Ruh Adam

Nihal Atsız Ruh Adam
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yerli Romanlar
Yayınevi:Ötüken Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1972
Sayfa Sayısı:308
ISBN:9754378023
Kitap Puanı:
6.1 / 10 | Oy: 538 | Yorum: 5
Editör Puanı:
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:14,46 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.1
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yerli Romanlar, Tarihi

Arka Kapak Bilgisi

Ruh Adam Özeti

Nihal Atsız Ruh Adam


Ruh Adam isimli kitap bölümler halinde oluşmuş ve ilk sayfasında sizi Uygurca bir masal ile başlamaktadır. Bu masal Kamlançuda ülkesinde bahar mevsiminde geçmektedir. Yüzbaşı Burkay’ın büyük çam ağacının orada göz kamaştırıcı güzelliği olan bir kız ile karşılaşıp yüreğine düşen ateş sonucu dünyasının karamasından bahsediyor. Kızı gördüğünde ise kızın fiziki özellikleri ile ilgili sözler söylemeye başlıyor. Kız ise bu cümleler karşısında hiçbir şey söylemeden sadece yüzüne bakması ile kendini daha kötü hisseden Yüzbaşı Burkay kıza soru nitelikli sözler söylemeye başladığı anda ise kızın gülmesi onun içini daha çok yaktı. Birkaç defa sözlere karşı cevabı bakmak olsa da en sonunda kızda yanıt vermesi ile masal devam etmektedir.

Kitabın sayfaları ilerlerken masalın bittiği andan itibaren kadın gözlerini kaldırarak karşısında bulunan ve Uygur masalını dinleyen erkeğe masalı nasıl bulduğunu sorması ile aralarında geçen bir diyalog ile kitap devam etmektedir. Bulunduğu odanın kısa bir betimlemesini yapan yazar ise hikâyeye ilk dakikadan sizi içine çekerek gerçek bir odada bulunduğunuz hissine kapılmanızı sağlamaktadır. Erkek ile kızın diyaloglarına dikkat edildiğinde masalın dokuzuncu asırda yazıldığını ve tercümesi hakkında yorum yapmasını istediğini belli eden cümleleri ile erkeğe bakarken soruduğu soru ile bir anda dikkatleri farklı bir tarafa çekiyor. Uygur masalı olduğunu söyleyip Türkçe diline tercüme ettiğini fakat Uygurcanın zaten bir Türk dili olduğunu savunan görüş ile kızın karşısında oldukça sert tavırlar gösterirken kız ise tüm sakinliği ile günümüz Türkçesinden uzak olduğunu ve günümüz Türkçesine çevirdiğinden bahsediyor. İçki içen erkek ise kadehini bitirdikten sonra tercümenin fena olmadığını zaten tercümenin gerçek güzelliği kapattığı görüşünü öne atıyor. Oda içerisinde oldukça hızlı gezinen erkek birazcık kendisi ile alakalı bir güven sorunu olmasından kaynaklı ki kendinden daha üstün olan insanların şerefine içki içerek kadehi masaya vurması ile oda içerisinde daha fazla gezinmeye başlayan bir erkek gören kadın ise edebi konuşmalarına devam etmektedir. Masal ile romanın çok ayrı kavramlar olduğuna o konuda sonra kayısı ve zerdaliyi karıştırmasına kadar giden olaylar dizisinden hemen sonra erkek kadına bu masalın önemi hakkındaki bilgilerini düşüncelerini sormaya başladı. Kadın ise ağırbaşlılık ile sorusunun cevabını söylemeye devam etti.

Masalın genellikle dil özelliklerinden bahseden kadın hemen hemen tam olan bir metin olduğunu sadece bir iki satırın eksikliğinden, Uygurcanın yabancı tesirlerden uzak bir dili olduğundan aynı zamanda Budizm, Şamanizm ve Maniheizmin etkilerini taşımasından bahsetmiştir ve ilk Türk tarafından bulunan ilk Uygur eseri olduğunu daha öncekilerin genellikle Almanlar tarafından bulunduğuna dair bilgileri de aktarmıştır.

