Hüzünlü Bir Ponçik

Çağrı Taner Hüzünlü Bir Ponçik
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Deneme
Yayınevi:Hayykitap
Yayınlandığı Yıl:2017 (09-11-2017)
Sayfa Sayısı:152
ISBN:9752477599
Kitap Puanı:
7.2 / 10 | Oy: 165 | Yorum: 7
Editör Puanı:10
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
D&R:12,48 TL
KitapYurdu:12,60 TL
Sözcü Kitabevi:14,04 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

7.2
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel

Yorum Yaz

Kitap Türü:Deneme, Romantik Aşk

Arka Kapak Bilgisi

Hüzünlü Bir Ponçik Özeti

Çağrı Taner Hüzünlü Bir Ponçik


Çağrı Taner, Hüzünlü Bir Ponçik kitabında kendi adıyla yaşadığı aşkı, duygularını kısa kısa yazılmış deneme tarzında yazılarıyla anlatmıştır.

Çağrı erken yaşta anne ve babasını kaybetmiştir. Onu dedesi büyütmüş ve şu an ki adam olmasını sağlamıştır. Reklam sektöründe çalışmaktadır. Bir gün aşık olduğu kadını görür. Hayatı daha da anlamlı hale gelir.

Çağrı, onu ilk gördüğünde güzelliğine bakakalmıştır. Bir karaoke akşamında gözlerini ondan alamaz. Kız yanından geçerken yanlışlıkla omuzuna çarpmasıyla gülümseyerek özür diler. Çağrı ise sadece ona bakmaktadır. Sonra ona birlikte kahve içmeyi teklif eder. Adı Elif'tir. Müzik öğretmenliği son sınıf öğrencisidir. Böylece o gün tanışmış olurlar. O günden sonra, bir gün de Elif'in staj yaptığı okula gider. Çıkışta Elif'i elinde kemanı ile yağmur da ıslanarak yürürken yakalar. Eve bırakabileceğini teklif etse de; daha bir kere gördüğü birinin arabasına binmek istemez. Yağmur daha da hızlanınca mecburen biner. Sonra bir kahve içerek ısınmaya giderler. İkisi de sırılsıklam olsa da birlikte geçirdikleri güzel vakitten hoşlanırlar.

Bir süre sonra Çağrı ve Elif sevgili olurlar. Çağrı'nın evinde ki Ponçik adlı kediyi seviyor, dağınık eşyaları topluyor, çamaşırları birlikte yıkamaması için uyarıyor. Çağrı onun evinde yaşamasına, bir şeyleri düzeltmesini ise sevgiyle izler. Hayatında olması ona mutluluk vermektedir. Çağrı için Elif hayatın anlamıdır.

'Sen benim hayatıma girmiş ve asla gitmeyecek en mükemmel ayrıntısın.'

Çağrı, Elif'i altı aydır tanımaktadır. Altı ayda her şeyi olmuştur. Ona göre Elif'in gizli bir güzelliği vardır. Onda kilitli kalmış bir gizem; bir güzellik vardır. Çağrı ise yavaşça açacağını düşünmektedir.

Bir gün sinemadan sonra onu dedesinin evine götürür. Dedesi, ailesinden kalan tek insandır. Onu dedesi büyütmüştür. Üniversite de halkla ilişkiler ve reklamcılık kazanınca hem okumuş, hem de çalışarak dedesine yardımcı olmuştur. Ailesinden geriye kalan tek üyesine, çok sevdiği Elif'i tanıştırmak için getirmiştir.

O günden sonra evde işleri ile uğraşırken bir türlü Elif ile ilgilenememiştir. Sanki o gün Elif'in de keyfi yerinde değildir. Sorduğunda ise atanamadığına üzüldüğünü söyler. Sonra da aralarında bir karar vererek buluştukları her gün bir mektup yazmaya ve bir sene sonra okumaya karar verirler. Elif birbirlerine söyleyemedikleri şeyleri mektuplara yazmalarını ister.

Çağrı, arabası arıza yapınca işe motorla gitmesi gerekir. Çünkü yetişmesi gereken bir çekim vardır. İstanbul trafiğinde taksi ile yetişmesine imkan yoktur. Tekrar motora binmek Çağrı'ya kendini özgür hissettirse de daha önce yaptığı kazadan dolayı hız yapmaz. Çekim bittikten sonra Elif'in yanına giderken hız yapmak ister. Trafikte takılı kalmamak, özgür olmak güzel hissettirir ve hızını arttırır. Sonrası ise karanlıktır. Gözlerini hastanede açar. Meğer bayılarak motordan düşmüştür. Motoru ise trafiğe karışarak parçalanmıştır. Elif ise başucunda perişan olmuştur. Ona da bir daha motora binmeyeceğine dair söz verir.

