Yabancı

Diana Gabaldon Yabancı
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yabancı Romanlar
Yayınevi:Epsilon Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1991
Sayfa Sayısı:752
ISBN:9944822541
Kitap Puanı:
6.2 / 10 | Oy: 183 | Yorum: 3
Editör Puanı:
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:24,60 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.2
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yabancı Romanlar, Bilim Kurgu, Fantastik, Romantik Aşk, Tarihi
Orjinal Adı:Outlander
Çeviren:Seden Gürel

Arka Kapak Bilgisi

Yabancı Özeti

Diana Gabaldon Yabancı


Dizi olarak da uyarlanan Yabancı, anlatımı ve olay örgüsüyle okuyucuyu bambaşka bir boyuta götürüyor. Hem geçmişte hem de gelecekte kendisine bağlılık yemini etmiş olan iki adam arasında kalan Claire'in kaçma çabalarına ve mücadelesine ortak olacaksınız. Fantastik, tarih, dram ve aşk ögelerini barındıran romanı okurken adeta hayattan kopuyorsunuz.

Yıl 1945. Claire ve Frank Kuzey İskoçya'da yaşayan evli bir çifttir. Frank tarihçidir. Yıllarca farklı ülkelere gitmiş ve araştırmalar yapmıştır. Claire ise savaş hemşiredir. Savaş yıllarında hastanede görev yapmıştır. Kuzey İskoçya'da olmalarının en büyük sebebi Frank'in atalarını araştırma arzusudur. Kökenlerine ve soy ağacına derin bir bağ ile bağlıdır. Claire bunu sıkıcı bulsa da kocasına ayak uydurur. Kitapta 6 yıllık evliliklerinde toplamda 6 ay birliktelikleri olduğu belirtilmiştir. Kocası atalarını araştırırken Claire de ilgi duyduğu bitkilere araştırmaya koyulur. Bay Crook'un yardımıyla taş yapıtı keşfeder. Frank'e bundan bahseder ve gün doğmadan oraya giderler. Frank, papazın anlattığına göre Craigh na Dun tepesinde yer alan taş yapıtta cadılar toplantısı olacağından bahseder ve bu anı kaçırmak istemez. Gün doğmadan oraya giderler ve yerel halkın güneş doğarken gerçekleştirdiği seremoniyi dikkatle kimseye görünmeden izlerler.

Ertesi gün Claire tekrar bitkileri daha yakından incelemek için tek başına taş yapıta gitmeye karar verir. Frank'in de ricasıyla ayinde ateş yakılıp yakılmadığını anlamak için yerde iz olup olmadığına bakar ve bitkileri inceler. O sırada bir dikitin ortadan yarıldığını ve arasının 70-80 cm açık olduğunu görür. Burada böyle bir şey olduğunu hatırlamamaktadır. Dikite doğru ilerleyerek elini uzattığı anda taştan çığlık sesleri gelmeye başlar. Claire, bu çığlık karşısında kulaklarını kapatır ve güçlü durmaya çalışır. Adeta bir kasırganın ortasındadır. Daha fazla direnemez ve baygınlık geçirir. Kendine geldiğinde ormandadır. Üstü hırpalanmış gibidir. Ormanın içinde yolunu bulmaya çalışır. Askerler ve atlar gördüğünde orada bir film çekilmekte olduğunu düşünür. Sessizce yoluna devam ederken birden arkadan biri onu kendine doğru çeker. Claire bu kişiyi ona tıpa tıp benzeyen kocası zanneder. Fakat adamın giyim tarzı ve davranışları Frank'ten oldukça farklıdır. Adam kendini İngiliz Komutan Randall olarak tanıtır. Claire'e fahişe gözüyle bakar ve dudaklarına yapışır. Claire'i bu adamdan kurtaran atlı bir asker onu atının önüne atıp başka askerlerin olduğu ir kulübeye götürür. Claire bu yaşananların bir kabus olduğunu düşünmeye başlar. Kulübedeki adamlar da ona fahişe gözüyle bakmakta elbisenin yırtık kısımlarından görünen vücudunu incelemektedirler. Claire oradakilere kendini tanıtır. Kocasından fidye istenmemesi için kızlık soyadını verir. İngiliz olması nedeniyle hepsi ona ajan gözüyle bakar. Onu bu kulübede tek başına bırakmak gibi fikirler dönmeye başlar. O sırada içeri yaralı biri gelir. Kolu çıkmıştır. Oradakilerin hepsi onarmak yerine daha çok hasar verecek bir yöntem uygulamaya başlarlar. Claire, hemşire olarak bu görüntüye dayanamaz ve herkesi uzaklaştırıp adamın kolunun yerine oturmasını sağlar. Acıyla inleyen genç, artık acımadığını söyler. Claire, dikkatle kolunu sararak sabitler. Bu olay adamların ona saygı duymasını sağlar ve yanlarında götürmeye karar verirler. MacKanzie kalesine doğru ilerlemeye başlarlar. Claire, kolunu sardığı genç olan Jamie'nin atında yolculuk eder. O sırada gittikleri yer hakkında konuşurlarken Claire Frank'in ona anlattığı tarihi bir olaydan bahseder ve İngilizlerin pusu kurduğunu ağzından kaçırır. Onun sayesinde adamların hayatlarını kurtarır. Claire bu karmaşada kaçmaya çalışsa da uzaklaşamamıştır. Her yer zifiri karanlıktır. Şehrin ışıklarının yanmadığını söylediğinde hepsi anlamsız bir ifadeyle ona bakmıştır.

