Ütopya

Thomas More Ütopya
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Tarihi
Yayınevi:Alfa Yayıncılık
Yayınlandığı Yıl:1516
Sayfa Sayısı:248
ISBN:6051069173
Kitap Puanı:
7.1 / 10 | Oy: 139 | Yorum: 3
Editör Puanı:9.5
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:11,25 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

7.1
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel

Yorum Yaz

Kitap Türü:Tarihi, Politika
Çeviren:Çiğdem Dürüşken

Arka Kapak Bilgisi

Ütopya Özeti

Thomas More Ütopya


Ütopya, Thomas More tarafından 1516 yılında yayımlanmıştır. Ütopya kelimesi More tarafından Antik Yunancadan türetilmiştir. “Topos” yer, “u” eki olumsuzluk, “ia” ise coğrafyayı belirtmek için kullanılır ve “olmayan ülke” anlamına gelir. More Ütopya’yı yazarken Platon’un Devlet’inden, Antik Yunan ve Roma düşünürlerinden, Hristiyanlık öğretilerinden esinlenmiş; bulunduğu dönemin sistem eleştirisini “ideal toplum” yaratarak yapmıştır. İçeriği, üslubu, çok yönlülüğüyle eser ismini bir edebiyat türüne de vermiştir.

Thomas More Ütopya’daki günlük yaşam, yöneticilik, hukuk, adalet, sağlık, askeri yapı, yeme-içme, giyinme, barınma, aile yapısı, dini hayat gibi temel konuları “gevezelik eden” anlamına gelen Hytloday’in ağzıyla okurlara aktarır.

More, İngiltere Kralı VIII. Henry tarafından Kastilya Prensi Charles ile yaşanan sorunları çözmesi için elçi olarak Flamanya’ya gönderilir. Prensin heyetiyle Bruges kentinde buluşur. Ancak bir anlaşmaya varılamaz. Heyet, prensi bilgilendirmek için Brüksel’e, More da Antwerp’e gider. Orada Peter Giles ve arkadaşı Rafael Hythloday ile tanışır. Rafael bilinmeyen halklar ve ülkelerle ilgilenen Portekizli bir gezgin, bir filozoftur. Amerigo Vespucci ile denize açılmış, Ütopya’nın başkenti Amaurot’ta beş yıl yaşamıştır. More, Rafael’den Ütopya hakkında bilinmesi gereken her şeyi anlatmasını ister. Rafael bu isteği memnuniyetle kabul ederek anlatmaya başlar.

—Utopus tarafından fethedilen Ütopya adası 54 şehirden oluşur ve her bir şehirde aynı davranış biçimleri, aynı gelenek ve yasalar geçerlidir.

—Sokaklar ve evler bir örnektir. Her evin arkasında bir bahçe vardır. Herkes bahçesine çok iyi bakmak için birbiriyle yarışır. Mülkiyet kavramı olmadığı için her on yılda bir insanlar evlerini değiştirirler.

—Her 30 aile yılda bir şef (flark) seçer. Toplam 200 flark da dört mahalle tarafından belirlenen dört aday arasından bir vali seçer. Seçilen bu vali ömür boyu görevde kalır. Her 10 flarkın üstünde de başflark vardır. Başflark seçimi her yıl yenilenir. Başflarklar sürekli değişen iki flarkın katıldığı, üç günde bir gerçekleşen toplantılar yaparlar. Bu toplantılarda çeşitli anlaşmazlıklar görüşülür. Bu görüşmelerde alınacak karar üç gün boyunca düşünülür. Bunların dışında toplanıp devlet işlerini görüşmenin cezası idamdır. Çok daha önemli meseleler ise meclise taşınır. Bu meclislerde hiç konu ortaya atıldığı gün tartışılmaz.

—Herkesin tarım konusunda bilgisi vardır. Tarım dışında yün işçiliği, ketencilik, duvarcılık, demircilik, marangozluk gibi zanaatlara da sahiptirler. Flarklar herkesin mesleğini titizlikle icra etmesini sağlamakta görevlidir.

—Demire büyük önem verirken altın ve gümüşü tuvalet oturakları, zincir, pranga gibi önemsiz şeylerde kullanırlar.

—Evliyle bekârı, kadınla erkeği ayıran küçük farklılıklar dışında herkes aynı giysileri giyer. Bu giysileri de kendileri dikerler.

—Günün sadece altı saatini çalışmaya ayırırlar. Boş zamanlarını akıllıca bir hobiye yöneltmek zorundadırlar. Bu da genelde kitap okumak olur.

—Kadınlar 18, erkekler 21 yaşından önce evlenemezler.

—Hiçbir ailede 10’dan az, 16’dan fazla birey olmasına izin verilmez. Çok çocuğu olanlar çocuklarını çocuk konusunda şanssız ailelere verirler. Her ailenin en yaşlı üyesi aile reisliği yapar.

—Yemeklerini her sokakta bulunan flarkların çalışma salonlarında birlikte yerler. Yemeklerde müzik çalar, tütsü yakılır, sohbet edilir.

—Her şehirde küçük birer şehri andıran 4 adet hastane bulunur. Bu hastanelerde hastaların iyileşmesi için her türlü olanak mevcuttur. Tedavisi olmayan bir hastalığa yakalananlar rahiplerin desteğiyle ve kendi istekleriyle ya kendilerini açlığa mahkûm ederler ya da acı çekmeden ölmek için afyon içerler.

—Ütopyada kadın-erkek herkes sıkı bir askeri eğitim alır ancak savaşı son çare olarak görürler. Zorbalığa, haksızlığa uğrayan dost ülkelerin yardımına hiçbir karşılık beklemeden koşarlar.

—Ütopyada çok az sayıda yasa vardır. Avukatlık mesleği de yoktur. Herkes savunmasını yargıca doğrudan kendi yapar. Zina yapan eşin cezası köleliktir. Aynı suçu iki kez işlerse de ölüm cezası alır. Köleler ağır, kirli, zahmetli işleri yaparlar. Eğer pişmanlık gösterir, görevlerini sabırla yaparlarsa oylamayla affedilirler.

—Herkes istediği dine inanmakta özgürdür. Dinsel baskı, küfür zorbalık olarak kabul edilir ve cezası sürgün ya da köleliktir. Hiçbir dinsel ayinde hayvan kurban etmezler.

Yazar: Pınar Tufanlı

Ütopya Yorumları

Ütopya Yorum tam istediğim gibi bir özetti teşekkürler

25-12-2017 00:30 !!

Ütopya Yorum cok iyi ya tesekkur ederim

11-04-2018 18:07 !!

Ütopya Yorum guzelmis

01-08-2018 15:42 !!

Yorum Yaz

:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.