Hastaneden çıktıktan iki hafta sonra bir sabah uyandığında; o sabah hiç yataktan kalkmak istemez. Hava da zaten sisli, iç karartıcıdır. İçinde tarif edemediği bir sıkıntı vardır. O gün annesinin ölüm yıl dönümüdür aynı zamanda. Telefonuna baktığında Elif'ten bir sürü mesaj vardır. Teyzesi ile olduğunu söylemiştir. Çağrı'da önce toplantısına girer. Sonra da annesinin mezarını ziyarete gider. Oradan da Elif ile buluşacağı kafeye gelir ama Elif'ten hiçbir ses yoktur. Bir saatin sonunda hem Elif'i hem teyzesini arar ama ikisine de ulaşamaz. Evlerine gider, fakat açan yoktur. Elif Çağrı'ya hiçbir açıklama yapmadan hayatından çıkıp gitmiştir.

Bir sene boyunca Çağrı, hayata küsmüş, tanınamaz yabancı birine dönüşmüştür. Kimseyle görüşmez, saçı sakalı birbirine karışmıştır. Başlarda her çalan kapıyı o döndü diye açıyorken; sonradan kapıları da açmamaya başlamıştır. Bir sene sonra o sabah bir farkındalık ile uyanır. Kendine ne yaptığını anlar. Kendine çekidüzen vererek yine annesinin mezarına gider. Dedesi oradadır. Çağrı'yı ise çok özlemiştir. Çağrı, dedesinin kıymetini bilerek bir daha böyle olmayacağının sözünü verir. Sonra da bir arkadaşlarının düğününe gider. Orada yakın arkadaşı Hakan'ın da müzik öğretmeni olan biriyle nişanlandığını öğrenir. Onunla tanışınca aslında tanıdığını fark eder. Kız Elif'in arkadaşıdır. Hakan Elif'in kim olduğunu sorduğunda; kız ölen arkadaşı olduğunu söyler. Çağrı Elif'in öldüğünü bilmemektedir. Çağrı'nın içinde gittikçe büyüyen bir yangın vardır. Eve gidince mektupları okur. Elif'in beyninde tümör vardır. Bir sene önce teyzesi ile doktor kontrolüne gitmiş ve beklediği iyi sonucu alamayınca Çağrı'yı bırakıp gitmiştir. Gittiği adresi de yazmıştır mektubuna.

Çağrı ilk uçakla bilmediği bir ülkeye gider. Adrese gittiğinde kapıyı açan kadın Elif'e çok benzemektedir. Kadın Elif'in annesidir. Aslında tanıştıkları gün döneceğini ama Çağrı ile tekrar hayata tutunduğunu söyler. Sonuçlar iyi çıkmayınca onunla birlikte yok olmasın diye sessizce dönmüştür. Elif'in annesi Çağrı'yı onun odasına götürür. Orada ki kutuyu almasına izin vererek, evden çıkarlar. Son kez veda etmek için Elif'in mezarına giderler.

'Unutmak ihanet etmektir sevgilim.'

Çağrı Taner bu kitabında yalın anlatımıyla bir aşk hikayesi anlatmıştır. Çağrı Taner gibi birçok kişi olmasına karşılık, o konusu ile diğerlerinden sıyrılarak; beni sıkmamış, üstüne bir de duygulara boğmuştur. Yeri geldi aşkına saygı duydum. Böyle aşklar var mı? dedim, yeri geldi duygulandım, ağladım. Bu tarzda okuduğum en iyi kitaplardan biri.

Yazar: Nilay Alakuş

Hüzünlü Bir Ponçik Konusu

Çağrı Taner’in uzun süre reklamı yapılan kitabı olan “Hüzünlü Bir Ponçik” bende tümüyle bir hayal kırıklığı yarattı. Kitabın yorumu ve eleştirisinden önce kitabı anlatayım.

Çağrı; babasını 3, annesini 14 yaşındayken kaybetmiştir. Onu dedesi elindeki tüm imkanla okutmuştur. Çağrı’nın dedesi ne annesinin ne de babasının yokluğunu hissettirmemiştir ve onun desteğiyle Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünü kazanmıştır. Para kazanmaya ve ayakları üzerinde durmaya başlayınca ayrı eve çıkmıştır. Dedesi önce karısını kaybetmiş sonra ise karısından sonra dünyada en değer verdiği varlık olan kızını kaybetmiştir. Elinde kalan son şeye, Çağrı’ya, tümüyle kendini adamıştı.

Elif ile ilk kez bir karaoke akşamında tanışmıştır. Çarpışmışlardır ve Çağrı ona ilk görüşte aşık olmuştur. Beraber kahve içmeye gitmişlerdir. Üniversite öğrencisi olan Elif teyzesiyle birlikte yaşamaktadır. Çağrı onu bir kez daha görme umuduyla yağmurlu bir günde onun okulunun çevresine gitmiştir. Bundan sonra Elif ile iyice tanışmış, yakınlaşmış ve en sonunda birbirlerine aşık olmuşlardır.

