101 Deyim 101 Öykü

101 Deyim 101 Öykü
Kitabın Yazarı:Süleyman Bulut Kitap Türü:Öykü/Hikaye Yayınevi:Can Çocuk Yayınları Yayınlandığı Yıl:2016 Sayfa Sayısı:204 ISBN:9789750724718 Kitap Puanı:8.7 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:12,57 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

101 Deyim 101 Öykü - Süleyman Bulut

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

101 Deyim 101 Öykü Özeti

Süleyman Bulut, 101 Deyim 101 Öykü kitabındaki 101 deyimi açıklamalarıyla birlikte vermiş ve bu deyimlerle ilgili 101 öyküyü farklı kaynaklardan yararlanarak derlemiş. Öykülerin kimini çok bilinen öykülerden kimini ise neredeyse hiç bilinmeyen öykülerden seçmiş. Böylece hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden, deyimleri öğretirken okuru da güldüren bir kitap ortaya çıkmış. Ayrıca bazı öykülerin resimlendirilmesi, kitabı zenginleştirirken deyimlerin daha da akılda kalıcı olmasını sağlamış.

Abayı Yakmak

Çok soğuk bir günde tekkenin birinden dervişler hocalarını dinliyormuş. Üşüyen dervişlerden biri harıl harıl yanan ocağa arkası dönük bir şekilde yaklaşmış. Az sonra yanık kokusunu duyan yanındaki arkadaşı abasının tutuştuğunu fark ederek arkadaşına "Abayı yaktın!" demiş.

Ayakları Suya Ermek

Günün birinde bir çocuk uyurgezer olmuş. Uyurgezer olduğu için türlü tehlikeler atlatan çocuğun ailesi bu duruma bir türlü çözüm bulamamış. Bir gece çocuğun evin yakınındaki ırmaktan gelen sesini duyarak çocuğu kurtarmışlar. Bu son olay anne-babanın aklına bir fikir getirmiş. Ayakları suya erince çocuklarının uyandığını fark ettikleri için kapının önüne bir leğen su koymuşlar. Böylece çocuk evden çıkmadan uyandığı için sorun kısmen çözülmüş.

Balık Kavağa Çıkınca

Eski zamanlarda İstanbul'da balık az çıktığında hem fiyatı yüksek olurmuş hem de sadece merkez ilçelerde satılırmış. O zamanlardan birinde yaşlı bir kadın balıkçıdan ucuz fiyata balık almış. Birkaç gün sonra yine aynı balıkçıdan balık almak istemiş ama bu kez fiyat çok pahalı gelmiş. Bu durum karşısında balıkçı yaşlı kadına iki günün bir olmadığını söylemiş. Geçen gün balığın Tophane'den Rumeli Kavağı'na tüm İstanbul'a yetecek kadar çok olduğu için ucuz olduğunu açıklamış.

Çizmeden Yukarı Çıkmak

Bir gün ressamın biri sergi açmış. Adeti olduğu için de bir perdenin arkasına gizlenip insanların resimleri hakkındaki yorumlarını dinlemiş. Adamın biri çizmeli bir resme bakarken çizmedeki yanlışlıktan bahsetmiş. Ressam bu adamla tanışmak istemiş ve adamın çizmeci olduğunu öğrenmiş. Bunun üzerine adamın resim hakkında söylediği diğer yanlışları da dinlemiş. Daha sonra ise adama çizmeyi aşmamasını söylemiş.

Dağdan Gelip Bağdakini Kovmak

Bir adamın dağın yamacında verimli bir tarlası varmış. Ama bu tarla bir yıl çok verimsizleşmiş. Adam bunun nedenini bulmaya çalışmış. Sonunda da tarlayı ayrık otlarının sardığını fark etmiş. Otları yolup, yakmak için bir kenara yığmış. Ama aniden çıkan bir rüzgar otları alıp aşağıdaki bir bağa taşımış. Bağın sahibi bağında çıkan bu otların ne olduğunu bağın verimi düşene kadar anlamamış. Anladığı zaman da "Dağdan gelip bağdakini kovmak yok." diyerek bütün ayrık otlarını yolmuş.

Halep Oradaysa Arşın Burada

Kendini övmeyi çok seven ve Halep'e gittiği için de hep bunu söyleyerek övünen bir adam varmış. Bir gün bu adam ve arkadaşları uzun atlama ile ilgili konuşuyormuş. Adam bunu fırsat bilerek Halep'teyken sekiz arşın atladığını söylemiş. Buna inanmayan arkadaşları da ondan bunu ispatlamasını istemişler. Bunun için de "Halep oradaysa arşın burada, atla da görelim." demişler.

Kulp Takmak

Şair Nüzhet Efendi kahveye gidip bir fincan kahve istemiş. Kahveci kahveyi getirmiş ama getirdiği fincanın kulbu kırıkmış. Bu duruma kayıtsız kalamayan Nüzhet Efendi kahveciye fincanı İstanbul'a götürmesini söylemiş. Kahveci bunun nedenini sorunca da "Orada her şeye bir kulp takarlar da ondan." demiş.

Onun İpiyle Kuyuya İnilmez

Bir gün adamın biri kuyuya düşen koyunu kurtarmak için ip istemiş. Getirilen ipi, dayanıksız ipler ören bir adamın yaptığını anlayınca da "Onun ipiyle kuyuya inilmez." demiş. Sonra da başka bir ip isteyerek koyunu kurtarmış.

Yel Üfürdü, Su Götürdü

Bir adam ilk defa yelkenli gemiye binmiş. Geminin suyun üzerinde rüzgar gücüyle gittiğini görünce çok etkilenmiş. Gemi limana yaklaşınca gemi görevlisi adamdan ücret istemiş. Adam ise "Yel üfürdü, su götürdü. Sana niye para vereyim?" demiş.

Editör: Firdevs AÇAR

101 Deyim 101 Öykü Yorumları

deyimler ile öyküleri çok güzel birleştirmiş çok hoşuma gitti faydalı ve bilgilendirici bir kitap çocuk kitabı olarak girilmiş ama bence yetişkinler için de uygun bir kitap

04-11-2019 16:59