Bu yolculuğun ardından MacKanzie kalesine ulaşırlar. Claire buranın dokunulmaz bölge olduğunu öğrenir. Burası onun için daha yaşanılası bir yerdir. Güzel bir şekilde ağırlanır. Temiz kıyafetler verilir. Bayan Fitz onunla yakından ilgilenmiştir. Çok geçmeden kalenin efendisi olan Colum MacKanzie ile de tanışır. Colum MacKanzie adil ve kibar biridir. Ancak bacakları bir rahatsızlık sebebiyle aşağı doğru büküktür. İnsanların bakışlarını yadırgamayacak kadar anlayışlı biridir. Claire, Colum'un sorgusunda dul olduğunu, Fransa'ya akrabalarını ziyaret yolculuğu sırasında saldırıya uğradıklarını anlatır. Taş yapıtta yaşananlara kimsenin inanmayacağını bilmektedir. Colum ona şüpheyle yaklaşsa da anlattıklarını tutarlı bulur. Yine de akrabaları bulunana kadar kalede misafir olacağını söyler. Oradaki bir mektupta yılın 1741 olarak görünce neye uğradığını şaşırır. Buradan kurtulmasının tek yolu o taş yapıta geri dönmektir. Kaçmak için an kollamaya başlar. Claire arada Jamie'nin yaralarıyla ilgilenmektedir. Tıpa olan ilgisi doğal iyileştirme yöntemlerinde bilgi sahibi olan Bayan Fitz ve Colum'un dikkatini çeker ve ölmüş olan bir şifacının yerini ona verirler. Gün geçtikçe oraya daha çok alışmıştır. Düzenlenen bir törende gaydacıların zaman arası yolculuk yapan kadınların öyküsünü anlatır. Geldiği zamanla arasında 200 yıl bulunması bunun gerçek olabileceği inancını attırır.

Kasabalıların ve şehirlilerin toplanıp çeşitli etkinliklerin ve avların düzenlendiği büyük yemin töreninde Claire kaçmak için en uygun zaman olduğuna karar verir. O sırada Jamie'ye yakalanır. O da MacKanzie olmayı reddedip törene katılmamaktadır. Ancak Claire onun yakalanmasına sebep olur ve birlikte törene götürülürler. Jamie kendi tarzıyla Colum'a olan sadakatini belirtir ve Colum tarafından kabul görülür. Claire ise bu durumdan kendisini sorumlu hisseder.

Ertesi gün Colum'un kardeşi Komutan Dougal MacKanzie Claire'e Jamie kendisi Ned Rupert ve Murtagh ile William Kalesi'ne doğru yola çıkacaklarını bildirir. Orada Claire'in tanıyabileceği birileri olduğunu söyler. Claire bu haberi sevinçle karşılar. Çünkü kale taş yapıta oldukça yakındır. Orada onlardan kaçarak oraya ulaşır ve evine dönebilirdi. Yolculukları boyunca çeşitli yerlerde durup konaklarlar. Yanlarında götürdükleri ürünleri satıp kayıtlarını tutarlar. Dougal ayrıca savaşlar için ek gelir olarak kullanılması amacıyla destek konuşmaları yapar. Bununla yetinmeyerek Jamie'nin İngiliz komutan Randall tarafından yüzlerce kez kırbaçlanan sırtını gösterir. Jamie bu duruma çok bozulur. Başka bir yerde dayanamayarak insanlarla kavgaya tutuşur.

