Susuz Yaz

Susuz Yaz
Kitabın Yazarı:Necati Cumalı Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Cumhuriyet Kitapları Yayınlandığı Yıl:2000 Sayfa Sayısı:288 ISBN:9789756747056 Kitap Puanı:8.9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:31,20 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Susuz Yaz - Necati Cumalı

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Susuz Yaz Özet

Kitap on bir öyküden oluşmaktadır.

Susuz Yaz

Urla'nın Bademler köyünde yazları hep kurak geçmektedir. Bu durum da köy halkını zor duruma düşürmektedir. Köylülerin ektikleri tarlaları sulamak için kullanabilecekleri sadece bir tane su havuzu vardır. İlk başlarda bu havuzu tüm köylü sulama için ortak kullanır daha sonra Hasan Kocabaş adında bir köylü kendi tarlasından çıkan bu su havuzunu köylülerin kullanımına kapatır. Bunu fark eden köyün belli başlı isimleri Hasan Kocabaş’ın yanına gidip itiraz ederler. Ne fayda ki Hasan buna ikna olmaz. Bu su da sizin hakkınız yok, benim tarlamın içinden doğuyor diye onları geri çevirir. Köylüler Hasan’ın bu yaptıklarına çok kızıp evlerine dönerler. Zaman geçtikçe bu su sıkıntısı köylüleri sıkıntıya girdirir. Çareyi adliyeye gidip dava açmakta görürler. Dava açılıp mahkeme günü gelince Hasan suyun kendi tarlasından çıktığını kimseye bu suyu kullandırma hakkı olmadığını savunur. Hâkim konuşmalar doğrultusunda Hasan’ı haklı bulur. Köylü yine eli boş döner. Bu su davası yüzünden tüm köylü Hasan'la düşman olur. Nerede görseler kötü kötü bakarlar. Bu düşmanlık artık dayanılmaz hale gelir. Köyden birkaç tarla sahibi gece vakti Hasan’ın evini gözetleyip rahatsızlık verir, birtakım sesler duyan Hasan kuşkulanıp dışarı çıkar. Birkaç kişinin gölgesini görür bunun üzerine silahını alıp ateş eder, arkalarından onları takip edip birini vurur. Bunun üzerine panikle evine döner. Sabah olunca Hasan’ın vurduğu adam ölmüştür, bunun üzerine jandarma gelip Hasan’ın evine gelip ifadesini alır. Hasan, kara kara düşünür suçu evinde beraber kaldığı evli kardeşinin üzerine atmayı planlar. Kardeşi ile konuşup suçu onun üzerine almasını söyler, kendine her ay para göndereceğine ve karısına iyi bakacağına dair sözler verir. Bunları duyan kardeşi kabul edip suçu üzerine alır. Kardeşi hapse gider. Hasan zamanla söz verdiği şeyleri yapmaz. Bir de köyde kardeşinin öldüğü haberini yayar. Bunun üzerine kardeşinin karısını da nikâhına alır. Kardeşi yıllar sonra hapisten çıkıp gelir, durumları görünce abisinin karısıyla evlendiğini de öğrenince sinirli bir vaziyette abisini vurur.

Öç

Gülsüm adında bir kadının Hacer isminde bir kızı vardır. Bu kız köyün en işe yaramaz oğlanı olan Şerif Ali’ye âşıktır, oğlan da kızı seviyordur. Gülsüm Kadın bir gün kızı ile oğlanı kapı önünde bakışırlarken yakalar, sinir küpü olur. Önce oğlanın yanına gidip bin tane kötü söz söyleyip gözdağı verir, sonra kızına bir ton laf edip kızar. Gülsüm Kadın ne kadar kızmış olsa da kız ve oğlan bir gün kaçmaya karar verip köyü terk ederler. Kızının kaçtığını öğrenen kadın oğluna söyleyip tüm akrabalarını toplatıp kızını ve Şerif Ali’yi aramaya çıkarlar. Bu arama devam ederken oğlanın kardeşi Mahmut’u onları görmediğini söylediği için Hacer’in erkek kardeşi Mahmut’u tüfekle vurur.

Yenilmeyen

Urla’nın bir köyünde Tülü isminde ünlü bir deve varmış. Bu devenin ünü tüm Ege bölgesince duyulmuştur. Tüm girdiği deve güreşlerinde kazanıp geliyordur. Bir gün kendisi gibi ünlü bir deveyi yener. Bu durumu sindiremeyen deve sahibi Tülü ’nün ahırına girip orayı ateşe verir. Tülü acı bir şekilde can verir.

Dağlı ile Muharrem

Dağlı isminde bir adam vardır. Bir gün evinde ailesi ile yemek yerken bir adam kapılarına gelir. Muharrem isimli birinin kendisini gönderdiğini söyler. Dağlı’nın kulağına sessizce Muharrem’in haraç istediğini söyler. Bunu duyan Dağlı morali bozuk şekilde paralarının gizli olduğu yerden istenilen miktarı alıp gelen adama verir. Bu duruma Dağlı’nın canı sıkılır. Bir gün Muharrem ile karşılaşırlar. Muharrem onu kışkırtacak sözler söyler, Dağlı buna çok sinirlenir. Muharrem Dağlı ’ya bir gün hesaplaşacaklarını söyler. Günler geçer bir gün Dağlı yolda giderken Muharrem ile karşılaşır. Muharrem ona sataşacak sözler söyler, hesaplaşacakları günün geldiğini anlar. Dağlı, Muharrem’i tabancası ile vurur.

