Kehribar Geçidi

Kehribar Geçidi
Kitabın Yazarı:Nazan Bekiroğlu Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Timaş Basım Yayınlandığı Yıl:2021 Sayfa Sayısı:608 ISBN:9786050838091 Kitap Puanı:8.9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:62,70 TL D&R:66,50 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Kehribar Geçidi - Nazan Bekiroğlu

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Kehribar Geçidi Özet

7 kişi, 7 kişinin hikayesi.

İlk kişi Uykusuz Çoban Fazelistir. Fazelis, çok uzun yıllardır uyumamaktadır. Ne kadar uyumak istese de gözüne uykunun zerresi girmez. Bir de yanında can yoldaşı köpeği Kehribar vardır. O zamanın şifa tapınağına gitse de şifa bulamayan Fazelis uykusuz gecelere devam ederken Kehribar, kaderini birleştirmesi gereken kişileri Fazelis'in yanına getirmeye başlamıştır.

İkinci kişi Azatlı köle Vitalis, Senatör Zosimus'un yanında çalışmaktadır. Önceden köle olsa da senatör kendisini çok sevmektez her derdini, sorununu Vitalis ile paylaşmaktadır. Sonunda bir gün Vitalis'i azat eder. Zaman geçer, Hristiyanlık yayılmaya başlar. Roma'da Hristiyanlık yasak olur. Hristiyan olanlar öldürülmeye başlar. Bir dava esnasında Vitalis de hristiyan olduğunu açıklar. O günün gecesinde Senatör, Vitalis'in ölmesini istemediğinden gönderir. Kaçmaya çalışan azatlı köle Vitalis bir köpek ile karşılaşır. Bu köpek onu kaderinin çakışacağı insanların arasına götürmektedir.

Üçüncü kişi Gezgin, geçmiş zamanda Hatay kenarlarında yaşar. Babası zengin bir tüccardır. Çok zor elde edilen mor renkte kaftanlar üreterek imparatorlara satar. Oğlunun da bu işin başına geçmesini ister. Ancak gezginin gözü çöllerdedir. Oralara gitmek, çölleri görmek istemektedir. Babası bunu duyunca bir yıllığına müsaade eder ama bir yılın sonunda geri dönecektir. Zaman geçer, gezgin çölde bir kıza vurulur. Kızla evlenebilmek için kabileye girer. Kendi ailesini unutur. O kabileye ait olur. Ancak kabilenin ne tür vicdansız ve zalim olduğundan haberi yoktur. Kız çocuklarını sevmediklerinden değer vermediklerini bilmez. Zaman geçer beş yılın sonunda bir kızı olur. Ancak kıtlık baş gösterir. Kabilenin kurallarına göre kıtlık zamanı 6 ayını doldurmamış olan kız çocuklarının çöle diri diri gömülmesi gerekmektedir. Hiç düşünmeden yapar bunu gezgin yaptıktan hemen sonra hatasının farkına varsa da artık çok geçtir. Karısını ve kabileyi arkasında bırakarak kaçar. Dört bir yanı gezer. Hristiyanlığı tanır. Dine girer. Ve herkese gerçekleri anlatır. Roma'ya gelir. Roma'da kehribar isimli köpek azatlı köle Vitalis gibi onu da çoban ile Vitalis'in yanına götürerek üçünü birleştirir.

Dördüncü kişi Yazıcı köle Simonidestir. Çok iyi yazabilen Simonides, büyük bir kütüphaneye sahip olan Efendi Naso'nun yanında yazıcı köle olarak çalışmaktadır. Hem kütüphaneye bakmakta hem de Naso'nun istediği kitapları gidip bulup alarak kütüphaneye katmakta, bazı kitaplarında nüshalarını çıkarmaktadır. Evin kızı Hanımefendi Sabinaya ise aşıktır. Ona övgüler, şiirler yazmaktadır. Ancak Hristiyanlığa, Hristiyan olan kişilere edilen zulmü görünce kaçmak ister Simonides çünkü kendisi de bir Hristiyandır. Ölmemek için kaçar. Efendi Naso ise en sevdiği, pek sevgili kölesi kaçarken yalnızca onun iyi olması için dua ederek arkasından bakmaktadır. Kaçarken Kehribar gelip onu da alarak diğer üç kader arkadaşının yanına bırakır.

