Yaban Muzu

Yaban Muzu
Kitabın Yazarı:Jose Mauro De Vasconcelos Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Can Yayınları Yayınlandığı Yıl:2016 Sayfa Sayısı:168 ISBN:9789750756528 Kitap Puanı:7.2 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:21,00 TL BKM:32,40 TL KitapYurdu:35,10 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.2
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Yaban Muzu - Jose Mauro De Vasconcelos

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Çeviren:Emrah İmre

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Yaban Muzu Özet

Birinci Bölüm: Garimpo

Gecenin ortasında bir gitar sesi

Grego, belalı bir adamdı. Gittiği her yerde olay çıkartır, kavga eder ve soluğu komiserin yanında alırdı. Joel, onun peşinde koşup komiserle konuşur sürekli kodesten çıkmasını sağlar, arkasını toplardı. Yine öyle gecelerden birindeydiler. Grego yine olay çıkarmış ve Joel onu kurtarmıştı. Evlerine dönerken sokakta gitar sesi çalıyordu. Tüm insanlar başka işlerle uğraşıyor, bir sürü şey düşünüyorlardı. Herkesin ortak noktası ise o gitar sesini duyuyor olmalarıydı.

Kaptırılmış iki elin hikayesi

Sabah olduğunda Grego ile birlikte ise gittiler. Joel, bir daha kavga çıkarırsa kendisini terk edeceğini söyledi Grego 'ya. Grego bu duruma çok üzüldü. Akşam gidecekleri dansa gidecek hali bile kalmamıştı. Akşam olup yataklarına uzandıklarında Joel, eskileri anımsadı. Eskiden piyanistti. Bırakmaya, diğerleri gibi iş yapmaya başlamak istemesinden sonra ailesiyle kopmuştu. Ancak içinde hala duruyordu bazı şeyler. Piyanoyu bırakalı 4-5 yıl olmuştu. Son konseri ile birlikte bırakmıştı piyano'yu. Piyano çalarken ellerini kaybettiğini düşünüyordu. Sanki şimdi yeniden kazanmıştı.

İki tokat ve bir öpücük

Pazar günleri çok sakin olurdu oralar. Herkes barda olurdu. Kimse çalışmazdı. Aynı zamanda kodeslerde kalanlar da çok fazla olurdu. Birbirine laf atanlar bazen birbirlerini vururlardı. Joel, Grego'nun lafını tarafından eve çağırılmıştı. Kadın bir fahişeydi. Joel, ona para gönderilmesine engel olduğu için çağırıldığını düşünüyordu. İlk başta bunun için kavga etseler de Joel kadına iki tokat attı. Ancak kadın Joel'e aşık olduğunu söyledi. Bunun sonucunda Joel kadını öperek evden çıktı. Ne olursa olsun o kadın Grego'nun kadınıydı. Artık o şehri terk etme zamanı gelmişti.

Grego'nun hikâyesi

Grego, eskiden evliydi. Karısı ve bir çocuğu vardı. Oğlu eğer yanında olsaydı şimdi 22 yaşında olacaktı. Ancak karısı oğlunu da alarak kaçmıştı evden. Grego bir daha ne oğlunu ne de karısını görebilmişti. Joel'i ilk gördüğünde çelimsiz sarışın kıvırcık saçlı bir çocuktu. Kendi oğluna benzetti. Yanına aldı. Doyurdu, iş buldu. Şimdi gördüğü kişi ile ilk bulduğu kişi arasında dağlar kadar fark vardı. Delikanlı'yı oğlu yerine koymuştu. Öyle sevmiş, öyle sahiplenmişti. Gitmesine izin veremezdi o yüzden. Sırf kadını ona aşık diye gitmesine izin veremezdi. Bunu başkası yapmış olsa şimdiye kadar ölmüştü. Ama bunu yapan Joel olunca boynu kıldan ince hale geliyordu.

Banana Brava

Joel, bir adamdan Banana Brava şehrinde yüklü garimpolar bulunduğunu ve iyi para kazanılacağını duymuştu. Bu haberle birlikte nasıl gidileceğini hesaplayarak barakaya döndü ancak Grego orada yoktu. Sabaha karşı bir adam gelerek Joel'i uyandırdı. Grego yine kodese düşmüştü. Joel, Grego'nun verdiği tüm zararı ve kefareti ödeyerek o garimpo'dan kaçtı. Kendisini yakalayamasın diye Grego'yu da kodeste 1 hafta tutmalarını rica etmişti. Artık Grego ve Joel ayrıydı.

