Öğretmenim Bir Bakar Mısın?

Öğretmenim Bir Bakar Mısın?
Kitabın Yazarı:Doğan Cüceloğlu Kitap Türü:Kişisel Gelişim Yayınevi:Final Kültür Sanat Yayınları Yayınlandığı Yıl:2018 Sayfa Sayısı:208 ISBN:9786053748830 Kitap Puanı:8.7 / 10 | Yorum: 2

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:142,40 TL KitapYurdu:142,60 TL BKM:151,20 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? - Doğan Cüceloğlu

Kitap Türü:Kişisel Gelişim

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? Özet

Öğretmenlik, insanların hayatlarına etki eden en etkili mesleklerden bir tanesidir. Bazen olumlu bazen de olumsuz yönde ilerletir hayatları. Sağlanması istenilen şey sınıf disiplini/ yönetimidir aslında ama bunu sağlamaya çalışırken tüm öğretmenlerin yöntemi farklıdır. Kitapta da bahsedildiği üzere sınıf yönetimini temelde iki şekilde sağlamaya çalışırlar. Birincisi denetim odaklı korkul kültürü ikincisi ise gelişim odaklı sevgi kültürü. Korku kültüründe bu disiplin şiddetle sağlamaya çalışılır. Öğretmen sözlü ya da fiziksel şekilde şiddet uygular çocuklara. Uygulanan bu şiddet öğretme için bir an olsa da şiddet gören çocuk için etkisi uzun süre geçmemekle birlikte tüm eğitim hayatını da etkilemektedir. Yeni bir okulu sevdirme sebebi ortaya çıkana kadar öğrenci okuldan uzaklaşabilir. Gelişim odaklı sevgi kültüründe ise öğrenciler okulu zaten sever. Severek gelir, öğrenir. Disiplin ise öğrencilerle birlikte koyulmuş kurallar ile birlikte sağlanır. Herkes kendi koyduğu kurallara uyar.

Öğretmen çocukların gözüne sevgiyle bakmalıdır. Tek bakışı ile korkuda verebilir. Tek bakışı ile onu umursadığını, orada olduğunun farkında olduğunu, onun değerli olduğunu ve birey olarak görüp fark ettiğini de çocuğa verebilir. Anne-babanın aferin demesi ile öğretmenin aferin demesi arasında çok fark vardır çocuk için. Öğretmenin aferin demesi sanki sınıftaki varlığının onaylanmış olduğu hissini uyandırır çocukta. Benim için de durum hep aynıydı. 2. sınıfta öğretmenim kulağımı çekmişti ve ondan sonra o okuldan gidene kadar hiç ders çalışmadım. Ancak okul değiştirdiğimde karşıma çıkan öğretmenle notlarım bir anda tavan yapmıştı. Oysa çok da iletişim kuramazdım, konuşamazdım aileden de kaynaklı olarak ama o öğretmenim hiç kızmazdı dilim dolandığında. Cümlelerimi özenle dinler, yorumlar, sorularıma cevap bulurdu. Öğretmen olmaya karar verişime ise lisedeki matematik öğretmenim sebep olmuştur. Matematik dersini çok sevmememe rağmen kendisi bana hep inanır ve başaracağıma inandığını hep dile getirirdi. Özgüvenimi yükselten de şu an okuduğum bölümü kazanmış olmamda da katkısı yüksektir.

Sadece benim hayatıma değil birçoğumuzun hayatına birçok öğretmen katkı sağlamıştır. Herkesin illa unutamadığı bir öğretmeni vardır. Korkuyla hatırladıklarımız kadar sevgiyle andıklarımız da mevcut. Öğretmenler karşılarındaki kişilerin sosyal kimlikte bir öğrenci olsa da aslında bir birey, bir insan olduğunu unutmamalıdır. Yapılan her hareket, söylenen her söz karşıdaki bireyin canını acıtabilir, onurunu kırabilir, kalbinde, hayatında onarılamaz yaraların açılmasına sebebiyet verebilir. Bir birey olduğunu kabul etmek için öğrencinin kaç yaşında olduğu mühim değildir. 3-6 yaş aralığında bir okul öncesi öğrencisi olabilir. 7-11 yaş aralığında ilkokul, 11-15 yaş aralığında ortaokul, 15-18 yaş aralığında ise lise öğrencisi her yaştan her seviyeden her öğrenci olabilir. Ancak bu açılacak yaranın derinliğini, bırakacak olan kötü etkiyi değiştirmez.

Öğrencinin daima değerli hissettiği, soru sormaktan korkmadığı, doğru cümlelerle haklarını aradığı, haklarını bildiği, sorularına doğru ve tatmin edici cevaplar aldığı, düşünebildiği, fikirlerini açıkça söyleyebildiği ve bunları korkmadan yapabildiği öğrenme ortamlarına ihtiyacı var. Soru sormak düşünme eyleminin doğal bir ihtiyacıdır. Merak duygusu, araştırmanın ve öğrenmenin vazgeçilmez bir elemanıdır. Bunları yerine getiren öğrenci ise öğrenme ihtiyacını karşılayabilmiş öğrencidir. Kitapta birçok öğretmen ve öğrencilerinden gelmiş mektuplar bulunuyor. Bazısı acı bazısı ile tatlı hatıralar. Acı olan anılarda çocuklar hep bir buruk, hep bir kırgın, oysa çocuklar gülerse güler dünya, çocuklar gülerse diner acılar, çocukları acı çektiği her an dünyanın bir kısmı yıkılıyor benim için, çiçekler soluyor, bahar bitiyor. Onların mutluluğu güç veriyor. Oysa ne küçük şeylerden mutlu oluyorlar. Bir başlarını okşamak, bir sıcak gülümseme, ağızdan çıkan bir aferin onlara nasıl bir güç veriyor. Öğretmenlik böyle güçlü bir meslek işte. İnsanların hayatlarına doğrudan dokunma fırsatı tanıyan bir ömür hatırlanmasını sağlayan çok güçlü bir meslek.

DEĞERLENDİRME: Bu kitabı okuduktan sonra iyi ki dedim. İyi ki bu mesleği seçtim. Bir an önce bu mesleğe başlamak, çocuklarıma kavuşmak için büyük bir arzu uyandırdı içimde. En son bu arzuyu hissettiğimde Çalıkuşu kitabını okumuştum bir kütüphanede. İlk onun sayesinde yandı içimde öğretmenlik aşkı, bu kitapla bu aşk daha da tutuştu. Sevgili öğretmenlerin, öğretmen adaylarının, anne ve babaların okuması gereken bir kitap.

Yazan: Senanur KARAKUZULU

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? Soruları ve Cevapları

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? kimin eseri?

Doğan Cüceloğlu

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? türü nedir?

Kişisel Gelişim

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? kaç sayfa?

208

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? Yorumları

öğretmen olarak ben bu kitabın çok faydasını gördüm herkese de önerebilirim

03-04-2023 18:37

özetin pdfini nasıl alıyoruz

11-10-2023 21:38