Varoluşun Keşfi

Varoluşun Keşfi
Kitabın Yazarı:Rollo May Kitap Türü:Gizem Yayınevi:Okuyan Us Yayınları Yayınlandığı Yıl:2012 Sayfa Sayısı:232 ISBN:9786054054657 Kitap Puanı:7.9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:30,04 TL D&R:30,90 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Varoluşun Keşfi - Rollo May

Kitap Türü:Gizem, Psikoloji

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Varoluşun Keşfi Özet

Kökeni ex-sistere olan bu varoluş (existence) teriminin sözcük anlamı ‘’öne çıkmak, ortaya çıkmaktır. Bu da tam olarak, bu kültürün temsilcilerinin insanları — gerek sanatta gerekse felsefe ya da psikolojide — statik madde yığınları ya da mekanizmalar veya örüntüler değil; ortaya çıkan, olmakta olan, yani var olan bir şey olarak resmetmeyi amaçladığını gösterir. Varoluşçuluk yazarın ifadesiyle özne ve nesne arasındaki Rönesans’tan hemen sonra Batı düşüncesini ve bilimini altüst eden o çatlağı ortadan kaldırarak insanı anlama gayretidir. Varoluş durumunda yazara göre insanın kendine özgü özelliklerine uygun durumlar söz konusudur. İnsan olma halinin bir matematiği ve sistemi söz konusu değildir. Danışma odasında da terapistler bireyi orada var olan kişi olarak ele almalıdır. Bireyleri itkilerin ve belirleyici güçlerin bir bileşkesi olarak ele almaya çalışırsak yaşamsal deneyimleri yaşayan kişinin kendisi hariç her şeyi tanımlamış oluruz.

Örnek vaka ile devam eden eserde bireylerin yaşadığı nevrozların gerçeği anlatan durumların sapması olarak görülmemelidir, der yazar. Nevroz, aslında bireyin kendi merkezini, kendi varoluşunu korumak için kullandığı yöntem değil midir? Kişi, dünyasının menzilini küçültmek ve böylece varlığının merkeziliğini tehditlerden daha kolay koruyabilmek gibi semptomlar gösterir; bu, ortamdaki belli şeyleri engelleyerek geri kalana yetebilecek olmanın bir yoludur. Nevrozu uyum hatası olarak tanımlamak yapılan hataların en büyüğüdür. Uyarlama zaten nevrozun ta kendisidir. Var olan her bireyde kendini olumlama yani merkeziliğini koruma ihtiyacı vardır. Var oluş bireyin cesareti ile ilişkilidir. Bu yüzden bireylerin istek, karar ve tercihleri büyük önem taşır çünkü hepsi birer cesaret ürünüdür. Yazara göre eğer irade olmasaydı, dilekler tüm gücüyle kendilerini ortaya koyamazlardı. Var olan kişiler bir başkasıyla paylaşımda bulunmak üzere kendi merkeziliğinden çıkma ihtiyacı ve olasılığı taşırlar. Bu hep risk bulunduran bir durumdur. Kişi fazla uzağa giderse kendi merkeziliğinden çıkma ihtiyacı ve olasılığı taşır.

Farkındalık merkeziliğin öznel yanıdır. İnsanlardaki kaygının temelinde bu prensip vardır. Bu nedenle terapistin en önemli görevi bu farkındalığı bilince dönüştürmektir. Farkındalık bireyin dış dünyada onu tehdit eden şeyi bilmesidir fakat özbilinç bu farkındalığı oldukça farklı bir seviyeye yerleştirir. Bu da hastanın tehdit altındaki kişinin kendisi olduğunu, tehdit arz eden bu dünyada duranın kendisi olduğunu, bir dünyaya sahip olan öznenin yine kendisi olduğunu görmesidir. Bu da ona içe bakış olanağı sağlar. Artık dünyayı ve sorunlarını kendisiyle bağlantılı görebilir. Böylece harekete geçmek için gerekli gücü bulabilir.

Kitapta varlıksızlık kavramına da değinilmektedir. Varlıksızlığın en önemli ve gerçek tehdidi ölümdür. Ölüm bir gerçektir ve varlıksızlığı doğurur fakat varlığın kendini olumlaması, varlıksızlığı ne kadar kaldırabiliyorsa o kadar güçlü olur. Kaygı ise eli kulağındaki varlıksızlık tehdidinin deneyimlenmesidir. Goldstein’e göre kaygı “sahip olduğumuz” bir şey değil, “olduğumuz” bir şeydir. Kaygı daha içsel olmakla birlikte korku kişinin varoluşunun dış çepherindeki bir tehdittir. Kişi onun dışına çıkıp bakabilir. Kaygı ontolojiktir, korku ise değildir.

Kitabın dokuzuncu kısmında dünyanın üç modundan bahsedilmiştir. İlk olarak tam manasıyla etrafımızdaki dünya anlamına gelen Umwelt vardır. Bu dünya günümüzde çevre olarak bahsettiğimiz biyolojik dünyadır. İkinci olarak paylaşılan dünya manasına gelen Mitwelt bulunur. Üçüncüsü ise kendi dünyası anlamına gelen Eigenwelt’tir. Bu dünya insanın kendisi ile olan ilişkisinin dünyasıdır. Bu üç dünya her birimizin varoluşunu karakterize eder.

Glecek ve geçmiş kavramlarına değinerek eseri sonlandırmıştır. Gelecek her daim umut verir ve bireylerin depresyondan kurtulmaları için en iyi yol gelecekte iyi oldukları bir anı hayal etmeleridir. Kişilik bir eğridir ve gelecek daima gelişen kişiliği barındıran bir kavram olarak ele alınmalıdır.

Eser Varoluşçu Psikoterapi anlayışına açıklık getirmek ve detaylarına değinmek açısından oldukça faydalı olacaktır fakat alana ilgisi olmayan ya da yeni başlayanlar için dili oldukça ağır gelebilme ihtimali taşıyor.

Rollo May’in cümleleriyle eseri kısa bir şekilde özetlemeye çalıştım fakat her satır her bireye yepyeni ufuklar açabilecek niteliktedir. Varoluşçu psikoterapiye ilgi duyanlara tavsiye etmekten çekinmeyeceğim.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Varoluşun Keşfi Yorumları

özet için teşekkürler ödevimi sayenizde yapabildim

29-10-2021 21:08