Meyra - Bir Bosna Hikayesi

Meyra - Bir Bosna Hikayesi
Kitabın Yazarı:Sinan Akyüz Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Alfa Yayıncılık Yayınlandığı Yıl:2019 Sayfa Sayısı:628 ISBN:9786050381108 Kitap Puanı:6.9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:24,60 TL KitapYurdu:29,25 TL e-kitap,pdf,epub: *

6.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte
Giriş Yap Üye Ol

Meyra - Bir Bosna Hikayesi - Sinan Akyüz

Kitap Türü:Yerli Romanlar, Tarihi

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Meyra - Bir Bosna Hikayesi Özet

Sinan Akyüz’den yine gözleri dolduran, yürekleri titreten bir kitap oldu gerçekten. Müslüman Boşnak’ların 1992 yılında başlayan korkunç bir soykırımda yaşadıkları trajedileri gerçekten tüm çıplaklığı ile okuyoruz. Büyük Sırbistan hayali ile gözleri dönmüş Sırplar komşuları, arkadaşları, yakınları demeden tüm Müslüman Boşnaklara akla hayale gelmeyecek işkencelerde bulunup birçoğunu katlediyor. Srebrenitsa’daki erkeklerin bir kısmını ansızın bir gece baskınıyla katledip kadınlara tecavüz ettikleri korkunç bir gece ile başlayan soykırım tamı tamına 3 yıl sürüyor. O gece sağ kalan erkekleri ve kadınların birçoğunu toplama kamplarına götürüyorlar. Sırplar bu kampta kadınlara hatta küçük kız çocuklarına bile defalarca tecavüz ediyor. Bu kadınlardan biri de Meyra ve kız kardeşi Diba. Babaları gözlerinin önünde öldürülen, abilerinin vuruluşuna şahit olan, annelerine ve ninelerine gözlerinin önünde tecavüz edilen Meyra ve Diba sonsuz bir acı içinde bu kamplardan birinde hayatta kalmaya çalışırlar. Onların evini basan ve kampa getiren ise diğer Sırplardan ayrı biridir, Zoran. Zoran, Meyra’ya aşık olup onu istemeye gelir fakat ailesi Meyra’nın bir Müslüman ile evlenmesini ister ve Meyra’nın da gönlü olmadığı için vermezler. Bunu kaldıramayan Zoran bu fırsatta ilk Meyra’ların evini basar ve tüm felaketler böyle başlar. Hem de tam o geceden önce Meyra ve Samir sözlenmişken bütün bunların olması acıları ikiye katlamıştır.


Tüm kadınlara tecavüz edilirken kimse Meyra’ya dokunmaz, çünkü o Zoran’a ayrılmıştır. Ama küçük kız kardeşinin gözlerinin önünde her gün eriyip bittiğini gören Meyra da kahrolmaktadır. Diba bir gün bu işkencelere daha fazla dayanamayıp intihar eder ve ölür. Bu Meyra için oldukça yıkıcı bir son olmuştur.


Meyra bunları yaşarken Samir de toplama kampında hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Yaşlı babasını mı kendisini mi koruyacağını bilmeden mücadele ederken bir gün Zoran onu bulur ve Meyra’nın olduğu kampa getirir. Samir’in gözleri önünde Meyra’ya yapmadığı işkence kalmamıştır. Meyra ve Samir tam mutlu olacağız derken geldikleri noktaya bir türlü inanamazlar. Sonrasında Samir ve Meyra’nın yolları yine ayrılı ve farklı noktalara sürüklenip hayatta kalmaya çalışırlar.


Bir şekilde Srebrenitsa’ya dönen Samir, şehri savunmaya çalışan Yeşil Bereliler oluşumuna dahil olur ve Müslümanların hayatlarını korumaya çalışırlar. Sırplara karşı verdikleri çetin bir mücadele devam ederken bir de Hırvatların ihaneti ve saldırılarıyla neye uğradıklarını şaşırırlar. Üstelik Birleşmiş Milletler’den ya da hiçbir Avrupa ülkesinden destek alamamak onlara iyice yalnız hissettirmiştir. Tüm dünyanın gözünü kulağını kapadığı bu yerde binlerce cana kıyılır fakat kimse müdahale etmez.


Kitapta her bir karakterin verdiği mücadele gerçekten yürekleri titretecek cinsten. Bu hikayelerin bir kurgu olmadığını bilmek ise gerçekten insanlıktan utandırıyor. Srebrenitsa’da tam 8372 katlediyor ve dünya buna gözünü kulağını kapatıyor. Meyra’nın, Diba’nın, Samir’in ya da farklı herhangi bir Boşnak’ın yaşadığı her bir dakikanın eziyet oluşunu her sayfada damarlarınıza kadar hissediyorsunuz. Yaşadıkları çaresizlik ve tükenmişlik o kadar gerçek ki birçok sayfada boğazınız düğümleniyor.


Yazarın daha önce İncir Kuşları isminde de Bosna ile ilgili bir kitabı bulunuyor. Yazar bu kitaptan sonra Bosna’ya ilgisini devam ettiriyor ve ara ara gezilere de çıkıyor. Yine bu gezilerinden birinde Ahmiçi köyünde bir cami hocasından dinlediği hikayeler onu oldukça etkiliyor. Bu hikayelerin kahramanları ile de tanışmaya başladıkça acının ve kederin derinliklerini keşfediyor. Bu hikayelerden en acılı olanlarından biri de Meyra’nın hikayesiydi. Üstelik Meyra ölen kız kardeşine bir gün burada yaşanan şeylerin tüm dünyaya duyurulacağı konusunda da söz vermişti. Yazar bu kitabıyla bu sözün yerine getirilmesine de vesile olmuş oluyor.


İnsanlık ayıbının en büyüklerinden birinin herkesin gözleri önünde yaşanabildiğinin en büyük kanıtlarından biri olan kitabı şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum.

Yazan: Pınar Gültepe

Meyra - Bir Bosna Hikayesi Yorumları

sinan akyüzün en güzel romanı şüphesiz

11-10-2021 21:13