Kimlik

Kimlik
Kitabın Yazarı:Milan Kundera Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Can Yayınları Yayınlandığı Yıl:2010 Sayfa Sayısı:168 ISBN:9789750732058 Kitap Puanı:7.3 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:14,29 TL KitapYurdu:15,21 TL D&R:18,20 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.3
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Kimlik - Milan Kundera

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:L'IdentitéÇeviren:Aykut Derman

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Kimlik Özet

Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği adlı sinemaya da uyarlanan çok satan eseriyle tanıdığımız Milan Kundera, ironiyi ve hüznü kusursuzca harmanlayan bir yazar. 1929 Prag doğumlu ve 1975 yılında Fransız vatandaşlığına geçen yazarımız, Kimlik kitabını 1998’de Fransızca yazdı. Kitabın ana karakterleri yaşı ilerlemiş Chantal ve kendisinden yaşça küçük sevgilisi Jean-Marc. Kitapta yalnızca bu ikilinin aşkını değil, geçmişlerini de okuyoruz. Chantal henüz beş yaşındaki oğlunu toprağa vermiş bir anne. Aynı zamanda görümcesi tarafından bir çocuk daha yaparak bu acıyı unutmaya çalışması konusunda baskılanan bir anne. Chantal’a göre, kocası kız kardeşinden fazlasıyla etkileniyordu. Çok geçmeden kocası da tekrar çocuk yapma konusunda baskı yapmaya başlamıştı. Bu baskılara dayanamayan Chantal birkaç yıl sonra Jean-Marc ile karşılaştı. Çalışıp kazandığı parayla kendine bir daire satın aldı ve kocasından boşanarak Jean-Marc ile yaşamaya başladı. Milan Kundera, karakterlerin iç dünyasını büyük bir titizlikle yansıtıyor bizlere. Görüyoruz ki, Jean-Marc, gördüğü Chantal’ın başka bir Chantal olduğunu düşünüp kendi içinde kayboluyor. Chantal ise artık erkeklerin dönüp ona bakmayacakları düşüncesiyle esir alıyor kendini. Jean-Marc’ın onu çok sevdiğini, çok güzel olduğunu söylemesi ya da aşk dolu bakışları ne yazık ki Chantal’ı avutmayacaktı. O da bunun farkındaydı.

Bir gün Chantal posta kutusunda kendi adına bir mektup buldu. Üzerinde ne pul ne de adres vardı. Çok güzel olduğunu ve onu bir casus gibi izlediğini söyleyen tek bir cümleden oluşuyordu bu mektup. Mektuptan Jean-Marc’a söz etmedi ve onu çamaşır dolabına sakladı. Posta kutusundaki diğer mektup, Jean-Marc’ın dostu F.’nin öldüğü haberini veriyordu. F., Jean-Marc’ın çok eski bir dostuydu ve yıllar önce uğradığı ihanet sebebiyle onu sevmemeye başlamış ve iletişimi koparmıştı. F.’nin ağır hasta olduğunu öğrenmesi üzerine Chantal’ın ısrarlarıyla onu görmeye gitmişti. Chantal’a göre Jean-Marc bütün bunlara rağmen bu haber karşısında sarsılmıştı.

Bir süre sonra, posta kutusuna isimsiz bir mektup daha gelmişti. Mektubun altında imza olarak “CDB” harfleri yazılıydı. Bu sefer tek bir cümle değil, geçen Cumartesi Chantal’ın adım adım ne yaptığını anlatan ve çok güzel olduğunu söyleyen dolu dolu cümleler vardı. Bu mektubu da yine çamaşır dolabına sakladı. Chantal, kendisine mektup yazan kişinin kim olduğunu anlamak için, çevreyi gizlice fakat dikkatle kolaçan ediyordu. Başka mektuplar gelmeye devam etti ve bu mektupları dikkate almamak artık çok zor bir hale geldi. Mektupta onu bir casus gibi izlediğini söyleyen ve anlattıklarıyla bunu kanıtlayan kişi Jean-Marc’dan başkası değildi. Bunu anlamıştı ama sebebini bulmakta zorlanıyordu. Kendisini bir tuzağa düşürmek istediğini düşündü. Bunun üzerine bir yazı uzmanına gider ve mektupları yazan kişinin gerçekten Jean-Marc olduğundan emin olmak ister. Ve böylece mektupları Jean-Marc’ın yazdığı doğrulanmıştı. Jean-Marc bütün bunlardan habersiz bu mektup meselesini sonlandırmak ister ve son bir mektup yazar. Londra’ya gitmesi gerektiğini ve bunun son mektup olduğunu söyler. Bu sırada kapıyı Chantal’ın görümcesi çalar. Chantal eve geldiğinde bu durumdan hiç hoşlanmaz ve rahatsız edilmek istemediğini söyler. Görümcesi çocuklarıyla birlikte evden ayrıldıktan sonra Jean-Marc bu öfkeli sözlerin kendisini de hedef aldığını düşünür. Chantal hazırlanır ve Londra’ya gideceğini söyler. Jean-Marc sebebini sorduğundaysa kendisinin zaten bunu bildiğini söyler. Jean-Marc telaşa kapılır ve olanlara anlam veremez.

