Tante Rosa

Tante Rosa
Kitabın Yazarı:Sevgi Soysal Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:İletişim Yayıncılık Yayınlandığı Yıl:2002 Sayfa Sayısı:106 ISBN:978975050092X Kitap Puanı:8.9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:12,14 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Tante Rosa - Sevgi Soysal

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Tante Rosa Özeti

Sevgi Soysal, Tante Rosa’yı anneannesi, teyzesi ve kendisi olmak üzere üç neslin kadınlarının ortak sorunlarını, hayata karşı duruşlarını sentezleyerek oluşturmuştur. Eser, tek bir bireyin büyüme ve bilinçlenme dönemlerini anlatan bir tür olan bildungsroman olarak kabul edilir. Birbirine bağlı, kronolojik olarak sırlanmış 14 hikâyeden oluşur. Sürükleyici, yalın ve anlaşılır bir dile sahiptir. Tante Rosa’yı Almanca’ya Sevgi Soysal’ın annesi Aliye Yenen çevirmiş, esere ayrı bir anlam katan desenler Selçuk Demirel tarafından çizilmiştir.

Tante Rosa on bir yaşındayken Sizlerle Başbaşa adlı haftalık dergide Kraliçe Victoria’yı süvari kostümleri içinde görür ve at cambazı olmaya karar verir. Rosa’nın babası da çaresiz onu bir sirke verir. Sirk müdürüne de gerekli uyarıyı yapar. Onlar da Rosa’yı sirkin en huysuz atına bindirirler. Rosa bindiği attan her seferinde düşmesine rağmen giydiği kostüm o kadar hoşuna gider ki at cambazlığında ısrar eder. Bu sırada babası ölmüş, annesi yeni bir evlilik yapmıştır. Yeni babası Rosa’nın bu isteğini makul bulur. Sirk müdürü de uyarı almayınca Rosa’yı ata bindirmez. Ona sirk hayvanlarının gübrelerini torbalara yerleştirip köylülere satma görevi verir. Rosa bir gün yine çadırın deliğinden at cambazı kızın numaralarını izlerken çadırda yangın çıkar. Alevlerden korkan at, kızı yere fırlatmıştır. Seyirciler arasındaki yakışıklı teğmen atın sırtına atladığı gibi yangın yerinden ayrılır. At cambazı kız da atın altında çiğnenir. Tante Rosa o gün at cambazı olamayacağını anlar.

Tante Rosa rahibeler okulundayken tüm telkinlere, yasaklara karşı koşar. Bir prenses olduğuna, prenseslerin hangi yasağı çiğnerse çiğnesin başlarına bir şey gelmeyeceğine çünkü bir gün prensin atla gelerek prensesi kurtaracağına canı gönülden inanmaktadır. Terleyip su içtiğinde de Rahibe Maria onu mahzene kapatır. Paskalya Yortusu geldiğinde bir gösteri düzenleyeceklerdir. Bazı kızlar melek, bazıları ise yoksul çocuk olacaktır. Tante Rosa melek olarak seçilir. Melek olacak kızların saçları örülüp ertesi gün açılacaktır. Böylece hepsi kıvır kıvır saçlara sahip olacaktır. Rosa vaktinden önce saçlarını açar ve cezalandırılarak yoksul çocuğu oynamak zorunda kalır. Çok soru sorduğu için rahibeler Rosa’ya mutfakta bulaşık kurulama cezası verirler. Rosa rahibelerin yaptığı çöreğe Bavyera’da öyle dendiği için “oğlan çükleri” der ve o gün rahibeler okulundan atılarak annesinin yanına gönderilir. Rosa bir sabah Sizlerle Başbaşa dergisinden rahibeler okulunun bulunduğu kentin bombalandığını öğrenir. Prensin öcünü aldığını düşünür.

Rosa genç bir kızken bir gün komşunun oğlu Hans’la bira içip dans etmeye gider ve ondan hamile kalır. Evlenirler.

Rosa bir Pazar üçüncü çocuğunu emzirdikten sonra kocası kiliseden gelir. Rosa’nın yaptığı kaz kızartması ve elma pastasını yedikten sonra Rosa’yla birlikte olmak ister. Rosa bu rutinden artık sıkılmıştır. Yedi yıllık kocasını ve çocuklarını terk ederek evden ayrılır. Gittiği kentte bir kemancıyla evlenir ve gazete bayii olur. Sattığı Sizlerle Başbaşa’dan geçmişte yaşadığı o Katolik köyünün kilisesince aforoz edildiğini öğrenir.

Rosa’nın iki çocuğunun babası, kemancı kocası bir gün aniden ölür. Rosa kocasının pasaportundan din kaydını sildirince cenazesi Hint geleneklerine göre yakılır ve külleri gömülür. Rosa mezarlıktaki bakımsızlığı görünce Sizlerle Başbaşa’ya mezarlık bakımı hizmeti gördüğüne dair ilan verir. Belli bir süre de iyi para kazanır. Mezarlık memurları belediyeyi grev yapmakla korkutunca bu işi de bırakmak zorunda kalır.

