Kendi Ayakları Üstünde

Bir Genç Kızın Gizli Defteri-3 Kendi Ayakları Üstünde
Kitabın Yazarı:İpek Ongun Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Artemis Yayınları Yayınlandığı Yıl:2000 Sayfa Sayısı:430 ISBN:9786054560868 Kitap Puanı:7.7 / 10 | Yorum: 7

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Pandora:28,12 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Kendi Ayakları Üstünde - İpek Ongun

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Kendi Ayakları Üstünde Özet

Serra yaz tatiline yeni girmişti ve soluğu annesi ile beraber Çeşme’de almışlardı. Ve bu sefer yalnız da değillerdi. Ananesi ve dedesi de katılmışlardı bu şirin yaz tatiline.

E haliyle bir sezon arayla çok şey olmuştu. Olaylar olaylar anlayacağınız. Mesela Zeynep’in ablası Nilgün abla Amerika’da kendine yabancı bir eş adayı bulmuştu ve onunla evlenmek istediğini ailesine yazdığı bir mektupla bildirmişti. Ve böylece büyük bir bomba patlatıp aile direk ‘katiyen bu iş olmaz’ ve ‘Nilgün gelsin dinleyelim’ olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Olaylar olup bitiyordu ama bu iş için Sırma, Serra, Zeynep ve Tümay daha heyecanlıydı. Nitekim yabancı eniştesine komik bir tanışma faslı hazırlayan ve onun yardakçısı olan Sırma, Serra ve Tümay bol neşeyle atlatmıştılar geceyi.

Lakin yaz tatillerini bu sene Çeşme’de geçirmek yerine Akdeniz turu yapmaya karar veren çete, hazırlıklara başlayıp çoktan gemiye binmiştiler bile. On gün süren bu gezinin nasıl bu kadar çabuk bittiğini kimse kestirememişti.

Gezi rehberi Canan abla idi. Bir üniversiteli olmasına rağmen yaz tatillerinde böyle tur rehberliği yapmışlığı çok olurmuş. Herkesin keyfi yerindeydi. Hele Cüneyt ile Serra’nın… Koskoca on gün onların olmuştu. Olympos, Ölüdeniz, Antalya, Kaş anlayacağınız gitmedikleri yer kalmamıştı. Lakin gezinin tek olumsuz yanı Sırma’nın bir at kuyrukluğa âşık olması idi. At kuyruklu da Serra’nın tanımıydı. Çocuğun ismini bilmiyorlardı. Serra, Sırma için çok endişeleniyordu. Nitekim Sırma’yı ilk defa bu kadar üzgün ve suskun görüyordu. Sırma’nın da üzgün ve suskun olmasının sebebi At kuyruklunun Kaş’ta yaşamış olup onu bir daha göremeyecek oluşuydu.

Gezi bitmişti. Herkes Çeşme’ye dönüşmüştü ama Serra için yolculuk hala bitmemişti. Cüneyt’le ciddi bir ilişkisi olan Serra, Cüneyt’ten bu kadar erken ayrılmasına çok üzgündü ama kendisini Akdeniz gezisinde çekindiği fotoğraflarla teselli edeceğine söz verdi.

Tatilinin ortasında İstanbul’a dönen Serra, bu tatil bir farklılık yapıp çalışmak istediğini annesine söylemişti. Hemen annesi Serra’ya bir iş bulmuştu bile. Çocuk bakıcılığı. Can ve Bilge adlı iki çocuğa bakıcılık etmeye başlayan Serra, hiç de zorlanmıyordu. Aksine keyif bile alıyordu.

Hem çalışmanın yanında spora da başlamıştı. İki kilo vermişti bile. Cüneyt ile bir daha ki buluşmalarına da daha güzel görünmek istiyordu.

Hep ananesi, dedesi ve annesiyle vakit geçiren Serra, babasının isteği üzerine bu sefer babaannesinin yanına gider. Orada da büyük bir sürprizle karşılanır elbette. Babası kendine uygun bir hanımefendi bulmuş ve o hanımefendiyi Serra ile tanıştırmak istiyormuş. Serra oldukça öfkelenmişti ama yapabileceği bir şey yoktu. Aslında vardı. Oldukça huysuzca davranmak... O hanımefendi ile tanışmıştı. Ama kadın tamamen annesinin zıttı idi. Serra inanamıyordu babasının nasıl böyle bir kadından hoşlandığına. Üstelik kadının Serra’da iki yaş küçük kızı daha vardı.

Maalesef Serra durumu kabullenmişti. Ve İstanbul’a döndükten kısa bir süre sonra babası ile Yasemin hanımın bozuştuklarını öğrendiğinde zevkten dört köşe olmuştu.

Bu sırada Cüneyt onu ne arıyordu ne de soruyordu. Serra bazı şeylerden şüphelenmeye başlamıştı ama kendine itiraf etmek istemiyordu. Nitekim 10 Kasım için Ankara için düzenlenen geziye katıldıklarında Cüneyt’in okulunun da orada olacağını öğrenen Serra, konuşmak için güzel bir fırsat olacağını düşünüyordu.