Beş Garimpeiro'ydular

Joel, Banana Brava 'ya gitmenin yolunu arıyordu. O günlerde bir kayığın gideceğini duydu. Ancak kendisinin hiç parası yoktu. 4 Garimpeiro'ya rica etti. Joel'i de aralarına aldılar. Joel'in artık tek hayali vardı. Banana Brava 'ya gidip para biriktirdikten sonra evine dönmek.

Herkesin bir hikayesi var

O gün aziz yuhanna günüydü. Orada bulunan herkes kendi hikâyesinden bahsetti. Herkesin geride bırakmış olduğu, özlem duyduğu bir hayatı vardı bundan önce. Kimi bir daha dönmek istiyordu o günlere kimi ise bir daha dönemeyeceğini zaten biliyordu.

Sivrisinek Belası

Banana Brava 'ya gitmek için yola çıktıkları zamandan ulaşıncaya kadar sivrisinekler peşlerini bırakmadı. Üstelik sıtma sinekleriydi. Isırırsa işleri bitikti uykusuzluğa tahammül etmek zorundaydılar. Yolun bir kısmını daha tekneyle geri kalan kısmını ise yürüyerek geçmeye karar verdiler.

İki fire

5 kişi çıktıkları yolda 4 kişi kalmışlardı. Joel ayakları parçalandığı için geri de kalmış arkadaşları da onu beklemediği için yolunu kaybetmişti. Raimundo ise evine dönmeyi tercih etmişti. Daha şimdiden iki kişiyi kaybetmiştiler.

Merhametsizlik

Joel, kaybolmuştu. Geride kalanların yalnızca biri onun için endişeleniyor ve durup beklemeyi ya da onu aramayı düşünüyor, dile getiriyordu ancak diğerleri çocuğun varlığını unutmuştu ve onu aramaya hiç niyetleri yoktu.

Vahşi Orman

Joel, kaybolduğu zaman yanında yiyecek ekmeği bile yoktu. Ters istikamette yürümeye devam etti. Yürüdüğü yolun ters olduğunu biliyordu ancak ona rağmen en azından su bulma umuduyla yürüyordu. Bu eziyet yaklaşık olarak 10 gün sürdü. 10 gün boyunca yiyecek ekmek içecek su bulamadı. 10 günün sonunda kaybolduğu yere geri dönmüştü. Bu defa yolunu bulsa da ilerleyecek dermanı kalmamıştı. Tepesinde akbabalar dolaşıyordu. Düştüğü an yem olacaktı. Ancak daha fazla dayanamadı. Hedefine varmışken oracıkta bayıldı.

Dioz Efendi

Dioz Efendi ormanda yaşıyordu. Birinin kaybolduğu haberini alır almaz aramaya çıktı. Günler boyu aradıktan sonra akbabaları takip ederek Joel'i buldu. Evine getirdi, yaralarını sardı, yemek verdi, birebir her şeyi ile ilgilendiler karı koca. Joel gün geçtikçe toparlanıyordu. Artık tek istediği vardı. Banana Brava 'ya giderek intikamını almak istiyor bunun hayali ile yanıp tutuşuyordu. Dioz Efendi kendisinin de orada mal satacağını iyileştiği zaman onu da yanında oraya götüreceğini söyledi.

Garimpo

Zamanla Joel, Dioz ailesinden biri gibi olmuştu. Çocuklar ona kardeş gözüyle bakıyorz, diğerleri de evlat diyip bağırlarına basıyordu. Gitmek istediğini söylediğinde herkes çok üzüldü. Taşra böyle bir yerdi işte. Herkes misafirperverdi. Yolda Dioz efendi ile ilerlerken bir sürü yeni insanlarla tanıştı. Hepsi de kendisini eve davet ediyor, yanında istiyordu. Ancak Joel'in alması gereken bir intikam ve dönmesi gereken Garimpolar vardı.

İnácio Efendi'nin Çiftliği

Joel, yol boyu çok yorulmuştu. Henüz iyilesmemis olan yaraları açılmaya yüz tutmuştu. İnácio Efendi'nin Çiftliğinde dinlenirken Dioz efendi de eski yoldaşlarından haber topluyordu. Topluyordu ki Joel, planlarını devreye sokabilsin. İnácio efendi ile de çok iyi anlaşmıştı Joel. Yanında kalmasına izin verdiği için minnettardı. Ancak artık yaraları iyileşmiş sayılırdı. Planlarını uygulamanın tam zamanıydı.