Ellerinde bulunan metin ile Almanlar tarafından bulunan metini karşılaştırmaları ile dini boyutlu bir metin olmadığını ahlaki bir amaç için yazıldığından bahsetmektedir. İki farklı düşüncenin çatışmalarında ise erkek ısrarla uydurulmuş bir metin olduğunu ve bunu dil açısından değerlendirerek göklere çıkartıyorsunuz dediği insanlara ve karşısında ki kıza sinirli bir şekilde yaklaşarak devam ederken kadının asla kendini bozmayarak sakin bir tavır ile anlatıyor oluşu hikâyede ki gerçek duygunun hakkını vermesi ile alakalı kuran yazarımız ilerleyen sayfalarda ki tartışmaları genelde kadının sakin kaldığı erkeğin ise içki içip alaycı tavrı ön plana çıkıyor. Edebiyatın hakikatlerin hayaller ile süslemesi olduğundan bahsederek masalın en derinine inerken her soruda erkek birazcık daha sert bir tavır ile kadının karşısında duruyor.

Kitabın sayfaları ilerledikçe Ayşe Hanımın daha önce atıldığı lakin geri dönmek zorunda olduğu okula doğru yola çıkması hüznü ve yaşadığı geçmiş anlarını hatırlaması ile devam ediyor.

Kitabın içerisinde geçen cümleler ile yazarımız sizi hikâyeye sımsıkı sararken işin içinden asla çıkamayacağınız, en zor durumda bile sakin ve ağır tavrınız, Selim’in ani köpürmeleri ruhunun yalnızlığını sizlere sunarken kitapta kendi karakterinize daha çok uyum sağlayan bir karakter ile hikâyeyi yaşamaya başlamanız kaçınılmaz bir durum olacaktır.

“Gönlüm dolu ah u zar kaldı…” sayfa 30’da yer alan ve buna benzeyen birçok cümle ile anlatımı etkileyici kılmayı Sayın Atsız başarmıştır.

Yazar: Eda Yılmaz

Ruh Adam Konusu

Nihal Atsız’ın yayınlanan son romanı olan Ruh Adam Padişaha bağımlılık yemini eden bir subayın Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte Cumhuriyet’e bağlanması öyküsünü anlatmaktadır.

Subayın çıkartıldığı mahkemede nasıl Osmanlı’yı terk edip Cumhuriyet’e bağlandığını ve bu süreçte neler yaşadığını farklı bir ikilem olarak anlatan romanda anlatılan hikayelerin gerçek mi yoksa hayal ürünü mü olduklarını anlamak neredeyse mümkün değildir ve bu yüzden de okurları da tam anlamıyla bir ikilemin içine sokmaktadır.

Nihal Atsız’ın en iyi romanlarından biri olarak kabul edilen Ruh Adam yayınlandığı dönemde Cumhuriyet ve Osmanlı ikilemine ışık tutmuş ve büyük beğeni toplamıştır.

Ruh Adam Yorumları

Ruh Adam Yorum nihal atsızın kitapları güzel oluyor ruh adam da çok güzel bir kitap

21-08-2015 01:31 !!

Ruh Adam Yorum çok güzel bir kitapmış kadının diğer kitaplarını da okuyacağım

21-01-2016 22:12 !!

Ruh Adam Yorum konusu ile etkileyen bir kitap

22-01-2016 22:56 !!

Ruh Adam Yorum nihal atsız kadın değil erkektir

02-02-2016 03:14 !!

Ruh Adam Yorum okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. atsız'ın her ''şeye'' eksksiz değinmesi harikaydı.

tam bir karma olan kitap, düz okuyucuyu sarmayabilir, ama anlayabilenler için muazzam bir eser. gerçekten, verilmek istenenin ötesinde, günlerce düşündürebilen, inanılmaz insan halleri tasvirleri, ve konu bağlayışları vardı. ve tabii ki efsane şiirler..

selim pusat olayı çözene kadar sinir olduğum bir karakterdi. gittikçe derinleşti, güzelleşti. ama bu hikayede en çok ayşe'ye üzüldüm. güntülü'ye kızdım, leyla'ya hayran kaldım.

atsız'ın kendisi zaten şahane, eserine laf etmek ne haddimize :)

Sezgi • 28-07-2016 22:44 !!

Yorum Yaz

:: Nihal Atsız ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.