Jean-Marc, Chantal’ı Londra treninde yakalar. Trenden inince Chantal’ın peşine düşer. Chantal telefon kulübesinde bir görüşme yapıyordur. Ancak o sırada yapılan çekimler sebebiyle polis Jean-Marc’a izin vermez ve Chantal’ın izini kaybeder. Çaresizce beklemeye başlar. Chantal’ın teslimiyet içinde ve isteyerek kendini başkalarına verdiğini düşünür ve yerinde duramaz. Yerinden kalkar ve eve doğru koşar. Gördüğü erkek gömleği kalbine bir ok gibi saplanır. Ağır bir el onu omzundan tutar ve dışarı çıkmasını söyler.

Seks partisi imgesi uzun süredir Chantal’ın gece düşlerinde peşini bırakmıyordur. Chantal’ın zihninde, bu partiye katılan zavallıların her biri zevkin doruğa ulaşacağı sırada birer hayvana dönüşmelidir. Chantal bir koridora girer ve arkasında ayak sesleri duyar. Arkasından gelen bedenler onu tiksindirir ve uzun koridorun dibindeki açık kapıdan girer ve kapıyı kapatır. Yanında bir köpek vardır. Ona, partideki erkeklerden hangisi olduğunu sorar. Kendi zihninde kapıldığı dehşete engel olamaz ve tekrar koridora çıkar. Kıyafetlerini aramaya koyulur. Yalnızca yetmişlerinde yaşlı bir adam kalmıştır. Ondan yardım ister. O sırada çekiç sesleri duymaya başlar. Kapıların hepsini çivilediklerini ve buradan çıkamayacağını düşünüp korkar. Yetmişlik adam Chantal’a “Anne” diyerek hitap eder ve kendisini öteden beri bu adla tanıdığını söyler. Chantal belleğinin kilitlenmiş durumda olduğunu düşünür.

Jean-Marc sarsarak Chantal’ı uyandırır ve bunların gerçek olmadığını söyler. Peki bu öyküyü kim düşlemişti? Chantal mı Jean-Marc mı? İkisi birden mi? Yoksa biri ötekinin adına mı düşlemişti? O mektuplar gerçekten gönderilmiş miydi? Gerçeğin gerçekdışına ve gerçekliğin düşe dönüştüğü sınır neredeydi?

Değerlendirme:

Milan Kundera’nın usta kalemiyle yazılmış Kimlik kitabında bir aşk hikayesinden çok daha fazlasını okuyoruz. Birbirini keşfetmeye çalışan iki kişinin kimlik arayışı öyle güzel anlatılmış ki kitabın son sayfasına kadar siz de bu arayışa dahil oluyorsunuz. Altını çizdiğim ve tekrar tekrar okuduğum cümlelerle doluydu Kimlik. Ancak şunu belirtmeliyim ki, yazarın dili sakin bir kafayla okunmayı gerektirecek kadar derin. Çok uzun soluklu bir kitap değil ancak çok uzun bir macera okumuş hissi bıraktı içimde. Dostluk üzerine, cinsellik üzerine ve duygular üzerine önemli tespitler yapan Milan Kundera, bu tespitleri sessiz sedasız serpiştirmiş sayfalara. Kimi zaman geriye dönüp aynı sayfaları tekrar okumaktan çekinmeyin, yazar anlatmak istediği bazı şeyleri bizim çekip çıkartmamızı istemiş fikrimce. Hala Milan Kundera’nın kalemiyle tanışmadıysanız, akıcı, kısa sürede bitirebileceğiniz, sizi kendi kimliğinizi aramaya iten Kimlik’le tanışabilirsiniz.

Editör: Ceren Kurban

Kimlik Yorumları