William Kalesi'ne varmalarına az bir zaman kala Dougal Claire'e İngiliz askerlerinin onunla konuşmak üzere geldiklerini söyler. Claire askerlerin olduğu odaya gittiğinde Komutan Randall'la karşılaşır. Herkese verdiği cevapların aynısını yineler. Komutan Randall'ın Frank'e olan benzerliğiyle kendini kaybedip haddinin aşan cevaplar vermesi üzerine komutan Randall askere emir vererek Claire'i kollarının arkasından tutarak sabitletir ve genç kadının göğüs boşluğuna yumruğunu geçirir. Claire neye uğradığını şaşırır. Onu tutan askerin de insafıyla odadan dışarı çıkar. Dougal onun bu halini görür görmez odadan içeri girer ve daha sonra askerler orayı terk eder. Dougal gayet sıcakkanlı bir tavırla Claire'i dışarı çıkarır. Onu tepenin ardında bulunan bir göl kenarına götürür. Claire oradan su içerek kendine gelmeye çalışır. Dougal burada Claire'e Jamie'nin yaşadıklarını anlatır. Kaleden kaçarken yakalanması sonucu Komutan Randall tarafından defalarca öldürene kadar kırbaçlanması ve Jamie'nin gıkını çıkarmadan katlanmasından bahseder. Claire bundan çok etkilenir. Dougal Jamie'nin dayısı olmasına rağmen hiçbir müdahele de bulunamamıştır. BU yaşananları Jamie'nin babası da görmüş ve çok geçmeden kahrından ölmüştür.

Dougal artık Claire'in bir casus olmadığına inandığını -Aziz Ninian kaynağından su içenlerin yalan söylediğinde midesinde yanmalar olması ve bunun Claire'de gerçekleşmemesi- ve bu İngilizlerin baskısından kurtulması için İskoç biriyle evlenmesi gerektiğini söyler. Claire bunu kesin bir dille reddeder. O zaten evlidir. Evleneceği kişinin Jaime olması bunu daha da imkansız hale getirmiştir. Ancak Dougal onu dinlemez. Jaime de bu evliliğe sıcak bakmaktadır. Claire bu evliliğin kaçışı daha da kolaylaştracağını düşünür. Apar topar evlilik töreni gerçekleştirilir. Claire'e konakladıkları yerdeki kadın tarafından gerekli bakım yapılır. Claire bu görüntüsünden memnun kalmıştır. Törenin yapılacağı yere geldiğinde şok olur. Burası Frank'le evlendikleri eski binanın yüzyıllar önceki halidir. Şimdi ise yanında başka bir adam vardır. Claire güçlü durmaya çalışarak evlilik törenini atlatır. Artık Jamie ile karı kocadırlar. Geleneksel bir yeminlilik bağı olarak birbirine kenetlenmiş elleri havaya doğru kaldırıp hafifçe kılıç darbesinin ardından beyaz bir bezle sarılır. Artık yasal bir birleşme de gerekmektedir. Claire bu durumdan fazlasıyla utanç duyar. Kocası Frank'i düşünür. Bunu ona yapmayı göze alamaz. Üstelik kendisinden yaşça küçük ve bakir olan biri için bunun haksızlık olduğunu düşünür. Jaime odadan içeri girdiğinde ikisinin de yüzü kızarır. Birbirleri hakkında bilmedikleri şeyleri öğrenmeye başlarlar. Jaime ona ailesinden ve Randall tarafından gördüğü işkencelerden bahseder. Claire de uçak ve arabalardan bahsetmeden ailesini kaybetiğini ve ona bakan amcasından bahseder. Sohbet bittiğinde ikisi de birbirinin olur. Claire, Jaime'nin gözlerindeki bitmek bilmeyen şehveti görmekte ve buna kayıtsız kalamamaktadır. Jaime, "Sana olan arzum ne zaman biter?" diye sorar her seferinde. Claire artık gruptan biri gibi olmuştur. Jaime de katil olmadığını ispatlamak için Horrocks'ta şahit olacak bir İngiliz askeri bulmuştur. Dilsiz arkadaşı Munro aracılığıyla onunla görüşecektir.

