Sevme Sanatı

Sevme Sanatı
Kitabın Yazarı:Erich Fromm Kitap Türü:Kişisel Gelişim Yayınevi:Payel Yayınları Yayınlandığı Yıl:1995 (01-02-1995) Sayfa Sayısı:125 ISBN:9789753880671 Kitap Puanı:8.4 / 10 | Yorum: 3

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:6,76 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Sevme Sanatı - Erich Fromm

Kitap Türü:Kişisel Gelişim, Psikoloji Orjinal Adı:The Art of LovingÇeviren:Yurdanur Salman

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Sevme Sanatı Özeti

Sevgi kelimesinin anlamını önemini hayatımızdaki yerini illa ki hepimiz düşünmüşüzdür. Kimileri az kimileri çok… Peki sevgi konusunda öğrenilmesi gereken pek çok şey olduğunu hangimiz biliyoruz?

Erich Fromm bizlere sevmenin birleşme ihtiyacının temellerini anlatarak başlamıştır Sevme Sanatı kitabına. İnsan sevgiyle birleşmeden yalnızlığını fark ederse utanma duygusu yaşar ve bu duyguyu hayvanlara tapma, askeri kuşatma, lükse kapılma, her şeyden el etek çekme ya da delicesine çalışma, sanat yoluyla yaratma, tanrıya yönelme ya da insanı sevme biçiminde gidermeye çalışabilmektedir. Bu istek bebeklikte kişiliğin gelişmeye başlamasıyla annenin fiziksel varlığının yetersiz kalmaya başlamasıyla ortaya çıkar.

Bağımlılıkların da sevmeyle ilgisi vardır. Kişi uyuşturucu maddelerle yalnızlığını gidermeye çalışır fakat kendinden geçme durumunun sona ermesiyle daha büyük bir yalnızlık duygusu yaşanır ve aynı şeylere daha büyük bir istekle daha sık başvurulur.

Duygusuz cinsel birleşme ise bu yalnızlığı sadece belli bir süre giderebilir. Ama tüm bu yalnızlığı gidermek için başvurulan tarzların hepsi yoğun ve vahşidir. Kişiyi bedenen ve kafa olarak sarar, geçicidir ve belli sürelerle yenilenirler. Bu tarzların tam zıttı bir tarz vardır; topluma karışmak, onun geleneklerini, yaptıkları ve inançlarıyla bağdaşmak. Kişi bu bağdaşma düzenine üç ya da dört yaşında katılır; bundan sonra da sürüyle ilgisi hiç kesilmez. En son büyük işi olan cenaze töreninde bile. Kişi bu düzene sıkı sıkıya bağlı kalır.

Sevgi bir etkinliktir; edilgen bir olay değildir, bir şeyin içinde olmaktır, bir şeye kapılmak değil. Sevgi vermektir, almak değil. En temel anlamıyla sevgi sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir. Bilginin de sevgiyle alakası vardır; sevgiyle kazanılmamış bilgi yalnız dışta kalmaz, öze işler.

Anne ve baba sevgisinin doğasına da değinmiştir Fromm. Anne sevgisi verebilmek için yalnız süt vermek değil biraz da bal katabilmek önemlidir. Bal katabilmek için de yalnız iyi bir anne olmak değil mutlu bir insan da olabilmek gerekmektedir. Anne içinden çıktığımız yuvadır, doğadır, topraktır yani doğaldır. Sevgisinin kazanmak için var olmamız çoğu zaman yeterlidir ama baba doğal dünyayı göstermemekle birlikte insan varlığının öbür kutbudur. Düşünceler, yasalar, düzen, disiplin, gezip dolaşma, macera evreni… Baba, çocuğun öğretmenidir ona dünyaya açılan yolu gösterir. Baba sevgisi anne sevgisi gibi denetimimiz dışında değildir.

Olgun kişiler hem anne hem baba yanıyla sevebilmeli. Yalnız anne yanıyla severse yargılama gücünü yitirecek, kendisinin de başkalarının da gelişmesine engel olacaktır. Baba yanıyla kalırsa da sert ve şefkatsiz olacaktır.

