Zorba

Zorba
Kitabın Yazarı:Nikos Kazancakis Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Can Yayınları Yayınlandığı Yıl:1946 Sayfa Sayısı:348 ISBN:9789755101616 Kitap Puanı:8.4 / 10 | Yorum: 5

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:35,70 TL KitapYurdu:38,67 TL Pandora:47,60 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Zorba - Nikos Kazancakis

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:Zorba the GreekÇeviren:Ahmet Angın

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Zorba Özet

Cebimde 1 liram kalsa çevremden borç alır, Nikos Kazancakis’in Zorba adlı eserini edinir ve okurdum. Son zamanlarda okuduğum en etkileyici ve akıcı kitap. Samimiyetin, santurun ve Zorba’nın, Nikos Kazancakis’in deyimiyle güzellemesi!

Kitap hakkında konuşmamız gerekirse edebiyatımızda Ahmet Angın çevirisiyle kazandırılmış bu eserin, Küçük Prens’in Cemal Süreya ve Tomris Uyar çevirisiyle yeni bir döneme girilmesinin ardından (Kitaplarda çevirmenlerin ön plana çıktığı bir dönem artık okur sayısını ciddi düzeyde etkiliyor.) çevirmen etkisinin en güzel hissedildiğini söyleyebilirim. Nikos Kazancakis Girit doğumlu bir yazar, hayata veda ettiği şehirde Girit. Ahmet Angın’ın da Girit doğumlu olması ve mizahi kökenli sade bir üslubu olmasından kaynaklı beni etkilediğini söyleyebilirim. Zorba’nın bir Girit kitabı olduğunu söylersek yalan da sayılmaz.

Zorba’nın Nikos Kazancakis için ayrı bir önemi olduğunu kitaptaki notlardan anlıyoruz. Ya da Heraklion’daki mezar taşında kitapta da bizi düşündüren bu kısa motto olması da etkili, ’’Hiçbir şey beklemiyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm.’’ Yazarın kitap hakkında ki düşünceleri, kitabın yazarın yaşantısında ki yeri, kitabın evrensel etkisi gibi pek çok noktaya değinen zengin bir içerik bu kitapta sizleri bekliyor.

Nikos Kazancakis’in bu kitabı, geçmişiyle bir hesaplaşma ya da itirafları olarak görülse de bana kalırsa düpedüz şaşkınlıktan ibaret! Kalıplara sıkıştırılmış, raflar arasına dizilmiş bir kitabın bavula atılıp bir gemi seyahatinde ne kadar yol alabildiğini düşünürsek düşünelim, yazarın yaratıcı sürecinin ne kadar sığ bir liman olduğunu kitabın ana karakterlerinden birisi olan Zorba’nın deyişiyle ‘’Patron’’ karakterinde görüyoruz. Ve Zorba kendine has üslubuyla bu kâğıt kokusu aralığında ki yaşayışın bir cehennemden farksız olduğunu her fırsatta yeniliyor.

Kitabın akışına geçmeden önce kitap ve yazar hakkında birkaç noktaya da değinmezsek olmaz. Nikos Kazancakis bu kitabı İkinci Dünya Savaş’ı yıllarında kaleme almış ve Nobel Edebiyat ödülünün de güçlü adayları arasında gösterilmiş. Bu kitabın birde filmi var, hem de siyah beyaz! Aleksi Zorba karakterini Anthony Quinn canlandırmış. İzlerken samimiyeti ve Girit’i, Patron ile Zorba’nın bütün çekişmelerini hissediyorsunuz. Birde bu kitap bana hep Orhan Pamuk’un, ‘’ Hikâyelerin günden geceye doğru ilerlemesiyle, gölgeler yavaş yavaş yer değiştirir,’’ deyişiyle hatırladığımız Beyaz Kale’yi anımsattı. Ama Zorba’nın bu ters duran hayatı; Nietzsche, Borges ve isimsiz asya paradigmaları arasında kuyuda yaşayan bir insanın aydınlanması gibi… Zorba kitabı Nikos Kazancakis’e göre bir yaşam kılavuzu! Ben tam anlamıyla bunun bir ‘’yaşam’’ kılavuzu olduğuna katılmıyorum. Bu kitap olsa olsa fakirlik ve insan doğasının ne kadar acımasız olduğunu gösteren bir vahşi doğa belgeseli olabilir. Zorba’nın böyle bir hayatın içerisinde kafayı sıyırmamak için sinir krizleri geçirdiği ve pek çok şeyi hatırlamamak için bir çabada bulunduğu, kaotik ortamda yeşeren bu kitap, felsefe akımlara Yunan neşesini aşılayan neoklasik bir başyapıt diyebiliriz.

