Avcının Notları

Avcının Notları
Kitabın Yazarı:Turgenyev Kitap Türü:Öykü/Hikaye Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları Yayınlandığı Yıl:1883 Sayfa Sayısı:456 ISBN:9786052952573 Kitap Puanı:8.4 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:15,58 TL D&R:16,90 TL KitapYurdu:16,90 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Avcının Notları - Turgenyev

Kitap Türü:Öykü/Hikaye Çeviren:Ergin Altay

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Avcının Notları Özet

Hor ile Kaliniç

Yazar Polutikin'e misafir olur. Polutikin'in kölesi Hor ile tanışır. Hor ve ailesi ile tanışma fırsatı bulan yazar Hor'un kadınlara hiç itimadı olmayan bir adam olmasının şokuyla yaşar. Hor bir köle olarak hayatında önem verdiği tek şey çalışmaktır. Eşini ve çocuklarını da bu yolda heba etmeye hazırdır. Yazar geceyi Hor ve ailesiyle geçirir. Efendilere saygısı sonsuz bu köle onu seve seve konuk eder.

Yermolay ile Değirmenci Kadın

Yermolay ile çulluk avına giden yazar bir değirmencide geceyi geçirirler. Beyin karısı Arina ile Yermolay'ın konuştuklarını gören yazarın dikkatini çeken tek şey kadındır. Bu kadını bir yerlerden tanıdığını düşünür. Bay Zverkov'un hizmetçisiyken karşılaşmışlardır. Sonra bir olay hatırlar. Zverkov'un eşi kölelerinden birisi olan Arina'yı özel hizmetlisi yapar ve yanından hiç ayırmaz ancak köleleriyle ilgili tek şartı evlenmemiş olmalarıdır. Arina zamanla evlenme kararı alır. Bu isteğini efendisine açtığında ise Zverkov eşinin üzüleceğini düşünerek Arina'nın bu isteğini reddeder. Arina uşak Petruşka ile kaçtığında ise Zverkov eşi üzüldüğü için herkese bu köleden nefretle bahsetmeye başlar. Petruşka askere gönderildiği için ortada kalan Arina da değirmencinin hem kölesi hem de eşi olur.

Kasaba Hekimi

Yazarın yolu bir gün kasaba hekimine düşer. Hekim ona bir hikaye anlatır ve yazar da bu hikayeyi olduğu gibi okuyuculara aktarır. Fakir bir kadın bir gün hekimi çağırır. Kızı çok hastadır ve ne yapacaklarını bilemez bir haldedirler. Karşılığında pek de ücret alamayacağını bile bile gider hekim. Hasta kız Aleksandra hekimi büyüler. Hastasına aşık olan hekim günler boyu oradan ayrılmaz. Hastasını nasıl tedavi edeceğini de bilmemektedir. Sadece uyguladığı tedavilerin işe yaramasını umar. Günler geçer ve Aleksandra da öleceğini bildiğinden hekime olan sevgisini açıklar. İki aşık Aleksandra'nın ölümünü beklerler. Sonunda beklenen olay gerçekleşir ve Aleksandra vefat eder. Hekim aileye mahcup bir halde gerisin geri kasabaya döner ancak bu aşkını hiç unutamaz. Yıllar sonra evlendiğinde bile kalbinde Aleksandra vardır.

Tekerlek Sesi

Yermolay bir gün tüfek için saçma kalmadığını ve Tula'ya gitmesi gerektiğini söyler. Arabası için atları Filofey'den isterler. Yermolay ne zaman şehre bir şey almaya gitse tüm parayı boş şeylere harcayıp döndüğü için yazar Tula'ya kendisi gitmeye karar verir. Filofey ile yola çıkar. Yazarı uykusundan uyandıran Filofey tekerlek sesleri duyduğunu söyler. Bunun ne anlama geldiğini bir türlü anlamayan yazar şaşırır. Filofey'in bahsettiği tekerlek sesleri haydutların araçlarından gelmektedir. Haydutlar yolda araçları durdurup soyar ve keyiflerine göre insanları öldürürlermiş. Yazar bunu duyunca biraz gerilir. Filofey de oldukça korkmuştur. O sırada tek düşündüğü kendisinin ölmesi durumunda atlarına ne olacağıdır. Eşi ve çocukları olan bir adamın ölüm anında sadece atlarını düşünmesi yazara çok garip gelir. Haydutlar iyice yaklaşırlar ve sonunda yazar ile Filofey'i durdururlar. Haydutlardan birisi gelip arkadaşlarının düğününden geldiklerini ve çok sarhoş olduklarını ancak bey eğer para verirse beyin adına birkaç alkol daha içebileceklerini söylerler. Çok korkmuş olan yazar iki gümüş ruble verir ve ilginç bir şekilde haydutlar parayı alıp oradan uzaklaşırlar. Yazar da Filofey de ölümü beklerken yaşadıkları bu olay sonrasında çok şaşırırlar. Evlerine döndüklerinde yazar Yermolay'a bu olayı anlatır. İlgisiz görünen Yermolay o gün haydutların bir tüccarı öldürdüğünü söyler. Yazar o zaman anlar yaşadıklarını. Haydutların düğününden geldiklerini söylediği arkadaşları öldürdükleri tüccardı. Düğün ise onun cinayetiydi. Yazar bu kıl payı kurtulma ve tüccarın ölümüyle epey sarsılır.

