Madaralı roman ödülüne layık görülmüştür. Eşeğiyle yük taşıyıcılığı yapan yaşlı Hüseyin Ağa'nın yeni karısı tarafından horlanması ve yaşama sevincini yitirmesi anlatılır. Oğlan oynamış oyuna gitmiş, çoban oynamış koyuna gitmiş... 80 yaşındaki Hüseyin Ağa bağımın bekçisi oldu. Bağa gittiğim bir gün: - Efendâ, haşavuzdan (haşa huzurdan) bana bir golik alsana... - Bu dağ yerinde ne gereği var, ne yapacaksın merkebi? Dedim. - Ne yapacaksın olur mu efendâ! Ne yapacaksın olur mu! Heç yoksa adama can şenliği' olur.İşte bu yanıt, içimdeki yıkımın ve Can Şenliği' romanımın ilk noktası oldu.