Tekrar yola çıktıklarında gece kamp kurmak için bir yerde dururlar. Ned onlara hikayeler anlatırken bir anda herkes irkilir ve aralarında yabancıların olduğunu fark ederler. Claire şaşkın bir şekilde onları takip eder. Ned bir şey yokmuş gibi hikayesini anlatmaya devam ederken hepsi çatışmaya hazırlıklı hale gelir. Jaime işaret verdiğinde Claire'i çalılıkların oraya doğru koşup gizlenmesini ister. Atlarını yağmaladıkları halktan bir grup onlara baskın yapmış ve onların elindeki tüm malları yağmalamaya başlamıştır. Claire çalılıkların arkasından olanları izler. Kargaşanın sonunda grubu dağıtmışlardı. Dougal bileğinde küçük bir çizikle atlatmıştı. Bu yaşananlardan sonra hepsi Clarie'in de kendini savunması için kama kullanmaya başlamasını önerirler. Claire Ned'den dersler almaya başlar. Bu oldukça keyif vericidir. Hepsi onunla ilgilenir ve akıl hocalığı yapar. Claire kendini savunabilecek düzeye geldiğinde yola devam ederler. Yolda atlarıyla ilerlerken Jaime atlarıyla ilerlerken Claire'i durdurur ve şişelere su doldurmak üzere göle gitmelerini söyler. Hepsi Jaime'nin asıl niyetini anlar ve ses etmezler. Claire de ulu orta yaptıkları şeyi ne kadar doğru bulmasa da Jaime'ye karşı koyamaz. Göl kenarındaki çimenlerin üzerinde birbirlerinin olurken iki İngiliz askeri ellerinde silahla ikisini sıkıştırır. Adı Harry olan asker Claire'in üzerine yapışır. Kafasına silah dayanmış olan Jaime hiçbir şey yapamamaktadır. Claire, aldığı saldırı eğitimler sayesinde üzerine çullanan askeri kamasıyla oracıkta öldürür. Jaime de şoka giren askeri oracıkta alt eder. Jaime ve Claire büyük bir utanç duyarlar. Yaşananlarla ilgili tek kelime etmezler. Tekrar yola koyulduklarında Jaime Horrocks'la buluşmak için diğerlerinden ayrılır. Tüm ısrarlarına rağmen Claire de onunla gelir. Her ihtimale karşı Claire'i civarda bir yere gizleyip oradan kıpırdamamasını aksi takdirde cezasına katlanması gerektiğini söyler. Claire gelmekte ısrar etse bile Jaime'nin onu ağaca bağlayacağı gerçeğini fark edince geri çekilir. Jaime ayrılınca etrafını gözlemler. Yanıbaşında bir göl vardır. Buranın Craigh na Dun'a oldukça yakın olduğunun farkındadır. Göle girer ve taşlara basarak ilerlemeye başlar. Bi ara ayağı kayıp tamamıyla suya gömülür. Sırılsıklam olmuştur. Birden arkasında birinin varlığını hisseder. Arkasını döndüğünde İngiliz askeriyle burun buruna gelir ve kendini William Kalesi'nde Komutan Jack Randall'ın ofisinde bulur. Ona ayak diretir ve sinirlerini bozar. Randall nöbetçi askerlerden birini çağırır ve Claire'in ellerini bağlamasını emreder. Asker