Toplum Sözleşmesi

Toplum Sözleşmesi
Kitabın Yazarı:Jean Jacques Rousseau Kitap Türü:Politika Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları Yayınlandığı Yıl:2006 Sayfa Sayısı:144 ISBN:9789754589481 Kitap Puanı:7.7 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:7,79 TL D&R:8,45 TL KitapYurdu:18,46 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Toplum Sözleşmesi - Jean Jacques Rousseau

Kitap Türü:Politika Çeviren:Vedat Günyol

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Toplum Sözleşmesi Özet

Fransız düşünür ve edebiyatçının “Toplum Sözleşmesi” adlı eseri, siyaset düşüncesinde oldukça önemli bir yere sahip olan başyapıtlardan biridir ve etkisi günümüzde de sürmektedir. Yazar, daha kapsamlı bir çalışmaya başlamış olmasına rağmen bu çalışmanın üstesinden gelememiş ve söz konusu kitaptaki metinleri yayımlamaya değer bularak okuyuculara “Toplum Sözleşmesi” adıyla sunmuştur.

Jean – Jacques Rousseau’nun kendi ifadesiyle bu kitabın üstesinden gelmeye çalıştığı temel sorun şundan ibarettir: “Amacım, insanları olduğu gibi, yasaları olacakları gibi ele alarak toplumsal düzende geçerli ve kesin yönetim kurallarının olup olmayacağını araştırmaktır.” Böylesine felsefi ve yoğun bir sorunla uğraşan Rousseau, toplumsal birliğin temelini, doğa durumunda yaşayan insanların çeşitli çıkarlar uğruna birbiriyle sözleşme yapmasına bağlamaktadır ki kitabın ismi de bu düşünceden gelmektedir. Yani toplum, insan üretimi bir birlik olup amacı güvenlik ve refaha dayanmaktadır. Toplumsal düzen, doğada bulunmaz, yalnızca sözleşmelere dayanır. Yine de o kutsal bir hak olarak var olmaktadır. Toplumsal düzen, özgür doğan; fakat her yerde köle olan insanın belirli kurallar çerçevesinde özgürlüğünü ve mutluluğunu sağlamak amacıyla kurulmuş düzenden ibarettir.

Rousseau’ya göre tüm toplumsal birlikler arasında tek doğal olan birlik ailedir. Aile dışındaki toplumsal birlikler sözleşmeye dayalıdır ve bu birliklerin en belirgin olanı devlettir. Aile ile devlet arasında bir benzerlik bulunur. Şöyle ki; baba iktidarın, çocuklar ise toplumun karşılığıdır. Hem baba hem de çocuklar özgürdür; yine de bunlar, çıkarları uğruna bu özgürlüklerinden vazgeçerler. Baba çocuklarına, onlara duyduğu sevgi dolayısıyla ilgi gösterirken devlette yönetici, halkına, onların başında olmaktan duyduğu haz sebebiyle ilgi gösterir.

Yazara göre hakkın temelinde kaba kuvvet bulunamaz. Bundan dolayı yönetilenler, yalnızca meşru güçlere itaat etmekle mükelleftir. Zorbalara ise isyan etme hakkı daima vardır. Ayrıca, hiçbir insan, hemcinsi üzerinde doğal bir otoriteye sahip değildir. Bu durum, bize yöneten ve yönetilen arasındaki hiyerarşinin sözleşmeye dayalı olduğunu gösterir. Bu sözleşme üzerinde, toplumsal birliği kuranların tamamı söz hakkına sahiptir. Yönetenin yönetici olabilmesi ve yönetilenin buna razı olması, tamamen toplumsal bir sözleşme gereğidir. Sözleşmeye dayalı bu ilişkiden hem yönetenler hem de yönetilenler kârlı çıkar.

Yönetim keyfî olamaz. Meşru yönetim, halkın ona rıza göstermesiyle mümkündür. bundan dolayı bir yönetimin meşru olabilmesi, yönetilenlerin kabul veya reddetme yetkisine sahip olmalarıyla mümkündür.

Bir insan, kendini topluma verdiği zaman, aslında kendini hiç kimseye vermemiş olur. Çünkü, her ne kadar diğerleri onun üzerinde söz sahibi olsa da, bu ilişki karşılıklıdır ve o da diğerleri üzerinde söz sahibidir. Böylece birey, bir toplumsal birliğe girdiğinde kaybettiği haklar kadar hak kazanır. Ayrıca, sahip olduklarını koruyabilmek için de toplumsal birliğin diğer üyelerinin gücünden istifade eder. Bir toplumsal birliğin tüm üyeleri, sahip oldukları varlık ve gücü genel iradeye teslim eder. Bu toplumsal birliğin tüm üyeleri, bütünün bölünmez parçalarını oluşturur.

Jean – Jacques Rousseau, kitabın ilerleyen sayfalarında iktidar biçimleri (demokrasi, aristokrasi ve monarşi), devlet, egemenlik, halk, kölelik, savaş, egemen güç, mülk, genel irade, yasa, hükümet, milletvekilleri, seçim, oy ve devletin dinle ilgisi gibi konularda fikirler öne sürer. Bunu yaparken Roma Cumhuriyeti’nden sık sık örnekler verir.

Aşağıda, kitaptan alınmış birkaç cümle paylaşılmıştır:

“İnsan özgür doğar ancak her yerde zincire vurulmuştur.”
“İlk köleleri kaba kuvvet doğurmuş, onların korkaklığı da bu durumlarının devam etmesine neden olmuştur.”
“En güçlü kişi, kuvveti hakka, itaati de göreve dönüştürmezse her daim efendi kalabilecek kadar güçlü değildir.”

Sonuç olarak “Toplum Sözleşmesi”, siyasetin güncel konuları ve sorunlarıyla yakından alakalı olan bir felsefe/düşünce kitabı olduğu için, bazı temel meseleleri ve problemleri anlamak adına okunması zorunlu klasiklerden biridir.

Editör: Murat ASLAN

Toplum Sözleşmesi Yorumları