Dalgalar

Dalgalar
Kitabın Yazarı:Virginia Woolf Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları Yayınlandığı Yıl:1931 Sayfa Sayısı:256 ISBN:9786053328605 Kitap Puanı:6.5 / 10 | Yorum: 2

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:10,38 TL D&R:11,20 TL e-kitap,pdf,epub: *

6.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte
Giriş Yap Üye Ol

Dalgalar - Virginia Woolf

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:The WavesÇeviren:Tülin Cansunar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Dalgalar Özeti

Virginia Woolf modernizim akımının edebiyatta ki ilk öncülerindendir. Aynı zamanda feminist, eleştirmen, yazar gibi başka kimlikleriyle de tanınmaktadır. Ablası ressam olan ve ona karşı hayranlık besleyen Virginia eserlerini sanki resim çizer gibi yazmıştır. Kitap kapaklarında da ablasının izlerini görebilirsiniz. “Dalgalar” isimli bu romanı ise Woolf’un ölen erkek kardeşine duyduğu özlem yatmaktadır. Romanda hayat verdiği tüm karakterler Woolf’un kaybettiği kardeşi Toby ile aynı yaşta ölen arkadaşları Percival’e karşı hayranlık beslemektedir. Romanda tek konuşmayan karakter Percival’dir.

Eser 1931 yılında Virginia Woolf’un iki senede üç kez sil baştan yazması sonucunda yayınlanıyor. Diğer eserlerinde olduğu gibi “Dalgalar” isimli kitabında da bilinç akışı tekniği kullanmıştır. Bu teknik ile romanda işlenen karakterlerin hayatlarından birkaç kesit verilir ve okuyucu bunu sanki kendi zihninden geçiyormuş gibi hisseder. Zor bir kitap gibi görünse de betimlemeler insanın zihninden kolayca geçebiliyor. Adeta içimizde canlanıyor. Bu kitabı okuyup bitirebildiğim için hatta hissedebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Kitap kısa bir sürede bitirilebilecek gibi dursa da uzun bir süre başucumda durdu. Kitabın çok uzun olmamasına rağmen uzun bir zaman ayırarak okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitapta Virginia Woolf’un verdiği ayrıntılar bana yoğun duygular hissettirdi. Kitabı okumaktan çok hissettim diyebilirim. Kesinlikle kitaba başlamadan önce kendinizi hazır hissettiğinize emin olmalısınız. Başlangıçta kafa karıştırıcı ve şaşkınlık veren eser daha sonra okuyucuyu kendisine bağlıyor. Okumaya başladığım zaman önyargıda bulunduğun kitabı bitirdiğimde üzüldüğümü itiraf edebilirim.

“Kitap düzyazı-şiir şeklinde kaleme alınmış ve herhangi bir olay örgüsünden ziyade ritme uygun bir şekildedir”.

“Hayat kusurlu, bitmemiş bir söz dizisi.”

Kitapta 6 kişinin okul, gençlik ve orta yaş dönemlerinde iç dünyalarını ve birbirlerine karşı hissettiklerini, özeleştirilerini birinci ağızdan dinliyoruz.

” Dostlarımızın kendi gereksinimlerini karşılamak için bizi ele aldıkları gibi basit değiliz. Yine de sevgi yalındır.”

Bu sırada varoluşun sorgulanmasına da sık sık şahit oluyoruz. (Söylentilere göre Virginia Woolf bu kitabını şiir gibi yüksek sesle okuyup daha sonra dalga seslerini bizlere çağrıştıracak şekilde ele almış.) Virginia Woolf eserde dış dünyaya yer vermez. Dış dünya ancak karakterlerin iç dünyalarında olduğu kadar vardır.

“Kendini beğenmişlik değil bu; çünkü, tutkularımdan boşaltılmışım, ne özel yeteneklerimi ne huyumu ne kişiliğimde taşıdığım damgaları, gözlerimi, burnumu ne de ağzımı hatırlıyorum. Kendim değilim şu anda.”

Neville diğer arkadaşları gibi okul arkadaşı Percival’e hayrandır. Louis ve Rhoda ise yalnızlık hisseden iki arkadaştır. Louis’in yalnızlığı biraz farklıdır. Aksanı yüzünden kendini dışlanmış hisseder. İkisi de karamsardır. Belki de bunu kendileri oluşturur bilinmez ama normalde insanların ilgilenmediği detaylarla çok ilgilenirler ve bu düşünceleri onları yalnızlığa iter. Rhoda sızan güneşten bile rahatsız olur. Jinny ise içlerinde en gösterişli en tertipli olandır. Suzan belki Jinny kadar değildir fakat onu da herkes sevmiştir. Kitabın son bölümünde hepsinin öyküsünü anlatan kişi ise Bernand’dır. İçlerinde en normal olan Bernand olabilir. Kitap Percival isimli çocukluk arkadaşlarının ölümüyle şekillenir. Percival’in ölümü ve ondan sonra hissettikleri duygulara ağırlık verir. Percival romanın güçlü karakteridir. Karakterleri etkiler fakat düşünceleri eserde geçmez. Biz sadece etkilerini görürüz. Dalgaların alıp götürdüğü gibi zamanın bizden neleri aldığını düşündürüyor. Yaşlanmaktan korkan karakterlerin iç monotonluğunu okuyucu da yaşamaya başlıyor.

"Tüm gemilerim beyaz benim," dedi Rhoda. "İstemiyorum hatmi çiçeklerinin, sardunyaların kırmızı yapraklarını; ak yapraklar istiyorum, leğeni salladıkça yüzen; donanmam var benim, bir o kıyıya, bir bu kıyıya giden... Dal atacağım içine, boğulan gemici için sal. Taş atacağım içine, denizin derinliklerinden yükselen baloncuklara bakacağım. Neville gitti. Susan gitti; Jinny, mutfak avlusunda frenküzümleri topluyor, sanırım Louis'le birlikte.Hudson çalışma masasının üzerine defterlerimizi yayarken yalnız kalabileceğim kısacık bir zamanım var. Kısacık özgürlüğüm var. Bütün batmış yaprakları topladım, yüzdürdüm. Damlacıklar koydum kimilerinin içine. Deniz feneri dikeceğim buraya, deliotunun ucundan. Kahverengi leğeni sallayacağım bir o yana bir bu yana, dalgalara binecek gemilerim. Kimileri batacak. Kimileri kayalarda parçalanacak. Bir tanesi yüzüyor tek başına. O benim gemim...."

“Dalgalar” gerçekten dokunaklı bir kitap, alıntı yapmak istediğim o kadar fazla cümle oldu ki ne yazsam veya ne yazmasam eksik olacak en iyisi sizlere iyi okumalar.

Dalgalar Yorumları

sıkıcı bir roman wolfun daha önceki kitaplarına benzemiyor

13-02-2018 09:12

bana göre sıkıcı değil ben severek okudum konusu çok güzel woolfun kitapları güzeldir

04-11-2018 16:59