Yaratma Cesareti

Rollo May Yaratma Cesareti
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Kişisel Gelişim
Yayınevi:Metis Yayıncılık
Yayınlandığı Yıl:2007
Sayfa Sayısı:152
ISBN:9753421904
Kitap Puanı:
6.7 / 10 | Oy: 9 | Yorum: 1
Editör Puanı:
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:16,15 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Kişisel Gelişim
Çeviren:Alper Oysal

Arka Kapak Bilgisi

Yaratma Cesareti Özeti

Rollo May Yaratma Cesareti


Yaratma Cesareti

Daima yenilenen, gelişen ve farklılaşan günümüz dünyasında insanların kendilerini var edebilmeleri ve sürekli bir devinim içinde olan bu dünyaya katkı sağlayabilmeleri için değişim karşısında duyarlılığı, farkındalığı ve sorumluluk hissini sağlayabilecek bir cesaret gerekmektedir.

May; cesareti, erdemlerin ve değerlerin altında yatan ona gerçeklik kazandıran bir ruhani temel olarak kast etmiştir. Umutsuzluğun karşıtı değildir cesaret. Özgün fikirleri ifade etmek, kendini dinleyebilmektir. Cesaret salt inatçılık ya da mutlak doğruların peşinde sürüklenmekte değildir. Öyle ki bu bireyi şüphesiz hataya sürükleyecektir.

May, insanda var olan cesaret türlerini fiziksel, moral, toplumsal ve yaratıcı cesaret olarak kategorize etmiştir. Fiziksel cesaretin, duyarlılığın gelişmesi için var olduğunu; moral cesaretin, insanın içinde barındırdığı duyarlılığı diğer insanlarla birleştirmesi; toplumsal cesaret ise insanlarla ilişki kurma yetisi olarak belirtilmiştir. Dört cesaret türü içinde şüphesiz en önemli yere sahip olan cesaret türü yaratıcı cesarettir. Yaratıcı cesaret, toplumun inşası aşamasında yeni modellerin, sembollerin ve biçimlerin bulunmasına eşdeğerdir. Değişim ne kadar büyükse yaratıcı cesarete ihtiyaç o kadar fazladır. Bu orantı insanların yaşamını etkileyen tüm alanlar için geçerli ve gereklidir.

May’e göre toplumda yaratıcılıkla bağdaştırılmış kişiler genellikle sanatçılardır. Tarih boyunca sanatçılar birçok engellemeye ve yasaklara maruz kalmışlardır; fakat yinede yaratıcılığı bastırmaya kimsenin gücü yetmemiştir. Yaratıcılığın ortaya çıkardığı eserler toplumun kurduğu statükoyu tehdit eder. Yaratıcılık sanılanın aksine basit değildir zordur. Bireyler hem toplumla hem de kendileriyle mücadele içindedir ve yaratıcı hareket her zaman bir başkaldırı gerektirmektedir. Degas, şöyle bir ifade kullanmıştır: “Ressam resmini suçlunun suç hissettiği duyguyla yapar.”

Yaratıcılığın Doğası

Yazar bölümün girişinde psikoloji literatüründe yaratıcılık üzerine çok az çalışma olduğuna değinmiş ve yaratıcılığın farklı bakış açılarıyla incelenmesinin gerekliliğine değinmiştir.

Yazar “Yaratıcılık Nedir?” sorusuna bir yanıt aramaktadır. May iki ayrım yapmaktan yanadır. Biri tek düze sıradan bir yaratıcılık. Diğeri ise otantik diğer bir deyişle yeni bir şeye varlık kazandıran yaratıcılık. May’e göre yaratıcılık olgusuna doğru bir biçimde yaklaşabilmek için bu ayrımı netleştirmek gerekmektedir. Genel olarak May, yaratıcılığı: “Yapma, varlığı ortaya çıkarma” olarak tanımlamaktadır.

May’e göre yaratıcı edimdeki ilk unsur karşılaşmadır. Bu karşılaşma nesnel dünya ile girilen iletişimi kast etmektedir. Kişi ne kadar kendini sürece dahil ederse o kadar çok özgün olur. May özgün yaratıcılık için bağlanmanın gerekliliğinin altını çizmiştir. Yüzeysel bir estetizm içeren yapmacık sanat ve bir şeye varlık katma süreci olarak tanımladığı has sanatı birbirinden ayırmanın gerekliliğinden bahsetmiştir.

May’a göre yaratıcı olmak için ille de yetenekli olmaya gerek yoktur. Bazen de büyük yetenekler büyük yaratıcılıkları doğurabilmektedir.

Yazar yaratıcı edimdeki ikinci unsurun gömülmek, emilmek, kapılıp gitme anlamına gelen karşılaşmanın yoğunluğuna değinmiştir. May’e göre has yaratıcılık yoğun bir bilinç, farkındalık ve coşku durumudur. Bazen sanatçıda fiziksel ve duygusal olarak vücut bulmaktadır.

Ortaya çıkan eserler yaratıcının kendi dünyası ve dış dünya ile temasın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu durumda da bu eserlerin toplumun gereksinimlerinden bağımsız olmasını beklemememiz mümkün değildir.

