Troyada Ölüm Vardı

Troyada Ölüm Vardı
Kitabın Yazarı:Bilge Karasu Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Metis Yayıncılık Yayınlandığı Yıl:2007 Sayfa Sayısı:152 ISBN:9789753420907 Kitap Puanı:7.7 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:18,24 TL D&R:19,50 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Troyada Ölüm Vardı - Bilge Karasu

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Troyada Ölüm Vardı Özet

Öncelikle kitabın özetine başlarken şunu belirtmeliyim Postmodern bir eser olduğu için belirli, net bir olay örgüsü yok. O yüzden kitaptan anladıklarımı ve yazarın kullandığı yöntemlere değineceğim. Kitabın yazarı Bilge Karasu, Postmodern romancılığın önemli temsilcilerinden biridir. Bu eserinde de Postmodern teknikler fazlaca kullanılmıştır. Özellikle bilinç akışı tekniği tüm eser boyunca kullanılmıştır. Bilinç akışı tekniği bireyin kafasındaki düzensiz düşüncelerin yazıya aktarılması sonucu oluşur. Yazar eser boyunca bu tekniği kullandığı için kitabın dili kapalı bir hal almıştır. Bazen bu bölümde kim konuşuyor kafa karışıklığı oluşuyor, Postmodern anlatımın da esas özelliği bu okuyucu bir okuyuşta anlamdırmamalı, emek sarf ederek okumayı gerçekleştirmelidir. Postmodern romanlar seçkin okurlara hitap etme amacındadır. Bu eseri de her birey okuyup bitirme konusunda inanın istikrarlı olamaz çünkü net bir olay örgüsü, zaman yok. Kitabın sonlarında doğru kimin konuşturulduğunu, konunun ne olduğunu anlama fırsatınız doğuyor. Ölüm, yalnızlık, eşcinsellik gibi kavramlar üzerine kurulmuş, konu bütünlüğü bu kavramlar üzerinde yoğunlaşıyor. Yazar kesik cümleler kullanmış. Yazım ve imlayı fazla dikkate almamış, zaten Postmodern romanlara özgü bir özelliktir bu. Kitabın ilk bölümlerinde dört çocukluk arkadaşı olan kişilerin neşeleri, saflıkları, sağlam dostlukları anlatılmış. Son bölümlerde ise bu dostların yarım kalmışlıkları, çarpıcı sevgi ilişkileri(eşcinsellik) üstü kapalı şekilde anlatılmıştır. Eserin son bölümlerinde özellikle dikkatimi çeken tiyatro olduğu gibi kişilerin adları yazılıp altında o kişinin iç konuşmasında yer verilmiştir. Bilirsiniz ki edebiyatımızda eşcinsellik konusunu eserde işleyebilmesi cesaretin yanı sıra ustalık da gerektirmektedir. İşte Bilge Karasu, bu sanatsal çizgiyi eserinde koruyabilmiştir. Okur ile kitap arasında çektiği perde eseri anlamamızı zorlaştırsa da bir o kadar istikrarlı okuyucuyu ister istemez sürükleyecektir. Kitabın asıl ilginç kısımları son kısımlarıdır. Kitap on üç öykünün birbirine konu olarak kenetlenmiş şekildedir. Her bir hikâye kendisinden sonraki hikâye ile bağlıdır. Altı hikâye konu ve mekân olarak birbirine bağlıdır. Troya'da Ölüm Vardı, İkinci Dünya Savaşının yıkıcı etkisini kahramanların psikolojileri üzerine etki etmiştir. Bu savaşın yaşandığı bir zaman diliminde olaylar geçmektedir. Hikâyelerde ölüm temidir. Sıklıkla ölüm kavramının yaşandığını hikâyelerden okumaktayız. Ölüm hikâyelerde özlenilen, aranan hatta üzerine para verip alınacak bir nesne haline bürünmüştür. Olaylar Sarıkum Köyünde dört arkadaş arasında yaşanan dostluklar ve bu dostlukların kendi hemcinsler arasında yaşanan aşklarla anlatılmıştır. Müşfik, Sadun, Talha, Lerzan, Rana, Dilaver bunlar romanda ismi geçen karakterlerdir. Kitapta olaylar anımsama olarak verilmektedir. Müşfik, Meryem’i bir erkekle görür. Kendisini yetersiz hisseder. Daha sonra bu kadının yanmış cesedini de görecektir. Müşfik bu olaylardan sonra babasıyla ortak hikâyesinin olduğunu görür. Babasının da eşi bu şekilde onu aldatmıştır. Aldatmadan doğan yetersizlik Müşfik’i düşündürür. Bu sorulara cevap ararken kendisini bir karmaşanın içinde bulur. Bu karmaşa ile beraber bu ilgiyi, sevgiyi, ego tatminini hemcinslerinde arar. Müşfik bununla da kalmaz. Meryem'den doğan şok etkisi ile bu şekilde yaralanan hayvanlara şefkat gösterir. Müşfik’in bu garip hareketlerini samimi olduğu erkek arkadaşlarının eşleri hisseder. Lerzan ve Rana eşlerini dostları olan Müşfik ve Talha’dan kıskanırlar. Sebebi ise eşleri bu kişilerle oldukça fazla birlikte vakit geçirdikleri içindir. Abartılı bir şekilde geçirdikleri vakit kadınları aşırı kuşkuya da sokar. Müşfik’in annesi oğluna çok bağlı bir kadındır. Oğlunun yaşadığı içsel bunalımlar onu taşınmaya zorlar. Anne bu ayrılışı ölüm olarak nitelendirir. Annesi, oğlunun evliliğindeki sorunları kendi ağzıyla anlatır. Bir gün oğlunun geleceğini ve sadece yanında kendisinin olacağını düşünür.



DEĞERLENDİRME

Bilge Karasu 1950 kuşağı öykücüleri arasında yer alır. Eserlerinde bireyin benlik çatışmalarına, sorunlarına, çıkmazlarına yer verir. Ölüm, yalnızlık, sevgi eserlerinin belli başlı konuları olmuştur. Yazar edebiyatımızda dilin sınırlarını sonuna kadar zorlayan nadide kişiliklerden birisidir. Felsefik unsurlar eserlerinin içeriğini zenginleştirmiştir. Bu eserinde de yalnızlık, ölüm temi üzerinde fazlaca durulmuş, birçok tekrar eden kelime (leitmotif)’ler ile anlatımı etkili hale getirmiştir. Kitabı okumak isteyenler için seslenmek isterim Postmodern romanlar içerisinde anlamı en kapalı eserlerden birisi. Postmodern roman sevenlere tavsiye ederim.

Editör: Fatma Özdemir

Troyada Ölüm Vardı Yorumları