Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Kitabın Yazarı:Cengiz Aytmatov Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Nora Yayınlandığı Yıl:2008 Sayfa Sayısı:128 ISBN:9789752473096 Kitap Puanı:7.7 / 10 | Yorum: 2

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:8,45 TL KitapYurdu:8,45 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek - Cengiz Aytmatov

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Çeviren:Mehmet Özgül

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Özeti

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov'un yine harika eserlerinden bir tanesi. Deniz kıyısında yaşayan bir köyün, ekmeğini denizden çıkarma hikayesidir.

Ohotsk denizinin, bütün kara ve su cephelerinde iki doğa gücünün sonsuzdan beri süregelen savaşı vardır. Bir gece daha sona ermektedir. Çocuk o gece gözünü kırpmamıştır. İlk kez denize açılacaktır. Hayalini kurmaktan uyuyamaz.

Bir zamanlar dünya sadece denizden oluşmaktaydı. Lura adında ördek uçsuz bucaksız denizde konacak yer aramış ama bulamamış. Sonunda kendi tüylerini kopararak kendisine yuva yapmaya başlamış. İşte bu yuvadan ilk toprak parçası oluşmuş. Toprak gittikçe büyümüş büyümüş. Sonra da üstünde çeşitli canlılar oluşmuş. Bunların arasında insanlarda varmış. Toprak oluştuktan sonra denizin dinginliği sona ermiş. Kara ve deniz arasında bir savaş başlamış. İnsanoğlu ise kara ile deniz arasında didinip durmaya başlamış.

Sabah olmak üzeredir. Bir gece daha sona erer. Alak köpek Koyu'nun bir ucundan denize uzanan kayalık bir dağ vardır. Uzaktan bakılınca gerçekten de denize doğru koşan kocaman bir ala köpeğe benzemektedir. Ala Köpek’ten güneş yükseldiğinde denize bir nihiv kayığı açılır. Kayıkta, üç erkek ile bir oğlan çocuğu vardır. Erkeklerden iki genç olanı küreklerin başına, yaşlı olanı ise dümenin başına geçer. Ala Köpek'te herkes çocuk için açıldıklarını bilir. Çocuğun, avcı olmayı öğrenmesi için yapılan bir yolculuktur. Kirisk oldukça sevinçlidir. Bu onun artık büyüdüğünü göstermektedir. Ilk kez deniz avcılarının arasına katılarak, kendisi de bir avcı olacaktır.

Deniz kızı oymağında herkes bilir. Oymakta erkek doğan her çocuk, deniz onu tanısın; o da denize saygı duysun diye küçüklükten başlayarak denizle dost olmaya zorlanırdı. Oymağın saygıdeğer yaşlısı Orhan ile en iyi iki balıkçısı böyle bir sefer düzenler. Çocuğu, sadece annesi uğurlar; oda yapılacak seferden hiç bahsetmeden, denize bile bakmadan. Kadın, oğlunun nereye gittiğini cinlerden saklamak için böyle yapmaktadır. Anne ve oğul bu şekilde vedalaşır. Kirisk ve diğerlerinin üç günlük deniz yolculuğu bu şekilde başlar. Eğer şansları açık gider, köye büyük bir avla geri dönerlerse; küçük avcı onur kazanacak, köyde onun için şenlikler düzenlenecektir. Belki de küçüklükten beri oynadıkları Muzluk kızda sevilenecekti belki de.

Kayık dalgalara bata çıka ilerler. Ala köpek koyu gerilerde kalmaya başlar. Uzun Burun'u geçip denize çıktıklarında, dalgaların daha da küçük olduğunu görürler. Orhan Dede kayığından oldukça memnundur. Daha onu yaparken en iyisi olacağını anlamıştır. Kayığına onları Üç Memelere kadar götürmesini fısıldar.

Kirisk Ala Köpek kaybolduğunda kendini huzursuz hisseder. Bu Ala Köpek'in özelliği tam da adı gibi koşan bir ala köpeğe benzemesidir. Ala Köpek onları terk edince uçsuz bucaksız deniz karşısında afallar. Oysa büyükler oldukça sakindir. Orhan Dede piposu ağzında, kayığı yönlendirirken babası Emrayin ile babasını amcaoğlu Mılgun aynı ritimle kürek çekmektedir. Ala Köpek gözden tamamen kaybolunca, Orhan Dede Kiriks'in yön duygusunu ölçer. Çocuk her şekilde doğruyu söyleyince büyük övgü alır ve bundan mutlu olur. Sonra herkes tekrar sessizliğe büründüğünde Kirisk'de Ala Köpek ve Muzluk kızı düşünmeye başlar.