Cüneyt ve Serra konuştuklarında geriye kalan sadece yıkım olmuştu. Meğersem Cüneyt dört aydan beri aynı anda başka bir kızla çıkıyormuş. Bu yüzdende Serra’ya soğuk davranıyormuş. Serra’yı üzmemek içinde kendisine söylememiş gibi palavralar.

Serra o kadar çok üzülüp öfke duymuştu ki sinirlerinden kendine hâkim olamıyordu. Varsın olsun hayat devam ediyordu. Bu sayede yeni arkadaşlarından Dilek ona çok yardımcı olmuştu.

10 Kasım gezisi getirdiği hüzünlerle beraber iyi şeylerde vardı elbette. Serra 10 Kasım hakkında bir oturuşta yazdığı yazıyı Mualla hocasına gösterince bu kadar çok takdir alacağını düşünmemişti ebette. Zira bir yarışmaya katılmayı aklının ucundan bile geçirmiyordu. Ve katıldığı yarışmayı kazanacağını da… Ödülü ise ABD’ye gidip oraya kendi ülkemizin gelenek, görenek ve Atatürk’ümüzü anlatmaktı.

Hem çalıştığı acentede ilk maaşını almıştı. Cüneyt’e olan kızgınlığı ve üzgünlüğünü de yavaş yavaş yok olup kabullenilmeye geçiş yapmıştı. Her şeye kendi ayakları üstünde durabilen on yedi yaşında bir genç kız olmuştu Serra.

Yazan: Selin Gürcüoğlu

Kendi Ayakları Üstünde Yorumları

ilk yorum :) bu kitabi yillar once okudum fena degil...

12-12-2016 14:18

çok güzel bir seri

17-12-2016 23:44

gerçekten çok güzel bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim 😊

21-12-2016 20:23

3.kitabini çok aşırı sevemedim ama seri tam benlik :))

❣️03.02.2009❣️ • 30-11-2017 16:33

ya 3.kitabını pek sevemedim ben.cüneytle ayrılmalar filan:/öte yandan mualla öğretmen lise yılları filan var bu kitapta çok sevdim onları:)) neyse bahorellacanım da okumak istiyordu bu seriyi.tavsiye ederim pıtırcığım oku kitabı:)))

15-12-2017 19:09

evetbu kitap çok güzel

30-04-2018 12:41

bir genç serisi 3. kitabı ama pek olmamış seri ne güzel devam ediyordu 3. kitapta işi batırmış

01-01-2020 20:33

Yaş On Yedi Kendi Ayakları Üstünde Bir Genç Kızın Gizli Defteri Nerde Kalmıştık Yıllar Sonra en iyi kitaplar yeni çıkan kitaplar en çok satan kitaplar okunması gereken kitaplar en çok okunan kitaplar 100 temel eser bedava kitap editör ol kitap bağışı Gün Olur Asra Bedel Tutunamayanlar Sofie'nin Dünyası Oz Büyücüsü Antikacı On Dakika Otuz Sekiz Saniye Kalbimin Can Mayası Başka Bir Şey Pia Mater Gelirken Ekmek Al Aşkımız Eski Bir Roman Bir Ömür Nasıl Yaşanır Kendine Hoş Geldin Camdaki Kız Abartma Tozu Seninle Başlamadı Üç Kız Kardeş 1984 Hayvan Çiftliği Kırlangıç Çığlığı Sen On Yedi Yaşımsın Momo Nutuk Huzursuzluk Kraliçeyi Kurtarmak İçimdeki Müzik Olağanüstü Bir Gece Ölüme Fısıldayan Adam Sodom ve Gomore Çalıkuşu Genç Werther'in Acıları Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Bülbülü Öldürmek Beyaz Zambaklar Ülkesinde Sineklerin Tanrısı Satranç İçimizdeki Şeytan Küçük Ağa Kırmızı Pazartesi Fi Beyaz Gemi Yüzyıllık Yalnızlık Yaban Anayurt Oteli İnsan Ne İle Yaşar Küçük Prens Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Martı Jonathan Livingston Beyaz Diş Fareler ve İnsanlar Sol Ayağım Suç ve Ceza Sefiller Yüreğim Seni Çok Sevdi Serenad Böğürtlen Kışı Senden Önce Ben Simyacı Uçurtma Avcısı Şeker Portakalı Kürk Mantolu Madonna Ahmet Ümit Ahmet Batman Ayşe Kulin İskender Pala Canan Tan Dostoyevski Elif Şafak Jojo Moyes Kahraman Tazeoğlu Memduh Şevket Esendal Orhan Kemal Peyami Safa Sabahattin Ali Sarah Jio Tarık Buğra Victor Hugo Zülfü Livaneli