denileni yapar ve odadan çıkar. Randall kıyafetlerini çıkarırken Claire çığlık atmaya başlar. Ancak bu Randall'ın hoşuna gitmesinden başka bir işe yaramamıştır. Randall genç kadının kalçalarını ayırır. O sırada pencereden elinde silah olan Jaime görünür. Randall'da silahını Claire'e doğrultur ve Jaime çaresizce teslim olur. İkisini yanına gider. Ani bir hamleyle Randall'a darbe indirir. Getirdiği silah boş olduğu için zarar görmemişlerdir. Hemen yüksek duvarlardan atlayarak kaleden kaçarlar. Jaime ve diğerleri Claire'e çok öfkelidir. Onları ele vermiş, askerleri peşine takmıştır. Jaime Claire'i uyardığı üzere onu cezalandırmaya kararlıdır. Claire direnir Jaime ile boğuşur ancak bu onun daha fazla dayak yemesine neden olur. Kaba etine yediği kırbaçlar yüzünden birkaç gün oturamaz. Jaime'den nefret eder. Atla seyahat ettikleri bir gün Claire daha fazla dayanamayarak attan iner. Grup yolculuğa devam ederken Claire'e Jaime eşlik eder. Ona küçüklüğünden beri yaptığı yaramazlıklıkların sonucu olarak yediği dayakların hepsini anlatır. Claire ona karşı yumuşar. İlişkileri normale döner. Gruptakiler de aldığı cezanın da etkisiyle ona daha şefkatli davranmaya başlar. Konaklamak için grubun gittiği yere giderler. Daha sonra Dougal onlara MacKanzie kalesine geri dönmeleri gerektiğini söyler. Kaleye Sandringham Dük'ü gelecektir ve onun gelişi Jaime'ye yarayacaktır. Eğer Jaime onu ikna edebilirse kaçak olarak yargılanmaktan ve idam edilmekten kurtulacaktır. Claire , Jamie ve diğerleri bir umut kaleye geri dönerler. Kalede Claire ve Jaime'nin evlendiğini gören tüm genç kızlar hayal kırıklığına uğrar ve Claire'e karşı nefret beslemeye başlarlar. Hatta Claire kendileri için hazırlanan odadaki yastığın altında çeşitli otların bulunduğu bir büyü bile bulur. Dük'ün gelmesine yakın herkes Jaime ile dalga geçmeye başlar. Dük Jaime'ye farklı hisler beslemektedir ve beraber ava çıkıp kamp yapacaklardır. Jaime affedilebilmek için bazı şeyleri görmezden gelecektir. Claire canı sıkıldığı bir gün Colum'un kütüphanesine gider. Kapı açıktır ve konuşan iki kişiyi dinlemeye başlar. Bunlar Dougal ve Colum'dur. Jaime'ye dükle birlikte gönderip kurtulacaklarını ve Claire'in de halledileceğini söyler. Claire yakalanmamak için oraya sonradan gelmiş gibi davranır. Dük'ün geldiği akşam yemek düzenlenir. Geile, Claire'i bir odaya çeker. Claire odalarına büyüyü koyan kişiyi söyleyeceğini umarken Geile yere örtü serer ve tavanın içine koyduğu otlarla bir şeyler yapmaya başlar. Üzerindeki kıyafetleri çıkarır. Claire ne olduğuna anlam veremez.