Sevgililik ilişkisinde de sağlıksız olanın başkalarına karşı sevgi duymamalarından kaynaklandığını belirtir Fromm. Bu sevgi türü aslında iki kişilik bir bencilliktir, birbirleriyle bir sayarlar kendilerini ve yalnızlık sorununu tek bireyi iki kişiye yayarak çözmeye çalışırlar. Birisini sevmek başlı başına bir duyguya kapılmak değildir. Bir karar bir yargı bir söz vermedir. Öyle olmasaydı ölünceye dek birbirini sevmek için söz vermezdik birbirimize.

Sevginin bir de kendimiz boyutu vardır. Kişi yapıcı bir sevgiyle sevebiliyorsa, kendisini de sever; yalnız başkalarını seviyorsa hiç sevmiyor demektir. Tam tersi narsist kişilikler ise kendileriyle çok ilgileniyormuş gibi görünürler ama aslında gerçek benliğine gösteremediği ilgiyi örtme, giderme yolunda başarısız bir çabalama içindedir.

Tanrı sevgisine de değinir Fromm. Tanrı fikriyle insanlar, üstün güçlerini belli bir tarih aralığında hakikati bulma ve bir olma yolundaki özlemlerini dile getirmektedirler.

Çağdaş toplumda insanı yalnızlık fikrinin farkındalığına ulaştıracak düşünme becerisinden yoksundur çünkü mekanik iş düzeni kendini aşma birleşme isteğinden insanı alıkoyar. İnsan mutlu olmanın yolunu farklı şekillerde arar hatta günümüzde insanın en büyük mutluluğunun eğlenmek olduğunu belirtir Erich Fromm. Sevgi aynı zamanda bireysel ve toplumsaldır. İnsanın kendinden olanları ve diğerlerini sevmesi gibi bir iş bölümünün sevgi için mümkün olamadığını belirtir.

DEĞERLENDİRME

Üzerinde yeterince düşünmediğimiz bize geçmiş öğretilerle değerlendirip yaşamımıza atfettiğimiz bir kavram üzerinde durmuştur Erich Fromm. Sevmek yalnızca sevmek değildir. İlgidir, bilgidir, özgünleşip kaynaşmadır, yeniden var etmedir. Çevrenizde kurduğunuz tüm ilişkileri bağları kısacası ağzımızdan çok kolay çıkıveren ‘sevgi’ sözcüğünü yeniden anlamlandırma sürecinde kılavuz olabilecek nitelikte bir kitap. Yaşam boyu her insanın başucu kitaplarından biri olmalı ki tüm bu gördüğümüz, içinde bulunduğumuz, sevgi sandığımız sağlıksız ilişkileri yeniden anlamlandırıp daha mutlu olabilelim.

Sevme Sanatı, terminolojik açıdan oldukça yalın ve anlaşılır. Psikoloji biliminin içinde olmanızı gerektirmeyecek bir dille yazılmış. Oldukça akıcı ve anlaşılır olduğunu söyleyebilirim.

Sevme Sanatı kitabını elinize aldıktan sonra hem bireysel hem toplumsal tüm ilişkilerinizi gözden geçireceğinizi garanti ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Sevme Sanatı Konusu

“Bize çiçekleri sevdiğini söyleyen bir kadının, çiçekleri sulamayı unuttuğunu görürsek, onun çiçek sevgisine inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etken ilgidir.”

Sevme Sanatı, hayata bakışınızı kolayca değiştirebilecek, anlayarak okunduğu taktirde harika bir kitap olma özelliğine sahip harika bir kitap ile karşımızda Erich Fromm. Birçok çevirmeni olduğu için kitabın basımında farklılıklar olduğunu düşünüyorum. Bu kitabı başka bir yayınevinden okuduğumda daha farklı tanımlar görmüştüm. Fakat çok büyük farklılıklar göze batmıyor.

Sevme Sanatı kitabı Paracelsus’un muhteşem bir alıntısı ile başlıyor.

“Hiçbir şey bilmeyen hiçbir şey sevmez. Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şeyden anlamaz. Hiçbir şeyden anlamayan insan değersizdir. Oysa anlayan hem sever hem her şeye karşı duyarlı olur hem de görür…. Bir şeyde ne kadar çok bilgi varsa, o kadar büyük sevgi vardır. … Bütün meyvelerin çileklerle aynı anda olgunlaştığını sanan kişi, üzümleri hiç tanımıyor demektir. “

Kitabın daha önsözünde kitabın ne kadar güzel olduğuna dair hissiyatı hemen alıyorsunuz. 4 bölümden oluşuyor kitap. Her bölümde sevgiyi farklı bir şekilde ele alıyor.

