma ortaya koymak yönünde değildir. O, alıntı yaptığı Arap metinlerine atıfta bulunmaz ve yararlandığı kaynaklara akademik usullerle işaret etmez. Yine de meraklısı için kitabının sonunda bu kaynaklardan kısaca bahsetmiştir. Dolayısıyla elimizdeki tarih anlatısı, hangi kaynaklardan yararlandığı belli olan, ama bu kaynaklardan nasıl yararlanıldığı söylenmeyen bir çalışmadır.

Amin Maalouf, kitabını yazarken temel olarak şu kroniklerden ve tarihlerden yararlanmıştır: İbnü’l-Kalanisi – Zeyl-i Tarih-i Dimaşk, İbnü’l-Esir – el-Kâmil fi’t-tarih, İbn Cübeyr – Seyahatnâme, Danişmendnâme, Halepli Kemaleddin İbnü’l-Adim – Buğyetü’t-taleb fi tarih-i Haleb, Üsâme – Kitâbü’l-İtibar, Ebu Şâme – Kitâbü’r-ravzateyn fî Ahbârü’d-Devleteyn, es-Sakafiye – Siretü’l-Meliki’z-Zahir Baybars, Sıbt İbn’l-Cevzî – Mirâtü’z-Zamân, Ebulfida – Muhtasaru Tarihi’l-beşer. Bunlar dışında yazar Haçlılara ait tarihlerden ve modern çalışmalardan da yararlanmıştır. Bu eserler, yazarın konu ile ilgili iki yıl boyunca yaptığı araştırmalardan ve çalışmalardan seçilerek oluşturulmuştur.

Haçlı Seferleri ilk olarak 1096’da Anadolu üzerinden yapılır. Keşiş Pierre yönetimindeki bu sefer, Anadolu Selçukluları sultanı Kılıçarslan tarafından ezip geçilir. Ancak bir yıl sonra Haçlı ordusu Kılıçarslan’ı Eskişehir civarındaki Dorylaeion’da ağır bir yenilgiye uğratır. 1098’da ise Urfa ve Antakya’ya alarak burada şehir devletleri kurarlar. 1099’da ise Kudüs’ü ellerine geçirirler.

Kitapta anlatıldığına göre Haçlıların başarılı olmaları, Ortadoğudaki Müslüman devletler arasında bir birlik bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Buradaki devletler, birbirleri ile mücadele etmeye ve menfaatleri uğruna savaşmaya öylesini kendilerini kaptırmışlardır ki, küçük hesaplar peşinde koşarken Haçlılara karşı birlik olup savaşamamışlar ve böylece Ortadoğu’da yabancı bir gücün bulunmasına sebep olmuşlardır.

Şam kadısı el-Herevi Bağdat’a giderek Müslüman yöneticilerin kutsal Kudüs şehrinin düşmesi karşısında tepkisiz kalmasını kınar ve bir cihat çağrısında bulunur.

1100 yılından 1125 yılına kadar geçen sürede Haçlı ordusu Ortadoğudaki hakimiyetini giderek güçlendirir ve bu bölgede kalmaya kararlı olduğunu gösterir. Trablusşam, Beyrut, Sayda ve Sur gibi kentler bir bir ele geçirilir.

1128’de Frenklerin Şam’ı almak için giriştikleri teşebbüs, başarısızlığa uğratılır. Halep’e hakim olan Zengi de Şam’ı alamaz. Bir süre sonra Zengi Kudüs kralını tutsak etse de ardından serbest bırakır. 1138’de Frenklerle Bizanslıların koalisyonunu yenen Zengi, daha sonra karşısında Şam ve Kudüs ittifakını görür. Urfayı ele geçiren ve buradaki Haçlı devletine son veren Zengi 1146’da öldürülür. Yerine oğlu Nureddin Zengi geçer. Yazara göre Nureddin, Arap Doğusunu birleştiren adamdır.

Nureddin Şam’ı ele geçirir, böylece Suriye’de Müslüman birliğini sağlar. Ardından, komutanı Şirkuh sayesinde Mısır’da da iktidarı ele geçiren Nureddin böylece otoritesini genişletmiş olur. Fatımi halifesinin Mısır vezirine karşı düzenlediği bir suikast sonucu Şirkuh öldürülür. Yerine silik bir tip olan yeğeni Selahaddin getirilir. Selahaddin zamanla otoritesini sağlar ve Nureddin’in emrine uymak ve ona itaat etmek istemez. Bir süre sonra Fatımi halifeliğini ortadan kaldıran Selahaddin, Nureddin’in 1174’teki ölümünden sonra Şam’ı da ele geçirir. Böylece ortadoğu’nun en güçlü hükümdarı olur. Mısır ve Suriye, Selahaddin’in önderliğinde birleşmiştir ve Haçlılara karşı savaşmaya hazırdır. 1187’de Selahaddin, Hıttin savaşıyla Frenk ordularını büyük bit bozguna uğratır. Sonra da Kudüs’ü fetheder. Haçlılara ait toprakların büyük bit bölümünü ele geçiren Selahaddin, onlara yalnızca Sur, Trablusşam ve Antakya’yı bırakır.

Ne yazık ki Selahaddin’in sonraki dönemi, Kudüs’ü fethettiği zamanki kadar parlak değildir. Aslan Yürekli Richard’ın önderliğindeki Haçlı ordusu Selahaddin’den pek çok yeri geri almayı başarırlar; fakat Kudüs yine Müslümanlara kalır.

Kudüs’ü ele geçirmek isteyen Haçlılar dördüncü bir sefere çıkarlar; ancak bu sefer 1204 yılında Bizans’ın başkenti Kostantinopolis’te son bulur. Böylece bu şehir yaklaşık elli yıl boyunca Haçlı işgali altında kalır.

El-Kâmil adındaki Eyyubi hükümdarı 1229’da Kudüs şehrini İmparator II. Friedrich von Hohenstaufen’e teslim etse de Kudüs 1244’te tekrar geri alınır.

Bir süre sonra Mısır’daki köle askerler bir devrim yaparlar ve Memlük devleti kurulur. Memlükler Eyyubilere son verir. savaşçılık konusunda son derece yetenekli ve acımasız olan Memlükler Haçlıları Ortadoğu’dan kesin bir şekilde söküp atmak hususunda oldukça kararlıdır. Bunu yaparlar da. O dönemde, Batıdan gelen Haçlılar kadar Doğudan gelen Moğollar da Ortadoğu için bir tehdit unsurudur. En az Haçlılar kadar korku uyandıran Moğollar, yine Memlükler tarafından Ayn-ı Calut savaşıyla durdurulurlar.

Haçlıların Ortadoğu’dan atılması, Sultan Halil’in 1291’de Akkâ’yı almasıyla nihayete erer. Böylece Ortadoğu’daki iki yüzyıllık Frenk varlığı son bulur.

Editör: Murat ASLAN

Arapların Gözünden Haçlı Seferleri Yorumları

üniversitede öğretmenimiz okutmuştu tarih öğrencisi olan herkes okur sanırım güzel bir eser ama sadece meraklısına

24-02-2020 11:49