Geile'nin açık göbeğine baktığında yaklaşık 6 aylık hamile olduğunu görür. Zihni bulanmıştır. Bir büyünün etkisine girmiştir. Geile ona kim olduğunu sorup araştırırken bir anda içeri Geile'nin kocası içeri girer ve yüzü bembeyaz bir şekilde odayı terk eder. İkisi de peşinden aşağı iner. Yemek keyifli giderken rengi değişen Geile'nin kocası salonun orta yerinde yere yığılıverir. Claire zavallı adama ulaşarak yardm etmeye ve hayata döndürmeye çalışır. Ancak elinden hiçbir şey gelmez. Geile'den uzak durur ve onunla görüşmez. Jaime'ye de ava çıkmadan önce bunun sözünü verir. Ancak kaledeki kızladan biri Geilie'in onun yardımına ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine yola koyulur. Geile'nin yanına gittiğinde kadın sarhoş ve yapayalnızdır. Konuşurlarken insanlar eve baskın yaparlar ve son anda saklanacak bir kuytu bulup gitmelerini beklerler. Orada Geile çocuğun Dougal'dan olduğunu ve kocasını kendisinin zehirlediğini itiraf eder. Ertesi gün güneşin doğmasıyla bulunurlar ve meydanda müfettişler tarafından yargılanırlar. Geile hakkında insanlar yaşadıklarını anlatırlar. Ancak Claire hakkında kimse konuşmaz. Sadece Rahip onun büyücü olduğunu bir gün düşmesine neden olduğunu ve iyileştirmek için büyü yaptığını söyler. Claire'in 'Ölecektin be adam!' diye kendini savunması herkeste rahibin haklı olabileceği düşüncesini uyardı. O sırada kaleden biri gelir. Claire gelenin Jaime olmasını çok ister ancak bu kişi bağımsız avukattır. Claire için elinden geleni yapar. Müfettişler bir sonraki gün devam etmeye karar verilir. Ertesi gün Claire'in cadı olup olmadığını görmek için elleri bağlı suya bırakılacaktır. Claire bu soğukta bunu yapmamak için direnir ve sonunda cezalandırılır. Meydanda çıplak vücuduna kırbaç atılır. Claire'in dayanacak gücü kalmadığı sırada Jaime çıkagelir. Kalabalığı yararak Claire'e ulaşır ve onu oradan çıkarır. O karmaşada Geile kendini ortaya atar ve cadı olduğunu itiraf eder. Bu karışıklıktan faydalanarak Jaime ve Claire kaçar. Jaime Claire'dan gerçekleri itiraf etmediğini cadı olup olmadığını söylemesini ister. Claire gözyaşları içerisinde ona her şeyi anlatır. Jaime şok olmuştur. Bir durgunluk olur ve yolda ilerlemeye devam ederler. Tekrar durduklarında Claire gözlerine inanmaz. Craigh na Dun'a gelmişlerdir. Jaime onu tarif ettiği kayalığa götürür ve Claire taşa dokunur. Tekrar aynı şeyleri yaşarken Jaime onu çekip kurtarır. Claire orada onu bekleyen Frank'i görmüştür. Jaime'ye sarılır. Jaime artık ona inanmaktadır. Ancak Claire'in gitmek isteyeceğini düşünerek oradaki bir kulübeye gider ve genç kadını tek başına bırakır. Claire Jaime'yi bırakamaz ve beraber Jaime'nin doğduğu yer olan Lallybroch'a, kız kardeşinin evine giderler. Jaime kız kardeşinin Randall'ın tecavüzüne uğradığını zannetmektedir. Durum farklıdır. JennyRandall'ın kadınlardan hoşlanmadığını ve ona dokunmadığını ama boğuştuklarını ifade eder. Ayrıca kocası vardır ve ikinci çocuğuna hamiledir. Jaime rahatlar. Orada birlikte keyifli zaman geçirirler. Halktan arazi kirası toplarlar. Jaime toprakların sahibi olarak görüldüğünden herkes saygı gösterir. Claire burada son derece mutludur. Ancak kırmızı urbalılara yakalanma riskleri vardır. Jenny bir kız çocuğu dünyaya getirir. Annesine ait olan Ellen adını koyarlar. Claire asla bir çocuk sahip olamayacağının hüznünü yaşamaktadır. Jenny bebekle ilgilenirken kocası Ian ve Jamie değirmene giderler. Akşam Ian tek başına eve döner. Atını ve tahta bacağını askerler almış ve Jaime'yi de yanlarında götürmüşlerdir. Claire Jenny'den güç alarak birlikte yollara koyulurlar. Jenny çok iyi bir iz sürücüdür. Bir gecelik kampın ardından tekrar yollara düşerler ve askerleri orada yakalarlar. Askerlerin arasında Jamie yoktur. Bir tanesi onun suya atladığını ateş ettiklerini ve yüzeye çıkmayıp öldüğünü söyler. Claire ve Jenny,Jamie'nin iyi bir yüzücü olduğunu bilmektedir. Yola koyulup aramaya devam etmeleri gerekmektedir. Murtagh'ın gelip onları bulmasıyla Jenny evine geri döner ve ikisi Jamie'yi arama çalışmalarına devam eder. Konaklama ve yemek için birlikte şarkı söyleyip falcılık yaparlar. Aynı zamanda Jaime'yi görüp görmedikleri konusunda ağız ararlar. Misafir oldukları çingene bir grup bilgi alırlarsa haber vereceklerini söyler. Çok geçmeden