Bıçak

Duvarcı ustası Azem isminde bir adam vardır. Bir gün ailesi ile yemek yerlerken oğlu Zeynel’in üzgün duruşu dikkatini çeker. Üzgün durma sebebini diğer kardeşleri söyler, mahaldeki Arabacı Salih’in çocukları Zeynel’e sataşıp kavga etmişlerdi. Babası bunu öğrenince onun bakış açısına göre yaşı gelen çocuğuna bıçak alıp kendini koruması tembihlenirdi. Zeynel ile birlikte çarşıya gidip bıçak alırlar. Zeynel, kendisine bıçak alınınca büyüdüğünü hissedip gururlanır.

Kaatil

Urla’da Abdi isminde yaşayan biri vardır. Abdi çocukken annesi tarafından ayağına sertçe vurulup sakat bırakılmış, üzerine annesi evi terk edip gitmiştir. Babası ırgattır. Abdi onun bunun elinde büyümüştür. Kötü durumlara maruz kalmıştır. Bir gün kahvede otururken bir adam eğlenecek birini arar, bu kişi de Abdi’dir. Onu galeyana getirecek laflar söyler. Bunun üzerine Abdi onun kafasına demirle vurup öldürür. Abdi bu olay üzerine hapse girer. Onu seven iki arkadaşı bir avukata durumu anlatıp yardım isterler. Avukat Abdi’yi ziyarete hapishaneye gider. Abdi, durumu arkadaşlarının anlattığı gibi olduğunu söyler, lafı uzatmaya gerek yok deyip kestirip atar. Kendisini savunmanın gereksiz olduğunu söyler çünkü Abdi adamın ona söylediği geçmişi ile ilgili ağır sözlerle yüzleşmek istemez.

Gülsüm Kıza Ağıt

Bu öyküde Gülsüm isminde bayanın kocası tarafından acımasızca öldürülmesi anlatılır.

Esma ile İsmail

Eğlenhoca isminde bir kasaba vardır. Burası zamanında yaşanan üzücü bir olaydan dolayı suyu sevmez hale gelmiştir. Esma ve İsmail isminde iki genç evlenirler. Bir gün sandal da gezerken Esma’nın çevresi suya düşer. Bunu gören İsmail hemen suya atlayıp çevreyi bulmaya çalışır. Ama İsmail o sudan bir daha çıkamaz. O günden beri Esma her gün İsmail’in suya düştüğü yere gelip onun yolunu gözler. Kimsenin ona İsmail'in öldüğünü söylemeye dili varmaz.

Aktör

Cumhuriyet alanında gösterisi olacak bir aktör vardır. Bu aktör köylülerden iki genç ile tanışıp sohbeti ile onların ilgisini çeker. Onlara ünlü aktörleri çok yakından tanıdığını, onların hakkında bazı gizli detayları bildiğini anlatır. Fakat bu anlattıkları şeyler doğru değildir. Amacı kendini ünlü bir aktör gibi göstermektir. Daha sonra bu anlattıklarından dolayı pişmanlık duyup kendi iç dünyasına çekilip üzüntü yaşar.

Aksinin Biri

Kerestecilik yapan Sedat Ören isminde bir adam vardır. Bu adam civar kasabalarda ki ormancılıkla ilgilenen memurlara rüşvet verip dilediği gibi ormanları kullanır. Bir gün civar kasabalardan Yalıkahveler kasabasına gidip orada orman memuru Turhan ile konuşup ona belli miktarda para vereceğini onun da Sedat’ı görmezlikten gelmesini ister. Ama Turhan, çetin ceviz biridir. Para konusunda anlaşamazlar, bunun üzerine Sedat, Turhan’ı kafayı bulana kadar içirir. Turhan, içkinin etkisi ile köyde olay çıkarıp karakolluk olur. Mesleğinden men edilir. Sedat Ören’de bu durumdan faydalanarak kasabada rahatça işlerini yapar.

Selim’i Anarım

Bu öyküde avukatın müvekkili ile ilgili kısa bir anısı anlatılmıştır. Selim isminde bir adamın on dönüm tarlası için tapu çıkarmak için avukata gelmesi üzerine tanışırlar. Avukat için bu müvekkilinin sevgisi onun çalışkan biri olmasından ileri gelir.

DEĞERLENDİRME

Necati Cumalı, köy edebiyatı yazarlarındandır. Avukatlık yaptığı zamanlarda edindiği gözlemlerinden faydalanarak bu kitabı yazmıştır. Ülkemizin kırsal kesimlerinde köylünün yaşadığı acı hikâyeler konu edilmiştir. Realist bakış açısı ile ele alınmış. Yazarımızın bu öyküsü filmleştirilmiştir. Ben çok beğenerek okudum. Okumayanlara gönül rahatlığı ile tavsiye ederim.

Editör: Fatma Özdemir

Susuz Yaz Yorumları

bence güzel bir kitap öğretmen ödev olarak sadece susuz yaz öyküsünü okumamızı istedi ama ben hepsini okudum öyküler hoşuma gitti

02-11-2021 20:44