Şair Evlenmesi

Şair Evlenmesi
Kitabın Yazarı:Şinasi Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Bilge Kültür Sanat Yayınlandığı Yıl:2008 Sayfa Sayısı:48 ISBN:9789944425810 Kitap Puanı:9 / 10 | Yorum: 4

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:4,63 TL e-kitap,pdf,epub: *

9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Şair Evlenmesi - Şinasi

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Şair Evlenmesi Özeti

Birinci Sahne

Müştak Bey, Kumru Hanım ile evleneceği için çok heyecanlıdır. Kumru Hanım’ı beklerken Müştak Bey ile Hikmet Efendi karşılıklı konuşurlar. Kumru Hanım’ın çirkin, yaşlı ablası Sakine Hanım’dan bahsederler. Hikmet Efendi içindeki kuşkuyu Müştak Bey ile paylaşır. Müştak Bey’e Kumru Hanım’ın ablasını verip hile yapabileceklerini söyler. Büyük dururken küçüğü vermenin adetten olmadığını da ekler. Müştak Bey, Hikmet Efendi’ye latifeye gerek olmadığını söyler. Karşılıklı konuşmaları sırasında Ziba Dudu gelir. Müştak Bey, Hikmet Efendi’nin selamlıkta beklemesini söyler.

İkinci Sahne

Ziba Dudu, gelin hanım geliyor diye müjde verir. Müştak Bey Ziba Dudu’ya teşekkür eder. Müştak Bey sevincinden sıçrayarak oynar. Ziba Dudu, nikahlandığı için, ağırbaşlı olmasını söyler. Müştak Bey, insan evlenirken utanmamalı aksine olması gerektiğini söyler.

Üçüncü Sahne

Müştak Bey, yüz görümlüğü vermek istemez. Benim gibi fakir bir şairin vereceği yüz görümlülüğü birkaç beyit olur der.

Dördüncü Sahne

Ziba Dudu, gelin hanımı getirir. Müştak Bey, sevincinden tuhaf davranarak gelin hanımı karşılar. Ziba Dudu, gelin hanımı görür görmez sevincinden bayıldı diyerek latife yapar. Müştak Bey’e Kumru Hanım’ın çirkin ve yaşlı ablasını gelin olarak getirmişlerdir. Müştak Bey, çok şaşırır. Nedir bu diye sorar. Ziba Dudu da sevgili karın, can yoldaşın, Sakine Hanım der. Müştak Bey, o bana can yoldaşı olacağına canının çıkmasını yeğlediğini ve canına minnet olduğunu söyler. Habbe Kadın ve Ziba Dudu sevinç delisi oldu diye latife ederler. Ziba Dudu, gelin hanımın duvağını açmasını söyler. Müştak Bey, açmaz. Ziba Dudu, ısrar eder. Müştak Bey, Sakine Hanım’ı istemediğini söyler. Elini çekerken kaza ile Sakine Hanım’ın beyaz saçı eline takılır ve elinde kalır. Sakine Hanım’ın yüzü ve ak saçları ortaya çıkar. Ziba Dudu, Habbe Kadın’a nikah kıyan efendiyi çağırmasını ve mahalleliyi de alıp gelmesini söyler.

Beşinci Sahne

Müştak Bey, mahalleli beni zorla güveye mi koyacak? diye soru sorar. Ziba Dudu da ya güveye koyarlar ya hapse der.

Altıncı Sahne

Ebüllaklaka, başında sarılı boyalı bir mendil ile gelir. Böyle bir telaşla niçin apar topar uykudan kaldırıldığını sorar. Ziba Dudu da Müştak Bey, isteye dileye aldığı hanımı şimdi istemiyor. Gelinin saçını başını yoldu. Üstelik bana ve yenge kadına da etmediği edepsizlik kalmadığını söyler. Müştak Bey bir de doğruları kendisinin dilinden duyulmasını ister. Ebüllaklaka, Ziba Dudu gibi yaşlı bir kadın yalan mı söyleyecek der ve söz hakkı tanımaz. Ebüllaklaka, bu kızı almaz ise namusuna leke sürülmüş olacağını söyler. Mahalleli de Ebüllaklaka’yı tasdikler. Müştak Bey ne kadar kendisine nikah edilen hanımın Kumru Hanım olduğunu dese de inanmazlar. Mahallelli olan Batak Ese, bekçi olduğu için bir gece Müştak Bey’e rast geldiğini ve nerden geldiğini sorduğunu söyler. O da tiyatrodan geldiğini söyler. Maskaralığa aldığını Ebüllaklaka’ya söyler. Mahalleli Müştak Bey’i istemez.