yolladıkları bir kişi Jaime'den haber verir. Claire'i beklemekte olduğunu ve yalnız gitmeleri gittiğini söyler. Murtagh'ı geride bırakıp bir mağaraya girerler. Orada onu bekleyen Jaime değil, Dougal'dır. Dougal ona Jaime'nin Wentworth Hapishanesinde olduğunu ve hakkında idam kararı verildiğini söyler. Claire oraya gitmek için ısrar eder ancak Dougal kararın çoktan verildiğini idamın gerçekleşmiş olabileceğini söyler. Claire deliye döner ve Dougal'a bütün nefretini kusar. Yüzleşme gerçekleşir. Dougal ona şaşırtan bir itirafta bulunur. Colum'un oğlu Hamish Dougal'ın oğludur. Colum'un rızasıyla bir varisi olması için böyle bir şeye karar vermişlerdir. Dougal şu an sadece Claire'i arzuladığını belirtir. Genç kadın ona tiksintiyle bakar. Dougal adamarını da alarak yola koyulur. Oraya ulaştıklarında Claire aile sözcüsü gibi kendini tanıtır. Çok iyi ağırlanır ancak Jaime'yi göremez. Hapishaneden çıkıp arkadaşlarının yanına döner. Plan yaparak oradan Jaime'yi kurtarmanın yolunu aralar. Askerlerin birinden anahtarı çalarak ertesi gün tekrar hapishaneye gider. Bir askeri bayıltırlar ve Jaime'nin bulunduğu koğuşlara yönelirler. Kapıların açılmasıyla mahkumlar arasında da kargaşa yaşanmıştır. Claire bu karışıklıkta Jaime'yi bulamaz. Sonunda onun Randall tarafından götürüldüğünü öğrenir. Claire bodrum katına iner. Randall'ın yapacakları şeyler için sessiz bir yere ihtiyacı olduğunu bilmektedir. Işık sızan kapıdan içeri girer ve Jamie'yi görür. Sol eli paramparça olmuştur. Claire'i karşısında görünce çok şaşırır. Oradan kaçamadan içeri yanında bir adamla Randall gelir. Jaime bir anlık boşlukta faydalanarak adamla boğuşur ve alt eder. Ancak Randall Claire'in boğazına bıçak dayayınca teslim olur. Claire serbest kalması karşılığında Randall'ın ona ne isterse yapabileceğini söyler. Jaime ertesi sabah asılacağı için hiçbir şeyi umursamamaktadır. Claire ve Jaime vedalaşır. Randall genç kadını hapishanenin arka tarafında leşlerin olduğu yerden dışarı atar. Claire burada bir kurtla karşı karşıya kalır ve bu boğuşmadan galip gelir. Ardından gelen iki kurt ise onlara saplanan bir ok tarafından öldürülür. Claire ne olduğunu anlayamadan bayılır. Gözlerini açtığında kendini MacRannoch'un kulübesinde bulur. Ona her şeyi anlatır ve yardım ister.Adam yardım etmek istemez. O sırada içeri Murtagh girer. Ardından ManRannoch'un sürüsünün Wentworth civarında kaybolduğunu öğrenir. Claire bunu Murtagh'ın planladığını anlar. Döndüklerinde yanlarında baygın halde yatan Jaime'de vardır. Her tarafı yara bere içindedir. ManRannoch onları evine alır ve Jaime'yi iyileştirmeye çalışır. Claire Jaime'nin kırık parmaklarını tek tek yerine oturtur. Jaime ise son derece iştahsızdır. Acılara dayanabilmek için alkol kullanır ve istifra eder. Wentworth'a yakın oldukları için askerlerin onları bulması için fırtınanın dinmesi yeterlidir. Orada daha fazla kalamazlar ve Murtagh'la birlikte kendileri için ayarlanan tekneyle Fransa'daki manastıra giderler. Orada Amseln ve diğerleri onu sıcak bir şekilde karşılar. Gereken bütün yardımları yaparlar. Claire burada ibadet etme fırsatı da bulur. Hiçbir şey yemeyen ve sadece istifra eden Jaime onu ümitsizliğe götürmüştür. Geceleri ne Jaime ne de Claire uyuyabilir. Bir gece Jaime'nin sayıklamalarını duyar. Yaralı eli iltihaplanmıştır. Jaime kendinde değildir. Claire onu kaybetmemek için elinden geleni yapar. Jaime için ümitler giderek tükenmektedir. Rahipler onu kutsal yağ ile yıkarlar. Claire bunu kabullenemez. Kimsenin olmadığı bir gece tıpkı Geile'nin yaptığı gibi Jaime'nin odasını kehribar ve çeşitli baharat kokularıyla dolar. Jaime'yi Randall ona davrandığı gibi davranarak kışkırtmaya başlar. Jaime uyanır. Claire'e saldırır. Karanlık odada boğuşurlar. Sabah uyandıklarında yan yanadırlar. Jaime artık daha iyidir. Yemek yemeye başlar ve Claire nereye isterlerse oraya gideceklerini söyler.

Yazar: Zeynep Petek

Yabancı Yorumları

Yabancı Yorum benim favori romanlarımdan bir tanesi çok sürükleyici bir konusu var

18-11-2016 10:59 !!

Yabancı Yorum çok güzel bir roman uzun olmasa bir kerede okunur

20-11-2016 21:02 !!

Yabancı Yorum kitabın özeti kitabın kendisinden uzun gibi görünüyor :)

26-11-2016 09:45 !!

Yorum Yaz

:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.