Komünist Manifesto

Komünist Manifesto
Kitabın Yazarı:Karl Marx Kitap Türü:Politika Yayınevi:Can Yayınları Yayınlandığı Yıl:2018 Sayfa Sayısı:136 ISBN:9789750739200 Kitap Puanı:5.9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:6,04 TL D&R:7,15 TL e-kitap,pdf,epub: *

5.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte
Giriş Yap Üye Ol

Komünist Manifesto - Karl Marx

Kitap Türü:Politika Çeviren:Celal Üster, Nur Deriş

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Komünist Manifesto Özet

Kitap, Karl Marx ve Friedrich Engels’in kısa yaşamöyküsü ile başlamaktadır. Marx, hukuk ve felsefe eğitimi almıştır. Eğitim gördüğü sırada Hegel’in diyalektik yöntemiyle Feuerbach’ın maddeciliğini birleştirmeye yönelmiştir. Engels ise liberal ve ılımlı bir ailede yetişmiştir. Ailesi bir dokuma fabrikasına sahiptir ve Engels’ten fabrikanın başına geçmesi istenmektedir. Engels baskı ve zorlamalara dayanamayarak okuldan ayrıldı ve çalışmaya başladı. İçindeki öğrenme ve araştırma isteği ise hiç sönmedi. Kısa süre sonra genç Hegelcilerin etkisi altına girdi ve Marx’ın yayımladığı dergiye makaleler göndermesi ile yazışmaya başladılar. Sosyalist hareketi ileriye götürecek olan düşünce ve eylem arkadaşlığı böylece başlamış oldu.

Manifesto, Almanca olarak ortaya çıkmış ve devrimci hareketlerle çalkalanmakta olan Avrupa’nın dört bir yanına yayılmıştır. Başlarda küçük bir broşür olsa da yüzyıl sonra bile hala en çok okunan kitaplar arasında yer almaktadır. Manifesto, Türkçe’ye 1919-20 yıllarında Mustafa Suphi’nin çabalarıyla çevrilmeye başlanmış fakat Mustafa Suphi’nin katliyle karmaşık bir süreç ortaya çıkmıştır. Uzun siyasi süreç, yasaklamalar, baskılar ve girişimlerle beraber günümüzde pek çok yayınevi tarafından elimize ulaştırılmaktadır.

Manifestonun ilk bölümünde burjuvalar ve proleterlerden bahsedilmektedir. Burjuvazi olarak kastedilen toplumsal üretim araçlarının sahibi olan ve ücretli emekçi çalıştıran modern kapitalist sınıf denmek isteniyor. Proletarya derken de hiçbir üretim aracına sahip olmadıkları için ancak işgüçlerini satarak yaşayabilen modern ücretli emekçiler sınıfı kastediliyor. Toplum bir dönüşüm halindedir çünkü çok fazla uygarlık, çok fazla geçim kaynağı, çok fazla sanayi ve ticaret yok edilmiştir. Burjuvazi feodalizmi yere çalarken kullandığı silahlar bu kez burjuvazinin kendisine çevrilmiştir. Burjuvazi hem silahları hem de silahları kullanacak insanları yaratmıştır yani proleterleri. Burjuvazi, sanayinin gelişmesiyle uzlaşmaz bir şekilde çelişen sistemlerle savaş halindedir. Bütün bu savaş sırasında proleterlere başvurmak ve onları siyaset sahnesine çekmek zorunda kalır.

Proleterler için yapılan işin çekilmezliği arttıkça ücret azalır. Dahası, makine kullanımı ve iş bölümü arttıkça, çalışma saatlerinin uzamasıyla, belirli bir süre içinde yapılması istenen işin artmasıyla vb. iş yükü de ağırlaşır. Aynı zamanda da erkek emeğinin yerini o ölçüde kadın ve çocuk emeği alır. Bütün işçiler, kullanım fiyatları yaş ve cinsiyetlerine göre değişen birer iş aleti olup çıkmışlardır. Toplumsal düzenin temel taşları olarak görülen hukuk, ahlak, din vb. kavramlar burjuva çıkarının pusuya yattığı bir sürü burjuva önyargısından başka bir şey değildir.

Burjuvazi içinde de bölünmeler mevcuttur. Tarihin akışını kuramsal bakımdan bir bütün olarak kavrama düzeyine erişmiş bir kesimi proletaryanın saflarına geçer. Her ülkenin proletaryası önce kendi ülkesinin burjuvazisiyle hesaplaşmak zorunda kalır. Burjuvazinin yasaymış gibi dayattığı yaşam koşullarının uygun olmadığı apaçık ortaya çıkar. Burjuvazi varlığını sürdürmek için işçi sınıfına bağımlıdır. Bağımlılık yüzünden de onlara kendi yaşamlarını sürdürebilecekleri düzeyde koşullar sağlamak zorundadır. Belli bir zaman gelecektir ki burjuvazi o koşulları bile sağlayamayacak konumda gelecektir. Burjuvanın çöküşü ve proletaryanın zaferi aynı ölçüde kaçınılmazdır.

İkinci bölümde komünist birini nitelendirir, görevlerini açıklar ve eleştirilere yanıt verir. Amaç sanıldığı üzere özel mülkiyeti sonlandırmak değildir. Amaç mülkiyetin sınıfsal niteliğini yitirmesidir. Sermaye yalnızca kişisel bir güç olmaktan çıkarılıp toplumsal bir güce dönüştürülmelidir. Biriktirilmiş emek kavramı alt düzeyde yaşam koşullarını sürdürmek gibi sınırlı bir kapsamdan çıkıp gelişme ve zenginleşmenin bir aracı olmalıdır. Yani kısaca amaç mülk edinme yoluyla başkalarının emeğini boyunduruk altına almayı engellemektir.

Marx, yaşadığı dönemdeki karmaşık sosyalist fikirlerden ayrılarak kendi yolunu çizmiştir. Kitabın üçüncü bölümünde de feodal sosyalizm, küçük burjuva sosyalizmi, Alman sosyalizmi, tutucu sosyalizm ve ütopik sosyalizm başlıkları altında çeşitli eleştirilere yer vermiştir.

Değerlendirme

Komünizm, toplumsal değişimlere karşı gelişen bir tepki hareketidir. Hemen hemen hepimizin komünizm hakkında doğru ya da yanlış bir takım bilgi ve fikirleri mevcuttur. Kimimiz destekler, kimimiz nefret eder, kimimiz olması gereken bir düzen olduğunu savunur, fikirlerinde mümkün kılar, kimimiz ise bir ütopya olduğunu savunur. Her ne düşünüyor olsak bile bana kalırsa hiçbir fikri delicesine savunmamalı hiçbir fikre nefretle yaklaşamamalı ve at gözlüklerimizle bakmamalıyız. Desteklemiyorsak neden desteklemediğimizi iyi bilmeliyiz. İşte tüm bu gelişim sürecinde okuyabileceğimiz; kolay anlaşılır, olay örgüsü iyi kurulmuş, yeterli açıklamalarla desteklenmiş bir eser Can Yayınlarından klasik olarak biz okurlara sunulmuştur.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Komünist Manifesto Yorumları