Son Cüret

Son Cüret
Kitabın Yazarı:Yılmaz Özdil Kitap Türü:Tarihi Yayınevi:Sia Kitap Yayınlandığı Yıl:2020 (08-10-2020) Sayfa Sayısı:456 ISBN:9786254440489 Kitap Puanı:9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:12,29 TL e-kitap,pdf,epub: *

9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Son Cüret - Yılmaz Özdil

Kitap Türü:Tarihi

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Son Cüret Özet

Milli mücadele başlamadan önce yani 19 Mayıs 1919 öncesinde halk, ne yapacağını bilmez halde, çektiği eziyetler, bilinmezliklerle kalmıştı. Yunanlılar yurda girmeye başlamıştı. İstanbul, İzmir, Kars, Ardahan, Antep... Yurdun dört bir yanı düşman kuvvetleri ile sarılmaya başlamıştı. Osmanlı Devleti, işgal yanlısı görünüyor, hiçbir direniş göstermiyor, işgalci kuvvetler ne derse onu yapıyordu. Mustafa Kemal, bu sıralarda Samsun'a gönderildi. Halk, işgale karşı çıkmasın diye gönderilmişti. Ancak Mustafa Kemal, Samsun'a işgale ayaklanma çıkarma amacıyla gitmişti.

Samsun, güvensiz bir yer haline gelince Havza'ya gitti. Orada silah arkadaşları ile birlikte genelge yayınladı. Tüm halkı direnişe davet ediyordu. Ardından Amasya'ya geçti. Cebinde parası yoktu. Yiyecek ekmeği zor buluyor, ancak para vermeden karşılığında hiçbir şey kabul etmiyordu. Amasya'ya geldikten sonra orada da bir genelde yayınladı. İşgalci kuvvetler, bir süre sonra kendiliğinden biter, bize karşı çıkamaz! Diye düşünüyor, Mustafa Kemal'in yaptıklarını önemsemiyordu. Ancak Sivas kongresi gerçekleştikten sonra idam edilmesi istendi. Padişah, Mustafa Kemal'i İstanbul'a çağırdı. İdam hükmünü verdi. Mustafa Kemal, Erzurum'a geçtikten sonra askerlik görevinden istifa etti.

Halk birçok gruba ayrılmıştı. Padişah ve hilafet yanlıları, İngiliz mandası yanlıları, Amerikan mandası yanlıları ve Kuvayı millîye yanlıları. En çok bilinen bunlardı. Mustafa Kemal, düzenlediği Sivas ve Erzurum kongreleri ile Mandacılığı kesinlikle reddettiğini bildirdi. Ardından Ankara'ya geçti ve TBMM kurma hazırlıkları içerisine girdi. İzmir işgal altındaydı. Halk, zulüm görüyor, öldürülüyor, tecavüze uğruyor, zorla göç ettirilmeye çalışılıyordu. Anadolu'nun her köşesi karış karış işgal ediliyordu. Türkler Mustafa Kemal'e güveniyor ve direniyordu.

Maraş, Antep, Adana, Urfa kendi imkanları ile direnişi başlatmış ve kendilerini kurtarmıştı. Doğu'da ise Kazım Paşa, emrindeki düzenli ordu ile Ermenileri yenmiş doğuyu kurtarmıştı. Batı cephesinde İsmet İnönü görevliydi. Sadece Kuvayı millîye ve düzenli ordu değil, tüm millet, tüm gücüyle çabalıyordu 7'den 70'e çabalayan, ölümü göze alarak düşmanla çarpışan bir millet vardı. İçlerinden hainler çıkıyor, kendi yurttaşlarını öldürüp, eziyet ediyordu. İstiklal mahkemeleri kuruldu. Askerden firar edenler, hainlik, casusluk yapanlar için idam hükmü verildi.

İsmet İnönü'nün Batı Cephesinde birinci ve ikinci İnönü savaşlarını kazanması millete yeniden umut olmuştu. Osmanlı Devleti'nin hiçbir şey umurunda değildi. Kendi saray halkına, maaş da zam yapıyor, padişah keyif sürüyordu. İşgalci kuvvetlerin sözünden çıkmıyordu. Bu sıralarda Yunan kuvvetleri Kütahya civarlarında ansızın bir saldırı yaptı. Askerler çaresiz kaldı. Mustafa Kemal'in emri ile geri çekilmek zorunda kaldılar. Savaşacak mühimmat, yiyecek kalmamıştı. Askerlerin ayaklarına giyecek botları bile yoktu. İlk olarak Mustafa Kemal TBMM'den kendisine başkomutanlık verilmesini istedi. Böylece daha hızlı karar verip, daha hızlı uygulayabilecekti. Verdiği ilk emir Tekalifi milliye emirleri oldu. Halktan silah, erzak, kurşun, kıyafet, askerlere gerek olan şeyleri savaş sonrasında ücretleri verilmek üzere kayıt tutularak toplandı.

Toplanan eşyaların bir kısmı Sakarya Meydan Muharebesi'nde kullanıldı. Bu savaşta kazanıldı. Artık uzun süre hazırlık gerektiren ama sonucu güzel olacak bir savaş kalmıştı geriye. Başkomutanlık Savaşı (Büyük Taarruz) için hazırlık yapıyor ama düşmana hissettirmemeye çalışıyordu. Düşmanın hiç beklemediği anda indirildi darbe. İlk kez eşit şekilde savaşıyorlardı. Mühimmatlar, asker sayıları... Bir savaş için gerekli olan çoğu şey eşitti. Türk subayları kültür bakımından Yunan subaylardan çok üstündü. Yunanlar geri çekiliyor ancak çekilirken geçtikleri köyleri yakıyor, yıkıyor, yağmalıyor, kadınlara tecavüz ediyor, öldürüyor, halka eziyet etmeye devam ediyordu. Kaçış İzmir'e kadar sürdü. Sonunda yurdu terk etmişlerdi.

Üç yıl, üç ay, 22 gün süren ve mucizeyle biten bir rüyaydı.

Değerlendirme:

Kendi tarihimizi bir kez daha okurken gözlerim doldu her bir sayfasında. Mustafa Kemal, zekası, cesareti, tüm özellikleriyle bir kez daha hayran bıraktı kendisine. Yılmaz Özdil'in güzel bir anlatımı var. Tarihi sıkıcı hale getirmeden akıcı bir şekilde çok iyi anlatıyor. Tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum...

Editör: Senanur KARAKUZULU

Son Cüret Yorumları

adam güzel yazıyor ya da nasıl yazılması gerektiğini iyi biliyor güzel kitap

18-10-2021 00:01