Biryuk

Yazar bir gün avdan dönerken aracı yolda saplanıp kalır. Yazarın yardımına bir ormancı yetişir. Ormancının evine giden yazar orada herkesin bahsettiği, yaman ormancı Biryuk ile karşılaştığını anlar. Evde çocuğu bulunan ormancı eşinin seyyar satıcı ile kaçtığını anlatır. Birden duyduğu sesin peşine dışarı çıkan ormancı köylünün tekinin odun kestiğini söyler. Köylüyü eve getiren ormancı onu ceza alması için yetkililere götüreceğini söyler ancak köylü türlü küfürler savurur ve hiç durmadan konuşur. Ormancı yazarın rahatsız olacağını düşünerek bir seferliğe mahsus olmak üzere köylüyü bırakır.

Lgov

Yermolay ile yazar Lgov'a ördek avına gitmeye karar verirler. Yolda efendisinin azat ettiği Vladimir ile karşılaşırlar. Vladimir de onlara eşlik etmek ve birlikte yola çıkarlar. Vladimir özgüveni yüksek ancak av becerisi olmayan bir adamdır. Özgürlüğünün tadını çıkarmaktadır. Sandala ihtiyaçları olan ekip Suçok'a giderler ve ondan sandal isterler. Suçok birçok efendi değiştirmiş, bir eşya gibi efendiden efendiye miras kalmış, satılmış bir köledir. İyice yaşlanan Suçok kölelik hayatı boyunca efendileri ona ne işi layık görürse onu yapmıştır. Aşçılıktan balıkçılığa giden bu iş serüveninde hiçbir şeyden anlamasa da balıkçılık yapmaya çabalamaktadır. Sandal ile yola çıkan ekibe dahil olan Suçok2un görevi sandalı kullanmaktır. Yazar ve Yermolay Vladimir'e bu kötü sandalın içine dolan suyu boşaltma görevini verir ancak ördeklerin uçuşmasıyla tüfeğine sarılan Vladimir görevini unutur. Sandal suyla dolar ve sonunda da Yermolay'ın bir hareketiyle ters döner. Yermolay gidip yardım getirir ve ekibi kurtarır. Suyun içinden çıkmaya çalıştıkları sırada yazarın dikkatini bir şey çeker. Hep ezilmiş bir köle olan Suçok kısa boyuyla suyun içinde çoğu kez boğulma tehlikesi geçirmesine rağmen bir kez olsun önündeki beye tutunacak cesareti bulamamıştır. Bu olay yazarı derinden etkiler.

Ölüm

Yazar çiftlik sahibi komşusuna uğradığı gün ekipbaşı Maksim ağacın altında kalarak ölür ve bu olay yazarı geçmişe iter. Rus insanının garip ölümlerini düşünür. Yıllar önce genç arkadaşı Avenir'in ölümü aklına gelir ve derinden üzüntü duyar. Rus insanının garip ölmesinin yanında Rus kölelerin soğuk ve sade öldüğünü düşünür.

Çertophanov'un Sonu

Yazarın arkadaşını ziyaretinden iki yıl sonra arkadaşı Panteley Yeremeiç için kabus dolu son başlamış olur. İlk olarak bir çingene olan eşi Maşa bir asker için onu terk eder. Sonra en yakın arkadaşı olan Tihon, Panteley'in terk edilmesine duyduğu hüzünle hasta olur ve vefat eder. Son darbeyi de Panteley'in bir yahudiyi köylüden dayak yerken kurtarması sonucu yahudinin ona hediye olarak getirdiği attan yer. O atı gördüğü anda vurulur. Panteley için bir gurur kaynağı haline gelen bu eşsiz at Malek Adel bir gün ortadan kaybolur. Yahudiyi bulan Panteley atı bulmak için onunla gezer durur. Yahudi bir süre sonra kaçar ancak Panteley durmayıp devam eder. Son gittiği bir panayırda Malek Adel'i görür ve onu bir çingenenin elinden alıp köyüne döner. Meteliksiz kalan ve tüm sevdikleri tarafından terk edilen Panteley bulduğu atın Malek Adel olmadığından şüphelenmektedir. Bu kuşkusu da bir gün bir papaz çömezi tarafından onaylanır. Bu gerçek Malek Adel değildir. Bu acıyla yıkılan Panteley atı öldürür ve kendini içkiye verir. Hayattan kopan Panteley sonunda vefat eder.

Turgenyev'in Oryol'daki hayatı boyunca bir efendi olarak yaşadığı anılarının öyküleştirilmiş versiyonu olan eser, yazarı mahkumluğa götürür. Kölelerin hayatlarının değersizliği, onların çektikleri acılar ve adaletsiz bu yaşam şekli soylu bir aileden gelen Turgenyev'i çok etkilemektedir. Bolca gözlem yapan yazar bunları bir eser haline getirdiğinde ise mahkum edilir. Hayatını kölelerin çektiği zülumu eleştirmekle geçiren yazar yolundan hiç vazgeçmez. Yazar çabalarıyla sonunda 1861 yılında serflerin özgürleştirilmesiyle çıkan reform hareketinde önemli bir rol üstlenmiştir. Eserde Turgenyev'i efendilerin yakınında ancak kölelerle iç içe bir halde görüyoruz. Oldukça sıradan görünen ancak içlerinde inanılmaz bir derinlik barındıran öyküler Rus hayatındaki eşitsizliği gözler önüne seriyor. Zengin toprak sahipleri ve onların değer verilmeyen köleleri... Rusya'nın en derin yarası. Tüm engellemelere rağmen bu öyküleri, gerçekleri günümüze taşıyan Turgenyev büyük bir teşekkürü hak ediyor. Sade anlatımı ve duygu yüklü içeriğiyle oldukça eşsiz bir eser. Dilerseniz arada sırada kitabı elinize alıp, rastgele bir öykü seçerek bu haklı eleştiriyi hayatınızın bir parçası yapabileceğiniz tatta bir eser. Keyifli okumalar dilerim.

Editör: Ebru S. Bektaş

Avcının Notları Yorumları