Vakit öğleyi geçerken Kirisk uzaklarda ada gördüğünü sanar. Fakat orası ada değildir. Emrayin sis olduğunu düşünür. Kendi yollarında hızla ilerler ve küçük memeye varırlar. Orhan Dede Kirisk'e geri dönüşte Ala Köpek'in önemini ve gece olduğunda da lura ördeği yıldızının onlara yardım edeceğini söyler. Adaya yaklaşınca ayıbalıklarını görürler. Diğer taraftan adaya çıkarlar. Kirisk babasının verdiği silahı omzuna koyar. O sırada balık sanki sezmiş gibi etrafına bakar. Kirisk biraz yana kayarken bir taşı yuvarlar. Bunu duyan ayıbalığı keskin bir çığlık atarak diğerlerini uyarır. Sürü denize doğru giderken bir tüfek sesi gelir. Denizin kenarında ki bir foku Mılgun vurmuştur. Kirisk şaşkın şaşkın bakarken babası ateş etmesini söyler. Çocuk çok utanmış ve üzülmüştür. Mılgun onun gönlünü yapmaya çalışır. Orhan Dede geldiğinde çabuk olmalarını söyler. Havanın hali hiç hoşuna gitmemektedir. Avı görünce yine de mutlu olur ve bıçağını çıkararak herkese çiğ karaciğer verir. Bu avcılar arasında olan şeydir. Hayvanı öylece yükleyerek orta memeye doğru yola çıkarlar. Hava kararmadan orta memeye varmaya çalışan kürekçiler hızlı hızlı kürek çeker. Sonra dalgalar yükselmeye, göğü bir sis tabakası sarmaya başlar. Avcılar, bir an önce orta memenin önlerine çıkmasını beklemeye başlar.

Felaketi gören ilk kirisk olur. Sularını yeni içmişken; yolda gördüğü boz bulanık kütle onlara doğru gelmektedir. Dalgalar yükselir. Son anda Orhan Dede'nin uyarısı ile dikkat ederler. Çocuk korkudan Orhan Dede'ye tutunur. Sisten kayıkta kimse birbirini göremez. Vakit gece yarısı olabilir. Orhan Dede ile Kirisk kayıkta ki suyu boşaltmaya başlarlar. Orhan Dede Kirisk'e suyun önemini anlatarak fıçıyı yanından ayırmamasını söyler. Iyi ki de anlatmıştır. Dindi gibi gözüken fırtına tekrar şiddetlenir. Kayikta ne varsa atmaya başlarlar. Çünkü batmaya başlamışlardır.

Sisler içinde gittiler gittiler. Orhan Dede bu sürede kayığa biraz çekidüzen verir. Bu sırada fok derisinden bir torba balık çirozu bulurlar. Yine de yemezler, suları kısıtlı olduğu için. Akşam açlığa dayanamayıp biraz çiroz yerler ve az bir şey şu içerler. Fakat Orhan Dede ne çiroz yer ne de şu içer. Sabah yine bir değişiklik olmaz. Her yer alabildiğine sistir. O günde dede şu içmez ve hakkını Kirisk'e verir. Siste hiçbir değişiklik olmaz. Kirisk'in annesi hastalandığında hastayken su içilmez diye ona mavi yarasadan su istemesini söyler. Şimdi Kirisk mavi yarasadan su istemektedir. Uyku halinde babası ile Orhan Dede'nin konuştuğunu duyar; Orhan Dede böyle olması gerektiğini söylemektedir. Uykuya dalıp uyandığında dedenin kayıkta olmadığını görür. Orhan Dede deniz kızının yanına gitmiştir. Sis yine dağılmaz. Olduğu gibi durmaktadır. Mılgun sonunda dayanamayarak denizden su içme hatasında bulunur. Bunun dönüşü daha çok yangındır. O da dayanamayınca Orhan Dede gibi kayığa veda eder. Şimdi Kirisk ve babası kalmıştır. Siste ise bir değişiklik yoktur.

Kirisk yine uykusundan uyandığında bu kez de kayıkta babası yoktur. Onunda diğerleri gibi gittiğini anlar. Uyuduğu için kendini suçlayarak üzüntüden durmadan ağlar.

Açlıktan ve susuzluktan dermanı kalmaz. Zorla da olsa fıçının yanına gider. O zaman eline baktığında korkuyla irkilir. Eli kurutulmuş bir tarla sıçanının derisi gibi büzülmüştür. Dermanı kalmadığı için orada uyuyakalır. Gece gözlerini dalga sesleri ile açar. Yıldızlar ona bakmaktadır. Fakat ne kürek çekmeye hali vardır; ne de yol bilmektedir. Hem sevinçten hem üzüntüden ağlar. Çünkü kayıkta az yiyecek ve yok denecek kadar şu vardır. Sayılı saatlerinin olduğunun farkındadır. Kayığın yüzmesi ise gittikçe hızlanmaktadır. Görüş mesafesi artmış sis iyice azalmıştır. Son suyu da içerek Orhan Dede'nin yerine dümene geçer. O sırada aguguk diye kuş öter. Kirisk son gücüyle kuşun peşinden gitmeye başlar. Çünkü kuş onu karaya götürecektir.

Sabah olup güneş yükseldiğinde Kirisk daha fazla dayanamaz. Gözleri kararmaktadır. Sonra kayık kendi gitmeye başlar. Çocuk tekrar kendine geldiğinde güneş göğün öbür ucundadır. Gözleri kendine geldiğinde gördüğü şeye inanamaz. Çünkü karşısında Ala Köpek vardır.

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek kitabının hikayesi oldukça güzel. Yazarın dili akıcı ve sade. Hikaye bakımından çocuk için olsa da bence küçükten büyüğe herkes okuyabilir. Hikayesi ise oldukça maceralıydı. Kesinlikle herkesin okumasını tavsiye ederim.

Yazan: Nilay Alakuş

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Yorumları

çok güzel bir roman

01-11-2018 15:51

bir kerede okudum çok güzel bir roman

13-11-2018 23:06