Kitap başkahramanın (Patron, kağıt faresi, yazar…) içinde düştüğü karamsar havada can dostum dediği Dante kitabını okurken buğulu bir camın ardında kalmış Pire’de Zorba ile tanışmalarıyla başlıyor. Patron’un kendisine ‘’kağıt faresi’’ diyen bir dostuna kızıp Girit’te Linyit madeni kiralamasıyla gelişir. Patron can dostu Dante(Kitap) ve ondan daha yakını sigarasıyla bir kahvede oturmak zorunda kalır. Ölümle gemicilerin arkadaşlık yaptıkları o günde hayatını değiştirecek Zorba ile karşılaşır. Patron çok fazla insanın ve düşüncesinin yer aldığı zihninde kanlı canlı Zorba ile aklın, yaşamın ve neşenin o güne kadar hayal edemeyeceği bir anını yaşamak için yelken açar. En çokta kalabalık yaşamında yalnızlığını ilk kez ölmemiş bir insanın sayfaları arasında paylaşmaya başlar.

Zorba kendisini ve santurunu nasıl öğrendiğini ve parasız kaldığında kahvelerde çaldığını anlatır. Patronda yağmurun kahvehanenin kapısını dövdüğü anlarda bu kötü ve vahşi görünümlü adamın kendisini ele geçirmesine inanamasa da dinlemekten kendisini alıkoyamaz. Zorba bu yeni tanıştığı adamdan kendisini Girit’e götürmesini ister. Her işi yapabildiğini ve daha önce madende çalıştığını anlatır. Patron biraz düşündükten sonra kabul eder ama ondan santurda çalmasını ister. Zorba biraz sinirlenir. Santur’u çalabileceğini ama bir şartının olduğunu ekler. Maden ve köy hayatının içerisinde; savaşın, kadınların, dulların dahası insanların açgözlülüğün ve hırslarının derinliklerine bir yolculuk yapmaya hazırlanın!

Son söz Nikos Kazancakis’in Zorba adlı yapıtından:

‘’Patron,’’ dedi, ‘’senin eve bir şişe çiçek suyu götürdüm… Armağandır…’’(Sy. 274)

Yazan: Şeyhzade Bilgin

Zorba Soruları ve Cevapları

Zorba kimin eseri?

Nikos Kazancakis

Zorba türü nedir?

Yabancı Romanlar

Zorba kaç sayfa?

348

Zorba Yorumları

konusu mükemmeldi okuduğum en iyi romanlardan bir tanesi

07-04-2017 17:33

ödev olarak verildi sıkıcı sandım ama oldukça iyi bir kitap çıktı

16-05-2017 20:52

ilk başta sarmayabilir ama sonrasında devamı gelir yani muhteşem.......

25-10-2018 21:06

zorba karakterinin hayat karşısında oluşturmuş basmakalıp düşüncelere karşı olan duruşu.her şeyi kendi tecrübesi ve deneyimiyle oluşturduğu yaşam tarzı beni gerçekten hayran bıraktı...

cankilincx • 26-06-2019 18:45

kitap incelemesi için teşekkürler ödev için okumama gerek kalmadı

03-04-2022 18:08