Aysel

Halit Ertuğrul Aysel
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yerli Romanlar
Yayınevi:Nesil Yayınları
Yayınlandığı Yıl:2010
Sayfa Sayısı:176
ISBN:9758499693
Kitap Puanı:
5.8 / 10 | Oy: 77 | Yorum: 1
Editör Puanı:9
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:12,60 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

5.8
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Arka Kapak Bilgisi

Aysel Özeti

Halit Ertuğrul Aysel


Halit Ertuğrul Aysel kitabında; bir kadının çocukluğundan ölümüne yaşadığı acı dolu günlerini anlatmaktadır.

Halit Bey okuyucularından gelen mektubun biriyle yıkılır. Mektupta; hasta yatağında ölümü bekleyen birinin yazdığı, acı dolu hayatı anlatılmaktadır. Mektubu yaşadığı şeyleri, yaptığı hataları, başkaları yapmasın diye anlatmaktadır.

Yazar olan Halit Bey ile, son bir kuvvet hava almak için çıktığında büfedeki kitabını görerek tanımış ve ona hemen mektup yazmaya başlamıştır.

Adı Aysel'dir. Daha 22 yaşında olmasına rağmen kendini daha da yaşlı hissetmektedir.

Dört kişilik bir ailesi vardır başta. Babası, annesi, kendinden bir yaş büyük erkek kardeşi. Annesi onu dünyaya getirirken kan kaybından ölmüş. Babası, iki küçük çocukla, hastalığı ile yalnız kalmıştır. Başta çevre yardım etse de sonradan kendi işlerine dönmüşlerdir. Babası da hastalığından bakamayınca Aysel'i ve erkek kardeşini yetiştirme yurduna verir.

Hayata böylesine sevgisiz bir ortamda başlamıştırlar. İlk hırsızlığı orada öğrenmiştir. Çocuksu dünyasında oyuncak bebekleri çok sevmektedir. Bebeği okşamak için kucağına alır, götürür. Daha yaptığının hırsızlık olduğunu bilmeyen bir çocuk, dayak yiye yiye öğrenir. Yetiştirme yurtlarının yaptığı hatalardan biri de daha en başından hayata yenik başlamış çocuklara bir de onlar vurmaktadır. Halbuki azıcık sevgi ile çözülemeyecek bir şey yoktur. Sonra hayatının en dayanılmaz olayı yaşanır. O yedi yaşındayken erkek kardeşi hasta olduğu için o gün okula gidemez ama Aysel gitmek zorundadır. Okuldan sonra geldiğinde öğrenir ki; abisi ranzadan düşmüş ve başını çarparak ölmüştür. Hayatının tek sığınağı ölmüştür. Üçüncü sınıfta da hayatında ki tüm herkesi kaybetmiştir. Bir okul çıkışı müdür babanın odasına çağrılır ve babasının öldüğünü öğrenir.

Ortaokulda din öğretmeni ona çok ilgi göstermiş ve tüm ihtiyaçlarını karşılamıştır. Onun bu ilgisi ile dine biraz yönelmiş olsa da; Türkçe öğretmeninin dine inancının olmaması ile bir önceki düşünceleri daha da artmış, ateistliğe doğru gitmiştir. Din öğretmeninin ona sunduğu yolda ilerleyemeden bırakır.

Lise zamanı ise Emine diye arkadaşı olur. Aklı başında bir kızdır. Onu sürekli evine götürür. Ailesi ise onu çok sıcakkanlı karşılarlar.

En büyük darbe ise lise aşkı Çağdaş’tan gelir. Tanınmış bir zenginin oğlu Çağdaş ile sevgilidir. Onunla, resime olan ilgisinden dolayı resim öğretmeninin oluşturduğu grupta tanışırlar. Grubun lideridir. Emine'nin uyarmasına rağmen onunla görüşmeye devam eder. Bir süre sonra Çağdaş ile evlilik planları kurar. Çağdaş ailesine onurlu bir gelin olacağını söyleyerek kandırır. Bir gün bir grup kızın evlerine gelip resimlerine bakacağını söyleyerek onu da çağırır. Fakat evde ikisinden başka kimse yoktur. O evde ona zorla sahip olur. Binadaki komşular, onun çığlıklarını duysa da bir şey yapmazlar.