İki buçuk milyon

Dioz efendi, eski yoldaşlarının yerini bulmuştu. Joel, Dioz efendi ile birlikte yüzbaşı 'ya gidip her şeyi anlatacaktı. Planı böyle başlıyordu. Ödül olarak da iki buçuk milyon alacağını söylüyordu.

İntikam

Joel her şeyi yüzbaşı'ya anlattı. Hatta kendisini gasp ettiklerini iki buçuk milyon parasının çalındığına inandırdı. Adamları getirttiler. Attığı iftiralar ile 500 kırbaç cezasına çarptırıldılar. Joel pişmanlık duymuyordu. Bu intikam başka intikam heveslerini de tetikleyebilirdi.

İkinci Bölüm : Kaderler

Yangın

İnácio Efendi'nin bulunduğu yerin yakınında yangın çıkmıştı. Hiçbir şey eskisi gibi olmadığından yakınan inácio efendi, yangının terzi isabel'in evinin yakınında olduğunu hatırladı. Koşarak gitse de yetişemedi. Hamile kadının evi yanmıştı.

Martinho ile Romäo

Martinho ile Romäo ev arkadaşıydı. Romäo ,korkunç irilikte biriydi. Görünüşüyle bile insanları korkutuyordu. Martinho bir gün Romäo'dan on bin borç aldı. Ay sonunda vereceğini söyledi. Ayın tam 30 ' u geldiğinde Martinho bozuğu olmadığını söyleyince Romäo sinirlendi. Para bozdurmak için ormanda ilerlerken Martinho, Romäo tarafından öldürüldü. Yüzbaşı da Romäo 'yu sürgüne gönderdi.

Genoveva'nın Çan Elleri

Joel, Garimpoları iftiralar ile içeri attırdığından beri iyi değildi. Eninde sonunda kendisinden intikam almak için geleceklerini biliyor ve bunun acısını duyuyordu. Kendisini her geçen gün daha fazla içkiye veriyordu. O gün barda Genoveva isimli bir fahişe ile tanıştı. Kadının dokunuşu kendisini çok eskiye, anılara, çocukluğuna götürdü.

Bu olaylardan bir süre sonra iftira attığını Garimpolar Joel'i buldu ve intikam alacaklarını bildirdiler. Yalnız ve korumasızdı Joel. Ta ki Grego Joel'in yanına gelene kadar. Olanları anlattı Joel ona. Canı pahasına koruyacağına söz verdi Grego. Ondan sonra hiç ayrılmadılar. Bir gece Joel, gece de çalışmaya karar verdi Grego çok yorgundu ve uyuyordu. Rüyasında Joel'in yardım çığlıklarını duydu. Onun yanına gittiğinde ise Garimpalar'ın onu öldürmek üzere karşısında olduklarını gördü. Düşünmeden vurdu üçünü de. Ancak bu sırada Joel de yaralanmıştı. Onu da sırtına aldı. Kaçtılar. Ancak polis peşlerini bırakmadı. Kayığı almak için karşı kıyıya geçen Grego'yu piranalar yedi. Son bir güçle Joel'i kayığa koyup ilerlemesini sağlasa da Grego, Joel Grego ile birlikte ölmek istediği için kendini ırmağa attı.

Değerlendirme: Yalanlar, yalanları, kötülükler kötülükleri beraberinde getirir. Biri kötülük yaptığında dahi hoşgörü ile karşılamak gerekir ki, başka kötülükler çıkmasın. Yeterki kadar acı, keder, kötülük ve ihanetin olduğu bu dünyaya bir yenisini de biz eklemeyelim sevgili okur. Yazdığımız şey sevgi olsun. Mutluluk olsun. Kitabın üslubu, tarzı bütün halinde küçük parçalardan oluşması çok çabuk okunup bitmesini sağlıyor. Etkileyici bir kitap. Sevgiyle kalın.

Editör: Senanur KARAKUZULU

Yaban Muzu Soruları ve Cevapları

Yaban Muzu kimin eseri?

Jose Mauro De Vasconcelos

Yaban Muzu türü nedir?

Yabancı Romanlar

Yaban Muzu kaç sayfa?

168

Yaban Muzu Yorumları