Beşinci kişi kilise Kandilcisi Feliks'tir. Feliks henüz çok gençtir. 19 yaşındadır. Küçükken babası gelip onu o kiliseye bırakmış bir daha da gelip nasıl olduğuna dahi bakmamıştır. Kiliseyi hep iyi bir yer, dindarlık olarak gören Feliks bir gün kutsal sayılan , tanrıların bulunduğu düşünülen odaya bir köpeğin girmesiyle aslında o odanın heykelden başka bir olmadığını görür. Hristiyan olan kişilerin cellatlarının şifa tapınağında yetişmesi, ölümün gözlerinin önünde olması, insanların ölürken huzur içinde olması ve mutlulukla ölmesi onu çok etkileyerek dine girmesine neden olur ve kiliseyi yakmaya çalışır. Bunu öğrenen rahip hemen onu zindana attırarak ölüm emrini verir. Kilise de doktor arkadaşı buna izin vermez ve Feliks'in kaçmasına yardım eder. Feliks kaçarken köpek onu da diğer kader arkadaşlarının yanına götürür.

Altıncı kişi yontucu efesli Linus'tur. Taş yontucusudur mesleği. Gözünün önünde en yakın arkadaşının hristiyan olduğu için bir başka arkadaşı tarafından şikayet edilişine ve yakın arkadaşının ölümüne şahit olur. Kendi karısı ve evladı da kendisini çoktan terk ettiğinden ardında bırakacak hiçbir şeyi yoktur. Bu vahşeti daha fazla izlemeye dayanamayan Linus kendisi de Hristiyan olarak terk eder Roma'yı. Nereye gideceğini bilmeden gider öylece. Yolda köpek onu da yakalar götürür kader arkadaşlarının yanına. Böylece altı kişi son kişiyi beklemeye başlarlar.

Yedinci kişi Barbar yüzbaşı Geta'dir. Hristiyan olduğu anlaşıldıktan sonra kendisinden çok çok zayıf olan buğday başağı dediği kardeşi ile Collesium da kavga etmelerini isterler. Geta, kardeşi için canını vermeye hazır bir şekilde çıkar meydana. Buğday başağı karşısına geçtiğinde dövüşmesi için zorlar Geta onu. Kardeşi yaşasın, son bir şansı olsun ama kendisi ölsün ister. Çok fazla seyirci vardır. Bu abi kardeş dövüşü çok çekici gelir insanlara. Başkalarının acısı ile zevk bulan herkes buradadır. Buğday başağı dövüşmeyeceğim diye bağırarak kendi boğazını keser. Oracıkta can verir Geta'nın gözü önünde. Ardından bir fırtına çıkar Şimşek çakar. Oradaki herkesi öldüren. Geta hariç. Geta önce kardeşinin cansız bedenini alır ardından da terk eder orayı. Buğday başağını gömdükten sonra Kehribar ile birlikte kader arkadaşlarının yanına gider.

7 kişi ve bir köpek birleşerek bir mağara bulurlar. Ateş yakarlar. Birbirlerini tanırlar. Zaman geçer, uykusuz çoban Fazelis bile uykuya dalar. Sonraki sabah uyanıp çarşıya yemek almaya indiklerinde her şeyin değiştiğini görürler. Asıl din Hristiyanlık olmuştur ve kendilerini tanıyan tek bir kişi bile kalmamıştır yaşayan. Bir kilise arşivcisi onların 309 yıl uyumuş olduklarını söyler. Bunları kiliseye anlattıklarında rahipler doğruyu söyleyenlerin kilise otoritesini yıkacağını söyler ve onları öldürmek ister. 7 kişi ve kilise arşivcisi birlikte tekrar mağaraya dönerler. Roma'da kaldıkları 9 gün içinde kandilci Feliks hayatının aşkını bulmuştur. Ve herkesin uyuduğu o gece diğerlerini bırakarak sevdiği kadına gider. Kalanlarda sabah uyandıklarında kendi zamanlarında olmayı dileyerek derin bir uykuya dalarlar.

Değerlendirme:

Nazan Bekiroğlu'nun kaleminden müthiş bir eser. Okuduğum diğer eserlerinde bulunan aynı tat var bu kitapta. Tarihin ta kendisi var. O zamanda yaşattı beni o 7 kişinin arasında gezinen 8. Kişiydim ben okurken. Hayallere daldım. Tarihte yaşamayı istedim. Yaşadım. Kitap bittiğinde ise gerçeğe dönmem çok zor oldu. Her kitaplıkta bulunması gereken muhteşem bir eser

Editör: Senanur KARAKUZULU

Kehribar Geçidi Kitap Özeti

Kitabımız bölümler halinde meydana getirilmiş. Her bölüm bir kahramana dair detaylı bir tanıtma şeklinde ilerliyor. Yedi kişi var bu yedi kişinin de hayatına dair iç konuşma tekniğiyle, tasvirlerle anlatım gerçekleştirilmiş. Ben de sizlere kişilerin hayatı üzerinden bilgi verip olayları en son kısımda özlü biçimde bağlayıp özetimi tamamlayacağım.

