Üç Beş Kişi

Üç Beş Kişi
Kitabın Yazarı:Adalet Ağaoğlu Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Everest Yayınları Yayınlandığı Yıl:1983 Sayfa Sayısı:360 ISBN:9786051417950 Kitap Puanı:7.2 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:44,20 TL KitapYurdu:46,80 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.2
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Üç Beş Kişi - Adalet Ağaoğlu

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Üç Beş Kişi Özet

Adalet Ağaoğlu’nun 1983 yılında bitirdiği Üç Beş Kişi romanı yine aynı dönemin Türkiye’sini anlatan, karakterlerin davranışları ve düşünceleri üzerinden dönem eleştirisi yapan bir romandır.

Romanda kısaca Eskişehir’de yaşayan Sakarya ve Kaymazlı ailelerinin fertleri üzerinden olaylar gelişir. Kronolojik olarak anlatmak gerekirse; Emin Sakarya daha çok sol kanada yakınken kızı Türkan’ın evlendiği Ahmet Kaymazlı da DP milletvekillerindendir. Bundan dolayı Emin Bey onların evliliğine pek rıza göstermez. Türkan ve Ahmet çiftinin Kısmet ve Murat adlı iki çocuğu olur. Varlıklı bir ailede büyüyen bu iki kardeşin hayatına zamanla Ufuk ve Kardelen adlı iki kişi girer. Ufuk, Murat’ın bir tanıdığı olan gözü pek birisidir. Kardelen de Kısmet’in okuldan arkadaşı, annesi olmadığı için babası ve kardeşlerine bakan fakir bir kızdır. Kısmet ve Ufuk birbirlerinden hoşlanmakta, benzer bir şekilde Kardelen de Murat’ı sevmektedir. Ancak bu aşk hikayeleri hem Kısmet hem Kardelen için kötü biter çünkü Ufuk kazara cinayete karışır, Murat da Selmin adlı kendisinden yaşça büyük birine tutulur ve onun peşinden İstanbul’a kadar gider. Selmin pek iyi anılmayan birisi olduğu için Murat’ın İstanbul’a gidişi ailede daha çok huzursuzluk çıkartır. Murat İstanbul’da yıllarca körkütük bir şekilde Selmin’e bağımlı yaşar. Onun bu sahiplenici ve toy halleri Selmin’i bıktırır ve iğneleyici sözlerle onu istemediğini ifade eder. Selmin tarafından reddedilip aşağılanmak Murat’ın iç dünyasında bir çöküşe sebep olur. O böyle bir süreçten geçerken Eskişehir’de de Kısmet Orhan adlı birisiyle evlenir. Oldukça mutsuz bir evlilik geçirir ve nihayet boşanmaya karar verir. Hayatı boyunca hiçbir şeye pek cesaret edemeyen karakter, bu sefer kardeşi Murat’a İstanbul’a geleceğini haber verir. Murat Kısmet’in geleceğini öğrenince mutsuz olur, bir yandan da onun için Ufuk’u bulmak ister. İndiği dolmuştan Ufuk’u bulmaya gidene kadar kafasında türlü türlü senaryolar yazar. Kısmet de İstanbul’a gelmek üzere herkesten gizlice gara gider. Garda baskı altındaki hayatı ve geçmişi hakkında düşünür. Nihayet trene bindiğinde romanların asıl ölümle bitmesi gerektiğini, sahici başlangıçların böyle olması gerektiğini düşünerek kendini trenin kapısından boşluğa bırakır. Roman bahsettiğim dolmuş sahnesiyle başlar ve işte bu intihar sahnesiyle sona erer.

Romanı değerlendirecek olursam açıkçası oldukça karmaşık, yer yer rahatsız edici anlatıları bulunan ama bir o kadar da güzel bir metindi diyebilirim. Öncelikle, tam da bir postmodern roman örneği olacak şekilde zamansal geçişleri, geri dönüşleri ve bilinç kaymaları çok fazlaydı. Dediğim gibi aslında roman Murat’ın dolmuş sahnesiyle başlıyor ve o andan itibaren daima geçmişe dair bir şeylerin hatırlanmasıyla sonra yeniden o ana, romandaki zamana geri dönülmesiyle anlatı ilerliyor mesela. Bu sebeple başta çok fazla karışık geliyor ve zaman zaman sıkabiliyor. Bu olumsuzluğunun yanı sıra erotizmin anlatılışı ve bu anlatıdan ziyade özellikle Kısmet’in Murat’ı üstü kapalı cinselleştirmesi oldukça rahatsız edici diyebilirim. Başta masumca bağlılık gibi görmeye müsait bu durum, sonda Kısmet’in ifadeleriyle kendini tamamen belli ediyor ve açıkçası romanın vermek istediği hiçbir şeyle uymadığından dolayı neden böyle bir ayrıntı var diye sorgulatıyor.

Tüm bunlara rağmen romanı beğenmemin sebebi ise dönemi çok iyi ifade edişi. Karakterler kendi hayatlarında ve iç dünyalarında bir sürü şey yaşarken arka planda 1980lerin sıkı yönetim gerçeği, sebepsiz cinayetler ve adaletin yozlaşması, ekonomik kalkınma politikaları ve çok daha fazlası varlığını gösteriyor. Örneğin kitabın adı da her gece bir yerlerde öldürülen kişilerin olduğunu ifade ediyor. Sokağa çıkma yasağı, ölen birkaç kişi olması gibi durumların anlatının normal akışında ortaya çıkıvermesi bunların artık normalleştirildiğini, insanların gelen haberlere alıştığını hissettiriyor. Dahası Türkan’ın ve Orhan’ın Kısmet’e karşı tavırları mesele kadın olunca uygar gözükenin bile nasıl dar görüşlü olabileceğini veriyor. Bunlardan dolayı roman merak uyandırıyor ve her şey böyle -anlatıyı ideoloji ve düşüncelere boğmadan- ustaca verildiği için takdiri hak ediyor.

Editör: Rumeysa Nur Yıldırım

Üç Beş Kişi Soruları ve Cevapları

Üç Beş Kişi kimin eseri?

Adalet Ağaoğlu

Üç Beş Kişi türü nedir?

Yerli Romanlar

Üç Beş Kişi kaç sayfa?

360

Üç Beş Kişi Yorumları

harika bir roman hatta adalet ağaoğlunun en iyi romanlarından bir tanesi

31-05-2022 21:51