Yedinci Sahne

Müştak Bey’i mahalleli istemez. Müştak Bey’in imdadına yakın dostu Hikmet Efendi yetişir. Atak Köse, elinde kürekle istemeyiz diye bağırır. Hikmet Efendi, neyi istemezsiniz der. Atak Köse, her şeyden bîhaber mahalleli öyle istiyor ben de öyle diyorum der. Ebüllaklaka, Hikmet Efendi’ye Müştak Bey’i göstererek sen bu suçlulara sahip çıkıyorsun ve suça göz yummak suç işlemekle aynıdır. Sen de onun gibi cezayı hak ediyorsun der. Hikmet Efendi, Ebüllaklaka’ya gizlice bir para kesesi göstererek küçük kızı istediğini söyler. Ebüllaklaka, istemem diyerek gizlice Hikmet Efendi’ye yan cebime koy der. Hikmet Efendi de keseyi yan cebine koyar. Ata Köse, durumu fark eder rüşvet alıp almadığını sorar. Ebüllaklaka, hayır yan tarafımda durduğu için durma git diyorum der. Ebüllaklaka, rüşveti aldıktan sonra kalbime bir merhamet geldi diyerekten küçük kızı yani Kumru Hanım’ı getirmelerini söyler. Mahalleli, Batak Ese, Atak köse durumu onaylar.

Sekizinci Sahne

Habbe Kadın, Kumru Hanım’ı getirir. Kumru Hanım ağlamaktadır. Ebüllaklaka, Habbe Kadın’a kızın niçin ağladığını söyler. Habbe Kadın, önceden Müştak Bey ile kavuşamadığı için ağladığını ve şimdi de boşa göz yaşı döktüğü için ağladığını söyler. Müştak Bey ile Kumru Hanım el ele tutuşur.

Dokuzuncu Sahne

Müştak Bey, Kumru Hanım ile hayran hayran bakışırken Hikmet Efendi’yi görür ve neden hala gitmediğini söyler. Hikmet Efendi, iki çift sözünün olduğunu söyler. Müştak Bey, yarın söylemesini söyler. Hikmet Efendi, Kendisine danışmadan evlenmesini haksız bulur. Kılavuz kısmına güvenenin hali bu olur der. Sen ve eşin birbirinizi tanıdığınız halde evlenirken ne belalara uğradın der. Birbirlerinin durumunu bilmeyerek evlilik kuranların hali nasıl olur ötesini de sen var düşün ve aldığın dersi unutma der.

DEĞERLENDİRME

Tanzimat Dönemi’nde Garp’tan aldığımız türlerden olan tiyatronun ilk bilinen örneğini Şinasi - Şair Evlenmesi eseriyle edebiyatımıza kazandırır. Töre komedyasını işleyen bu eser görücü usulü evliliğin sakıncalarını gözler önüne serer. Şinasi, şahısların isimlerini verirken bile karakterlerine göre seçmiş ve halktan seçtiği kişileri, halkın diliyle konuşturmuştur. Kumru Hanım, ismi gibi güzelliği temsil eder. Hikmet Efendi, ismi gibi hikmetli sözlerde bulunur. Sakine, ismi gibi tüm bu olaylar karşısında sessiz ve sakindir. Müştak ise özleyen, arzulayan, göreceği gelmiş olan, can atan kişi demektir. Kumru Hanım’ı çok istemektedir. Eserde toplumun eksik yönleri mizahi bir üslupla yerilmiştir. Geleneksel Türk tiyatrosundan yararlanmıştır. Eserde Orta Oyunu ve Karagöz oyununun kişileri ile ortak özellikler vardır.

Müştak ile Kumru için geleneksel tiyatromuzdan Çelebi ve Zenne olarak düşünebiliriz. Hikmet ve Müştak ise Hacivat ile Karagöz’ü Andırır. Yerel konuşmalarından dolayı Batak Ese ve Atak Köse ise Kayserili ve Laz tiplerini andırmaktadır. Edebiyatımızın ilk tiyatrosu olarak kabul edilen bu eseri okunmaya ve incelenmeye değer buluyorum.

Editör: Begüm Attar

Şair Evlenmesi Yorumları

lisede iken bunun tiyatrosunu oynamıştık çok hoşuma gitmişti çok güzel bir eser

24-06-2019 18:54

başarılı bir eser.

25-06-2019 22:28

lisede tiyatrosunu yapmıştık

12-07-2019 19:33

güzel bir kitap

15-07-2019 13:36