Yaratıcılık ve Bilinçdışı

Bahsi geçen ikili arasında yakın bir ilişki olduğunu belirten May, bilinçdışını: “Bireyin gerçekleyemeceği ya da gerçeklemeyeceği eylem ve farkındalık gizil güçleri” olarak tanımlamaktadır. May’a göre yaratıcı fikirlerin kaynağı bilinçdışından başkası değildir.

Bilinç ve bilinçdışı arasında aktif bir etkileşim söz konusudur. Genelde birbirini desteklemeyen bu iki yapı bireye yaratma sürecinde çatışma sunar. Çatışma, bireye yaratıcılık olarak kaynak sağlar. Yani bilince sıkı sıkıya tutunmak bireye fayda sağlamayacaktır. Bölümün son kısmında ise birey bilinci topluma benzeterek ve bilinçdışını sanatçıya benzeterek sanatçı-toplum çatışmasını da sembolize etmiştir.

Yaratıcılık ve Karşılaşma

May, karşılaşmanın olabilmesi için iki uç kutuptan bahseder. Nesnel kutup, dünyayı temsil eder. Yaratıcılık sürecinde bu kutbun vazgeçilmezliğinin dışında sadece bu kutup ile has yaratıcılığın gerçekleştirilmesindeki zorluğu ifade eder. Bunun için öznel kutba ihtiyaç vardır. Öznel kutup, yaratıcı edim içerisindeki kişinin kendisidir. Karşılaşma iki uç kutbun birleşmesini içerir. May, yaratıcılığı; bilinci yoğunlaşmış bireyin kendi dünyasıyla karşılaşması olarak ifade eder. Bu karşılaşma bireyde kaygıyı meydana getirir fakat bu kaygı bireyin yaratma sürecini olumsuz etkilemek yerine adeta bir kamçılayıcı görevi görür.

Ortaya çıkan esere bireyin kendini veriş derecesi eserin değeriyle orantılıdır. Yetenek ve karşılaşmanın yaratma sürecindeki değerinin altını çizmektedir.

Defli Kahini: Bir Terapist

Bu bölümde yazar Apollon’un biçim, us ve mantık tanrısı olduğunu vurgulamaktadır. Apollon’un ışık tanrısı olduğuna da dikkat çeken yazar, yalnızca gün ışığının değil; aklın, zihnin ve kavrayışın da bir ışığı olduğunu belirtiyor.

Kavrayışı bilincin yükselmesi olarak betimleyen May; çevredeki her şeyin aniden canlılık kazandığını da belirtmektedir. Kavrayış en çok bilincimizle kendimizi bağladığımız alanlardaki bilinçdışı düzeylerden çıkar. Kavrayış sık sık gevşemenin oluştuğu zaman diliminde gerçekleşir ve bu anlar zihnin iç kontrollerinin gevşediği anlardır.

Delfi’ye doğru yola çıkan bir Atinalı, bu yolculuğun tüm anlarında imgeleminde şifa tanrısının görünümünü yaşamalıdır. Böylece bütün dikkatini ona veren kişi şifayı elde etme yoluna girebilmektedir. Yol boyunca güvenme, umut etme ve inanmanın psikolojik süreçleri de canlı tutulmalıdır. May; kendini gerçekleştirmenin umutlarımız, ideallerimiz ve dikkatimizi en çok topladığımız hayal edilmiş içerikler yoluyla olacağını belirtir.

Yaratıcılığın Sınırları Üzerine

May, bilincin; sınırlar ve olanaklar arasından doğup geldiğini öne sürmektedir. Yani yaratıcılığın kendisi de sınırlar gerektirmektedir. Eğer sınırlar olmasaydı bilinç de olmazdı. Örneğin bilinç cennette yasak olanlara karşı bir mücadeleden doğmuştur. İnsanın sınırları ile mücadelesi onu geliştirip genişletmektedir. Yaratıcı edimin kaynağı da bu sınırlara karşı başarılı mücadeleden gelmektedir.

Biçim Tutkusu

Yaratıcı süreç, biçim için duyulan tutkunun dışavurumudur. Biçim tutkusu ise bireyin içinde yaşadığı çevreye, dünyaya yön verme eğilimidir. Uyum ve bütünleşmeyi sağlayacak yeni türlerin varoluşa getirilmesidir.

Sonuç olarak kitap bütün incelikleriyle bireyin gerek bilim gerek sanat gerekse felsefe alanında ufkunu açan bir eserdir. Amerikan psikoterapisti ve varoluşçu terapinin önde gelen isimlerinden olan Rollo May’ın bu eseri alanında yazılmış sınırlı eserlerden biridir. Aslında insanlığa hiç de yabancı olmayan yaratıcılık konusu üzerine yoğunlaşmıştır. Her okurun kitabı okurken mutlaka penceresini biraz daha aralayacağından ve cesaretinize cesaret katacağından eminim.

Yazar: Ceren Kozalıoğlu

Yaratma Cesareti Yorumları

Yaratma Cesareti Yorum özeti bile zor okudum bayağı zor bir kitap herhalde

06-08-2018 22:58 !!

Yorum Yaz

:: Rollo May ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.