Can Şenliği

Can Şenliği
Kitabın Yazarı:Abbas Sayar Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Ötüken Yayınları Yayınlandığı Yıl:2006 Sayfa Sayısı:176 ISBN:9789754374023 Kitap Puanı:9.3 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:13,64 TL D&R:16,38 TL KitapYurdu:21,00 TL e-kitap,pdf,epub: *

9.3
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Can Şenliği - Abbas Sayar

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Can Şenliği Özet

Hüseyin Ağa seksen yaşında ihtiyar bir adamdır. Karısı öldükten sonra evini oğullarına bırakıp handa çalışır. Hüseyin Ağa, çocuklarının bir meslek sahibi olmasını istemiştir. Fakat iki oğlu bu duruma yanaşmaz. İki oğlu evlidir ve uzun süredir onlarla görüşmemektedir. Hüseyin Ağa, han dediğimiz alışveriş güzergahlarında senelerce eşekle meyve ve sebze taşır. Oğluna semerci dükkanı açmış ve oğlunun elinin altında uşak olmuştur. Oğlu evlendikten sonra büyük gelin Hüseyin Ağa’yı istemez. Küçük oğlunun yanına gider o da istemez. Sonra Hoşet’in hanına gelir. Burada eşeklerle yük taşır ve bakımlarını üstlenir. Ama hancının insanı ve eşeği beş kuruşluk görmesiyle Hüseyin Ağa’nın onuru kırılır. İşi bırakır. Nail Bey, bağı için bir bekçi aramaktadır. Hamamcı Mustafa, Nail Bey’e bekçi olarak Hüseyin Ağa’yı bulur. Hüseyin Ağa’nın Kulağı ağır duysa da gözleri iyi görmektedir. Bağda bekçiliği seve kabul eder. Ayda yüz yirmi kayme alacaktır ve bunun da kendisini hayli idare edeceğini düşünür. Söylene söylene bağa gelir. Oturacak, yatacak bir çul bulamaz. Bağın yakınındaki bir evden çul ister. Ev sahibi çul vermez. Ona ironi yaparak çulun ona yakışmayacağını ağasının kilim ve halılarda oturduğunu söyler. Bunun üzerine Hüseyin Ağa sinirlenir. Dilenciliğe gelmediğini ve bağda bekçi olduğunu söyler. Hüseyin Ağa, çaresiz bir şekilde kuru yerde yatar. Nail Bey, üç gün sonra bağa uğrar. Hüseyin Ağa’ya sigara getirir. Yalnızlıktan şikayetçi olan Hüseyin Ağa, bekçilik yaptığı bağda düşünecek daha geniş vakti olur. Sürekli ölümü düşünmektedir. Bağda arada kendi kendine türküler de tutturur. Yalnızlığa daha fazla dayanamaz ve Nail Bey’den kendisine bir eşek almasını ister. Eşek ona can şenliği olacaktır. Yanında nefes alan bir canlının olması ona huzur vermekte ve yalnız hissettirmemektedir. Bağa giren çocuklar onu alaya alır. Hüseyin Ağa, onlara karşılık verirse bir sonuç alamayacağını bilir. Sırtını onlara döner ve gitmelerini bekler. Önceden İhsan Ağa bağın bekçiliğini yaptığından Hüseyin Ağa’yı çekemeyerek şikayet eder. Nail Bey, bu şikayete aldırmaz. Bağın yakınında Ayşe adında bir gelinin evi vardır. Ayşe bu yaşlı adama çok iyi davranır. Kocasının gece nöbetinde çalıştığını ve kendisinin yalnız kaldığını söyler. Bekçilik işi bitince Hüseyin Ağa’nın içinde bir umut belirir. Ayşe’nin yaşlı anasıyla evlenmeyi düşünür. Evlilikteki amacı sadece kendisine can yoldaşı, can şenliği olacak birisidir. Ayşe’nin yanına gider. Annesiyle evlenmek istediğini onun gönlünü razı ederse kocasını gece bekçiliğinden çıkartacağını söyler. Buna Ayşe çok sevinir. Annesini bir şekilde razı eder. Hüseyin Ağa’nın oğulları kendi evine kurulmuşlardır. Hüseyin Ağa, ev karşılığında birkaç bin alacağını düşünür. Bu yüzden parası olduğunu, ihtiyaçlarını karşılayacağını Ayşe’ye söyler. Köylüler olanları duyar. Dedikodular alıp başını gider. Hüseyin Ağa ve Ayşe’nin anası Fadik Hatun’u konuşurlar. Fadik Hatun ile Hüseyin Ağa evlenir. Hüseyin Ağa, oğullarından bu parayı alamaz. Evlendiği kadın onu hor görmeye başlar. Köyde başka bir dedikodu da Hüseyin Ağanın namaz kılıp kılmama sorunu olmuştur. Karısı Fadik bu söylentilere karşılık Hüseyin Ağa’ya namazını kılmasını söyleyerek azarlar. Karısının kafasını köydeki kadınlar karıştırır. Fadik bu sefer Hüseyin Ağa’nın ceplerinde para olup olmadığını yoklar. Hüseyin Ağa’ya eve geldiğinde ona parasının olup olmadığını sorar. Hüseyin Ağa çaresiz bir şekilde yalan söyler. Karısı Fadik Hatun ısrar ederek yarın gidip parayı getirmesini söyler. Hüseyin Ağa, bu işi onaylar. Sabah yola koyulur. Gaz yağı alıp gençliğini geçirdiği evine gider. Orada yaşadığı anıları gözünde canlanır. Evi ateşe verir. Kendisi de alevler içinde ölür.

Değerlendirme

Abbas Sayar, Can Şenliği adlı romanıyla 1975’te Madaralı Roman Ödülü’ne layık görülür. Romanda yaşlı bir adamın ruh hali tasvir edilmiştir. Yalnızlığın yanı sıra köydeki dedikodular yaşlı adamı bunalıma sokmuş ve ölümüne sebep olmuştur. Okurken yaşlılığın getirdiği yalnızlığı hissedebiliyorsunuz. Abbas Sayar’dan mutlaka okunması gereken bir roman kendisi. Kitapla kalın…

Editör: Begüm Attar

Can Şenliği Yorumları

türkiyedeki köy kültürünü mükemmel ele almış yazarı tebrik ederim güzel bir romandı

14-10-2020 10:14