Bölüm 1: Sevmek Bir Sanat Mıdır?

İlk bölümde sevmenin nasıl bir şey olduğunu, sevmenin bir sanat olup olmadığını tartışıyor yazar Ona göre sevmek bir sanattır. Ona göre sevgi önemli bir kavramdır ve herkes bu şekilde düşünüyordur. Fakat herkes sevginin önemli olduğuna bilmesine rağmen, sevgi hakkında hiçbir bilgi kazanma eğilimi göstermezler. Çok az bir kısmı buna önem verir ve sevgiye dair bir şeyler araştırır. Aşk ve sevgi üzerine fazlasıyla film, şarkı ve kitap vb. ögeler olsa da çok az kişi bunun hakkında düşünür. İnsanlar sevginin açlığını çekerler.

Bölüm 2: Sevgi Kuramı

İkinci bölümde ise sevginin doğasını anlatır yazar. Sevginin insanın var olma sorununu çözeceğine inanır yazar. Aşkın altında yatan ögenin cinsellik olmasına rağmen sevginin altında yatan ögenin zamanla oluşan duygu durumu olduğunu söyler.

“Cinsel sevgi -aşk- iki kişilik yalnızlıktır.”

Sevgiyi farklı şekillerde inceleyen yazar bunu bölümlere ayırarak anlatmıştır. Kardeş sevgisi, anne sevgisi, cinsel sevgi, kendini sevme ve Tanrı sevgisi olarak bölümlere ayırır. Benim en sevdiğim bölüm kendini sevme kısmıydı. Ona göre kendini sevdiğin ölçüde karşındakini seversin. Kendini sevmek bencillik değildir. Ona göre kendini ve karşısındakini seven kişi, doğru ve dürüst bir insandır.

“Eğer bir kişiye "seni seviyorum" diyebiliyorsam, "sende herkesi seviyorum, seninle tüm dünyayı seviyorum, sende aynı zamanda kendimi de seviyorum" da diyebilmeliyim.”

Bölüm 4: Sevginin Uygulanması

Sevgi sanırım toplumlar arasında uygulanması en zor duygudur. Birçok insan bundan kaçınır. Ne kadar çok okursak ve ne kadar çok çalışırsak çalışalım sevgi konusunda her zaman eksik kalacağız ve bu bizim elimizde olan bir şey değildir.

Erich Fromm’un Sevme Sanatı kitabı bence harika bir eser. Elinize aldığınız anda bırakmak istemiyorsunuz. Zaten siz ne olduğunu anlayana kadar kitap bitmiş oluyor çünkü çok akıcı bir dili var. Erich Fromm, bence iyi bir yazar. Daha önceden bu yazarın “Sevginin ve Şiddetin Kaynağı” adlı kitabını okumuştum. O kitapta çok güzel onu da tavsiye ederim. Bu yazarın kitapları bence kendini okutan bir profile sahip. Hayatına bakışınız değişebilir. Sadece kitabı sesli bir ortamda okumanız yerine kitabı sessiz bir ortamda okumanız daha sağlıklı olabilir. Bazı yerlerde eğer kafanızı vermezseniz kitaptan kopuyor ve ben ne ara buraya geldim diye düşünebiliyorsunuz.

"Şu eski Fransız şarkısının dediği gibi "Lamour est Lenfant de la libert", Sevgi özgürlüğün çocuğudur."

Sena Aksoy

Sevme Sanatı Yorumları

tavsiye üzerine okudum ama ben tavsiye etmem

01-11-2018 15:50

oldukça güzel bir kitap faydalı bilgiler içeriyor hoşuma gitti

13-11-2018 17:04

erich fromm'a göre sevmek, öyle herkesin harcı değildir. üst bir ruh halidir sevmek. eğitilmiş bir benliğin ayrıcalığıdır. şehvetin üstündedir. dolayısıyla sevmek, çaba ister. bu nedenle o, tıpkı bir sanat gibidir.

Murat • 29-05-2019 16:48