Çile

Çile
Kitabın Yazarı:Necip Fazıl Kısakürek Kitap Türü:Şiir Yayınevi:Büyük Doğu Yayınları Yayınlandığı Yıl:1962 Sayfa Sayısı:512 ISBN:9789758180126 Kitap Puanı:8.5 / 10 | Yorum: 4

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:25,17 TL Pandora:30,60 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Çile - Necip Fazıl Kısakürek

Kitap Türü:Şiir

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Çile Özet

“Dünya güzel olsaydı, doğarken ağlamazdık. Yaşarken temiz kalsaydık, ölürken yıkanmazdık.”

Bu güzel sözü söyleyen; güzel bir adamın kitabı olan Çile, Necip Fazıl Kısakürek’in konulara göre bölümlere ayrılmış şiirlerinden oluşmaktaydı. Ve toplam on altı bölüm bulunmaktadır.

İlk bölümde Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerinin kaynağı ve neden şair olduğu ile ilgili sorulara cevap vermektedir.

İkinci bölümde, Allah sevgisi ve bağlılığı ile alakalı şiirler bulunmaktadır. Hatta kitabın adını taşıyan ‘Çile’ adlı şiir de bu kategoridedir. Birkaç mısra da buraya bırakmak isterim.

“Pencere koştum: Kızıl kıyamet!
Dedikleri çıktı, ihtiyar bacı!
Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,
Ok çekti yukardan, üstüme avcı.”


Üçüncü kısım da ise insan benliği ile alakalıydı. Ruhun temizliği, dinginliği ahlak ve peygamber efendimiz adına yazılan şiirler bulunmaktaydı. Bir sonraki bölümde ise Necip Fazıl Kısakürek ölümü ele almıştı. Ecelin gelip kapıya çattığının habercisiydi sanki.

Beşinci bölümün temel konusu ise şehirlerdi. Ki Necip Fazıl, İstanbul’a olan sevgisini anlatan birçok şiiri vardı. Ama her şeyden önemlisi, kendisini Kaldırımlar adlı şiiri ile tanmış olarak bu meşhur şiiri ise Şehirler kategorisinde yer alıyordu.

“Kaldırımlar, çilekeş yalnızlığın annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.”


Bir sonraki bölümde ise Necip Fazıl Kısakürek doğanın, tabiatın ayrıcalık ve eşsizliğinden bahsedip, azgın dalgaların; sert rüzgârların, ağaçlarda savrulan yaprakların dili olmuştur. Yedinci bölümde ise kadınlardan bahsedilmiş. Ama genel olarak iki mısralık sözler demek daha uygun olur o bölüm için. İki satırlık mısraların içinde de direk ‘kadın’ ifadesi geçiyordu, oradaki anlamı kelimelerin gölgesinden bizler çıkarıyorduk.

“Kadından kendisinde olmayanı isteriz;
Hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz…”


Sekizinci bölümün ana teması ‘korku’ idi. Korkunun bin bir çeşidi vardır. Karanlıktan, ölümden, yalnızlıktan, ihanetten, yalandan korkmak gibi mesela… Ama burada anlatılan asıl korku bence ölümdü. Ölüp, toprağın altında bir başına olmanın korkusu anlatılıyordu sanki dizeleri oluşturan kelimelerin arkasında.

“Gün bitiyor şafakta,
Biliyor, biliyorum:
Tabut gıcırdamakta
Ve hevesler damakta…”


Bir sonraki bölümde ise ‘Daüssıla’dan yani yurt özleminden bahsediliyordu. Farklı yurt özlemlerinden… Birine; bir anne kucağıdır yurt. Birine ise yaşadığı memleket, birine ise gurbetteyken kokusu burnunda tüten can şehri… Sana, bana, ona göre değişir. Tek bir ortak noktası ise herkes gönlünden bağlanmıştır can yurduna. Ve duyulan özlemler hep aynıdır. Acı bir şekilde, derin nefes aldığında koklamak istediğin kokunun burnunda tütüp; burun direğini sızlatmasıdır.

“Hasretim, her tümseğin, her çatının ardında;
Kelimenin üstünde, cümlelerin altında…”


Onuncu bölümde ise konumuz ‘Ukde’ başlığı altında toplanan şiirlerdi. Ki bilirsiniz ukdenin iki anlamı vardır. Bir düğüm anlamına gelirken birde içinde dert olan şey anlamına da gelmektedir. Bu başlığın kesin bir anlamı yoktu aslında. Şiirler her iki anlamı da barındırıyordu. Zamanın attığı düğümler ile şöhretin içinde geçirilen dertlere denk geliyordu.

“Nedir zaman, nedir?
Bir su mu, bir kuş mu?
Nedir zaman, nedir?
İniş mi, yokuş mu?”


Daha sonraki bölümlerde ise kahramanlık ve savaşlar gibi ülkemiz için önemli olaylar adına yazılmış şiirler bulunmakta. Kahraman dediğimde aklınızda bir sınırlandırma olmasın. Necip Fazıl Kısakürek geçmişin geçmişine giderek Yunus Emre’ye dayanana kadar kahramanlarını bizimle paylaşmıştır.

“Rüzgâra bir oku ver ki, hırkandan;
Geleyim, izine doğru arkandan;
Bırakmam, tutmuşum artık yakandan,
Medet ey dervişim, Yunus’um medet…”


Son bölüm var ki diğer tüm bölümlerden farklı. Necip Fazıl Kısakürek; bize şiiri anlatıyor. Hani bazı insanlar için şiir mısralardan oluşan ve herhangi bir anlam ifade etmeyen dörtlükler ya, sanki bu düşüncelerinize karşın gerçekleri anlatmak için yazılmış bir bölüm.

“Şiirde baş unsur, fikirle hissin ara çizgisi üzerinde, duygulaşmış düşüncelerdir.”

Yazan: Selin Gürcüoğlu

Çile Soru Cevap

çile kimin eseri?



Çile Necip Fazıl Kısakürek'in bir eseridir.

Çile Yorumları

çok güzel şiirler var kafa dinlemek istediğimde açıp okuyorum

27-01-2017 19:00

okurken hayal dünyasına dalıp gitmişim mükemmel bir eser

07-02-2017 19:10

ben bu kitaba 23tl para saydım eve giderken yolu unutuyodum.verdiğim paraya değdi herkese tavsiye ederim

17-03-2018 18:03

buradaki çile kitabı incelemesi çok güzel olmuş elinize sağlık çok işime yaradı

24-12-2019 23:46