Afife Anjelik

Afife Anjelik
Kitabın Yazarı:Recaizade Mahmud Ekrem Kitap Türü:Tiyatro & Oyun Yayınevi:Akçağ Yayınları Yayınlandığı Yıl:1870 Sayfa Sayısı:56 ISBN:9789753387286 Kitap Puanı:7.4 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:4,20 TL Amazon:12,40 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Afife Anjelik - Recaizade Mahmud Ekrem

Kitap Türü:Tiyatro & Oyun

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Afife Anjelik Özet

Kont Mişel, Anjelik’le yaptığı evliliğin üzerinden iki ay bile geçmeden sefere çıkmıştır. Geride kalan Anjelik bir aydır eşinden mektup alamadığı için elem içindedir. Mişel’in hane müdürü Jozef, Anjelik’in bu üzüntüsünü küçümser. Kocasının başka kadınlarla zevk ve eğlence peşinde olduğuna emin olduğunu söyleyerek fırsattan istifade onun da kendisiyle bu münasebete girmesini tavsiye eder. Bu sözler üzerine sinirlenen Anjelik, Mişel’i kovmak ister ancak Mişel direnir. Uzun zamandır göz koyduğu bu kadına kavuşabilmek için gerekirse şiddete bile başvurmaya kararlıdır. Ona göre güzellikle ya da zorla bu iş olacaktır. Son sözlerini söyleyerek korkudan bayılan Anjelik’i sadık kölesi Filip’e bırakarak oradan uzaklaşır. Olanları öğrenen Flip, hanımını sakinleştirerek Mişel’e yazacağı mektupla durumu anlatacağına söz verir. O esnada odaya giren Jozef, yanında getirdiği iki jandarmaya gece yarısı baş başa olan bu ikilinin zina gerekçesiyle tutuklanmasını işaret eder. Filip hemen idam edilmeli, Anjelik de hapse girmelidir. Kendisi de bu rezaleti en uygun dille Mişel’e bildirecektir.

Aradan sekiz ay geçmiş, Filip ölmüş, Anjelik ise hücresinde, kızı Anna ile yapayalnız, ölmek için dua etmektedir. Jozef ise her gün saat dörtte genç kadını ziyaret ederek teklifini tekrarlamaya, kabul edilmeyince de tehditler savurmaya devam etmektedir. O akşamki ziyaretinde ise kendisine itaat etmeyen bu kadını artık yola getiremeyeceğini anlayarak onu ve çocuğunu cellatlara teslim edeceğini söyleyip hiddetle oradan ayrılır. Sadık beslemesi Eliza, Anjelik’i gizlice ziyarete geldiğinde zavallı bahtsız kadın ölüme kızıyla gideceği için huzurludur. Ancak Eliza’dan aldığı haberle yeniden kedere gömülür. Jozef, Mişel’e yazdığı mektupta hapishanede doğan Anna’nın Filip’e benzediğini söyleyerek bu ikisinin katlinin mutlak gerekli oluğunu bildirmiştir. Gerçeklerden habersiz Mişel de bu durumu onaylamıştır. Çaresiz Anjelik kocasına yazdığı veda mektubuyla gerçeği açıklar ve Eliza’ya bu mektubu Mişel’in dönüşüne kadar saklamasını tembih eder. Eliza’nın ayrılmasından kısa bir süre sonra da Jozef, Tomas ve Burro adlı iki cellatla geri gelir. Son kez yinelediği teklifin karşısında gördüğü sessizlikten öfkelenerek kadını cellatlara bırakarak oradan ayrılır. Cellatlar bu işin altında bir şey olduğunu çoktandır fark etmiş, mahkeme bile yapılmadan tıpkı Filip gibi bu kadının da böyle apar topar öldürülecek olmasının altında başka bir şey olduğunu anlamışlardır. İçine düştükleri şüphe nedeniyle anne-kızın dağa giderek ortalardan kaybolmasının en uygun yöntem olacağına karar verirler. Eğer yakalanırlarsa Jozef’i bir kılıç darbesiyle öldüreceklerdir; kadın kurtulursa belki de ileride bu pis meslekten kurtulmaları için onlara yardım edebilecektir.

Aradan zaman geçer, gittiği seferden muzaffer bir vaziyette dönen Mişel ev halkı tarafından tek tek tebrik edilir. Eliza da bu esnada Anjelik’in veda mektubunu Konta takdim eder. Kont mektubu okuduğunda büyük bir dehşete düşer. Arkadaşı Labbe Fransuva, Konta daha olayın ilk aksedilişinde iftira olabileceğini söylemiş ancak Kont aceleci davranarak hemen sonuca atlamıştır. Bu sefer de aynı acelecilikle Jozef’i öldürtmek istemektedir. Bu konuda yapılması en uygun olan şeyler Jozef’in tevkif edilmesi ve Eliza’nın tanıklığına başvurulmasıdır. Kontun huzuruna çağrılan besleme, mektubun doğruluğunu tasvip eder. Duydukları karşısında yıkılan Kont, kendisini öldürmek istese de Fransuva buna izin vermez. Yapacağı bu eylem işlediği günahın çaresi olmayacaktır. Bundan sonra yapması gereken kendini hayır işlerine adamak, halkını gözetip korumaktır. Mişel’in aldığı bu kararlar içindeki yangını söndürmeye yetmez; o anki acıdan kurtulmak umuduyla yanında Fransuva, birkaç yaver ve hizmetkarlarla av bahanesiyle kırlara çıkmaya karar verir.

O sırada bir mağarada Anna hayatı sorgulamakta, annesine babasının nerede olduğunu sormaktadır. Hıçkırıklara boğulan Anjelik kızının sorularına kendince cevaplar verirken Mişel de kendisiyle hesaplaşarak mağaraya doğru yürümektedir. Mırıltıları işiten Anna, Anjelik’i uyarır. Yaklaşan ses karşısında dikkat kesilen Anjelik, Mişel’i görünce çılgına döner. Mişel’in av düdüğünü çalmasıyla da herkes bu sevince ortak olur.

Recaizade’nin ilk tiyatro denemesi (1870) olan bu eser, bir Ortaçağ efsanesi olan Geneviève de Brabant’tan esinlenerek oluşturulmuştur. Kişilerin dönemin modasına uygun olarak Fransızca isimlerle anılmaları ve herhangi bir psikolojik derinliğe sahip olmamaları, zaman kavramının belirsizliği, mekân bilgisinin eksikliği eserde oldukça göze batsa da eser, Tanzimat Döneminin değişen hukuk anlayışını vurgulaması açısından önemlidir.

Editör: Pınar Tufanlı

Afife Anjelik Yorumları

tiyatro dersinde öğretmen tavsiye etti bana sıkıcı geldi belki daha yeni olduğum için

10-10-2020 12:27