Rosa’nın yeni kocası bir gün savaştan geri gelir. Hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlayan Rosa elindeki tüm parayı vererek kocasını onu evden gönderir. Kendisi de Sizlerle Başbaşa’da gördüğü “çiftlikte geçen yalnız günlerimi sevgisiyle paylaşacak bir kadına…” ilanı için İngiltere’ye gider. Bu ilandan bir evlilik çıkacağını düşünmektedir. Çiftliğe gittiğinde adamın annesini hizmetçi zanneder ve ona göre davranır. Kapı dışarı edilir.

Rosa evini pansiyon yapmaya karar verir ve Sizlerle Başbaşa’ya ilan verir. On beş gün de pansiyonunu iyi kötü işletir. Bir sabah müşterilerinden Carlo ve Fernando’yu pikniğe götürür. Rosa’nın açık arttırmadan aldığı Amerikan malı şişme sandalıyla hep birlikte akıntıya kapılırlar. Adamlar ve Rosa güç bela kurtulur. Meğerse sandalı Rosa’nın Siyam türü kedisi kızgınlık döneminde olduğundan parçalamıştır.

Rosa parasız kalınca bir lokantada vestiyer ilanına başvurur. Görevi hem vestiyere hem de tuvaletlere bakmaktır. Lokanta müşterilerinden bir adam kadınlar tuvaletine girmeye çalışınca Rosa adama sinirlenir. Onu tuvalete kitleyip işi bırakır.

Rosa bir hoşgörü evinde kasiyer olarak çalışmaya başlar. Zamanla orada çalışan kadınlar gibi giyinmeye, görünmeye başlamıştır. Yaşından dolayı diğer kadınlar onunla gizliden gizliye dalga geçerler. Rosa evin haftalık müşterilerinden bir adamı odaya çıkarınca diğer kadınlar tarafından dövülerek kapı dışarı edilir.

Bir gün Rosa’nın eski kocalarından biri olan Mathes cebinde on bin markla Rosa’yı ziyarete gelir. Bu parayla bir büfe açmaya karar verirler ve çeşitli yerlere kasalarca içecek siparişi verirler. Siparişler kamyonetlerle gelip kapıcıya teslim edilir. Hesap pusulaları da kapının altından atılır çünkü Rosa ve Mathes Paris’e gitmişlerdir. Döndüklerinde tüm para suyunu çektiği için evi bırakarak kaçarlar.

Rosa evlerden şişe toplayarak geçimin sağlamaktadır. Kazandığı parayla Napolyon’un metresi Emilie Wolfsberg gibi bir papağan almak ister. Ancak hava çok soğuk olduğu için papağını eve götürecek taksi için yeterli miktarda parayı henüz kazanamamıştır.

Rosa yaşlılığın verdiği yalnızlık duygusuyla rüyasında tüm hayatını ve ölümünü görür. Uyandığında ne olursa olsun rahatlar.

Rosa günlerce, aylarca evden çıkmaz. Kapının ardından atılan pusulalar, faturalar, vergi borcu kağıtları, dergiler, gazeteler, başvurduğu ilanlara gelen ret yanıtları bir dağ gibi büyüyerek yükselir. Bir gün evinin kapısı kırılarak Rosa evden çıkarılır ve tüm bu çer çöp temizlenir. Rosa da bir trene bindirilir.

Rosa öldüğünde cenazesini kimin, nasıl yapacağı konusunda genel nakliye idaresince bir anlaşmazlık olur. En sonunda Yoksulları Gömme Komitesi bu işi üstlenir. Cenaze merasiminden iki saat önce Rosa’nın Katolik Kilisesinden aforoz edildiği ortaya çıkınca cenaze belediyeye verilir. Belediye, Rosa’nın yakınlarını bulmak için gazeteye ilan verir. Mathes ilanı görür ve cenazeyi teslim almaya gelir. Fakat defin işlemini karşılayacak parası yoktur. Bu sebeple Rosa’nın çocuklarından destek olur. Çocuklar annelerine duydukları kızgınlıkla en ucuz yöntemin ölüyü yaktırmak olduğuna karar verirler. Yakma işleminden sonra Rosa’nın külleri Mathes’e verilir. Mathes’in eve getirdiği külleri Rosa’nın tek mirası olan Siyam kedileri devirir ve üzerine işerler.

Tante Rosa, 1991’de Işıl Özgentürk tarafından Seni Seviyorum Rosa adıyla beyazperdeye uyarlanır. Film çeşitli film festivallerinden pek çok ödülle döner.

Editör: Pınar Tufanlı

Tante Rosa Yorumları

harika kitap

01-11-2018 21:39