Azatlı Köle Vitalis

Asi bir kişiliğe sahip olduğu için hür bir adamken borçlarını ödeyemediğinden köle olarak Senatör Zosimus’a satılmıştır. Tabi bu senatöre satılma hikayesi öyle kolay olmamıştır. Senatör köle pazarında gezinirken dikkatini Vitalis çeker, sahibine onun hakkında bilgiler sorar. Sonrasında da Vitalis’e sorular sorar, onun tarzı diğer kölelerden farklı gelir senatör’e. Satın alındıktan sonra aralarında bey-köle ilişkisinden farklı olarak ilerleyen bir tarz muhabbet vardır. Bu muhabbet ilerleyen zamanlarda Vitalis’in Hristiyanlığı kabul ettiği için idam edileceğini bilen Senatör için ağır bir durum olur. Bundan dolayı Vitalis’i serbest bırakır yani kaçmasını sağlar. Bu duruma her ikisi de çok üzülür ama yaşaması için bu kaçışı gerçekleştirmesi gerekir. Vitalis hızlı bir şekilde kaçarken Kehribar isminde bir köpekle karşılaşır. Bu köpek onu öyle etkiler ki köpeği takip etmeye başlar. Bu yolculuk onu meşe ağacının yanında ki çobanla buluşturmaya sebep olur…

Lahit Kopyacısı Efesli Linus

Efesli olan Linus, meşhur lahit atölyelerinin birinde işçidir. Efesli Linus’un Roma şehrine hayranlığı vardır. Bu yüzden bir gün Roma’ya gidecek lahitlerin eşyalarını taşırken aklına sinsi bir fikir gelir. Kölelerin bulunduğu kısma girip saklanır. Bu sayede çok sevdiği, gitmek istediği Roma’ya gider. Orada kendini bir anda lahit kopyacılarının sokağında bulur. Kendinin de isteği budur zaten. Burada kendine nerden geldiğini sorarlar. O da Efes’ten geliyorum deyince oradaki bir lahit kopyacısı ona sorular sorup imtihandan geçirir. Böylelikle o sokakta bir iş bulur. Ömrünü orada idame ettirir. Yaşadığı dönemin imparatoru Hristiyan olanları idam ettirdiği zamanlarda komşuların birbirini Hristiyan diye şikayet ettiğini görünce burada daha fazla yaşanmayacağını anlayıp şehri terk eder. Yolda Kehribar isimli köpekle karşılaşır. Meşe ağacının orada oturan çobanın yanına giderler…

Yazıcı Köle Simonides

Simonides yaşadığı şehirde en iyi yazıcılardan biridir. Efendi Naso isminde bir adam kitaplara karşı ilgisi çok fazladır. Her kitabın nüshası kendinde bulunsun isteyen biridir. Bunun için de kendine yazıcı bulmak ister. Simonides’in ismini duyar onu yanına alır. Efendi Naso’nun kütüphanesine sahip çıkar. Bazı eserlerin nüshalarını rulo şeklinde kağıtlara kopyalar. Efendisini hanımı Sabina’ya aşıktır. Ona şiirler, övgü dolu sözler yazar. Tabi bu aşktan kimsenin haberi yoktur çünkü yaşadığı evde Sabina dışında kimse okuma yazma bilmiyordur. Bu yüzden rahatlıkla övgülerini yazar. Zaman böyle geçer gider. Bir zamanlar Hristiyanlık yüzünden idam edilen insanların olduğu günlerde kendisi de bu dine inandığı için kaçma kararı alır, efendisi de onu çok sevdiği için bu duruma izin verir. Simonides kaçarken o da diğer yedi kişi gibi yine Kehribar köpeğine denk gelir. Beraber çobanın oraya giderler.

Tapınak Kandilcisi Feliks

Babası Bergama tapınağında çıkan yangından sonra Roma’ya yerleşir. Karısı ölünce de oğlunu kiliseye bırakıp gider, bir daha da ömür boyu oğlunu görmeye yanına gelmez. Feliks kilise de kandilleri yakmakla görevlendirilir. Bir gün tanrıların odası köpek tarafından açılınca onların sadece taştan bir yapı olduklarını görüp insanların aciz taşlara taptığı düşüncesine varır. Bunun üzerine kiliseye ve tanrılara inancı kalmaz. Hristiyanlık dininin görüşleri kendisine mantıklı gelir, inanır. Bunun üzerine kilise onu zindana atar. Zindandan onun kaçmasına doktor arkadaşı yardım eder. Kaçarken Kehribar köpeği ile karşılaşır. Köpek onu çobanın yanına götürür.

