Candide

Candide
Kitabın Yazarı:Voltaire Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Oda Yayınları Yayınlandığı Yıl:1759 Sayfa Sayısı:112 ISBN:9789753853101 Kitap Puanı:7.4 / 10 | Yorum: 4

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Idefix:6,00 TL D&R:6,50 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Candide - Voltaire

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:Candide, ou l'OptimismeÇeviren:Tuncay Türk

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Candide Özet

Candide; saf, temiz, dünyadan habersiz anlamlarına gelmektedir. Voltaire bu kitabında, Alman filozofu Leibniz’in felsefesini eleştirmek istemektedir. Leibniz, iyimserliğin savunucusudur. Bu filozofa göre dünyada her şey en iyidir. Ama Voltaire bu felsefeyi yarattığı öykü ve kahramanları ile yıkabilmek amacındadır. Leibriz’in yerine yarattığı Pangloss karakteri ile ‘’al sana iyimserlik’’ dercesine, dünyada var olan; o kötülükten bir diğerine bir serüven halinde sürükler.

Candide her şeye inanan ve her şeyi ilgiyle dinleyen bir karakterdir. Adından gelen saflık Candide’nin tüm damarlarında gezer. Öncelikle Almanya sınırlarında bir şatoda yaşar. Baron’un kızı olan Mademoiselle Cunegondu’u çok beğenmesine rağmen söyleyemezdi. Ona göre çıkardığı sonuçlar vardı: Mutluğun ilk devresi Baron Thunder-ten- Tronckh doğmaktı; ikincisi, Mademoiselle Cunegonde gibi bir varlığın dünyada olmasıydı. Üçüncüsü, onu her gün görebilmek, dördüncüsü, ülkenin ve dünyanın en büyük filozofu olan üstat Pangloss’u dinleyebilmekti.

Cunegonde ile yakınlaşmasını gören Baron Thunder-ten Tronckh, Candide’yi şatodan kovar. Ne yana gittiğini bilmeyen, ağlayan yakınan Candide, Baron’ların en güzel kızının bulunduğu şatodan uzaklaşırken başına gelecek felaketlerden habersizdir. Aç karnına yatarak, soğuktan donarak, ayaklarını yorgunluktan sürüyerek komşu şehre varır. Tabi bunlar iyi günleridir…

Candide yolculuğu boyunca Bulgarlarla savaşa girer, tüm Avrupa’yı türlü çilelerle dolaşır, Amerika kıtasına uzanır. Dayaklardan, işkencelerden harap düşer, fakirliğin dibine vurur. Ama arada hayat yüzüne güler; ordulara komutan olur, zengin de olur. Hikâye İstanbul’a kadar varır.

İlk olarak Bulgarların arasından kurtulduktan sonra, eski felsefe öğretmeni Doktor Pangloss’la karşlaşırlar ve maceralarının uzun bir süresi birlikte geçer. Kasırgaya yakalanırlar, gemileri batar, deprem meydana gelir. Sonra Lizbon’a varırlar ve yakalanırlar, işkenceler başlar ve Pangloss asılır. Candide kendi kendine sorar: ‘’Mümkün olan dünyaların en iyisi burasıysa diğerleri nedir?’’

Başına ne gelirse gelsin akıl hocası, büyük filozofu Pangloss’nun iyimserlik öğretisinden asla vazgeçmez. Olan her şey bir iyiliği getirecek, diye diye kötülüklerle yaşamaya devam eder. Voltaire’in tüm dünyayı dolaştırdığı kahramanının gördüğü; savaş, acı, gözyaşı, zulümdür oysaki!

Aşağılamalara uğramıştır, sevdiklerinin zorluklarına rastlamıştır, Portekiz’de bir engizisyon mahkemesinde acımasız cezaya uğratılır, ikisi papaz olmak üzere üç adam öldürür. Bunlardan birisi de çok sevdiği Cunegonde’unun kardeşidir. Kızkardeşini sevdiğini, evlenmek istediğini dile getirdiği vakitler Baron Candide’yi küstahlıkla suçlar ve kılıcını yüzüne indirdiği vakit kendi sonu Candide’nin elinden olur. Oysa üstad Pangloss’un öğretilerinde her zaman insanların eşit olduğu fikrine inancı vardır. Macerası devam eder; Oreillon denen Amerika yamyam yerlileri tarafından son anda yenilmekten kurtulur. Fransa’da tuzağa düşürülüp paralarını çaldırır. İtalya’da tahtalarını yitirmiş kralların maceralarını dinler…

Romanda çok fazla karakter kısa süreliğine girip çıksa da Candide’ye yoldaşlık eden bir diğer isim de ihtiyar bilgin Martin’dir. Martin yeryüzünde var olan kötülüklerden, kıskançlıklardan, zorluklardan, belalardan bir bir bahsederken Candide hala :’’Bunlarla birlikte, şu dünyanın iyi yanları da var,’’ düşüncesini söyler.

Son olarak yolu İstanbul’a düşer. Bir köylüden, çalışmaya dair emeği, erdemleri öğrenirken aslında tam olarak her şeyin iyi olabilme fikrinden de tam olarak Türkiye’de tanıdığı bu dervişin sözleri ile vazgeçer. ‘’Bahçemizi ekip biçelim,’’ demiştir.

Candide’nin kitabın başından sonuna kadar var olan en büyük hayali, Cunegonde’ye kavuşmaktır. Onca yıkımdan sonra kavuşurlarda ama hiçbir şey Candide’nin hayalindeki gibi olmamıştır. Oysa bu kadar badireden sonra hak ettiği tek şey, çok güzel bir hayat süreceğini beklemek olsa da ne zenginliğinden eser kalır ne de aşkından…

Voltaire’in yarattığı bu eser; topluma ve insanlığa iyiyi ve kötüyü ışık tutacak tarzda aktaran başyapıtlardan biridir. Ülkelerin, ulusların, insanlığın adaletsizliği, felsefi-masal tarzında aktarılarak çok güçlü bir etki yarattığı ortadadır.

Hayatının en olgun döneminde kaleme aldığı Candide, gerek kurgusu, gerek yazım dili bakımından edebiyat dünyası için bir şaheser olmuştur. Çünkü iyimserlik düşüncesinin içine kötümserliği öyle güzel yerleştirmiş ki sonunda onca kötümserliğe rağmen cesaretini de yok etmeyip; iyilik, iyimserlik için olması gerekeni de vurgulayarak hikâyeyi sonlandırmayı başarmıştır.

Editör: Pınar Çağlayan

Candide Yorumları

kısa olmasa okumazdım saçma bir kitap

15-01-2017 17:48

mükemmel bir eser mutlaka okunması gereken

04-02-2017 21:56

çok kötü okumayın yanarsınız
adanalı rebellion

27-08-2017 19:30

kusursuz bir roman yazarı çok güzel yazmış oldukça etkilendim candide kitabını tavsiye ederim

09-12-2019 18:59