İrade Terbiyesi

İrade Terbiyesi
Kitabın Yazarı:Jules Payot Kitap Türü:Kişisel Gelişim Yayınevi:Flipper Yayıncılık Yayınlandığı Yıl:2020 Sayfa Sayısı:208 ISBN:9786052245088 Kitap Puanı:4.9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:12,90 TL Amazon:23,00 TL e-kitap,pdf,epub: *

4.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Sıkıcı
Giriş Yap Üye Ol

İrade Terbiyesi - Jules Payot

Kitap Türü:Kişisel Gelişim Çeviren:Derya Öztürk

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

İrade Terbiyesi Özet

İrade terbiyesinde mücadele edilmesi gereken ilk düşmanın isteksizlik olduğunu dile getirir yazar. İnsanların yapacakları her şeye bir bahane uydurabileceğini ve böylece isteksizlikle desteklenen bahanelerin daha da güçlü hale gelmesini sağlayabildikleri görülür. Kişi çaba göstermek yerine emek harcamadan bir yere ulaşmayı hedefler ancak çaba göstermeden ulaşılabilecek hiçbir nokta yoktur. Kişi bir yolda amacını unuttuğu noktada kaybolur. Tembelliğin ve isteksizliğin pençesine düşer. Böylece hiçbir iş başaramayan bir kişiye dönüşür.

Eğitim sistemi de kişilerin iradesinde büyük etkiye sahiptir. İradesiz, robot gibi yaşayan insanlar yaratmaya yönelik verilen eğitimler bireylerin zayıf iradeli olmasına sebep olur. Ödevler, görevler hep tek tip ve kişi okulu bitirdiğinde ona bir şeyler katmayacak biçimde şekillenir. Liseye kadar her türlü aile ve okul denetiminden geçen çocuklar üniversite çağına geldiklerinde tamamen yapayalnız bırakılırlar. Eğitim sisteminin açığı bu noktada da kendini göstermektedir. Gençler birden tüm bağlarından kurtulunca neye uğradıklarını şaşırır ve boş heveslerin, tembelliğin pençesine düşer. Yıllarca sorumluluk verilmemiş, her daim yönetilmiş genç, üniversiteye geçtiğinde başıboş kalmanın etkisiyle kendisini savunmasız bırakır.

Kişinin gelişiminde çevrenin etkisi de yadsınamayacak kadar çoktur. Çevresinde yanlış yönlendirmeler oldukça kişi kendini tembelliğe sevk etmeye mahkumdur. Ders çalışmak yerine gezip tozmaya ya da kadınlarla takılmaya başlamasının sebebi çoğunlukla çevredir.

İrade terbiyesinde en büyük görev sebattir. Sabrı bilen, sabrını güçlü kılabilen birey başarılı olma yolunda çok büyük adımlar atmış olur. Bir işin bitişini sebatla beklemek yapılacak işin çok değerli olmasını sağlar.

Kendini kontrol edebilmek, cinselliğin pençesine düşmemek de bireyi başarıya ulaştıracaktır. Kişi cinselliğin keşfi, arkadaş ortamında bu yola teşvik edilmenin etkisiyle kolaylıkla yoldan çıkabilir. Nefsine hakim olmayı öğrenmesi ise onu ileriki hayatında yorulmamış ve mutlu bir hayata sahip olmasını sağlayacaktır.

Çalışmanın verdiği mutluluğa erişebilen kişi ondan sonrasında bir daha tembellik etmek istemeyecektir. Kişi kendini tüm çevresel faktörlerden, cinsel hazlardan uzakta tutabilirse gelecek mutluluk da kaçınılmaz olur.

Uyku saatlerinin tembellik üzerinde etkisi yadsınamaz. Kaç saat uyumanız gerektiği hakkında bir çok fikir vardır ancak asıl önemli olan sabah erken uyanabilmek ve gece 12 olmadan uyumaktır. Erken uyanan birey günün ne kadar uzun olduğunu keşfedecek ve bunun tadını bir kez aldığında bir daha tembellik yapmayacaktır.

Bir işi yapmaya yeltenildiğinde isteksizliğin pençesine düşmemek, sıcağı sıcağına işi yapmak da bir çözümdür. Kişi yapacağı işi ertelediğinde iş gözünde büyüyecek, isteksizlik artacak ve tembellik baş gösterecektir. İrade terbiyesi de bu noktada ortaya çıkar. Eğer siz iradenizi terbiye edip nefsinize hakim olur ve sorumluluklarınızı bilirseniz atacağınız her adım sağlam olacaktır.

Kitabın adını duyduğunuzda sizde öyle bir hissiyat yaratıyor ki, okursanız sanki tüm sorunlarınız çözülecekmiş gibi geliyor ancak benim şahsi fikrim çok yenilikçi ya da çözümcü bir yaklaşımı olmadığı yönünde. Her kişinin bildiği ancak uygulayamadığı şeyler barındırıyor. Çözümden çok açıklama barındırıyor. Çözümler de hiç yok değil ancak teşfik edici bir şekilde aktarılmamış. Kitabı okuyan bir kişide belki biraz farkındalık yaratabilir ancak çözüm önerileri yeterince güçlü olmadığı için sonuca ulaşmakta yetersiz kalacaktır. Benim kitapta en hoşuma gitmeyen nokta ise yapılan cinsiyet ayrımcılığı ve cinselliğin tek sebebinin kadınmış gibi gösterilmesiydi. Kadının akıl çelen olarak gösterilmesinin aydın bir görüşe pek yakışmayan bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Kitabın tüm insanlığa değil de sadece erkeklere yönelik yazılmış gibi durması da cabası. Yazıldığı yıllardaki toplumsal duruma uygun muydu bilemem ancak şu yüzyıl için fazlasıyla ayrımcı kaldığı kanısındayım. Anlaşıldığı üzere ben kitabın tarzını ve içeriğini çok sevemedim. Zevklerin ve renklerin de tartışılmaz olduğu gerçeğine bakarak size tavsiyem, siz de bir okuyup kendiniz karar verin şeklinde olacak. Keyifli okumalar dilerim.

Editör: Ebru S. Bektaş

İrade Terbiyesi Yorumları

faydalı bir kitap günümüz boş kişisel gelişim kitapları gibi değil

17-02-2020 19:47