Yakut Kırmızı

Yakut Kırmızı
Kitabın Yazarı:Kerstin Gier Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Pegasus Yayınları Yayınlandığı Yıl:2012 (17-02-2012) Sayfa Sayısı:320 ISBN:9786054456833 Kitap Puanı:7.6 / 10 | Yorum: 4

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al e-kitap,pdf,epub: *

7.6
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Yakut Kırmızı - Kerstin Gier

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Çeviren:Firuzan Gürbüz

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Yakut Kırmızı Özet

Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer

Zamanın düşmanı çoktu. Çünkü durdurulamayan tek şey oydu. Ya da biz sadece durdurulamayan tek şeyin zaman olduğunu sanıyoruz. Çevrimize bakmadan…

Gwendolyn maalesef hep, biricik zaman yolcusu genini taşıyan kuzeni Charlotte’nin geri planında kalan asıl kızımız. Herhangi bir özelliği olmasa ve Charlotte’de kadar yaşadığı evde önem görmese de bu onun için bir sorun teşkil etmiyordu.

Ana konudan bahsetmek gerekirse eğer dünyanın var olduğu süre boyunca toplam 13 kişi zaman yolcusu geni taşıyacaktır. Ve bunların yedisi erkek ve Villers’ların, altısı kız ve Montrose soyundan gelmektedir. Gwen ise Montrose soyundan gelen tek siyah saçlı kızımız. Zamanda yolculuk genini taşıyan bu 13 kişinin doğum günlerini Isaac Newton gibi bilim insanları hesaplamıştır. Ve bu zaman geninin son taşıyıcısı da yakut olan Charlotte sanılmaktadır. Çünkü o doğulması gereken zamanda doğan bir Montrose’du.

Charlotte daha çok küçük yaşlardan beri eski dönem eğitimleri görmüştür. Reverans, at binmek, tarih, eskirim gibi dersleri görmektedir. Ama kimse onun ne yaptığını bilmiyor idi. Bu iş tamamen sırdı ve herkesten saklanıyordu. Eğitilmesinde ki temel amaç, elde kalan tek kronograf için geçmişe gidip tüm gen taşıyıcıların kanlarını toplamaktı. Eğer kanlar toplanırsa insanlığa her şeyin devasını vereceklerini sanıyorlardı. En azından Saint Germain Kont’u onlara öyle olacağını söylemişti.

Ama her şey değişmişti. Gen taşıyıcı Charlotte değil Gwendolyn idi. İlk geçmişe yolculuğunda kontrolsüz ir şekilde geçmişe sıçramıştı ve ne olduğunu kavrayamadan tekrar bu zamana geri dönmüştü. İlk başta annesine söylemek de çekinse de sonradan söylediğinde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordu. Saint Germain Kont’unun oluşturduğu loca da ki kişilerin önderliğinde Gwen’in gerçek son gen taşıyıcı olduğunu öğrendiklerinde işler tamamen arap saçına dönmüştü tabiri caize.

Tabi ki Gwen geçmişe yolculuğunu tek başına yapmayacaktı. Gideon Villers ile beraber yapmak zorundaydı. Başta hiç ama hiç anlaşamasalar, sürekli didişip dursalar da Gwendolyn sonunda Gideon’a karşı konulmaz bir şekilde âşık olacaktı.

Ama her şeyden önce alışması gereken yeni bir hayatı vardı. Geçmiş de ki Saint Germain Kont’u ile bulaşmak için katıldıkları davetler, çay saatleri ve geçmişte kalan diğer gen taşıyıcılarının kanlarını toplamak gibi. Ama her şeyden önemlisi, zamanda kontrolsüz bir şekilde geri sıçramamak adına her gün bir saatliğine kronografla geçmişe yolculuk yapıp bir odada kalıyorlardı.

Locadakiler özellikle muhafız günlüklerine bakarak en sakin olan zamanı seçiyorlardı ama nafile. Her gün kontrol amaçlı yaptıkları yolculuk sayesinde Gwen bilmesi ve çözmesi gereken bir sürü gizem ile karşılıyordu.

Kendisine yakut diye hitap edilen Gwendolyn, geçmiş de kendine bırakılan bir not ile karşılaşıp hala sürdürmekte olan gizemlerin peşine takılır. En önemlilerinden bir tanesi; gerçek kronograf nerede?

Şuan kullandıkları kronograf da gerçekti ama asıl olanı kuzeni Lucy ve değerli kendisi gibi olan gen taşıyıcı sevgilisi ile beraber çalmışlardı. Bu yüzden locadaki hiç kimse Gwendolyn’e de güvenmiyordu. Ellerinde kalan son kronografı çalar diye. Herkes Lucy’e düşmandı ama kimse neden Lucy’in kronografı çaldığını sorgulamıyordu. Neden bir genç kız insanlığın dermanı olan bir buluşu çalmak istesin ki? Cevabını ben söylemek istemem. Yoksa tüm heyecanı kaçar değil mi?

Klasikleşmiş geçmişe yolculuk kitaplarından yazımı ve kurgusu ile kesinlikle ayrılıyordu. Ve ayriyeten şu detaya dikkat etmek isterim ki her bir gen taşıyıcısının bir taş ismine sahip olması ve onların gücü ile benzetim yapılması çok hoştu. Kurgu ya kesinlikle geçmişe yolculuk ile ilgili ya da Gwen ve Gideon’un aşk hayatlarına, tatlı atışmalarına akıp gitmiyordu. Her şeyden tutam tutam alınıp serpilmişti kurguya. Hüzünden boğan sayfalar yerine gerilim yaratan ve güldüren bir eserdi. Ayrıca belirtmek isterim ki kız karekter başladığı bu yeni iş için tamamen bilgisiz olsa da hiçbir zaman aptal konumuna düşmedi. Her zaman kendi ayaklarının üstünde ve başı dik biriydi. Gwen’i güçlü bir kız karekter olarak yansıtması da ayrı bir hoşuma gitti. Ne diyelim, fantastik kitaplar severlerin okunacaklar listesine eklenecek bir seri.

Yazan: Selin Gürcüoğlu

Yakut Kırmızı Yorumları

verdiğim paraya acıdım çok saçma bir kitaptı

12-01-2017 18:26

okurken merak uyandırıyor bazı yerleri sıkıcı ama genel olarak güzel

04-02-2017 21:58

konusu çok güzeldi ben çok beğendim okuması zevkli bir kitap sıkmıyor serisi de varmış sanırım diğer kitapları merak ediyorum şimdiden

21-08-2019 15:21

yakut kirmizi: ask tüm zamanlarin icinden gecer adı gibi mükemmel adeta içimden aktı gitti mutlaka okuyun

22-08-2019 12:51