Bu olayın üstünden Aysel, Çağdaş'ın yaptığından dolayı ölmesini canı gönülden ister. Bir gün Emine, yurda gerek Çağdaş'ın gaz zehirlenmesinden öldüğünü söyler. Sonra Emine ve ailesinin ısrarıyla okula geri dönerek çok sıkı bir şekilde çalışmaya başlar. Hayatını kendisi kurtarmalıdır. Çok çalışmanın ardından okulu birincilikle bitirir ve istediği üniversiteyi kazanır. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisidir artık. O gece rüyasında annesini görür ve yanına hiç gelmediğini söyler. Gitmek istese de parası yoktur. Hızır gibi Emine yetişir ve ona bir miktar para verir. Zaten ailesi çevreden veren oldu diye ona harçlık vermektedir. Böylece köylerine gider. Ailesinin mezarlığına gider. Üçü yanyana yatmaktadır. Onu da yanlarına almalarını isteyerek ağlar. O sıra da imam ve karısı gelerek ona evlerini açarlar. O gece tekrar rüyasında annesini görür ve evde ki emanetlerini almasını ister. Evdeki emanetler Kuran-ı Kerim ve Said Nursi'nin kitabını. Aysel inanmadığı bu hayatında onları yanına almak istemez ve onlara bırakarak İstanbul'a gider.

İstanbul’da hayat onu çok çabuk yutar. Devrimci gruplar o gelmeden ününü duymuş ve hemen yapışmıştır. Kısa sürede okulu unutur ve türlü türlü olayların içinde girer. Başından geçen evlilikler, uyuşturucular, olaylar eksik olmaz. Evliliğinin bitmesi ile kendini sokakta bulunca, açlıktan bir marketin önünde bayılır. Gözünü hastanede açar. Durumu hiç iyi değildir. Başında onu getiren yaşlı adam ve doktor vardır. Bu yaşlı adama, tövbe edeceğini söyleyerek karısı olur. Yaşlı kocası onu tedavi ettirir. Neredeyse kanseri yenecek duruma geldiğinde kocası ölür. Kocasının maaşı ile yine sokakta kalır. Hastalığı da tekrar edince Ankara'ya gider. Bir bayılmanın ardından tekrar bir hastanenin onkoloji bölümüne yatırılır. Bu yaşadıklarını hastane odasında yazarken, aslında yanlışla doğrunun ne olduğunun farkına varır. Ya Allah gerçekse diye düşünerek korkuya kapılır. O gece odasında iki bembeyaz giyinmiş, nur yüzlü iki bayan gelir. Bunlar hemşire olamaz. Ona annesini çok dua ettiğini, Allah'ın darda kalan kullarını ziyaret ettiklerini ve tövbe etmeyi, af dilemeyi, eksiklerini tamamlamayı söylerler. Çünkü az vaktinin kaldığını söylerler. Aysel de hemen asistan doktoru bularak ona yardım etmesini söyler. Asistanın karısı Ebrunur Hanım ona sabah sekiz akşam beş şeklinde, namaz kılmayı Kuran okumayı öğretir ve sohbet ederek kalan bilgileri öğretir.

Zaman geçtikçe namaz kılmak onun için iki sevdalının buluşması gibidir. Kuran okumayı ise öğrenmiştir. Artık kendi başına da okumaktadır. Bir gün namaz kılarken baktığı duvar açılır ve Kabe görünür. Ona karşı namaz kılar. Bu olayı gözyaşları içinde yaşar. Artık ölüm onun için yaklaşmaktadır. Ya cuma günü ya da yaklaşan Beraat Kandili'nde öleceğini hissetmektedir.

Sonunda Emine'de gelir. Emine ve Ebrunur Hanım ile günlerin geçer. Cuma günü geçince, Beraat Kandili'nde öleceğini söyler durur.

Halit Bey direk Ankara'ya gider. Aysel vefat etmiştir. Asistan Bey onu, Ebrunur ve Emine'nin yanına götürür ve onlar anlatır.

Emine ve Ebrunur o gün orucunu Aysel'i odasında açar. Ölüme yaklaştığını anlayan Aysel abdest almak ister. Ona abdest aldırırlar. Ezan okunmaya başlar. Aysel'de ezan bitince onu almaya geleceklerini söyler. Sonra dua eder. Onu almaya gelenin annesi olmasını ister. Ebrunur ve Emine'ye de onu almaya kimin gelmesini istediğini sorduklarını açıklar. Sonra Allahu Ekber diyerek canını teslim eder.

Aysel okuduğum ibretlik romanlardan oldu. Halit Ertuğrul bu alanda kitapları ile ünlü bir yazar. Daha önce hiçbir kitabını okumamıştım. Bu kitap benim için ilkti. Sonu ise tüylerimi diken diken etti. Birçok ailenin çocuğuna okumasını ya da okuyarak anlatmasını tavsiye ederim.

Yazar: Nilay Alakuş

Aysel Yorumları

Aysel Yorum bu romanı okuyup tüylerin diken diken olmaması mümkün değil

14-09-2018 22:23 !!

Yorum Yaz

:: Halit Ertuğrul ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.