Çağrı, Elif’in onun evinde gezmesini, ona notlar bırakmasını, dağınıklıktan şikayet etmesini, ona sarma sarmasını ve bir çok özelliğini sevmektedir. Elif’i sevmektedir. Elif hiç gitmeyecek veya ölmeyecek gibi…

Elif, Çağrı’nın annesinin yıl dönümünde hiçbir şey demeden ve not bırakmadan her şey yolundaymış gibi davranırken bir anda ortadan kaybolur. Çağrı önce her yerde onu arar. Gidişini kabul edemez, umutla her yerde onu arar. Her yerde ondan bir not ve her yerde ondan bir iz arar. Gittiğini fark ettiğinde bunu kaldıramaz ve yavaş yavaş yok olur. Hayattan zevk almayı keser, mutlu olamaz. Her şeyden elini ayağını çeker.

Uzun bir süre sonra toparlanmaya karar vermiştir. Hazırlanır ve uzun zamandır görüşmediği arkadaşlarından birinin düğününe gitme kararı alır. Üniversite arkadaşları onu azarlar ve her şeyden uzak kaldığını fark eder. Fakat arkadaşlarından birinin sevgilisinin ona verdiği haber ile yeniden yıkılır. Elif bir yıl önce Aralık ayında İsveç’te ölmüştür.

Elif’ten bir iz arayan Çağrı birbirlerine yazdıkları mektupları okumaya başlar. Elif onu bırakıp gitmeden önce her şeyi mektuplara yazmıştır ve ona bir gün gelir diye adres vermiştir.

İsveç’te onu Elif’in annesi karşılar. Beraber Elif’in mezarına giderler. Ondan kalan son mektup ile geri döner evine Çağrı.

Kitabın yarısına gelmeden sonunu anladığınız kitaplardan olan Hüzünlü Bir Ponçik, kitabın adını içindeki bir bölümden almakta. Ponçik aslında Çağrı’nın kedisi. Elif’in gidişinden Çağrı kadar etkilenen Ponçik bir bölümde yer almakta.

Kitabın genel olarak özlü sözler üzerine kurulmuş olmasını ve her yerde aşktan bahsetmesini görmezden gelirsek kitap fena değil. Kitapta sürekli ölümden bahsedilmesi veya Elif’in Çağrı’ya bu konu hakkında sürekli soru sorması kitabın sonunu açık ediyor. Elif gittiğinde ailesinin yanına gittiğini ve öleceğini tahmin ediyorsunuz. Ben belki şaşırtıcı bir son olur diye düşünmüştüm lakin hayır, her şey beklendiği gibi.

Hüzünlü Bir Ponçik kitabının başını okuduğum zaman olay örgüsünden çok Ahmet Batman’ın aşk hikayeleri benzeri bir şey beklemiştim. Kitabın beni şaşırtan tek ögesi bu oldu. Belki yazarın yaşından veya ilk kitabı olmasından kaynaklı kitap bana fazla hayali geldi, fazla filimsi. Her şey sadece çok fazlaydı. Kitabın neden bu kadar beğenildiğini tam olarak anlayamadım. Belki de fazla reklam yapan şeylerin merak uyandırması yüzünden fazla satıldı kitap. Benim beklentilerimi karşılamadı. Kitabı fazla hızlı yazılmış ve üzerine düşünülmemiş buldum. Özellikle kitabın sonunu, son gün hazırlanmış proje ödevi gibi buldum.

Sena Aksoy

Hüzünlü Bir Ponçik Yorumları

Hüzünlü Bir Ponçik Yorum aga efsane be ben bu kitabın zetini değil kendisini alıp okudum gerçekten efsane kitap sonunda çok duygulandım bence alın

10-01-2018 12:19 !!

Hüzünlü Bir Ponçik Yorum abi süper kitap ya aşık oldum

11-01-2018 13:39 !!

Hüzünlü Bir Ponçik Yorum denemeymiş denemiş olmamış umarım bir daha denemez

12-01-2018 02:36 !!

Hüzünlü Bir Ponçik Yorum arkadaşlar konu süper ve anlatımda aynı şekilde bu kitabı okumak isterdim ama buradan okumuş oldum.
yazan kişiye burdan çok teşek
kürler.

15-01-2018 22:06 !!

Hüzünlü Bir Ponçik Yorum süper kitap okurken ağladım

08-02-2018 22:16 !!

Hüzünlü Bir Ponçik Yorum süper yaa agladım okurken gercekten bu kitabın 2 side çıksın

08-02-2018 23:54 !!

Hüzünlü Bir Ponçik Yorum "hüzünlü bir ponçik".biri beni anlatıyor galiba😂bulursam okiyciim.

Hüzünlü Bir Ponçik • 12-02-2018 16:32 !!

Yorum Yaz

:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: Yazarlar ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.