Al-Mina Gezginci

Gezginci zengin bir ailenin oğludur. Bundan dolayı istediğini yapabilme gücündedir. Bir ara çöl topraklarını gezme hayalini gerçekleştirmek üzere yolculuğa çıkar. Orada bir kıza aşık olup evlenir. Bir kızı olur. O yaşadığı yerin kültüründe kız çocukları değersiz, uğursuz görülür. Bundan dolayı Gezgin kızını diri diri toprağa gömer. Bu vicdan azabından dolayı orada yaşayamaz. Roma’ya gelir. Orada Hristiyan dinini tanır. Bunun üzerine ülkede Hristiyanlara zulüm olduğunu öğrenince oradan kaçar. Köpek Kehribar ile karşılaşır. Köpek onu diğerlerinin yanına götürür.

Barbar Yüzbaşı Geta

Bu kişinin hayat hikâyesi acıklıdır. Hristiyan olduktan sonra kilise tarafından kardeşi ile karşı karşıya dövüşmelerini isterler. Kardeşi kendinden çokça güçsüzdür. Bu durumdan dolayı Geta kardeşine kendisini öldürmesini söyler. Bu duruma dayanamayan kardeşi atak yaparak kendini oracıkta boğazını keserek öldürür. Bunun üzerine Geta acılar içinde kardeşinin yanına koşarak gider. O anda bulunduğu ortamda büyük bir çığlık kopar her yerde kıyamet günü gibi bir sis ve yangın meydana gelir. Bunun üzerine Geta kardeşinin cenazesini alarak oradan kaçar. Onu gömdükten sonra o şehirden kaçar. Köpek Kehribar ile karşılaşır. Beraber diğer arkadaşların yanına giderler.

Uykusuz Çoban Fazelis

Fazelis, uzun bir süredir hiç uyuyamıyordur. Bunun üzerine şifa tapınağına gider. Ama hiçbir şey çare olmaz uykusuzluğuna. Bir gün dikkatini bir köpek çeker, onu sahiplenir. İsmini Kehribar koyar. Bu Kehribar onu Hristiyan oldukları için Roma’dan kaçan kişilerle bir araya getirir.

Bu yedi kişi çobanın yanına dağda bir araya gelirler. Biraz yürüyüp bir mağaraya gelirler. Orada yorgun oldukları için uyurlar. Bir gün sonra uyandıklarında acıktıkları için bir arkadaşlarını şehre malzeme almaya gönderirler. Şehre giden kişi malzeme alırken akçesini esnafa uzatır. Bunu gören esnaf çığlığı basar, akçenin üzerinde zamanın zalim imparatorunun resmini görünce adamı epey bir sorgular. Halkı ayaklandırıp bu adamı taşlarlar. Buna anlam veremeyen adamcağız şok içindedir. Orada kilise tarihçisiyle karşılaşır. Ona olanları anlatınca senin paran yıllar önceye ait diye açıklama yapınca şaşkınlığı daha da artar. Bu durum üzerine konuşurken bir gün içinde bu para nasıl geçmez diye düşünürken hesaplama yaparlar tam tamına 309 yıl bu yedi arkadaş uyumuşlardır. Bunu duyan adam şaşkınlığını üzerinden atamaz. Kilise tarihçisiyle beraber mağaraya arkadaşlarının yanına giderler. Bu yaşananları anlatınca onlar da şok geçirirler. Zamanla bu duruma uyum sağlamaya çalışırlar. Bir gün başrahiple görüşürler. Onunla görüşleri uymaz, kendi zamanlarında yaşayan imparatordan zihniyet olarak farkının olmadığını görürler. Başrahip onların düşüncelerinin halkın kafasını karıştırmasına izin vermemesi için halktan uzak durmalarını söylerler. Bunun üzerine bu yedi arkadaş uzun bir yolculuğa çıkarlar.

DEĞERLENDİRME

Kitabımız yedi uyurların hayatının detaylı bir şekilde anlatımını ele almış. Roma tarihinde yaşanan zulümlere, bağnazlıklara ışık tutmuş bilgilerle örülü. Kitabı okurken kendimi yıllar öncesinde geçmişte hissederek tarihe yolculuk yaptım. Çok beğenerek okudum. Tek kusuru çok fazla tasvir vardı bu da kitabın ilerlemesini yavaşlatıyordu.

Editör: Fatma Özdemir

Kehribar Geçidi Soruları ve Cevapları

Kehribar Geçidi kimin eseri?

Nazan Bekiroğlu

Kehribar Geçidi türü nedir?

Yerli Romanlar

Kehribar Geçidi kaç sayfa?

608

Kehribar Geçidi Yorumları

harika bir romandı nazan bekiroğlunun başka hangi kitabını tavsiye edersiniz

02-03-2022 16:35